İklim KriziKöşe YazılarıManşetYazarlar

Farah Mahmoud: Beni harekete geçiren iklim adaleti sloganı oldu [İklim Kuşağı-23]

0

Farah Mahmoud şu anda 14 yaşında olan bir iklim aktivisti. Iraklı ama Malezya‘nın başkenti Kuala Lumpur‘da doğup büyümüş.

“Ülkem Irak‘ta iklim değişikliği çok büyük bir faktör. Nehirler tamamen kuruyor ve bunu görmek çok üzücü” diyor ancak mücadele ile iklim krizinin üstesinden hep birlikte gelebileceğimize dair umudu var.

İklim adaleti sloganından etkilenerek Fridays For Future Malezya’yı kurma kararı vermiş.

‘İklim adaleti sloganı beni çok etkiledi’

Atlas: Bir iklim aktivisti olarak kişisel hikayen nedir? Nasıl başladın ve genel olarak iklim hareketindeki konumunu nasıl tanımlıyorsun? Seni aktivizmde tutan şey nedir?

Farah: Daha gençken iklim krizini bilmiyordum ama kesinlikle çevrenin savunucusu olmayı seviyordum. Okulda çöp atmama konusunda bir kampanya başlattım. O andan itibaren iklim aktivizmine giden yolu bulana kadar yolculuğuma devam ettim.

2020’nin başında, 12 yaşımdayken, 2019 Eylül küresel eylem günü ile ilgili bir belgesel izlemiştim. Sokaklarda yürüyen öğrenciler, “Ne istiyoruz? İklim adaleti, ne zaman istiyoruz? Şimdi” diye slogan atıyorlardı.

Bu sözler kulaklarımda çınlamaya devam etti. Arkadaşlarıma bundan bahsetmeye karar verdim ve kısa süre sonra birlikte okulumda bir iklim şenliği düzenledik.

İklim krizini ve şimdi nasıl acil eyleme ihtiyacımız olduğunu konuştuk ve faaliyetler yaptık ve metal pipetler ve bambu diş fırçaları gibi bitkiler ve sürdürülebilir alternatifler getirdik ve şenliği iklim sloganlarıyla sonlandırdık.

Daha sonra Fridays For Future Malezya Instagram hesabı olmadığını fark ettim ve FFF’e e-posta gönderdim ve buradan bir tane başlatıp başlatamayacağımı sordum ve böylece Fridays For Future Malezya’yı başlatmış oldum!

Fridays For Future Malezya’nın kurucusu ve organizatörü oldum. Beni gerçekten motive eden şey, gezegenimizi kurtarmaya yardımcı olmak ve çevre hakkında daha fazla bilgi edinmek için iklim hareketinde liderliğe duyduğum sevgidir.

‘Nehirlerin kuruduğunu görmek çok üzücü’

İklim krizi günlük hayatınızı nasıl etkiliyor?

Kirlilik her yerde, insanlar artık buna adapte olmuş ve normal bir şeymiş gibi davranıyorlar ama bu bence pek çok düzeyde yanlış. Ülkem Irak‘ta iklim değişikliği çok büyük bir faktör. Nehirler tamamen kuruyor ve bunu görmek çok üzücü.

İnsanlar yazın çok sıcak olduğu için hastalanıyor ve bu her zaman böyle değildi, bu yüzden iklim krizinin gerçek olduğunu anlayabilirsiniz. Farkındalık yaratmamın nedeni ise dezavantajlı insanların ve bölgelerin bu şekilde acı çekmesini görmeyi reddediyor olmam.

‘Hepimiz tehlikedeyiz’

Dünya liderleriyle konuşmak için bir platformunuz olsaydı, onlara ne söylerdiniz?

Dünya liderlerine “bu bir oyun değil, dünya mahvoldu ve onu kurtarmanın zamanı geldi” demek istiyorum.

“2030 değil, 2050 değil. Hepimiz tehlikedeyiz ama umudumuz var ve buna göre bir an önce harekete geçmemiz gerekiyor. Sonunda siz de etkileneceksiniz. Bir lider eylemleriyle liderliğini gösterir bu yüzden anlamsız konuşmalar yerine gerçek eylem istiyoruz.”

‘MAPA olmak dayanışma içinde olmak demek’

Ülkenizdeki en önemli iklim krizi sorunu nedir? MAPA olmanın sizin için ne anlama geldiğini söyleyebilir misin?

Ormanların yakılması burada korkunç derecede fazla, çok fazla dumanla karşı karşıyayız ve bu oldukça endişe verici. Şimdi ağaçları isteklerine bağlı olarak yakanlar, daha sonra ısıtmadan dolayı yangınların geri dönüşü olmayan bir şekilde bizi ormansız bırakacağını fark etmeliler.

En çok etkilenen insanlar ve bölgelerden (MAPA) olmak, etraflarında olup bitenler hakkında diğer aktivistlerle ilişki kurabilmek ve eylem için dayanışma içinde olabilmektir.

MAPA grubuyla çok aktif olmamama rağmen, aktivizm tüketici olabiliyor, ancak iklim krizinin MAPA’daki arkadaşlarımı ne kadar korkunç etkilediğini duydukça kendimi daha da kötü hissediyorum.

Keşke iklim acil durumu içinde olmasaydık ama hepimiz birlikte iklim değişikliği için değil sistem değişikliği için savaşıyoruz.

COP26’ya gittiğini öğrendim. Süper! :) COP26 senin için neden önemli ve dünya liderlerinden taleplerin neler? Ve sonucun ne olacağını düşünüyorsun?

İklim eylemini gerçekleştirmek için dünyadaki adalet sistemleri değiştirilmeli çünkü diğer ülkelerden insanlar küresel kuzeyin neden olduğu sıkıntılar ve mücadelelerle karşı karşıya ve bu hiç adil değil. En çok etkilenen insanlar iklim krizine en az katkıda bulunanlar.

‘Bilimi dinlemelerini talep ediyorum’

Bize hükümetinizin iklim krizini nasıl ele aldığını anlatır mısın? İklim sorunları için karar vericilerle iletişim halinde misin? Onlardan taleplerin nelerdir?

Herhangi bir karar verici ile temas halinde değilim, ancak dünyanın dört bir yanındaki dünya liderlerinden bilimi dinlemelerini, gerçeği dinlemelerini talep ediyorum. Burası bizim yerimiz çünkü “Gezegen B Yok”.

Gelişmiş ülkeler iklim değişikliğini gündemlerine en üst sıradan almalı ve iklim eyleminde başı çekmeli. Bu olduğunda, gelişmekte olan ülkeler de onları takip edecektir.

Daha sürdürülebilir ve daha güvenli bir dünyaya geçiş, gelecek nesiller için bir gelecek sağlar ve uzun vadede daha ucuza mal olur. İnsanlar günümüzde o kadar uzağı göremiyorlar ki bu, bir daha düzeltilemeyecek büyük sorunlara neden olabilir.

‘Okulum iklim eylemi çağrımı destekliyor’

İklim aktivizminin yanı sıra okulla nasıl başa çıkıyorsun ve kendini nasıl dengeliyorsun?

İklim aktivisti olmak harika ama bazen zihinsel sağlığınızı tüketebiliyor. Kendimi topraklamak için nasıl çabaladığımı telefonumdan uzak durarak ve ekran zamanı yerine kitap okumayı, film izlemeyi, bir şeyler pişirmeyi ve ekranıma çekilmek yerine gerçek dünyada yaşamayı seviyorum.

Aslında her iki alanda da kesinlikle mutlu olduğum okul ve aktivizmi hem kendime hem de başkalarına zorluk çıkarmadan yapmayı başardım. Çok takdir ettiğim okulum, iklim eylemi çağrımı destekliyor.

‘Daima olumlu düşünün’

Sence gelecekte bizi neler bekliyor? Bu krizi aşabilecek miyiz? 2030 projeksiyonun nedir?

Daima olumlu düşünün. “İklim kurtarılmayacak” diyen insanlarla karşılaştığımda gerçekten rahatsız oluyorum ve hep kafamda “daha ​​denemeden bile neden bu kadar umutsuzsunuz?” diye soruyorum.

Yani evet, 2030 yılına kadar gelecek nesillerin gezegenimizin yaşanabilir olup olmadığını sürekli olarak düşünmek zorunda kalmayacağı bir dünyada yaşayacağımıza dair umutlarım var.

Teşekkürler!!

Kategori: İklim Krizi

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.