ManşetTarım-GıdaTürkiye

Çiftçiler Sendikası’ndan 17 Nisan çağrısı: Gıda egemenliği hemen şimdi!

Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN), 17 Nisan Çiftçilerin Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle yayımladığı açıklamada gıda egemenliği mücadelesine dikkat çekti.

Nyeleni Bildirgesi’yle küresel bir harekete dönüşen ve 2018’de “Birleşmiş Milletlerin Köylülerin ve Kırsal Bölgelerde Yaşayan Diğer Kişilerin Hakları Deklarasyonu“, kısa adıyla Köylü Hakları Deklarasyonu‘nda bir hak olarak tanınan gıda egemenliği; halkların kendi kültürlerine uygun, sağlıklı gıdaları üretme, sahip olma ve kendi tarım sistemlerini belirleme hakkını tanımlıyor.

Şirketlerin ve piyasaların değil, gıdayı üreten ve tüketenlerin ihtiyaçlarını temel alan gıda egemenliği mücadelesi, bu sene 30’su gerçekleşen Çiftçilerin Uluslararası Mücadele Günü’nün ana teması olarak belirlendi.

ÇİFTÇİ-SEN’in de kurucu üyesi olduğu uluslararası  çiftçi ve köylü dayanışması La Via Campesina, 17 Nisan yaklaşırken Avrupa Parlamentosu üyelerine, Avrupa Komisyonu Başkanı’na ve AB üyelerine Köylü Hakları Deklarasyonu’nu uygulamaları ve Halkların Gıda Güvencesi’nin teminatı olarak gıda egemenliğinin tesis edilmesi için çaba sarf etmeleri çağrısı yaptı.

ÇİFTÇİ-SEN de 17 Nisan kapsamında Ayvalık’ta “Gıda Egemenliği Mücadelesinde Zeytin Savunması” ve Salihli’de “Gıda Egemenliği Mücadelesinde Agroekoloji” başlıklı söyleşiler düzenleyecek.

“Gıda krizinin sürekli büyüdüğü, yoksulların, emekçilerin gıdaya erişiminin her geçen gün zorlaştığı günümüzde daha adil ve onurlu, halkların kendi kültürlerine uygun, doğayla uyumlu bir gıda sistemi bugün daha fazla ihtiyaçtır ve bunun için kolektif bir çaba gereklidir” diyen Sendika, taleplerini de şöyle sıraladı:

  • Hasat dönemlerinde çiftçilerin ürün fiyatlarını baskılandıran ithalatlardan vazgeçilmelidir.
  • Çiftçilerin üretim maliyetlerini karşılayan ve adil geliri garanti eden taban fiyat uygulamaları yapılmalıdır.
  • Dünya Ticaret Örgütü den çıkılmalı, Serbest Ticaret Anlaşmaları reddedilmelidir

Köylülerin, çiftçilerin sağlıklı tohuma, toprağa, suya, havaya erişimi sağlanmalı, ekosistemi tahrip eden uygulama ve yatırımlardan vazgeçilmelidir.

  • Köylülerin/ çiftçilerin agroekolojik üretime geçişini kolaylaştıran kamu politikaları uygulanmalıdır.
  • Köy tüzel kişilikleri, mal varlıkları otlak ve meralarıyla birlikte geri verilmelidir.
  • Çiftçilerin atalık yerel tohumlarla üretim yapmasını zorlaştıran “Tohumculuk Yasası” iptal edilmeli, desteklerden yararlanamayan yerel atalık tohumla üretim yapan çiftçilerin desteklenmeleri sağlanmalıdır.
  • Mevsimlik tarım işçileri sosyal güvenceye kavuşturulmalı, iş güvenliği ve işçi sağlığı sağlanmalı, örgütlenmelerinin önünü açan düzenlemeler yapılmalıdır.

Kategori: Manşet