İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

18 hak örgütünden ortak açıklama: Kavala serbest bırakılsın

Fotoğraf: Hikmet Adal

İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde iş insanı Osman Kavala’nın tutuklu yargılanmasının devam etmesine ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda, Osman Kavala’nın tutuklu yargılandığı Gezi davasında beraat ve tahliye kararı verildikten sonra, cezaevinden henüz çıkamadan 15 Temmuz soruşturması için tekrar tutuklanması “kötü muamele” olarak nitelendirildi. Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılması talep edildi. bianet’ten Hikmet Adal’ın aktardığına göre toplantıda yapılan açıklama şu şekilde:

Osman Kavala, 18 Ekim 2017 tarihinde gözaltına sadece Gezi soruşturması kapsamında alınmamıştı. O tarihte Kavala hakkında açılan dosya, ’15 Temmuz darbe girişimi’ çerçevesinde TCK 309’u da kapsıyordu. Ancak Kavala TCK 309’dan, 11 Ekim 2019’da re’sen tahliye edilmişti. Bu dosyaya ilişkin, soruşturmanın başlamasının üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesine rağmen, bir iddianame hazırlanmadı.

18 Şubat duruşması sırasında. Çizerler: Murat Başol, Tarık Tolunay

‘Dava açılmadan iki yıldan fazla tutulamaz’

Mevcut yasalara göre, tutukluluk halinin, sanık hakkında bir iddianame hazırlamadan iki yılı aşması mümkün değildir. Osman Kavala hakkında TCK 309 kapsamındaki soruşturma dosyası, 25 Şubat 2020 tarihi itibariyle, iki yılı aşmış bulunmaktadır. Bu yönüyle, yeniden tutuklama, 24 Ekim 2019 tarihinde 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la getirilen şüphelinin aleyhinde dava açılmadan iki yıldan fazla tutulması yasağının ihlalidir.

‘Tutukluluk yeni bir delile dayanmıyor’

18 Şubat 2020’de gözaltına alındıktan sonra, Osman Kavala emniyette ve savcılıkta tekrar sorgulanmamış, Sulh Ceza Hakimliği‘ne tutuklanması talebiyle sevk edilmiştir. Bu uygulama, tekrar tutuklanmasının, geçen 28 ayda ortaya çıkan yeni bir delil ya da bilgiye dayanmadığının da açık kanıtıdır.

’25 Şubat’ta tahliye edilmesi gerekirdi’

Bu durumda, Osman Kavala’nın bu dosyadan, avukatların başvurusu bile gerekmeden, savcı ve hakim inisiyatifine bırakılmadan, 25 Şubat 2020’de tahliye edilmesi kanuni mecburiyettir.

Osman Kavala hakkında verilen bu tutuklama kararının ve bu tutukluluk halinin devamının hiçbir hukuki zemini yoktur. Bu karar, Osman Kavala’yı cezaevinde tutmaya kararlı bir siyasi iradenin, hukuku bu amaç için kılıf olarak kullanmaya çalışmasından ibarettir.

‘AİHM kararı 15 Temmuz’u da kapsıyor’

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Osman Kavala gözaltındayken yaptığı, ‘Bir manevrayla onu beraat ettirmeye kalktılar’ açıklaması da Kavala’yı yeniden tutuklama gerekçesinin siyasi olduğunun açık bir işaretidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi‘nin 10 Aralık 2019 kararında İnsan Hakları Sözleşmesinin 18. Madde’sinin ihlali olarak hükmettiği uygulamanın, “Osman Kavala’nın makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanması”nın yeniden ve alenen tekrarlanmasıdır.

AİHM, anılan kararda Kavala’nın yeniden tutuklanmasına gerekçe gösterilen TCK 309. madde kapsamında ‘Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasını da incelemişti. Bir diğer deyişle, AİHM’in “Derhal serbest bırakın” kararı, sadece Gezi Davası’nı değil, 15 Temmuz soruşturmasını da kapsamaktadır.

Sayılan hukuki gerekçeler sebebiyle Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının talep edildiği açıklamanın sonunda “Türkiye hem kendi iç hukukuna hem de AİHM kararlarına uygun davranmalı, hukuku bir yıldırma ve intikam alma aracı olmaktan çıkarmalı, Osman Kavala dahil tüm yurttaşlara, hukukun üstünlüğü güvencesini sağlamalıdır” ifadeleri kullanıldı.

İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı

İnsan hakları alanındaki 18 sivil toplum kuruluşu ve örgütün bir araya gelmesiyle oluşturulan ağda şu kuruluşlar yer alıyor:

Civil Rights Defenders, Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kaos GL, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Punto24 Bağımsız Gazetecilik Derneği, Research Institute on Turkey, Sivil Alan Araştırmaları Derneği, SPoD, Türkiye Al manya Kültür Forumu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Uluslararası Af Örgütü, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği, Yurttaşlık Derneği