Editörün SeçtikleriEkolojiKanal İstanbulManşet

Kanal İstanbul projesine karşı meşaleli insan zinciri

Haber: Elif Ünal

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu’nun çağrısıyla Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya gelen İstanbullular yapılması planlanan Kanal İstanbul projesine tepkilerini dile getirdi.

Yağan yağmura rağmen bir araya gelen eylemciler “Ormanlar, nehirler sermayenin değildir” sloganları eşliğinde el ele tutuşarak metrelerce uzanan karşılıklı bir insan zinciri oluşturdu.

Meşaleli zincirin karşısında polis zinciri

Eylemciler, proje gerçekleşirse İstanbul’un susuz kalacağını, vatandaşların arazisine el konulacağını, Marmara Denizi’nin öleceğini, Kuzey Ormanları’nın yok olacağını ve hafriyat kamyonlarının yedi yıl boyunca zehir saçacağını söyleyerek projeye karşı çıktılar. Eyleme katılan çok sayıda polis de Süreyya Operası önünde dizilen halkın karşısında sıraya geçerek polis zinciri oluşturdu.

Deprem varken neden kanal?

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu tarafından okunan basın açıklamasında “İstanbullular olarak yıkım, talan ve rant projesi Kanal İstanbul’a karşı bir kez daha, bu defa Kadıköy’de, meşaleli insan zinciri eyleminde bir araya geldik” ifadeleri kullanıldı.

Kanal İstanbul projesine ayrılması öngörülen 110 milyar liraya vurgu yapılan açıklamada “Deprem tehdidini her an hisseden, sevdiklerinin hayatından kaygı duyan İstanbullular olarak soruyoruz: Hepimizin hayatı tehlikedeyken 110 milyar lira neden yıkılacağı kesin 50 bin belki de daha fazla konutun yenilenmesine değil de bir avuç zenginden başka hiç kimseye fayda sağlamayacak bir rant projesine gidiyor?” diye soruldu.

‘Yaşama karşı açılmış topyekûn savaş’

“Kanal İstanbul Projesine karşıyız. Bu proje akla, bilime, hukuka, halkın iradesine karşıdır. Sadece insanlara değil, bütün canlılara zarar verecek bir projedir. Adeta İstanbul’a, hava, su orman, deniz eko sistemlerine yani canlı yaşama karşı açılmış topyekûn bir savaştır” denilen açıklamanın devamında projeye neden karşı oldukları şu şekilde sıralandı:

İstanbullu susuz kalacak

Proje yapıldığı takdirde Terkos Gölü’ne tuz karışacak, Sazlıdere Barajı ortadan kalkacak. Küçükçekmece Lagünü ve yeraltı suları tuzlanacak.

Vatandaşın evine, arazisine el konulacak!

ÇED raporuna göre DOP kullanılarak halkın elinden, arazilerinin yüzde 45’i hukuksuzca, bedelsiz alınacak.

Marmara Denizi ölü deniz haline gelecek

Proje, Marmara Denizi’nin oksijensiz kalmasına, balık türlerinin yok olmasına, kanalizasyon sisteminin zarar görmesine neden olacak.

Kuzey Ormanları tamamen yok olacak

Kanal inşaatıyla, 23 milyon metrekare orman alanı, 136 milyon metrekarelik tarım alanı ve sulak alan ortadan kalkacak. Göçmen kuşlar, hayvanlar, endemik bitki türleri yok olacak.

Bir avuç zengin daha zengin olacak

Kanal İstanbul Projesi bir avuç inşaat sermayesine milyonlarca dolar kar sağlarken, projenin maliyeti vergilerimizle finanse edilecek.

Hafriyat kamyonları zehir saçacak

7 yıl boyunca  İstanbul trafiğine günlük 10 bin hafriyat kamyonu katılacak. Yıllarca toz, zehir soluyacağız. Sevdiklerimiz her gün hafriyat kamyonu tehdidi ile karşı karşıya kalacak.

Binlerce yıllık kent belleği yok olacak

Kanal, Bathenoa Antik Kenti ve İstanbul’daki ilk yerleşmelerden biri olan Yarımburgaz Mağaraları’nı yutacak”

Açıklama  “Yalana, talana, yıkıma, Kanal İstanbul’a birlikte dur diyelim. Ormanı, suyu  havayı, tarım alanlarını, sincapları, su samurlarını, leylek yavrularını, mahallemizi, parklarımızı, çocuklarımızın geleceğini, ez cümle yaşamı birlikte savunalım” ifadeleriyle son buldu. Basın açıklamasının ardından aktivistler Kanal İstanbul’a karşı eylemlerinin proje durdurulana kadar devam edeceğini söyleyerek eylemi sonlandırdı.