Doğa MücadelesiEditörün SeçtikleriManşetYerel

Kadıncık Deresi Doğal Sit Alanı ‘kesin korunacak hassas alan’ ilan edildi

Balıkesir ili Burhaniye ve Edremit ilçeleri sınırları içerisinde bulunan Kadıncık Deresi Doğal Sit Alanının koruma statüsü değiştirilerek “kesin korunacak hassas alan” olarak ilan edildi.

Cumhurbaşkanı imzası ile çıkan karar, 19 Kasım tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Ancak bölgedeki yapılaşma baskısına karşı uzun zamandır mücadele eden Edremit Çevre Derneği’nden (EDÇEP) Kubilay Öztürk, “sevinmek için erken” diyor.

‘Kazdağları ekosisteminin denizle buluştuğu yer’

Vaktinde bu bölgelerin sulak alan olduğunu belirten Öztürk, Yeşil Gazete’ye yaptığı açıklamada “Burası içerisindeki kuşlarıyla ve yaban hayatıyla birlikte Kazdağları ekosisteminin denizle buluştuğu yerlerdi. Bu özellik 1960’lı yıllardan sonra yazlık konut talebinin artmasıyla bozulmaya başladı. Sulak alanların bir kısmı dolduruldu, üzerlerine konutlar inşa edildi” dedi.

Şu anda ise Dalyan olarak adlandırılan bölge sulak alan, mera ya da mera vasfını yitirmiş mera niteliğinde. Kubilay Öztürk tarafından paylaşılan harita ise olup bitenlerin özeti niteliğinde.

Üç yanı imar riski altında

Turuncu ile çevrili bölüm, Hazine’den Balıkesir Büyükşehir Belediyesi‘ne devredilen 380 dönümü, halen Hazine’ye ait 169 dönümü ve BASKİ‘ye ait 57 dönümü gösteriyor. 380 dönüm arazi şu anda Meclis İmar Komisyonu‘nda görüşülüyor. Öztürk, “Meclis kabul ederse imar değişikliği ve satış kararı alınıp paraya çevrilmek isteniyor” diyor.

Kırmızı ile çevrili bölüm, Hazine’den Edremit Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ne aktarılan 640 dönüm. Şu anda moloz, balçık, kalorifer atığı, çöp vb. diye ayırmaksızın vahşi yöntemlerle oraya “dolgu” yapılıyor. İleride seralar kurulacağı ve çiçek üretimi yapılacağı belirtiliyor.

Sarı ile çevrili 620 dönümlük bölüm ise özel mülkiyete ait arazi. Üzerinde “Enginkent” isimli bir konut projesi yapılmak isteniyor.

‘Çevrecilerin gönlü olsun kararı’

Resmi Gazete’de yayımlanan ve kesin korunacak hassas alan ilan edilen bölge ise Edremit’ten Burhaniye’ye giden sahil yolunun dar bir şeridini ve Kadıncık Deresi’nin denize döküldüğü küçük bir alanı kapsıyor.

Öztürk bu kararın kendilerine “Madem siz çevreciler sulak alan peşindesiniz, alın size gönlünüzü yapacak kadar sulak alan” denmesi anlamına geldiğini söylüyor.

‘İnsanlar denize girmeyecek mi?’

Ancak Öztürk’e göre karar, kendi içerisinde yeni çelişkiler ve sorular da doğuruyor. Enginkent’in yapılması için Edremit Belediyesi’nden ruhsat alındığını hatırlatan Öztürk şu soruyu yöneltti:

“Önü sit alanı ilan edildi. Sitedeki insanlar nerede denize girecekler? Hadi girdiler orası balçık denize girilmez. Orada düzenleme yapılmayacak mı?”

‘OSB’de dolguya devam edilecek mi?’

OSB yapılmak istenen alanın Sit kararı dışında bırakıldığını belirten Öztürk, “Çiçek ve bitki üretimi yapılacak bu alanda, yeniden vahşi bir dolguya mı şahit olacağız şimdi?” diye sordu.

Öztürk, ek olarak “Edremit Kaymakamlığı’nın yazısı üzerine bu alanın dolgusuna son verdiğini söyleyen Balıkesir B. Belediyesi ne yapacak bundan sonra?” sorusunu yöneltti.

Doğal Yaşam Parkı isteniyor

En çok endişelendikleri konulardan biri ise Doğal Yaşam Parkı ilan edilmesini istedikleri kamu arazilerinin sonunun ne olacağı. Edremit çayının denize döküldüğü yerin kuzeyindeki Altınkum ile dere arasında kalan dört hazine arazisi var.

Belediye Meclisi’nin bu hazine arazilerinin satmasını engellemeye çalıştıklarını belirten Öztürk, “Doğal Yaşam Parkı önergemiz, bu karar bekleniyor denilerek Balıkesir B. Belediye Meclisi’nde komisyon kararı doğrultusunda ve acele edilerek ilgili daireye iade edilmişti. Oysa karar o tarafı kapsamıyor bile. Ne olacak şimdi, o kararın gerekçesi kalmadı ki ortada?” sorusunu sordu.

Kamuoyuna destek çağrısı

Önümüzdeki perşembe günü Belediye Meclisi’nin toplanacağını ifade eden Öztürk, bu toplantı sırasında arazilerin satışının onaylanma ihtimaline karşı kamuoyundan destek beklediklerini söyledi.

Öztürk, “Biz Dalyan’ın bir tarafı için AKP’li belediye ile uğraşırken diğer tarafta da CHP’li belediye ile uğraşıyoruz” tepkisini gösterdi.

Son kamu arazileri

Bu bölgenin deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Öztürk, “Binalar çok da sağlıklı değil. Önce doldurma zemin üzerine iki katlı yapılar yapılmış daha sonra beşe kadar çıkmış. 4,7 büyüklüğündeki depremde o konutlar insanların mezarlığı olacak” uyarısını yaptı.

Doğal Yaşam Parkı yapılmak istenen arazinin son kamu arazileri olduğunu belirten Öztürk, “Halk, sivrisinek yatağı diye bakıyor. Halbuki bu sulak alanın dereyle bağlantısını koparmasınlar, göçmen kuşlar burada gelip konaklasın istiyoruz. Gerekirse etrafını çevirsinler, kuş gözlem yerleri, yürüyüş yolları yapılsın. Ama son arazi de imara kurban gitmesin” dedi.