İklim KriziManşet

TBMM bütçesinde iklime ve doğaya pay yok

TBMM’de 2020 Bütçesi  görüşmeleri sürerken, Çevre Komisyonu CHP Sözcüsü İzmir Milletvekili Murat Bakan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bütçesi üzerine konuştu.

Bakanlığın genel bütçe içindeki payının binde 26 olduğunu söyleyen Murat Bakan, “Ben şu an Sayın Murat Kurum’un oturduğu koltukta oturmak istemezdim. Yıllar içinde, genel bütçe içindeki payı düşe düşe binde 26’ya kadar düşmüş bir Bakanlığın koltuğunda oturuyor. Zaten payı azdı, daha da azalmış. Oysa tüm bakanlıklar içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hepimiz için yaşamsal öneme sahip. Maalesef ne saray ne de Bakan bunun farkında” dedi.

Avrupa’da ayrılan pay yüzde 25

2050’de sıfır karbon emisyonu hedefleyen anlaşmayı imzalayan Avrupa Birliği Komisyonu’nun uzun vadeli bütçesinin yüzde 25’ini iklim ve çevre konularına ayırdığını söyleyen Bakan “Bir tarafta bizim Bakanlığın binde 26 bütçesi, bir tarafta sadece iklime ve çevreye ayrılmış yüzde 25 bütçe. Utanın Sayın Bakan, utanın! Bu utanç sadece size de ait değil. Bu utanç, bütçeyi hazırlayan sarayın, bu bütçeyi savunup ‘evet’ oyu veren AKP sıralarınındır! İklim krizine para ayıramıyoruz ama IMF’ye borç vereceğimiz safsatasını sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Uluslararası politikalara dahil olmayınca çalışmalar duruyor’

Türkiye’nin uluslararası politikalara da dahil olmadığına dikkat çeken Bakan, “Uluslararası arayışla sonuç elde edemeyince ulusal düzeydeki çalışmaların duruyor olması bu konudaki duyarsızlığınızı ve umursamazlığınızı zaten gözler önüne seriyor. Oysa yüz milyar galaksiyi gezip üzerinde canlı yaşamı olan başka bir mavi gezegen bulamayabiliriz. Hiçbirimiz dünyayı omuzlarında taşıyan Atlas değiliz. Aksine, bu dünya hepimizi taşıyor” dedi.

‘Paris Anlaşması’nı istikrarla onaylamıyoruz’

“Birkaç dakikalığına gündelik siyasetin hengâmesinden kendinizi kurtarın ve düşünün” diyerek sözlerini sürdüren CHP’li Bakan, “Dünyanın gündemi iklim krizi. Yüzlerce ülkede, milyonlarca insan iklim krizine dikkat çekmek ve iktidar sahiplerine taleplerini ulaştırmak için meydanlarda. Peki, biz? İklim krizi konusunda ulusal bir politikamız olmadığı gibi, uluslararası politikalara da dâhil olmuyoruz. AB ve 186 ülkenin altına imza attığı Paris İklim Anlaşması’nı onaylamayarak Sudan, Güney Yemen, Irak, Lübnan, Libya gibi ülkelerin yanındaki yerimizi ‘istikrarla’ koruyoruz. İklim kriziyle mücadeleyi yalnızca Paris İklim Anlaşması kapsamında alınacak hibeler ya da aranacak başka fonlar üzerinden kurmak yanlış politikadır Sayın Bakan. Uluslararası arayışla sonuç elde edemeyince ulusal düzeydeki çalışmaların duruyor olması bu konudaki duyarsızlığınızı ve umursamazlığınızı zaten gözler önüne seriyor” dedi.

‘İklim krizi gelecek krizi demektir’

CHP’li Bakan sözlerini şu şekilde tamamladı: “Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Gezi’den Cerrattepe’ye, Efemçukuru’ndan, Hasankeyf’e, Salda Göl’ünden, Munzur’a, Kadıralak Yaylası’ndan, Kazdağları’na uzanan; incirlerin, zeytinlerin, orkinosların, yüz yıllık ağaçların çığlıklarını yükselttiğimiz, bu talana, bu yağmaya, bu ranta karşı verdiğimiz mücadele devam edecek. Gerçek beka sorunu iklim krizidir. İklim krizi; hava, su toprak krizi demektir. İklim krizi; gıda krizi demektir, sağlık krizi demektir. İklim krizi; ekonomik kriz demektir. İklim krizi; gelecek krizi demektir. Çünkü ölü gezegende gelecek olmaz”

Kategori: İklim Krizi