Doğa MücadelesiEkolojiGünün Manşeti

Salihli diken üstünde

Salihli’de kurulmak istenen JES’e karşı çıkan köylülere dün yapılan sert saldırının ardından, gözaltına alınanlar gece saatlerinde salıverildi. Şirket ve MHP’li belediye işbirliğiyle, yasal süreç beklenmeden yeni yol açılmaya başlanırken, yöre halkı ve hukukçular, yürütmenin acilen durdurulması başvurularının sonucunu bekliyor.

Manisa’nın Salihli ilçesinde kurulmak istenen jeotermal elektrik santraline  (JES) karşı dünkü protesto eylemi ve saldırının ardından proje sahibi SANKO şirketi inşaat alanına ulaşmak  için yeni yol açmaya başladı. Yöre halkı ve çevre örgütleri ise, yürütmeyi durdurma kararının acilen ele alınması talebiyle Manisa İdare Mahkemesi’ne yaptıkları başvurunun sonucunu bekliyor. Dünkü eylemlerde jandarma ve özel hareket polislerinin cop, biber gazı ve tazyikli suyla saldırısına maruz kaldıktan sonra gözaltına alınan yaklaşık 40 kişi ise, gece saatlerinde ifadeleri alındıktan sonra salıverildi.

Olaylar sırasında kendisi de göz altına alınan Salihli Çevre Derneği Başkanı ve jeotermal santrallere karşı açılan davaların avukatı Seçil Ege Değerli ile konuştuk. Değerli, yaşlı kadın ve erkek köylülerin aşırı şiddete maruz kaldığını ve yerlerde sürüklenerek gözaltına alındığını anlattı. Manisa Valiliği’nin Cuma gününden jandarma ve kolluk gücünü bölgeye gönderdiğini söyleyen Değerli, “Salihli’de bu kadar kolluk gücü yoktur. Çevre ilçelerden ve Manisa’dan takviye kuvvet istemişler. Protestocu sayısından fazla kolluk gücü vardı” dedi. Olaylar sırasında 36 kişinin gözaltına alındığını, ancak sonrasında drone görüntülerinden tespit edilen kişilerin evlerinden, işyerlerinden toplandığını açıklayan Değerli, “Böylece toplam sayı 40’ı buldu. Herkesin ifadeleri alındıktan sonra gece saatlerinde salıverildik” diye konuştu.

Hukuksuz, usülsüz, dayanaksız…

Değerli, Salihli ve çevre köylerdeki JES süreçlerini de şöyle anlattı: “Aslında süreç kışın başlamıştı. Gaziantepli Konukoğlu ailesine ait SANKO Şirketi’nin Manisa Valiliği ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na herhangi bir başvurusu olmadığını biliyoruz.  Ovaya, adeta ‘işgalci’ olarak geldiler ve sondaj yapmak üzere kazı faaliyetine başladılar. Yöre halkının tepkisiyle karşılaşınca da valilik ve bakanlığa, jeotermal santral kurmak amacıyla ÇED başvurusunda bulundular. Salihli ovasındaki pek çok köyde, JES için sondaj kuyu projeleri bulunuyor ve her biri için ÇED gerekiyor. Valilik “ÇED gerekli” demediği için olay, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın gündemine bile girmiyor. “

Ovadaki köylerle ilgili açtıkları çok sayıda davanın sürdüğünü belirten Değerli, sürecin başından sonu usülsuz ve dayanaksız bir şekilde sürdürüldüğünü kaydetti: “Santralin kurulmak istendiği Hacıbektaş Köyü yamaçta ve oraya da santral yapılacak. Kuyulardan çektikleri suları, santrale taşıyacaklar. Bizim yaptığımız ‘yürütmeyi durdurma’ başvurusu planlanan santralle ilgiliydi. Ancak Salihli’nin MHP’li belediyesi, bu hafta sonu bir tabela asarak, Belediye ve SANKO’nun ortaklaşa yürüttüğünü belirttikleri bu faaliyetin, Salihli’nin ısınmasında kullanılmak üzere kuyu sondaj projesi olduğunu açıklamış.  Santral yerine kuyu sondajı diyerek, akıllarınca hem köylülerin direnişini hem de verilen desteği kırmak istiyorlar. Bu bile usulsüz, çünkü ‘ÇED gerekli değil’ kararı santral için verildi. Madem ortada santral yok, kuyu sondajı yapacağız diyorlar, o  zaman kuyu için ÇED almaları lazım. Yani şirketin orada olması tamamen dayanıksız.”

Bakanlıktan arsenik uyarısı: Yeni JES ve maden onayı vermeyin

Değerli, 2017 yılının ağustos ayında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Manisa, İzmir ve Aydın valiliklerine bir genelge gönderdiğini hatırlaratak şunları söyledi: “Genelgede, bölgedeki yeraltı sularında, arsenik oranlarının çok tehlikeli boyutlara ulaştığı, hem insan sağlığı hem tarımsal sulama açısından herhangi bir JES veya madencilik faaliyetine ruhsat verilmemesi istendi. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu genelgeyi görmezden geldi. Devletin kurumlarının birbirlerinin görüşüne itibar etmediği, birinin yaptığını diğerinin bozduğu bir ortam söz konusu.”

‘Yürütmeyi durdurma kararını bekliyoruz’

Şirketin tekrar faaliyete başlaması ve köye yığılan asker ve polis yüzünden gerginliğin büyüyeceği tahmin edildiği için Değerli ve arkadaşları Manisa İdare Mahkemesi’ne acil bir dilekçeyle başvuru yaparak, yürütmeyi durdurma taleplerinin öncelikli olarak ele alınmasını istemiş. Dilekçede, şirketin yasal süreç bitmeden alan çalışması yaptığına, jandarmanın ve polisin yoğun yığınak yaptığına ve halkın tepkili olduğuna yer verilmiş. Değerli, aldıkları bilgiye göre, mahkeme heyetinin toplanıp taleplerini görüşmeye aldıklarını söyledi: “Buradan kısa sürede karar çıkacağını düşünüyoruz. Karar çıkar çıkmaz da köy halkıyla birlikte bundan sonraki yol haritamızı belirleyeceğiz.”

Şirket durmuyor

Av. Seçil Ege Değerli’nin aktardığına göre, SANKO şirketi imar planlarında görülmeyen, özel mülkiyetteki arsa vasfındaki araziye bir yol açarak, şantiye alanına ulaşmak istemiş. Protesto eylemi de bu arsa ve yol üzerinde yapılmıştı. Arazinin sahibi,  gayriresmi olarak, izin almadan açılan yol hakkında kaymakamlığa ve polise suç duyurusunda bulundu ve şirkete de ihtarname gönderdi. Ancak Değerli bugün mahalle muhtarının, şirketin Salihli Belediyesi ile anlaşarak yeni bir yol açmak üzere çalışmaya başladıklarını söylediğini bildirdi. Halen, Belediye zabıtalarının getirdiği kepçelerin fundalık ve makilik alanda yeni bir yol açma çalışmaları sürüyor.

Gediz Ovas’nda yılın 12 ayı, başta üzüm, şeftali ve zeytin olmak üzere aralıksız açık tarım yapılıyor.

Sultaniye üzümünün memleketi

Manisa’nın Salihli dahil verimli ovalarında yoğun bir tarımsal faaliyet yapılıyor. Açık tarım yapılan ve yılın 12 ayı çeşitli ürünlerin ekildiği ovalarda yetiştirilen Sultaniye Üzümü, Türkiye’de sadece Gediz havzasında üretiliyor. Bu özel üzümen üretiminde dünyada ABD’nin ardından en çok üretimi yapılan ikinci bölgesi olan bölge, ayrıca zeytincilik merkezi. Manisa’nın en büyük şeftali üretimi yine bu ovalarda gerçekleştiriliyor. Değerli, bu ovalarda gerçekleştirilecek bir JES faaliyetinin, özellikle tarıma ve yörenin su kapasitesine büyük zarar vereceği kanısında. Yapılması planlanan santralin, yerleşim yerlerine 50 metre masafede olduğunu söyleyen Değerli’nin verdiği bilgilere göre, yakın çerede kapasitesi yaklaşık 500-600 öğrenci olan dört de okul bulunuyor.