Zehirsiz gıda mümkün

Buğday Ekolojik Yaşam Derneği, endüstriyel tarımda büyük miktarda ve denetimsiz olarak kullanılan pestisit’ten arındırılmış ‘Zehirsiz sofralar’ için harekete geçti.

Buğday Ekolojik Yaşam Derneği, endüstriyel tarımda mantar, böcek ve yabani otlara karşı kullanılan kimyasallara (pestisit) karşı bir kampanya başlattı. Kampanyanın başlangıç noktası,  1 Nisan’da, PAN Europe (Avrupa Pestisit Eylem Ağı) ortaklığıyla başlatılan Zehirsiz Sofralar projesi. Proje, pestisizlerin zararları konusunda farkındalık yaratmak ve Türkiye’deki pestisit kullanımını azaltmayı hedefliyor.

Bir yıl sürecek proje kapsamında,  kimyasallara alternatif doğa dostu yöntemler (kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele, organik tarım, biyodinamik tarım, agroekoloji, onarıcı tarım vb.) hakkında üretici ve tüketiciler bilgilendirilecek, Türkiye ve AB’de pestisitlerle ilgili STK’lar arasında işbirliğini artırılacak ve pestisit kullanımını sınırlamak için diğer STK’larla da işbirliği yapılarak kampanyacılık ve lobicilik çalışmaları güçlendirilecek.

Konuyla ilgili STK’ların bir araya geldiği  ‘Zehirsiz Sofralar Ağı’nda yer alacak kuruluşları bir araya getirecek toplantılardan ilki,  16 Mayıs’ta İzmir’de. Diğer iki toplantı ise Haziran ayında İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek.

İyileştirmeler var ancak yetersiz

Dernek ayrıca üreticiler, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, bilim insanları, tüketiciler ve konu ile ilgili tüm tarafların katılacağı, pestisitlerin zararları ve alternatifleri üzerine bir de konferans düzenleyecek. Konferansı takiben ağa katılan tüm sivil toplum örgütleri ile birlikte proje hedefleri doğrultusunda yetkililerin ve toplumun ilgisini çekmek için de kampanya başlatılacak.

Buğday Derneği’nden yapılan açıklamada; AB sürecinde Türkiye’de 200’e yakın tarım zehiri etken maddesi yasaklandığı ve yasaklanmaya devam edildiği hatırlatıldı. Buna göre, “Bu süreçte ikincil düzenlemeler dahil 250’ye yakın mevzuat değişikliği yapıldı. Gıda Güvenlik Bilgi Sistemi ve Ulusal Gıda Referans Laboratuvarı kuruldu. Ayrıca gıda kontrol hizmetleri kapsamında pek çok kapasite artıcı çalışma yapıldı, denetim faaliyetleri arttırıldı ve zehirlerin reçete ile satılması ve ruhsatlandırma dahil piyasa kontrolünü sağlayacak pek çok mevzuat ve uygulama değişikliği yapıldı.”

Dernek başlattığı kampanya ile gösterilen çabaların ve iyi örneklerin yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Kampanya kapsamında, güvenilir  bilgi kaynağı oluşturmak üzere bir web sitesi hazırlayanacak, Türkiye’deki doğa dostu geleneksel ve alternatif uygulamalar belgelenerek erişime açılacak.

Pestisit nedir?

Pestisit, endüstriyel tarımda mantar, böcek, yabani otlara vs. karşı kullanılan kimyasalların genel adı. Bitkilere uygulanan ve toprağı, suyu, havayı, insanları ve  hayvanları zehirleyen pestisitlerin sadece yüzde 2’si uygulandığı alanda kalıyor; geriye kalan yüzde 98’lik kısım havaya, toprağa ve suya karışıyor.[1]

Günümüzde yaygın olarak kullanılan bazı pestisitler hayvan deneyleri dikkate alındığında, insanlar için ”kanserojen olması kuvvetle muhtemel olanlar” ya da ”muhtemel kanserojen” olarak sınıflandırılıyor. Pestisitler üzerine yapılan çalışmalar, çiftçiler ve tarım işçileri üzerindeki AKUT etkileri dışında, alınan miktarlar görece küçük olsa da, uzun süre boyunca maruz kalındığında insanlarda kronik hastalıklara da neden olabildiğini gösteriyor.  Pestisitlerin insanların sinir ve hormonal sistemine zarar verdiği biliniyor. Ayrıca araştırmalar pestisit kullanımı ile sarkomlar (bir tümör grubu), multipl miyelomlar, prostat, pankreas, akciğer gibi kanser türleri, beyin tümörleri, bilişsel ve psikomotorik fonksiyonlarda bozulmalar ve depresyon arasında bağlantı olduğunu gösteriyor.[2] Çocuklarda öğrenme ve dikkat eksikliği, duyusal eksiklikler veya gecikmiş gelişim, pestisite maruz kalma sonucu en sık görülen nörolojik bozukluklar arasında yer alıyor.

Sağlığa etkilerinin yanı sıra su, toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim üzerinde de olumsuz etkileri bulunuyor.

Türkiye’deki durum

Helvetas’ın raporuna göre, 2015 yılında dünya genelinde kullanılan pestisit miktarı 3,5 milyon ton olarak açıklandı.[3] Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verileri, 2009 yılında bayilere satılan bitki koruma ürünleri aktif madde  miktarının 37 bin 651 ton iken, bu sayının 2017 yılında 54 bin 098 tona ulaştığını gösteriyor.[4]

Sağlık Bakanlığı’nın 2011-2016 yılları arasında yaptığı araştırmaya dair Bülent Şık’ın Cumhuriyet Gazetesi’inde yayımladığı habere göre[5], “Kocaeli’nden alınan toplam 283 örneğin yüzde 38’inde, Antalya’dan alınan 572 örneğin yüzde 60’ında ve Ergene bölgesinden alınan 463 örneğin yüzde 14’ünde pestisit kalıntısı tespit edildi. Gıdalarda en çok pestisit kalıntısı çıkan il Antalya oldu. Pestisit kalıntı analizi yapılan 1318 gıda örneğinin yaklaşık yüzde 60’ında pestisit kalıntısı çıkmadı; yüzde 40’ında ise en az bir pestisit olmak üzere 73 çeşit pestisit kalıntısı belirlendi.”

Uludağ Üniversitesi’nden Elif Erbek, Ahmet Özyörük ve Ümit Arslan’ın yapmış olduğu  araştırmanın sonucuna göre ise endüstriyel üretimde 1 armuda 18,3 kez, 1 elmaya 11,3 kez, 1 şeftaliye ise 10 kez pestisit uygulanıyor; yani zehir atılıyor.[6]

[1]    Bülent Şık, “Pestisitler: Sorunlar, Maliyetler ve Mücadele Önerisi http://gidatopluluklari.org/?paged=2

[2]    PAN Germany, “Pestisitlerin İnsan Sağlığına Etkileri ve Pestisit Zehirlenmeleri” http://www.bugday.org/blog/pestisitlerin-insan-sagligina-etkileri-ve-pestisit-zehirlenmeleri/

[3]    HELVETAS Swiss Intercooperation, “Reducing pesticide use and risks” https://www.researchgate.net/publication/318461632_Reducing_pesticide_use_and_risks_-_What_action_is_needed

[4]    http://www.zmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=30892&tipi=5&sube=0

[5]         http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/saglik/958617/Turkiye_yi_kanser_eden_urunleri_devlet_gizledi__biz_acikliyoruz__iste_zehir_listesi.html

[6]    http://www.bugday.org/blog/wp-content/uploads/2019/05/Bursa-__li-G__rsu-ve-Kestel-__l__elerindeki-Meyve-__reticilerinin-Pestisit-Kullan__m__na-Y__nelik-Tutum-ve-Davran____lar__n__n-Belirlenmesi480505-570104.pdf