Köşe Yazıları

Açık Radyo’ya destek zamanı

Açık Radyo’nun Dinleyici Destek Özel Yayını, bir başka deyişle 16. Radyo Günleri veya Şenliği başladı. Yılın Açık Radyo’ya destek zamanı geldi.

Ne zaman “radyo günleri” dense aklıma şu sahne gelir:

Tabii bir de teyzemin eski Radyo Haftası mecmuası ciltleri…

10 Mart 1951 tariihli Radyo Haftası, kapakta Müzeyyen Senar

Ama bu size Açık Radyo’yu desteklemenin “radyo nostaljisi” ile ilgili olduğunu düşündürmesin. Evet, iletişimin, haber ve müziğe erişmenin (görünüşte) çok hızlandığı ve kolaylaştığı aşikar. Ama buna tepki olarak vinil plaklar toplayıp, eski görünümlü radyolardan parazitli yayınlar dinleyecek değiliz. Çünkü Açık Radyo dinlemek dünle değil, yarınla ilgili…

Tabii bugünle de…

***

Her sabah kalktığınızda gidip aldığınız, sabah çayınız ya da kahvenizle birlikte keyifle ve içinize sinerek okuduğunuz bir günlük gazete kaldı mı? Ya haftalık dergi?

Dünyada neler olup bittiğini takip ettiğiniz, Türkiye’yle ilgili siyaset yorumlarını kaçırmadığınız kaç yazar kaldı? Varsa da bu yazarlar bildiğimiz tipte bir medya kuruluşunda yazabiliyor ya da konuşabiliyorlar mı?

O hep bildiğimiz iyi gazeteciler neredeler? Haber atlatan, manşet çıkaran, gündem yaratan muhabirler nerelerde çalışıyor? Patronlarından şikayet ettiğimiz haliyle bile olsa bağımsız medya nerede?

Hükümeti eleştiren, sistemi sorgulayan, ama bu arada başka güç odaklarına da eyvallahı olmayan kaç medya kuruluşu kaldı?

***

Açık Radyo bir medya kuruluşu. Eski zamanlardan beri bildiğimiz tarzda bir radyo. Stüdyoları, ses mikserleri, teknik ekipleri, antenleri, yapımcıları, sunucuları, yayınları yöneten ekipleriyle… Ama Açık Radyo’da patron yok. Arkasında güç odakları, iktidar yapıları, siyasi alışverişler de yok. Tam 24 yıldır profesyonelce iş çıkaran, bağımsız haber veren, kaliteli kültür-sanat yayını yapan, müziğin en iyisini o türü en iyi bilen insanların elinden dinleten bir radyo, tamamına yakını gönüllü programcılar tarafından hazırlanan programlarla bunu başarıyor.

İşin sırrı da şurada: Açık Radyo giderlerinin yarısını, dinleyicilerinin her yıl aksatmadan yaptığı ufak maddi desteklerle sağlıyor.

Kurulduğu günden bu yana üzerinde yaşadığımız bu gezegen yaşanabilir bir yer olarak kalsın, gelecek kuşakların, bizim çocuklarımızın ve tüm canlıların yaşayacakları bir hayatları olsun diye yayın yapan, yayın yapmakla da kalmayıp aktivist bir tarz benimseyen, en önemlisi de iklim değişikliğine karşı mücadele eden herkesin dinlediği ve sesini duyurduğu, hatta forumlar, kampanyalar örgütlediği bir yer Açık Radyo.

On yılı aşkın zamandır programcısı olmaktan gurur duyduğum, Yeşil Gazete’yi çıkaranların örnek aldığı, okurlarının da elbette dinleyicisi olduğu, elimizdeki en hakiki, bağımsız ve şenlikli yayın organı.

Şimdi, bu hafta, Açık Radyo’ya destek zamanı. Bütün Yeşil Gazete okurlarını, karınca kararınca, Açık Radyo’ya destek olmaya davet ediyorum.
http://acikradyo.com.tr/