Hafta SonuManşetSivil Toplum

Bir vicdani red savunması, “Askerlik, Hukuktan ya da Tıptan üstün mü?”

İnan Mayıs Aru, Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde vicdani reddi nedeniyle halkı askerlikten soğuttuğu gerekçesi ile yargılandığı davadan, “Türkiye’de vicdani redde beraat” başlıklı haberimizde de paylaştığımız gibi Mart ayı sonunda beraat etti.

Aru’nun beraati ile sonuçlanan duruşmada yaptığı savunmayı, kendisinin de izni ile paylaşıyoruz

İnan Mayıs Aru ile Yeşil Gazete ekibinden Bahar Topçu‘nun gerçekleştirdiği röportajı buradan okuyabilirsiniz

***

19

***

“Sayın Hâkim,

Avukatlarım yaptığım eylemin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve bana isnat edilen “halkı askerlikten soğutma” suçunun gerçekleşmediğini açıkladılar ancak ben olayın bir başka boyutuna dikkat çekmek ve “halkı askerlikten soğutma” suçunun kategorik olarak yanlış bir suç tanımı olduğunu ve kimseye böyle bir suçlama yapılamayacağını anlatmak istiyorum.

Ben 2008 yılında vicdani reddimi açıklayarak askere gitmeyeceğimi ilan ettim ve sonrasında çeşitli vesilelerle kimlik kontrolüne girdiğimde götürüldüğüm jandarma ve polis karakollarında da hakkımda tutulan tutanaklara bu durumu şerh olarak düşerek şubeye yoklamamı yapmaya gitmekten imtina ettim.

Bu suça konu olan fiilimdeyse Ula Jandarma Karakolu’nda yaşadıklarımı sosyal medya üzerinden paylaşarak insanlara vicdani retçilerin başına neler geldiğini ve gelmediğini anlatmıştım.

Şu an gündelik hayatta gerek kişilerarası bilgi akışında gerekse de devlet ve medya eliyle yapılan propagandada insanların askere gitmelerinin zorunlu olduğu ve gitmezlerse zorla götürülecekleri anlatılırken benim bu fiilim ortamdaki yoğun bilgi kirliliğine karşı doğru bilgi verme çabasından başka bir şey değildir. İddia edildiği gibi yoklama kaçaklarının hiçbir surette zorla askere götürülemeyeceğini hem 2008 yılında bu konuda yapılan yasal düzenlemelerden hem de kendi kişisel tecrübemden dolayı biliyorum. Ancak bunu çok az kişi biliyor, bu bilgi her nedense paylaşılmıyor ve insanlar korkutulup sindirilerek istemedikleri bir şeyi yapmak zorunda bırakılıyor. Ben de kişisel tecrübelerimi aktararak zaten aslında devletin ve medyanın görevi olan halkın doğru bilgilendirilmesi işine katkıda bulunuyorum.

Üstelik yukarıda da ifade ettiğim üzere ben bir vicdani retçiyim ve askere gitmeyişim sadece keyfiyetten ya da bir şeyden kaçma halinden kaynaklanmıyor, bir takım vicdani ve etik temellere dayanıyor. Şimdi size sorsam; siz acaba toplumsal yaşama dair inandığınız ahlaki normları çevrenizdekilere ya da çocuklarınıza önermiyor musunuz? Cinayet işlemenin ya da hırsızlık yapmanın kötü olduğunu düşünerek bunları yapmıyorken çevrenizdekilerin de bunları yapmaması yönünde bir telkinin ahlaki ve vicdani sorumluluğunuz olduğunu düşünmüyor musunuz? “Ben yalan söylemem ama isteyen istediği gibi yalanın içinde yaşasın,” mı diyorsunuz yoksa çevrenizdekilere de yalan söylememelerini mi öneriyorsunuz? Ben de benzer biçimde vicdani ve etik kanaatlerime dayanarak yapmadığım bir fiili, yani askerliği, çevremdeki insanların da yapmamasını önerdiğimde bu nasıl bir suç olabilir ki? Doğru bulduğumuz değerleri birbirimize anlatmamızın suç sayıldığı bir toplumda ortak değerler inşa etmemiz imkânsız kılınmış olur ve bu durumda artık bir toplumun varlığından bile söz edemeyiz.

Son olarak şunu da merak ediyorum: Askerlik de diğer meslekler gibi bir meslek değil mi? Ben bugün nasıl ki insanlara “Meselelerinizi kendi aranızda çözün, mahkemeye gitmeyin,” ya da “Hastalıklarınızı evde şifalı bitkilerle çözebilirsiniz, doktora gitmeyin,” dediğimde halkı hukuktan ya tıptan soğutmak gibi bir suçla yargılanmıyorsam benzer biçimde halkı askerlikten soğutmak diye bir suçtan da yargılanmıyor olmam gerekir. Askerliği hukuktan ya da tıptan üstün kılan bir yan mı var? Şayet askeri bir dikta yönetiminde yaşamıyorsak askerliğe dair eleştirel düşüncenin bu şekilde baskı altına alınmasına da hiçbir anlam veremeyiz. İşte tüm bu nedenlerle üzerime atılan suçu kabul etmem dahası bu suçun kategorik olarak varlığını kabul etmem mümkün değil dolayısıyla beraatımı talep ediyorum.

İnan Mayıs Aru

İnan Mayıs Aru ile Yeşil Gazete ekibinden Bahar Topçu‘nun gerçekleştirdiği röportajı buradan okuyabilirsiniz

 

(Yeşil Gazete)

Kategori: Hafta Sonu