Ana Sayfa Blog Sayfa 4814

Nükleer endüstri ile mücadele tek; sloganlar ortak – Korol Diker

Geçtiğimiz hafta sonu Ümit Şahin ile Münster’de Uranyum Konferansı’ndaydık. Uranyumun, madencilikten atık yönetimine kadar, kullanıldığı her aşamasının tartışıldığı bu konferansta mücadelede Nijer’deki uranyum madenlerinden, Gronau’ya, Baltık Denizi’nden Akkuyu’ya tek bir mücadele olması gerektiğini ve bu lokasyonların zincirin birer halkası olduğunu bir kez daha gördük.

Konferansın yapıldığı üniversitenin duvarlarında farklı pankartlar bulunuyordu. En çok da bizim de nükleer karşıtı mücadele içerisinde sıkça kullandığımız gülümseyen güneş ve tabi Gronau’ya karşı mesajlar… Rusya, Fransa, Hollanda, hatta Nijer gibi farklı ülkelerden gelen katılımcıları dinlerken, bir kez daha, eğer nükleer endüstrisini alt etmek istiyorsak hep birlikte çalışmak zorunda olduğumuzu fark ettim.

URENCO’nun geleceği

Konferansın temel amaçlarından bir tanesi Gronau’da bulunan Urenco’ya ait, uranyum zenginleştirme ve yakıt üretim fabrikasının kapatılmasına yönelik stratejiler geliştirmek ve eylemler planlamaktı. Almanya sınırları içerisinde bulunan tek uranyum zenginleştirme ve yakıt üretim fabrikası olan Gronau’nun kapatılması için, Urenco’nun Alman hissedarları E.ON ve RWE’nin ortaklıktan çekilmek istemeleriyle bir fırsat doğmuş gibi görünüyor.

Urenco Hollanda Devlet Şirketi Ultra-Centrifuge, İngiltere Devlet Şirketi Enrichment Holdings Ltd. ve Uranit GmbH (E.ON ve RWE) tarafından kurulmuş ve 17 ülkede çalışan, dünya yakıt ihtiyacının %27’sine yakınını karşılayan devasa bir şirket.

Almanya Hükümeti’nin Fukuşima Felaketi’nden sonra nükleer enerji planlarını iptal kararından sonra Urenco’nun %33 hissesine sahip olan E.ON ve RWE geçtiğimiz sene satışa istekli olduklarını açıklamışlardı. Bu açıklamadan sonra Ocak ayında Hollanda Hükümeti de Urenco’nun satışı için Credit Suisse’i görevlendirince geriye sadece, zaten yıllardır Urenco’daki hissesini satmak isteyen, İngiltere kaldı.

İstekliler arasında ise tabi ki Areva ve Rosatom bulunuyor.

Yeni tehdit, Rosatom!

Urenco hisselerinin en olası alıcısı Areva için çok da iyi bir zamanlama değil aslında. Finlandiya ve Çin’deki başarısızlıklardan sonra yeni yatırımlarda %34 oranında küçülme kararı alan şirket şimdilik somut adımlar atmadı.

Bu durum Rosatom için bir fırsat olabilir. Konferansta Rusya’daki Eco Defense’den arkadaşlarımız bize Rosatom’un büyüme kararı aldığını ve dünyanın farklı bölgelerinde alımlara gittiğini anlattı. Urenco’nun alımı konusunda 2015 sonrasında uranyum arzında Rosatom’un sıkıntı yaşayacak olması da önemli bir motivasyon kaynağı olabilir.

Büyüme planları doğrultusunda şirketin özelleştirilmesi de değerlendirilen seçenekler arasında.  Ancak ne olursa olsun Rosatom küresel düzeyde, nükleer tedarik zinciri içerisinde, yeni bir aktör olmakta kararlı.

Rosatom’un en çok önem verdiği projelerden bir tanesi de Akkuyu. Akkuyu projesini yeni siparişler için bir vitrin olarak gören şirket, Rus dostlarımıza göre, finansmanı da doğrudan devletin kasasından sağlayacak.

Bütün bu bilgiler ışığında –hele bir de hükümetin tutumunu hesaba katarsak- sadece Türkiye içerisinde yürütülecek nükleer karşıtı bir mücadelenin başarıya ulaşması oldukça zor görünüyor. Uluslararası mücadele ile bağlar kurmak, birlikte projeler geliştirmek artık bir seçenekten çok zorunluluk.

 

Korol Diker

 

Korol Diker

https://twitter.com/#!/koroldiker

Shanks artık asla yalnız yürümeyecek

0

Liverpoll FC, kendi sahası Anfield Road’da karşı karşıya geldiği Tothenam Hotspur maçında sahaya dalarak tüm dünyanın ilgisini bir anda kendi üzerine çeken Anfield kedisini kadrosuna katma kararı aldı. Anfield kedisinin yeşil sahalardaki gösterisine buradan göz atabilirsiniz.

6 Şubat’ta oynanan Liverpool-Tottenham maçında sahaya dalan kediden maçtan sonra haber alınamamıştı. Adına açılan Twitter hesabı 55 bin kişi toplayan, görüntüleri dünya çapında popüler olan Anfield kedisi izini kaybettirmişti.

Liverpool’daki bir hayvan barınağı, geçenlerde kedi ile ilgili bir telefon aldı ve harekete geçti. Kediyi bulan kuruluş, hemen tedavisine başladı.

Genel olarak sağlıklı olduğu belirtilen kedi, Freshfield’daki barınakta geçici olarak koruma altına alındı. Anfield Kedisi ile yakından ilgilenen Katherine Gibbs, “Saldırgan bir kedi değil,gerçek bir centilmen” ifadelerini kullandı.

Taraftarlar tarafından ilk başlarda “Kenny” olarak çağrılan kediye bir diğer Liverpool efsanesi Bill Shankly’den ilham alarak “Shanks” ismi verildi.

(eurosport)

Şike operasyonunda kritik gün

3 Temmuz’dan bu yana Türk futbolunu derin bir kaosa sokan şike operasyonunda bugün kritik bir dönemece giriliyor. Aylar süren bekleyişin ardından futbol tarihimizin en büyük davası bugün başlıyor.

2011’in yaz aylarının önceki yıllardan farkı yoktu. Futbol kamuoyunun gündemi takımların yeni sezona yönelik yapacağı transferlerdi. Ancak takvim yaprakları 3 Temmuz’a çevrildiğinde Türkiye bambaşka bir sabaha uyandı.

İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan şike ve teşvik iddialarına yönelik soruşturma Türk futbolunda dengeleri derinden sarstı. Başkanlar, yöneticiler, futbolcular ve teknik adamları kapsayan ve dalgalar halinde gelen gelişmelerin neticesinde toplam 31 kişi tutuklandı.

Soruşturmanın adli boyutunun yanı sıra, gözlerin çevrildiği diğer nokta Futbol Federasyonu’ydu. henüz 4 günlük yeni federasyonun bu yöndeki ilk icraatı önce Süper Kupa maçını, ardından liglerin başlama tarihini ertelemek oldu.

Yeni başkan Mehmet Ali Aydınlar, zorlu sürecin ilk günlerinde karar için etik kurulu raporunu bekleyeceklerini açıklamıştı. kozmik odadan çıkan karar 15 Ağustos’ta kamuoyuyla paylaşıldı. Federasyon iddianameyi ve savunmaların alınmasını bekleyecekti. Ancak soruşturmada adı geçenlerden 17’si tedbirli olmak üzere 52 kişi disiplin kuruluna sevk edildi.

Federasyon saha içinde kaybolan heyecanı play-off sistemiyle onarma yoluna gitse de akıllar daha çok saha dışı olaylarındaydı. Sancılı süreç 24 Ağustos’ta yeni bir boyut kazandı. Türkiye Futbol Federasyonu kura çekiminden 1 gün önce UEFA’nın talebiyle Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden men ettiğini açıkladı. Böylece şike soruşturmasının hukuki boyutu uluslararası arenaya taşındı. Sarı-lacivertli kulüp Futbol Federasyonu ve UEFA hakkında CAS’a dava açtı.

3 Aralık’ta beklenen iddianame açıklandı. Özel yetkili savcı Mehmet Berk’in hazırladığı 401 sayfalık iddianamede toplam 93 sanık için 9 ay ile 115 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezası isteniyordu. İstanbul 16. Ağır ceza mahkemesi iddianameyi kabul ederken, soruşturmanın başlamasına dayanak teşkil eden 6222 sayılı sporda şiddet ve düzensizliği önlenmesine dair kanun da değiştirildi. Şike suçuna verilecek hapis cezasını 5 ila 12 yıldan 1 ila 3 yıla indiren düzenleme meclisten geçti.

Yeni yasa tutukluluk hallerine yapılan itirazların sonuçlandırılmasına yol açtı. 12 Aralık’ta Serdal Adalı, Tayfur Havutçu, Abdurrahman Yakut, Ahmet Ateş, Ümit Karan, İbrahim Akın, İskender Alın ve Korcan Çelikay tahliye oldu.

İddianamenin açıklanmasıyla gözler yeniden federasyona çevrildi. Daha önce kararın sezon sonunda verileceğini açıklayan futbolun yönetim organı, savunmalar için harekete geçildiğini ve Etik Kurulu’nun yeni bir rapor hazırlayacağını duyurdu.

Yeni yılda sorunun çözümü için yeni girişimler başladı. Artık yeni formül Futbol Disiplin Talimatının 58. Maddesi’nin bir defaya mahsus olmak üzere uygulanmamasıydı. Futbol Federasyonu küme düşürülme yerine puan silme cezası uygulanması için UEFA’dan da onay almıştı. sorunun 26 Ocak’taki yapılan Genel Kurul’da çözüme kavuşturulacağı öngörülüyordu, ancak beklenen olmadı. Federasyonun önergesi oy çokluğuyla reddedildi. Üstelik genel kurul yeni bir sorun daha doğurdu. Özellikle Fenerbahçeli yöneticiler ve Kulüpler Birliği Başkanı Yıldırım Demirören’in güven tazeleme mesajları üzerine Mehmet Ali Aydınlar istifa sinyali verdi.

4 gün sonra toplanan yönetim kurulundan istifa çıkmadı. Federasyon açıklamasında, “Yoğun talepler ve ısrarlı telkinlerle birlikte, futbolun içinde bulunduğu kaosun derinleşmesini önlemek amacıyla göreve devam kararı alındı” deniliyordu.

Ancak aradan 24 saat geçmemişti ki; yorumcuların hakarete varan söylemlerini UEFA’dan gelen raporların kendisinden saklandığını ve tahammülünün kalmadığını öne süren Mehmet Ali Aydınlar istifa etti. Lutfi Arıboğan ve Göksel Gümüşdağ da başkanlarını yalnız bırakmadı.

Sportif cezalar konusundaki belirsizlik aylar süren çabalara rağmen bir türlü çözülemedi, sıra hukuki boyuta geldi. Artık  futbolun mahkeme günleri sahne alıyor. 93 sanıklı şike davası İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmayla başlıyor.

401 sayfalık iddianame TRT spikerleri tarafından okunacak. Duruşmanın ilk celselerinde iddianamenin okunmasını bekleyecek olan mahkeme heyeti, daha sonra Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde yargılamaya devam edecek.

Biletix’ten Grup Yorum’a veto!

Biletix, Grup Yorum’un konser biletlerini, “terör örgütüne yardım” gerekçesiyle, satmama kararı aldı. On binleri bulan konsere imza atan Grup Yorum üyeleri, sadece bilet satışlarıyla değil birçok engellemeyle karşılaştıklarını belirttiler.

Biletix, Grup Yorum’un konser biletlerini, “terör örgütüne yardım gidiyor” gerekçesiyle satmama kararı aldı. Geçtiğimiz hafta Bursa’da yapılacak konser öncesi Biletix’le görüşme yapan Grup Yorum’un organizatörlerine, Biletix yetkilileri, “Biletix’in kararı var. Grup Yorum biletleri ile örgüte yardım yapılıyor, satamayız” diyerek taleplerini geri çevirdi. Sözlü ifade karşısında evrak talep eden grubun organizatörlerine herhangi yazılı bir belge de verilmedi.

Kocaeli’nde de konser yeri değiştirildi
Kocaeli’nde de konser verecek olan Grup Yorum üyelerine bir engelleme de Kocaeli Valiliği’nden geldi. Kocaeli’nde Sabancı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceği kesinleşen konseri engelleyen valilik yetkilileri, konserin Halk Eğitim Merkezi’nde yapılmasını kararlaştırdılar.

“Sadece bilet yasaklama değil, konserler engelleniyor”

Konuya ilişkin Grup Yorum üyesi Cihan Keşkek, “Eskiden konserler yasaklanırdı, albüm toplatma vardı, şimdi bilet satışı, konser kaygısıyla ikna edilmeye çalışılıyoruz” dedi. Biletix’in engellediği bilet satışlarına ilişkin Keşkek, henüz yazılı bir bilgilendirme yapılmadığını ve organizasyon firmasından bilgi beklediklerini ifade etti. Sadece bilet yasaklamayla değil, konserlerin engellendiği ve Grup Yorum’un şarkılarının olmadık yerlerde kullanıldığına dikkat çeken Keşkek, “BBP’nin propagandasında da Grup Yorum çalıyor. Şarkılarımız olmayacak yerde çalınmaya başladı, reklamlarda da kullanılıyor. Bunlara ilişkin köklü çalışma yapacağız. Tüm bu konuları işleyeceğiz” dedi. Konu hakkında bilgi almak istediğimiz Biletix yetkilileri ise henüz bir açıklama yapmadı.

Konser bileti satanlara hapis cezası verilmişti

Geçtiğimiz haftalarda Malatya’da Grup Yorum bileti satmak gerekçesiyle “terör suçu” kapsamında 6 üniversite öğrencisi 1 ile 13 yıl arasında ceza aldı.

BİLETİX’TEN AÇIKLAMA
Biletix yönetimi ise konuyla ilgili bir açıklama yaparak, ambargo haberlerinin doğru olmadığını söyledi. Grup Yorum’un biletlerinin satışı konusunda hukuki inceleme yapıldığı doğrulanan açıklamada şu ayrıntılar verildi:

Düzenlenmesi planlanan Grup Yorum konseri biletlerinin tarafımızca satışının engellendiğini içeren haberler ve sosyal medyada bu yönde başlatılan boykot kampanyasını üzülerek takip etmekteyiz.

Grup Yorum konser biletlerinin satışına ambargo koyduğumuza yönelik açıklama ve yorumlar, hiç bir doğruluk payı içermemektedir. 9 Şubat 2012 tarihinde firmamıza gelen bu satış talebini değerlendirmeye alarak, konuyla ilgili çalışmalarımıza başlamış bulunmaktayız.

Konunun hassasiyeti göz önünde bulundurularak, basına da yansımış olan yargı kararının içeriğinin anlaşılması ve şirketimizin faaliyetlerine olan etkisini netleştirmek amacıyla, başvurumuza parallel olarak firmamız avukatları çalışmalarına başlamışlardır. Satışın önünde hukuki bir engel olup olmadığının netleşmesinin ardından, her ticari işletme gibi organizasyon ile ilgili son kararımızı alarak uygulamaya koyacağız.

AKP’den eylemlere katılacak kişi sayısına sınırlama

Karabük Valiliği, ilde yapılan basın açıklamalarında katılım sayısına keyfi biçimde sınır koydu.

Genelgeye göre, basın açıklaması ve eylemlere katılım sayısının, düzenleyen kurumun yönetici sayısından beş katı geçmeyecek. Bazı noktalara da eylem yasağı getirildi.

Karabük Valiliği, şehirde düzenlenen eylem, basın açıklaması ve stand çalışmalarına ilginç bir sınırlama getirdi. Valilik, kentin 6 ayrı noktasında basın açıklaması yapmaya ve stand açmaya getirdiği yasağın yanı sıra eyleme katılacak kişi sayısına da keyfi biçimde sınırladı. Ayrıca bahsi geçen çalışmaların 1 saati geçmemesi öngörüldü.

Az kişi olsun ki marjinal görünsün!

Ocak 2012 tarihli Valilik genelgesinde, daha önce duyulmamış ve herhangi bir hukuki karşılığı olmayan bir şekilde eylemlere katılacak kişi sayısına sınırlama getirildi. Genelgede “Anayasanın 26. Maddesinde ifade edilen düşünce ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakkı çerçevesinde, tüzel kişiler için yönetim ve denetim organlarının asil ve yedek üye tam sayılarının beş katını, gerçek kişiler için ise 5253 sayılı Dernekler Kanununda yönetim ve denetim organlarında ön görülen asil ve yedek üye tam sayısının beş katını aşmayacak sayıda insanın katılımıyla eylem yapılabilir” ifadeleri yer alıyor.

Genelgede bir eylemin şartları ise, “Açık havada toplu veya ferdi olarak araç trafiğini engellemeden, çevreye zarar vermeden, günlük hayatın doğal seyrini önemli ölçüde kesintiye uğratmadan ve şiddete başvurulmadan, konusu suç teşkil etmemek koşulu ve megafon veya sınırlı alanda ses duyulmasını sağlayan cihazlar ile (1) saati geçmemek üzere kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması kaydıyla, hukuka uygun olarak yapılabilir” ifadeleriyle anlatılıyor.

Valilik genelgesi İçişleri Bakanlığı’nın 2004 yılına ait genelgesine dayanıyor
Karabük Valiliği, bu keyfi sınırlamayı İçişleri Bakanlığı’nın 2004/100 sayılı genelgesine dayandırdı. AKP’li Abdülkadir Aksu’nun görevde olduğu 2004 yılında Bakanlık böyle bir genelge çıkarmış bulunuyor. Bu genelge o tarihte kamuoyuna oldukça sınırlı biçimde yansımıştı.

Karabük’te her önemli nokta yasaklandı
Bir diğer yasaklama ise Karabük’te tüm önemli noktaların eylem yasağına uğraması oluyor. “Karabük Valiliği, Adliye Binası ve iki bina arasında kalan yolda, ilimizdeki sağlık kuruluşlarının binaları, müştemilatı ve bahçelerinde, eğitim faaliyeti yürütülen okullar, eklentileri ve bahçelerinde, İl merkezinde trafiği aksatacak şekilde kavşak ve yollarda, Karabük Üniversitesi girişi ve yol üzerinde, Kardemir A.Ş yerleşkesi dışı ile Demir Çelik Kavşağı arasında kalan alanda, basın açıklaması, üye yapma ve imza standı açılması eylemlerinde bulunulamaz” şeklinde sıralanan yasaklamayla kentte adeta siyasi parti ve kitle örgütlerine, toplumsal tepki yansıtılacak herhangi bir alanın bırakılmadığı görülüyor.

(sol.org.tr)

Foto Galeri: Taksim bizim!

Fotoğraflar: Betül Tanbay

Peru’daki Aydınlık Yol örgütünün lideri yakalandı

0

Peru’daki Aydınlık Yol örgütünün lideri Artemio, ağır yaralı olarak yakalandı.

Peru Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, sağ kolu kopmuş, göğsünden ve bacağından yaralı halde bulunan Artemio’nun tedavisine başlandığı belirtildi. Asıl adı Florindo Jose Flores olan Artemio’nun ayrıca hükümet güçleriyle çıkan çatışmada yaralandığı ifade edildi. Amerika Birleşik Devletleri, Artemio’nun başına 5 milyon dolar ödül koymuştu.

Artemio’nun yakalanması, Peru Devlet Başkanı Ollanta Humala açısındanda büyük bir zafer niteliğinde.

Ülkede Maocu bir düzen kurmak amacıyla, silahlı bir mücadele yürütmek için 1970’lerde kurulan örgütün en güçlü dönemi 1980’lerdi. 1980 ile 1992 arasında Peru güvenlik güçleriyle Aydınlık Yol gerillaları arasında yaşanan çatışmalarda 70 bine yakın kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor.

Örgütün kurucusu Abimael Guzman 1992 yılında yakalanmış ve ömür boyu hapis cezasına mahkûm edilmişti.

Yunan halkının tepkisi dinmiyor

0

Yunanistan 130 milyar Euroluk ikinci yardım paketine onay alabilmek için Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından dayatılan tasarruf önlemlerini parlamentoda onayladı. Acı reçetenin oylanması sırasında meclis binası önünde başlayan gösteriler Atina sokaklarında artamn şiddetiyle yayıldı. Özellikle 200 kişilik anarşist grup gösterilerin dağılmasından sonra polisle çatıştı. Polis raporlarına göre 150 mağaza talan edildi, 48 binada yangın çıktı. 68’i polis 100 kişi yaralanırken 130 kişi de gözaltına alındı. Ülkenin tanınmış sanatçılarından Mikis Theodorakis’in de atılan molotof kokteyliyle yaralandığı iddia ediliyor.

Olaylar Selanik, Korfu ve Girit’e de sıçradı.

Halkın tepkisi kolay yatışacağa benzemiyor:

“Yapılanlar az bile. Benim gibi aptallar o gösterilere katılmadı.Parlamento yıkılmalıydı. Çünkü onlar ihanet etti. Hain olmayan bir tanesini söyler misiniz.”

Kimileriyse toz duman arasında umudunu korumaya çalışıyor:

“Olanlar çok üzücü ve bu halkın hatası değil. (Meclis binasını işaret ederek) Oradakilerin hatası. Güzel günler göreceğimize inandık ve ben hala inanıyorum.”

Halkta tepkiyi büyüten tasarı parlamentoda yaklaşık 10 saat süren tartışmaların ardından koalisyon liderlerinin uzlaşması sonucu 300 üyeden 200’ünün oyuyla çıktı. Hükümet sıralarındaki yaklaşık 43 milletvekilininse “evet” oyu kullanmadığı görüldü.

Onaylanan önlemlere göre kamuda 15 bin kişinin işine son verilmesi bekleniyor. Ayrıca vergiler arttırılırken, emekli maaşlarındaysa kesintiye gidilecek.

Yaklaşık 3,5 milyar Euro tasarruf sağlayan tasarı Yunanistan için hayati konumdaydı. Ülkenin iflas açıklamaması için 20 Marttan önce 14,5 milyar Euroluk kaynak ortaya koyması gerekiyordu.

Aziz Yıldırım Silivri’de

0
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve şike davasının 23 tutuklu sanığı, yarın yapılacak duruşma için Silivri Cezaevine nakledildi.
Sanıklar, şike davasının süreceği 4 gün boyunca Silivri Cezaevi’nde kalacaklar. Cuma akşamı da yeniden Metris Cezaevine nakledilecekler. Öte yandan, Aziz Yıldırım’ın, avukatları ile görüşme yapmasına izin verilmedi..”Futbolda şike” iddialarına ilişkin Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 23’ü tutuklu 93 sanık yarın ilk kez hakim karşısına çıkacak.
FENERBAHÇELİLER, AZİZ YILDIRIM’I YALNIZ BIRAKMAYACAK

Fenerbahçeli taraftarlar, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Şike Davası kapsamında hakim karşısına çıkacak olan tutuklu sanık Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’a destek vermek için Silivri Cezaevi önünde hazırlıklara başladı.

Fenerbahçeli taraftarlar davanın görüleceği Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nin yanındaki büyük salonun karşısında bulunan tel örgülere panktlar astı. Pankartlarda ‘Fenerbahçeme dokunma”, “Sana söz yine baharlar gelecek”, “Kırılsada kanadımız, asiye çıksada adımız, duyan duysun bilen bilen bilsin böyledir bizim sevdamız” yazılı pankartların olduğu görüldü.

“BİZ SEVGİLİMİZE GELECEĞİZ YARIN”

Fenerbahçeliler Derneği Başkanı İlyas Bulcay, “Davanın 14 Şubata denk gelmesi bizim için özel bir anlam ifade ediyor. Biz sevgilimize geleceğiz yarın. Burada yarın Fenerbahçe taraftarları olacak. Fenerbahçenin başkanı, yöneticileri ve idarecileri yargılanıyorlar.

Biz başından itibaren onların suçsuz olduğuna yürekten inanıyoruz. Sonunda aklanacaklarını biliyoruz” dedi. İlyas Bulcak yarın Türkiye’nin dört bir yanından ve İstanbul’dan Fenerbahçeli taraftarların Silivri’ye geleceğini belirterek, bazı taraftaların kendi özel araçlarıyla geleceğini ifade etti. İlyas Bulcay yarın havanın yağışlı olacağı için taraftarlar için bir çadır kurduklarını belirterek, “Yarın saat 05.30’da Salı Pazarı’ndan konvoy halinde hareket edeceğiz ve buraya kadar geleceğiz. Derneğimiz ücretsiz olarak otobüslerde temin ettiler, herkes katılabilir. Buradaki amaç tutuklu yargılanan yöneticilerimize manevi bir destek vermek” diye konuştu.

“FENERBAHÇE AŞIĞIYIM”

Sanıkları getiren cezaevi araçlarına ambulans ve jandarma ekipleri eşlik etti…

Muğla’dan geldiğini söyleyen Fenerbahçeli bir taraftar da, “Fenerbahçe aşığıyım. Neden aşığım Fenerbahçe’ye; Fenerbahçe stadının içinde sünnet oldum. Bizim bu başkanımıza yapılan haksızlığa karşı destek vermek için, kalktık Muğla’dan buraya geldik” dedi.

“BAŞKANIMIZI VE YÖNETİCİLERİMİZİ SATMADIK”

Fenerbahçe formasını giyerek Silivri Cezaevi önüne gelen Ali Çelik de, “3 Temmuzdan beri büyük bir direniş gösteriyoruz biz. Kamuoyunda yaratılan bütün algılara rağmen başkanımızı ve yöneticilerimizi satmadık bugüne kadar. Sadece adil yargılama için mücadele ettik. Başkanımızı ve yönetcilerimiz bu duruşmadan alınların akıyla çıkacak ve haklı olduğumuzu tüm Türkiye’ye ispat edeceğiz ” şeklinde konuştu.

DAVAYA BAKACAK OLAN HEYET SİLİVRİ’YE GELDİ

Bu arada Şike Davası’na bakacak olan 16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Ekinci ile birlikte üye hakimlerin sabah saatlerinde gelerek duruşma salonunu incelediği ve yetkililerden bilgi aldığı öğrenildi. Heyetin sabah saatlerinde İnternet Andıcı Davası’na bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkan ve üyeleriyle birlikte konvoy eşliğinde Silivri’ye geldikleri öğrenildi. Başkan Ekinci duruşma salonu içi ve dışındaki alanın güvenliğinden sorumlu Jandarma yetkilileriye alınan güvenlik önlemleri hakkında bilgi aldı.

16 ilde ‘KCK’ baskını: 140’ı aşkın gözaltı

İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nca “KCK” adı altında Ankara, İstanbul, İzmir, Van, Diyarbakır, Batman ve Muş’un da aralarında bulunduğu birçok ilde Kürt siyasetçileri, sendikalar ve gazetecilere yönelik başlatılan operasyonda birçok adrese baskın yapıldı. Baskınlarda 140’ı aşkın kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

İSTANBUL’DA 40’A YAKIN GÖZALTI

İstanbul’da Bakırköy, Güngören, Şirinevler, Esenler, Küçükçekmece, Esenyurt, Beyoğlu ilçelerinin yanı sıra Kocaeli’nin Çayırova Beldesi’nde birçok eve baskın düzenlendi.

Alınan bilgilere göre şu ana kadar İstanbul’da gözaltına alınanların isimleri şunlar: Cihan Can, DİHA eski çalışanı ve sinemacı Mizgin Müjde Arslan, Haşim Timurtaş, BDP yöneticisi Ezine Dal, BDP üyesi Esin Ceylan, BDP Bakırköy İlçe Eşbaşkanı Filiz Yılmaz Canpolat, BDP Bakırköy ilçe yöneticisi Sevgi Kılıç, BDP üyesi Murat Aktaşçı, BDP üyesi Mehmet Şerif Doğala, Derviş Arvas, BDP üyesi Tayfur Turgut.

Aynı operasyonda Özcan Soysal’ın Kocaeli Çayırova’da gözaltına alındığı bildirilirken, fotoğrafçı Mehmet Özer’in de Ankara’daki evinde gözaltına alındığı öğrenildi.

Yine Mimar olan Van Belediyesi meclis üyesi İdris Canbay’ın da İstanbul Feriköy’de misafirlikte bulunduğu eve düzenlenen baskın sonucu gözaltına alındığı bildirildi. Canbay’ın Van’da bulunan evinin ise sabah saatlerinde polisler tarafından basılarak, arama yapıldığı kaydedildi.

İstanbul’daki gözaltı sayısının 40’a yakın kişi olduğu belirtiliyor.

ANKARA

Ankara polisi tarafından “KCK” operasyonları kapsamında baskın düzenlenen KESK, SES ve Tüm Bel-Sen genel merkezlerinde aramalar sona ererken, operasyonun sendikalarda çalışan kadınlara yönelik olduğu öğrenildi.

Operasyon listesinde 15 kadının ismi yer alırken şimdiye kadar KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, Eğitim Sen 1 Nolu Şube üyesi Hatice Kahraman, SES Ankara Şube Kadın Sekreteri Nurşat Yeşil, KESK eski yöneticisi Belkıs Yurtsever, SES İşyeri Temsilcisi Özden Özmen gözaltına alındı. Tüm Bel-Sen Kadın Sekreteri Güler Elveren ise sendika genel merkezinden polisler tarafından çıkarılırken “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganı attı.

Aramalar sona ererken aramalarda çok sayıda bilgisayar hardiski kopyalandı, dokümanlara ve kitaplara da el konuldu. Aramalar sırasında polisin odaları dağıtması üzerine yer yer sendikacılar ile polis arasında tartışmalar yaşandı. Öte yandan operasyonun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 yıl önce tutuklanan SES eski Ankara Şube Kadın Sekreteri Seher Tümer’in bilgisayarından çıkan veriler kapsamında 3 yıllık bir takibin sonrasında yapıldığı öğrenildi.

15 KADIN GÖZALTINA ALINDI

Operasyon kapsamında gözaltına alınanların isimleri ise şöyle: SES İşyeri Temsilcisi Özden Özmen, KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreteri Songül Morsümbül, Eğitim Sen 1 Nolu Şube üyesi Hatice Beydilli, SES Ankara Şube Kadın Sekreteri Nurşat Yeşil, KESK eski yöneticisi Belkıs Yurtsever, Tüm Bel Sen Kadın Sekreteri Güler Elveren, SES Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun, Eğitim Sen 1 Nolu Şube Evrim Oğraş, SES Ankara Şube Yöneticisi Hülya Mendilligil, Eğitim Sen Ankara Şube üyesi Nezahat Aslan, Eğitim Sen Ankara Şube Üyesi Meral Hız, SES Ankara Şube Üyesi Nürşat Yeşil, Eğitim Sen 2 Nolu Şube Kadın Sekreteri Güldane Erdoğan, Eğitim Sen Ankara 2 Nolu Şube üyesi Leman Kiraz”

Tüm Bel-Sen Genel Merkezi önünde operasyonlara yönelik tepkilerinin dillendiren Tüm Bel-Sen üyelerinden 2 Nolu Şube Yöneticisi Yılmaz Yıldırımcı, sendikal mücadele veren arkadaşlarının gözaltına alınmasını eleştirerek, “Hedefte yine kadınlar var. Bu ülkede hiçbir şeyi sorgulamaya gerek yok. Kadınlardan ve onların mücadelesinden korktukları için gözaltına alıyorlar” dedi. Tüm Bel-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Satı Burunucuçalı ise, Cuma günü 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için büyük bir eylemlilik planı hazırladıklarının ve açıkladıklarını belirterek, “Bu operasyon aynı zamanda kadınların sesini kısmaya, 8 Mart’ta alanlarda olmalarını engellemeye yöneliktir” dedi.

SES: BU AÇIK BİR FAŞİZMDİR

SES Genel Başkanı Çetin Erdolu, KESK ve KESK’e bağlı sendikalarda çalışan kadınlara yapılan baskınlara dair yaptığı açıklamada kamu emekçilerinin sindirilmeye çalışıldığını belirtti. AKP’nin kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef tahtasına oturttuğunu belirten Erdolu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi emekçi kadınlara dönük yapılan bu baskınların kadınların mücadelesini sindirme amaçlı olduğunu ifade etti. Sağlık emekçilerinin hakkını savunan, yıllardır beraber çalıştıkları 4 arkadaşlarının gözaltına alındığını ifade eden Erdolu, eski SES Başkanı şimdiki SES Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun’un da bu arkadaşlarının arasında olduğunu söyledi. Erdolu, “Biz korkmuyoruz. Bu açık bir faşizmdir. Ancak faşizme karşı mücadele yöntemleri de bellidir. Ve biz bunu çok iyi biliyoruz” dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın üç yıl önce gözaltına alınarak tutuklanan eski SES Ankara Şube Sekreteri Seher Tümer’in bilgisayarından çıkan dokümanlar gerekçesiyle yapıldığının iddia edildiğini belirten Erdolu, bunların hepsinin bahane olduğunu amacın kamu emekçilerinin mücadelesini kırmak yok etmek olduğunun altını çizdi.

KESK’TEN İLK AÇIKLAMA

KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul, KESK, SES ve Tüm Bel-Sen genel merkezlerine yönelik yapılan baskınlara ilişkin KESK genel merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Tombul, KESK ve KESK’e bağlı kadın sekreterleri ile KESK’e bağlı bazı kadın üyelerine yönelik gözaltı kararı çıktığını söyledi. Kadın sekreterlerinin evlerinde aramalar yapıldığını ve kadınların çoğunun gözaltına alındığını ifade eden Tombul, operasyonların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili bir eylem planı açıkladıklarını hem bu eylemi etkinsizleştirmek hem de MİT-Emniyet çatışmasının yönünü değiştirmek için yapıldığını dile getirdi. 6 Kadın sekreterinin gözaltına alındığını vurgulayan Tombul, bu sayının yükselip yükselmeyeceğini henüz bilmediklerini kaydetti. Tombul, gözaltılar ile ilgili kapsamlı basın açıklamasını ise 12.30’da Kızılay Yüksel Caddesi’nde yapacaklarını söyledi.

İZMİR

İzmir’de bu sabah eş zamanlı operasyon başlatıldı. Operasyonda, yapılan baskınlarda 10 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltına alınanlar İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Polisin bazı adreslerdeki aramalarının devam ettiği, gözaltı sayısının artabileceği belirtildi.

BATMAN

Batman merkez ve ilçelerinde sabah erken saatlerde birçok eve eş zamanlı baskın düzenlendi. Düzenlenen baskınlarda aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı belirtilirken, baskınların “KCK” operasyonu kapsamında olduğu belirtildi. Batman Valiliği tarafından yapılan açıklamada, gözaltını sayısının 24 olduğu belirtilirken, baskınların “KCK” operasyonu kapsamında yapıldığı kaydedildi. Düzenlenen Baskınlarda gözaltına alınanlardan isimleri öğrenilenler şöyle: Hasan Varol, Hamza Gök, Murat Teymur, Hamza Timurtaş, İzzet Aslan, Derviş Aydın, Kozluk İlçesi’nde Ali Topti, Seyithan Topti, BDP Kozluk İlçe Yönetisici Dilek Arzık. Bağlar Mahallesi Özgür Yurttaş Derneği’nin de polisler tarafından basıldığı öğrenildi. Gözaltına alınanlar içinde çocukların da olduğu belirtilirken, gözaltına alınanların Diyarbakır’a götürüleceği kaydedildi.

ADANA

Adana’nın Seyhan İlçesi’ne bağlı Küçükdikili, Kavaklı ve Çınarlı mahallelerinde sabaha doğru saat 4 sularında polis özel harekat polisleri ve jandarma tarafından bir çok eve baskın yapıldı. Aramalar sonrası BDP Küçükdikili Temsilcisi Abdurrahman Aslan, Murat Eye, Şemsettin Eye ve Şefik Şahin adlı kişiler gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar sağlık kontrolünden sonra Seyhan İlçe Jandarma Karakolu’na götürüldü.

MARDİN

Mardin’in Derik İlçesi’nde sabah erken saatlerde birçok eve eş zamanlı baskın düzenlendi. İHD Derik Temsilcisi Abdurrahman Kızılay’ın Kale Mahallesi’ndeki evine de baskın düzenlenirken, evde yapılan aramanın ardından Kızılay gözaltına alınarak İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Düzenlenen baskında ayrıca Serdar Özcan adlı yurttaşın da gözaltına alındığı belirtildi.

VAN

Van Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerin sabah saatlerinde birçok eve eş zamanlı baskın düzenledi. Evlerin didik arandığı baskınlarda gözaltına alınanların sayısı 8’e çıktı. Gözaltına alınan Van Belediye Başkan Yardımcısı Gülbahar Orhan, Gürpınar Tarım İl Müdürü ve Van Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Necip Altunli, üniversite öğrencisi Heliz Alpaslan ile Orhan Sarıhan, Tayfur Tekçe, Sinan Aygün, Adnan Sarı, Engin Kaya, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

ERZURUM

Erzurum’un Karayazı İlçesi’nde yapılan ev baskınında Yunus Kamış gözaltına alındı. Kamış’ın İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.

HAKKARİ

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde İlçe Tarım Müdürlüğü Lojmanları’na düzenlenen baskına ilişkin Şehristan Kutluk adlı kadın gözaltına alındı. Kutluk’un Van Cumhuriyet Savcısı’nın talimatıyla gözaltına alındığı öğrenildi. İlçe genelinde düzenlenen ev baskınlarında 20’ye yakın ev aranırken, baskınlar sonucu Emin Yaşar isimli genç gözaltına alındı. Aynı saatlerde Hakkari merkez de ise düzenlenen baskınlarda 6 kişi gözaltına alındı.

MUŞ

Muş’un Bulanık İlçesi’ne bağlı Erentepe (Liz) Belede Belediye Başkanı Mehmet Yaşık’ın evine sabah saatlerinde düzenlenen baskın son buldu. Asker ve polislerin evdeki araması üç saat sürdü. Aramadan sonra bilgisayar harddiski, CD ve telefona el konulurken, Belediye Başkanın kızı Dilek Yaşık gözaltına alındı. Aynı saatlerde Dilek Yaşık’ın Günbatmaz (Adgon) Köyü’nde öğretmenlik yapan arkadaşı Yasin Yılmaz’ın evine de baskın yapılarak ev arandı.

DİYARBAKIR

Diyarbakır’da bu sabah evlere yapılan baskınlarda aralarından Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri İsmet Mikailoğulları’nın da aralarında bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen 9 kişinin İstanbul’a götürülmesi bekleniyor.

ŞIRNAK

Şırnak’ın Uludere İlçesi’ne bağlı Güneş Mahallesi’nde sabah saatlerinde bir eve yapılan operasyonda Hamit Altürk isimli bir yurttaş gözaltına alındı.

URFA

Ufa ve Suruç’ta sabah saatlerinde 3 adrese baskın düzenlendi. Baskın 3 kişi gözaltına aldı.

ANTEP

Antep’te birçok adrese sabahın erken saatlerinde baskın düzenlendi. Operasyonda 10 kişi gözaltına alınırken, ev aramalarında bilgisayar hard disklerine de el konuldu.

(evrensel)