Ana Sayfa Blog Sayfa 3570

Paris’te yedi ayrı noktaya eş zamanlı terör saldırısı: 150 ölü

Paris’in doğusunda bir restoranda ve bir konser salonunda iki ayrı silahlı saldırı gerçekleşti. Ayrıca Fransa-Almanya dostluk maçının oynanmakta olduğu Stade de France’ın yakınlarında iki ayrı patlama meydana geldi. Resmi olmayan bilgilere göre en az 140 kişi hayatını kaybetti. Ayrıca Bataclan konser salonunda rehine krizi yaşandı. Polis konser salonuna baskın düzenleyerek üç saldırganı öldürdü. Rehin alınan 100 kişinin de hayatını kaybettiği belirtildi. Ancak Paris Belediye Başkan Yardımcısı Bataclan Konser Salonu’nda en az 118 kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Polis tüm Paris halkına gerekli olmadıkça sokağa çıkmama uyarısında bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da ‘olağanüstü hal ilan edildiğini ve sınırların kapatıldığını’ duyurdu.

59

Paris’in doğusunda bir restoranda ve bir konser salonunda iki ayrı silahlı saldırı gerçekleşti.

Paris’in 10. bölgesinde yer alan Le Petit Cambodge adlı restorana dışarıdan ateş açıldı. Polisin olay yerine ulaştığı ve çatışmada çok sayıda ölü ve yaralı olduğu bildirildi.

Restorandaki saldırıyla yaklaşık aynı zamanda yine Paris’in doğusunda 11. bölgede yer alan Bataclan adlı konser salonunda da ateş açıldığı kaydedildi. Fransız haber kanalı iTele’ye göre konser salonunda ateş açan iki kişi halen polis tarafından aranıyor.

Polis güvenlik nedeniyle çevredeki restoranları boşalttı.

Gelen ilk bilgilere göre saat 21:00 sularında Fontaine au Roi, Charonne caddeleri ve Bataclan konser salonunda meydana gelen silahlı saldırılarda en az 60 kişi öldü.

REHİN ALINAN 100 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

60

Bataclan Konser Salonu’nda en az 100 kişi rehin alındı. konser salonunda ABD’li bir Rock grubunun konseri vardı. İlerleyen saatlerde polis konser salonuna baskın düzenleyerek üç teröristi etkisiz hale getirdi. Operasyon sona erdi ancak konser salonundaki 100 kişinin öldüğü aktarıldı. Paris Belediye Başkan Yardımcısı ise Bataclan Konser Salonu’nda en az 118 kişi öldürüldüğünü duyurdu.

‘STADE DE FRANCE YAKINLARINDA İKİ PATLAMA’

62

Stade de France yakınlarında da 2 intihar, bir bombalı saldırının meydana geldiği aktarıldı. Patlamanın olduğu sırada Fransa ile Almanya arasında oynanan Euro 2016 hazırlık maçının oynandığı Stade de France’de Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da bulunuyordu. Hollande özel ekiplerce stattan uzaklaştırıldı.

Fransa ile Almanya arasında oynanan Euro 2016 hazırlık maçının oynandığı Stade de France’ın hemen yakınında da patlama olması nedeniyle maça gelen taraftarlar statta tutulurken, Paris sokaklarında adeta sıkıyönetim uygulandı.

Fransa Futbol Federasyonu Başkanı Noel Le Graet, Fransa ile Almanya arasındaki hazırlık maçının oynandığı sırada Stade de France’ın girişinde gerçekleşen patlamada 3 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

 ‘SOKAĞA ÇIKMAYIN’ UYARISI

61

Fransız polisi saldırıların ardından güvenlik önlemlerine ilişkin uyarılarda bulundu. Polis tüm Fransa halkına gerekli olmadıkça sokağa çıkmayın uyarısında bulundu. Tüm okullar ve üniversitelerin de yarın kapatıldığı duyuruldu. Ayrıca 5 metro hattı da kapatıldı.

DÜNYADAN İLK TEPKİLER 

63

İngiltere Başbakanı David Cameron, Paris’te meydana gelen saldırılarla sarsıldığını belirterek, “Yardım için elimizden geleni yapacağız” dedi.

Paris’te bu akşam yaşanan saldırılara, İngiltere’de Başbakan David Cameron, Dışişleri Bakanı Philip Hammond ve ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, Twitter aracılığıyla tepki gösterdi.

Cameron Twitter hesabından, “Paris’te bu gece meydana gelen olaylarla sarsıldım. Düşüncelerimiz ve dualarımız Fransız halkıyla. Yardım için elimizden geleni yapacağız” mesajını paylaştı.

Almanya Başbakanı Angela Merkel yaşanan saldırıların ardından ‘şoktayız’ ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa’nın başkenti Paris’te yaşanan silahlı ve bombalı saldırılardan derin üzüntü duyduğunu bildirdi.

 

(Hürriyet)

Trafik mağdurları bu Pazar, İstanbul ve Ankara’da anılacak

Dünya Trafik Mağdurlarını Anma Günü‘nde (WDR – World Day of Remembrance) her yıl olduğu gibi bu sene de Kasım ayının 3. Pazar günü olan 15 Kasım Pazar günü çeşitli etkinliklerle artık içinden çıkılamaz bir hale dönüştüğü izlenimini veren trafik çarpışmaları ile mücadeleye dair seçenekler sunulacak. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre dünyada her yıl 1 milyon 250 binin üzerinde insan trafik çarpışması sonucu hayatını kaybediyor .

57...

Dünya Trafik Mağdurları’nı Anma Günü, 1995’ten bu yana, Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu, (FEVR – Fédération Européenne des Victimes de la Route) çatısı altından buluşan Trafik Mağdurları için çalışan sivil toplum kuruluşları bu özel günü, trafik mağdurlarını anmak, toplum ve kamuoyu bilinci oluşturmak için yıllık bir anma günü haline getirdi.

57

1993 yılında İngiltere’de trafik mağdurları üzerine çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşu Road Peace (Yol Barışı) tarafından ilk adımı atılan Dünya Trafik Mağdurlarını Anma Günü, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından, 26 Ekim 2005 tarihinden itibaren Dünya Sağlık Örgütünün desteği tanındı ve dünya genelinde katılım sağlandı.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 15-19 yaş grubu gençlerin ölüm nedenleri arasında trafik çarpışmaları 1. Sırada yer alıyor. 10-14 ve 20-24 yaş grupları ölüm nedenleri arasında ise 2. Sırada yer alıyor.

Trafik çarpışmaları tüm dünya ülkelerinin ortak sorunu. Karayolu, ölümleri ve yaralanmaları, aynı terör, salgın hastalıklarla mücadele gibi dünyanın en büyük halk sağlığı sorunlarından birisi. Trafik çarpışmalarının büyük bir kısmı önlenebilir, öngörülebilir olaylardır. Trafik Çarpışmaları ile mücadele, karayolu ölüm ve yaralanmalarının azalması için acil önlemlerin alınması, sadece bir günlük anma ile değil, her gün bu konuda devlet tarafından iyileştirmeler yapılarak, ölüm ve yaralanmaların azaltılmasıyla mümkün olabilir. Umudumuz, yol tehlikelerinin; karayolu ölüm ve yaralanmalarının azaltılarak, önlenebilir ve öngörülebilir trafik çarpışmalarının azalarak, gelecekte daha az yol kurbanlarının olmasıdır.

Türkiye’de etkinlikler İstanbul ve Ankara’da

Suat Ayöz Trafik Mağdurları Derneği Başkanı Yeşim Ayöz, EMBARQ Turkiye’nin Yol Güvenliği Konferansı’nda durumu Trafik Mağdurları penceresinden ele almıştı

FEVR’i Türkiye’de temsil eden Suat Ayöz Trafik Mağdurları Derneği, bu sene Dünya Trafik Mağdurlarını Anma Günü’nde İstanbul ve Ankara’da etkinlikler düzenleyecek. Dernek Başkanı Yeşim Ayöz, İstanbul’da 15 Kasım Pazar günü 14:30’da Şişli Belediyesi, Nişantaşı Mıstık Parkı’nda (City’s alışveriş merkezi arkası) buluşma gerçekleşeceğini kaydederken, Ankara için toplanma mekanının ise 11:00’de Kuğulu Park içerisinde olacağını belirti.

Etkinlik programları ise şu şekilde;

İstanbul

Tarih 15 Kasım 2015
Saat 14.30
Yer Şişli Belediyesi, Nişantaşı Mıstık Parkı (City’s alışveriş merkezi arkası)

14.30 Toplanma
14.45 Park içerisinde trafik mağdurları fidan dikmek
15.00 Basın açıklaması
15.30 Etkinlik sonu

Ankara

11.00 Kuğulu Park içerisinde toplanma
11.15 Meşe Palamutu tohumu dağıtımı
11.30 Bisikletliler ve yayaların toplanarak Seyranbağları Muallim Ali Dinçer Parkına gidilmesi
12.00  Basın Açıklaması
12.15 Fidan dikimi ve tohum dağıtımı

 

(Yeşil Gazete)

İklim Forumu ilk gününden izlenimler – Didem Usluca

Bundan bir yıl önce çalışmalarına başlayan #IklimIcin Hareketinin düzenlediği 13 Kasım’da da devam edecek İklim Forumu başladı. Alternatif fikirlerin sunulduğu eş zamanlı yapılan oturumlardan oluşan forumda, pek çok kuruluş, STK, çevre aktivisti, yerel yönetim temsilcileri, öğrenciler, akademisyenler, siyasiler, LGBT bireyler, işçiler, kısacası, durduğu noktadan, kendi mücadelesini iklim hareketi ile ilişkilendiren herkes forumun ilk günü Boğaziçi Üniversitesi Garanti Kültür Merkezindeydi.

Foto: Didem Usluca
Foto: Didem Usluca

Türkiye, Antalya’da iklim değişikliği, karbon emisyonları ve kalkınma gibi temel başlıklara sahip G20’ye ev sahipliği yaparken, biz bu gün, İstanbul’da düzenlenen İklim Forum’unda iklim mücadelesi için güçlü ve sağlam bir adım attık.

Küresel iklim değisikliği üzerine islam bildirgesi nasil ve niçin hazırlandı. Prof. Doktor İbrahim Özdemir, "Müslüman ülkelerde, iklim değisikligi konusunda sivil insiyatifteki sessizlik bizi harekete geçirdi." (Foto: Didem Usluca)
Küresel iklim değisikliği üzerine islam bildirgesi nasil ve niçin hazırlandı. Prof. Doktor İbrahim Özdemir, “Müslüman ülkelerde, iklim değisikligi konusunda sivil insiyatifteki sessizlik bizi harekete geçirdi.” (Foto: Didem Usluca)

Kopenhag Kriterlerinin kabul edildiği anlaşmanın bağlayıcılığı tartışılır. Cop 21 kararlarının yaptırım anlamında daha güçlü olması gerekir. Artık, müzakere edilenin bizim yaşam hakkımız olduğunu bilmeliyiz. Karar mekanizmalarını etkilemek, sözümüzü söyleyebilmek ve son tahlilde ortak aklın gereğini yapabilmek gerekir. Sosyal Forumların yapısı gereği farklı yaklaşımların bir arada olması ve konunun tüm yönleriyle ele alması gerekir. Diyebilirim ki İklim Forumunun ilk gününde düzenlenen oturumlar ve atölyeler fazlasıyla doyurucuydu. Her oturuma katılmak mümkün olmasa da dinleyiciler ilgilendikleri başlıkları seçerek katılımlarını gerçekleştirdiler. Hafta içi olmasına rağmen bu handikapa yenik düşmemesi forumun başarısı olarak görülebilir.

Iklim siyaseti oturumunda Silvan'a destek mesaji veren ögrenciler (Foto: Didem Usluca)
Iklim siyaseti oturumunda Silvan’a destek mesaji veren ögrenciler (Foto: Didem Usluca)
Temiz Giysi Kampanyası iklim değişikliğinden en kötü şekilde etkilenen işçilerin yanında. Bilge Seçkin Çetinkaya anlatıyor. (Foto: Didem Usluca)
Temiz Giysi Kampanyası iklim değişikliğinden en kötü şekilde etkilenen işçilerin yanında. Bilge Seçkin Çetinkaya anlatıyor. (Foto: Didem Usluca)

Karbon emisyonlarını azaltma taahhüdünü sunan ülke temsilcileri, kalkınma, sürdürülebilir ekonomi ve hep daha çok gelişme şiarıyla hareket ederken, toprağa, havaya, suya dair kararların, gerçek muhatapları tüm enerjilerini başka bir dünyanın mümkün olduğunu kanıtlamaya harcıyor. Hayatın her alanında bu mücadeleyi sürdürerek fosil yakıtlara bağımlı sistemi, tüketime dayalı yaşam modelini kökten sarsmaya uğraşıyor. Forumun ilk günü katıldığım her oturumda farklı disiplinlerden ve mücadele alanlarından insanlarla tanıştım. Bu insanlar sayesinde, günün sonunda umut ve azim doluydum.

Temiz Hava Hakkı Platformu, Deniz Bayram anlatıyor, "Kömür yakıtlı termik santraller Türkiye'deki hava kirliliğinin başlıca nedeni" (Foto: Didem Usluca)
Temiz Hava Hakkı Platformu, Deniz Bayram anlatıyor, “Kömür yakıtlı termik santraller Türkiye’deki hava kirliliğinin başlıca nedeni” (Foto: Didem Usluca)

Yeşil Düşünce Derneğinin kolaylaştırıcılığını yaptığı “iklim Siyaseti” oturumunda dinlediğim HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu’nun dediği gibi “doğayı kendi çocuğumuz” gibi görmeliyiz. Doğa ile aramızdaki sahiplik ilişkisi değil aidiyet ilişkisi. Doğanın bir parçası olduğumuzu kabul ettiğimiz noktada, değişimi gerçekleştirebileceğiz.

48.Didem-Usluca.usluca

 

 

Didem Usluca

İklim Forumu’nda ikinci gün: hangi sunum nerede, saat kaçta!

İklim İçin Kampanyası” tarafından, Antalya’da yapılacak olan G20 zirvesinin hemen öncesinde, 12-13 Kasım tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “İklim Forumu‘nun ikinci günü ilkinden de yoğun geçecek.

İk oturumlar 9:30 – 11:00 arasında 5 ayrı salonda eş zamanlı gerçekleşiyor.

29
Perşembe günü Yeşil Düşünce Derneği ve Yeşil Avrupa Vakfı tarafından büyük salonda saat 18:00 – 19:30 arasında “İklim Siyaseti” oturumu vardı

CNN Türk’ten canlı yayın

İklim Forumu’nu CNN Türk’te günboyu canlı olarak yayınlayacak

Periscope’tan canlı yayın

Forumu Periscope üzerinden de canlı olarak izleyebilirsiniz

İklim Forumu’nda 59 ayrı oturum yapılacak. Sizin için ilk gün oturumlarını derledik.

İklim Forumu programının pdf dosyası için tıklayınız

Forum programı ve diğer detaylar (katılımcı kitapçığı, ulaşım vsr) için tklynz

İkinci gün sabah oturumlarının programı şu şekilde:

13 Kasım Cuma: 2. Gün ilk oturumlar

09:30 – 11:00 

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

24 cuma boğaziçi 9.30 s1

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

25 cuma sea change 9.30 s2

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

26 cuma solar baba 9.30 s3

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 4)

27 cuma peyjaz araştır derneği 9.30 s4

NH 302 (Salon 5)

28 cuma ist pol ve boğaziçi 9.30 s nh302

NH 303 (Salon 6)

30 cuma eko kolektifi 9.30 s nh303

13 Kasım Cuma: 2. Gün ikinci oturumlar

11:00 – 12:30 

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

33 cuma ist pol wwf tr 11.00 s 2

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

34 cuma doğanın da hakları var 11.00 s 3

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 4)

35 cuma hakkari dağ sporları 11.00 s 4

Parke Salon

36 cuma antalya barosu 11.00 s parke salon

NH 105

37 cuma ıcan 11.00 s nh105

NH 302

38 cuma gs bisiklet 11.00 s nh302

NH 303

39 cuma çedbik 11.00 s nh303

NH 403

40 cuma sürdürülebilir kalkınma 11.00 s nh403

 

13 Kasım Cuma: 2. Gün üçüncü oturumlar

13:30 – 15:00

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

42 cuma topraksız köylüler 13.00 s1

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

43 cuma wise 13.00 s2

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

44 cuma dtk ekonomşi 13.00 s3

Parke Salon

45 cuma şiddetsiz eğitim 13.00 s parke

NH 302

46 cuma anadolu meraları 13.00 s nh302

NH 303

47 cuma tüm emekliler 13.00 s nh303

NH 403

48 cuma fırtına insiyatfi 13.00 s nhk303

 

13 Kasım Cuma: 2. Gün dördüncü oturumlar

15:00 – 16:30

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

32 cuma mezopotamya 15.00 s 1

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

49 cuma çekül 15.00 s 2

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

50 cuma ydd 15.00 s 3

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 4)

51 cuma qlqkır 15.00 s 4

Parke Salon

52 cuma bisikletli sahaf 15.00 s parke

NH 105

53 cuma politik ekoloji 15.00 s nh105

NH 302

54 cuma güneş gönüllüleri 15.00 s nh302

NH 303

55 cuma avrupa genç yeşilleri 15.00 s nh303

NH 403

56 cuma simpol 15.00 s nh403

 

13 Kasım Cuma: 2. Gün beşinci oturumlar

16:30 – 18:00

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

57 cuma keg 16.30 s 1

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

58 cuma kaos gl 16.30 s 2

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

59 cuma hasankeyf 16.30 s 3

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 4)

60 cuma doğal yaşam 16.30 s 4

Parke Salon

61 cuma tog 16.30 s parke

ve

13 Kasım Cuma: 2. Gün kapanış oturumları

18:19:30

 

İklim için kampanyası twitter adresi

İklim için kampanyası facebook sayfası

İklim için kampanyası web adresi

 

(Yeşil Gazete)

“G 20 Krizler ve Alternatifler” toplantısı ile benim krizim – Fatoş Çırnaz

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisinin Yeşil Sol buluşma G2O Krizler ve Alternatifler Toplantısı, 7 Kasım Cumartesi günü Cezayir Toplantı salonunda yapıldı. Ben de toplantıya gelemeyenler için toplantımızı anlatayım istedim. Sıcağı sıcağına, dilim döndüğünce, sürç-ü lisan edersem affola şimdiden.

Yaklaşık 3 yıldır Yeşil Ev mekanımızın dışında büyükçe bir toplantı organize etmiyordum,tabi ki Yeşil Ev’de yaptığımız, az sayıda arkadaşımla, emeklerle kotardığımız ama ne yazık ki genelde,’körler, sağırlar birbirini ağırlar” tadında toplantıları saymazsak. Artık aramızda olmayan Vangelis Kechriotis’in, Foti Benlisoy ile konuşmacı oldukları, Syriza toplantımızı, insanların dirençle ayakta izledikleri harika birlikteliği hariç tutarak, bu vesileyle de Vangelis’i de anarak…

Geleyim toplantı öncesine. Yaklaşık bir bir buçuk ay önce çok değer verdiğim eş sözcüm,’bu toplantıyı başar, sana güveniyorum” deyince, ben krize girmiştim bile. Toplantımızın adı daha ”G20 Krizler ve Alternatifler ”olmadan ya başaramazsam ya yeterince iyi olmazsa ya ”sen ben ,bizim oğlan olursa”. Bir de anlı,şanlı koca Cezayir salonla anlaşmıştım. Velhasıl mide ağrıları bu süreçte başladı bile.

Taslak program ortaya çıktığında öğrendimki asıl iş meğerse bundan sonra başlıyornuş. Katılımcı listeleri de oluşturuldu fakat panelistlerle görüşebilmek, toplantımıza davet edebilmek oldukça zaman aldı. Ayrıca vakitlerinin kısıtlı olması düşüncesi, başımın üstünde ”Demoklesin Kılıcı” olarak asılı dururken bir de onlardan toplantımızla eş zamanlı çıkartacağımız G 20 özel sayılı dergimiz için makale istemek zorundaydım. Çoğunluğu akademisyen olan hocalarımızla en azından beşer kez görüşüp, en azından onar kez yazışıp mutabık kaldık.

Sağolsunlar hepsi de toplantımıza gelmeyi kabul ettiler. Ama içlerinde en fazla zaman fakiri olan Ömer Madra‘nın aşırı yüklü temposu nedeniyle endişelendğim, hatta korktuğum için sık olmasa da sekretaryası aracılığıyla, attığım maillerle adeta ”dürtükledim”. Çünkü, diğer hocalarım alınmasın lütfen ama en hayati konu bana göre ”İklim”di bu toplantıda.

Bu arada çok eskiyen ve sürekli bana ”benimle vedalaşma vaktin geldi”diyen emektar bilgisayarımla bir türlü vedalaşamadığımdan bu yetmezmiş gibi sıkça tuhaflaşan cep telefonum da krizi artıran önemli unsurlar oldular. Hep mi aksilikler böyle zamanlarda olur bilmem ki?

Toplantı günü geldi çattı. Neyse ki yapabileceğimiz kadar toplantımızı duyurmuş, afiş ve diğer görsellerimizi tamamlamıştık. Üç kişi olarak ve ne olur olmaz diye ek bilgisayar ve gerekli olabilecek her türlü dökumanı yüklenip Cezayir’in yolunu tuttuk. Sonra sayımız salonda dörde çıkınca, benim sevincimi görmeliydiniz.

Afişler, ”İklim için bende varım” şirin püsküllü bayrakları, “Doğa’nın da Hakları Var” posterleri (Doğaya karşı işlenen 7 günah) ile salon pek güzel oldu. Hatta salon dışına kadar taştık. Neredeyse belediye tarafından izin verilmeyen dış kapıya kadar bile korsan bir şekilde gidiyorduk.

Gel gelelim saat 12-30 olunca ve panelistlerimiz hariç gelen giden olmayınca mide ağrım tabi ki başladı.

Ben hocalarımızdan özür dilemeye çalışırken, onların” Biz alışkınız hiç merak etmeyin, özenir bezenir en ideal sayılabilecek bir toplantı hazırlarsınız, ama izleyen olmaz” diye beni teselli etmeye çalışmaları çok olguncaydı doğrusu, o anki ”bir olma halini”unutamam.

42

Sonra salon yavaş yavaş doldu, neşeli seslerle, gürültülerle. Benim küçük açılış konuşmamdan sonra, toplantımız başladı. Mucize gibi 85 kişilik salonun hepsi dolmuştu. Ama midemi tırmalayan ağrı sürüyordu.Her nedense?

Naci Sönmez:(YSGP eş sözcüsü)

Küresel düzeyde Dünya ekonomisinin yüzde/85’ine hükmeden G20 ülkelerinin bugün içinde olduğumuz coğrafyada yaşanan egemenlik savaşlarının sebebi,ortaya çıkan yıkımın da sorumlusu olduklarını,anlatarak savaşsız,adaletli,iklim değişikliği tehlikesi için mücadele eden bir dünya özlemini dile getirdi.Adalet için sadece iklim değişiklği mücadelesinin de yeterli olamayacağını,sistem değişikliğini hedefleyen politik örgütlenme ve birleşik mücadelenin içinde olunması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu:Ekonomi

G 20 sToplantılarının asıl amacının küreselleşen dünya ekonomisi üzerinde bir çeşit koordinasyon ve iş birliği sağlamayı hedeflediğini,Kapitalizmin en önemli sorununun az sayıda kişinin,çok sayıda insanın hayatını etkileyen kararları alabilmesi olduğunu bunun da toplumun çoğunluğunun karar mekanizmalarından dışlandığı anlamına geldiğini söyledi.Kapitalizmin toplumun genel çıkarlarına değil,doğrudan bu kararları alanların çıkarlarına uygun olduğunu,bu durumda,önümüzdeki yıllarda belki de G 30,G 40 gibi yeni koordinasyonları görebileceğimizi,oysa ulus devletin yönetici ve elitlerinin yerine çeşitli sosyal kurumların da içinde yer alacağı ”demokratik bir küreselleşme” ihtiyacı olduğununu, yapılan G20 toplantılarının,ne bizim ülkemizin ne de dünyanın dengelerini sağlamaya yetmeyeceğini,alınacak kararların genel olarak halkların durumlarını iyileştirebileceğine inanmanın zor olduğunu vurguladı.

Prof.Dr Ünal Akkemik: Ormanlar,İklim Değişikliği ve Su

Küresel İklim değişikliğinin bilimel kanıtlara göre insan kaynaklı olduğunu,küresel iklim değişikliğinin sadece sıcaklık artışı olmayıp,yağış rejiminin bozulması da olduğunu Hopa sel felaketi örneğini vererek,iklim değiikliğinin önlenmesi konusunda en önemli kaynağın ormanlar olduğunu,ancak,Türkiye ormanlarının karbon tutma potansiyelinin düşük olduğunu,atmosfere verdiğimiz karbon miktarının da sınır değerlerin üstünde olduğunu vurguladı.2012 yılında Türkiye’nin toplam emisyon miktarının 439.9 milyon tona çıktığını,buna karşılık verimli orman alanlarının azaldığını,su kıtlğının,orman alanlarının azalması,sanayileşme,su havzalarındaki şehirleşmeyle birlikte daha devasa bir sorun olarak karımıza çıktığını,aslında ülkemizin tatlı su varlığı açısından da fakir olduğunu anlattı.

Akp hükümetince uygulanan politikalarla ekosistemlerin yoğun olarak tahrip edildiğine dikkat çekip,3. Havalimanı,3.Boğaz Köprüsü örneklerini verip Sazlıdere,Terkos havzalarının kullanılamaz duruma geldiğini,Yeşil Yol projesinin de dağlık, toprak kayması sorununun sıkça yaşandığı Doğu Karadeniz bölgesinde,sel ve taşkınları artırarak,”su sıkıntısı olan ülke”konumundan,”su kıtlığı olan ülke”konumuna geçeceğimize dikkat çekti.

Çözüm olarak fosil yakıt tüketiminin azaltılarak programlı şekilde, alternatif enerjilere geçilmesi gerektiğini ve insanlığın kendisini sorgulayıp ekosisteme müdahele etmekten vaz geçmesi gerektiğini,”ekosistem bütünlüğünün”her zaman öncelik olarak ele alınmasının önemini vurguladı.

Ömer Madra: İklim

Zenginler kulübünü oluşturan ülkelerin 200 küsur yıldır,fosilleşmiş güneş enerjisini kullanarak muazzam zenginlik ve güce kavuştuklarını ve bu servet ve gücü dünyanın geri kalanına hükmetmek için kullandıklarını, dolayısıyla dünyanın geri kalanına büyük bir ”iklim borçları olduğunu,ancak fosil yakıtlardan vaz geçip,yenilenebilir enerjiye geçebilecek finansal güce sahip oldukları halde buna yanaşmadıklarını,30 Kasım-11 Aralık ”hayati’ ‘Paris İklim zirvesinden (COP21) önce,iklim konusundaki mücadele taahütlerini yerine getirmediklerini,çok zayıf ve muğlak hedefler (INDC) belirleyip iklim borçlarını ödemeye niyetli olmadıklarını anlattı.

Ayrıca dünyanın yüz entelektüeli tarafından imzalanmış olan”Fosil Yakıt Harfiyatını Donduralım,İklim Suçlarını Durduralım” başlıklı tarihi bildiriden bahsetti.

Hükümetlerin fosil yakıt endüstrisine verdikleri desteği kesip,fosil yakıt çıkarma faalyetlerinin dondurularak,mevcut tüm fosil yakıt rezervlerinin el değmemiş halde yerin altında bırakılması gerektiğini önemle vurguladı.

Sosyolog Neşe Erdilek:G20 ve Göç

Dünya ekonomisinin%85’ini oluşturan G20 ülkelerinin aldıkları kararlarla tüm dünya ekonomisini etkilediklerini,göç olgusunun en önemli küresel sorun alanlarından biri olduğunu 2013 İLO raporuna göre dünyada kendi ülkesi dışında yaşayan göçmen sayısının 231 milyon, içinde bulunduğumuz yıl bu sayının 250 milyona ulaşacağını,2013 yılında doğal afetlerle tüm dünyada 22 milyon kişinin göçmen durumuna düştüğününü önümüzdeki on yıllar içinde,tarım alanlarının yok olması,tatlı su kaynaklarının azalması, çölleşme, kıyılarda su seviyesinin yükselmesi, nedenleriyle kuraklık,açlık,gibi radikal değişimlerin olacağını,yeni çatışmalarla daha büyük göç dalgalarının yaşanacağını .G20 ülkelerinin göçün global yönetimi için çevre konusunda duyarlı olmak bölgeler,ülkeler arası gelir dağılımını düzeltmek çatışmalara çözüm üretmek konusunda zorunlu olduklarını vurguladı.

Türkiye’ye yılda ortalama 200-300 bin kaçak göçmen girdiğini,Türkiye’nin Batının göç bekçiliğini üstlendiğini,yapılan araştırmada Türk toplumunun,Suriyelilerin ekonomiye yük getirdiğini,Suriyelilere vatandaşlık verilmesini istemiyenlerin güvenlik riski oluşturduklarını düşünenlerin sayılarının çok yüksek olduğunu rakkamlarla anlattı.

Aktivist Pınar Demircan: Enerjide Sürdürülebilirlik ve Almanya

Gelecek nesillerin hakkı olan doğal kaynakları tüketerek nereye kadar devam edebileceğimizi sordu?Sınır tanımaksızın kullandığımız enerjinin ekolojik dengeyi ve beraberinde canlı yaşamı tehdit ederken sürdürülebilirlikten bahsedebilmenin mümkün olmadığını anlattı.G 20 öncesinde tam da bu klubün üyesi Almanya’nın enerji kullanımı içerisinde%30 yenilenebilir enerjileri tercih ettiğini,özellikle de rüzgar ve biyogaz alanında yatırım yaptığını Almanya’nın güneş enerjisinin %6 kadar olduğunu,Türkiyede güneş enerjisinin toplam üretimin içinde%1′ teşkil ettiğini halbuki Alman uzman ve danışmanlara göre güneş enerji potansiyelimizin ,Almanyanın 2 katı olduğunu,G20 ülkesi Almanya’nın 2023’te nükleer ve fosil yakıtlardan vaz geçmiş olarak,tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir enerjilerden sağlayacağını, Almanyanın bu konuda dünyaya önderlik etmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Filiz Kerestecioğlu: HDP İstanbul Milletvekili.Eşitliğin İnşası

Konuşmasının başlığının aslında eşitliğin inşası değil,”eşitliğin inşasının ötesi:Kurtuluş olması gerektiğini,tarih boyunca kadınların eşitsizliğini,haklarıdan nasıl,ne sepeplerle yoksun kaldıklarını,içinde bulunduğumuz çağda da bu kez küreselleşmenin etkilerininden yine orantısız biçimde kadınların etkilendiğini, yapısal uyum politikaları nedeniyle perçok ağır emek yükünün altına kadınların girdiğini,topraklarından edildiklerini,sanayileşen ülkelerin gözde ve ucuz proleterleri olduklarını,dünyadan ve Türkiye’den verdikleri örneklerle anlattı.

Buna karşın iyileştirici,örneklerden de bahsederek,Diyarbekir Büyükşehir Belediyesi Kadın Daire Başkanlığının mevsimlik işçi göçünün önüne geçebilmek ve organik tarımı teşvik etmek amacıyla Kayapınar Diclekent’te oluşturduğu geçimlik kent bostanını örnekledi.

Böylece yerelin ihtiyacını gözeten,toplulukların özgücüne dayalı taban örgütlenmelerinin alternatifler yaratabileceğini,ayrıca uluslararası dayanışma ağlarıyla da birlektelikle kurularak kadınların kurtuluşunun mümkün olacağını anlattı.

Benim anladığım:

Küresel İklim Değiikliği ve ısınma sorununun çözümü için acil politik müdahale gerekiyor.İlk önce fosil yakıt tüketiminden vazgeçeceğiz,Yenilenebilir enerji kaynaklarına acilen geçeceğiz,alternatif toplumsal düzen eşitlik ve demokrasiyle birlikte”küçülmeyi” de hedefleyerek büyümeyi durduracağız.Büyümeyi durdurmak,daha az tüketmek,eşit insani ilişkiler,kültürel değiş tokuşa dayalı yeni değerleri benimsemek,hatta ortak akılla yeni bir dünya kurmanın adımlarını atmakla mümkün olacaktır.

Böylece tarihin nesnesi değil,öznesi olmaya geçebiliriz .Çünkü yaşam sürüyor,umudun da mücadelenin de sürmesi gerek.

Herkesin ve doğanın yaşam hakkı için…

43-Fatos-Cirnaz

 

Fatoş Çırnaz
YSGPİstanbul İl Eş Sözcü,
Aktivist.

İklim Forumu’nda Türkiye eleştirisi, “Kömür odaklı enerji politikası değişmeli”

İklim Forumu açılışında 350.org’un kurucularından Bill McKibben, Uluslararası Oil Change’dan Stephan Kretzmann ve BM Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Jeffrey Sachs da birer konuşma yaptı.

Bianet’ten Nilay Vardar’ın haberine göre İklim Forumunun açılışında konuşan Uluslaraası iklim kampanyası 350.org’un kurucularından Bill McKibben, Uluslararası Oil Change’dan Stephan Kretzmann ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Jeffrey Sachs, Türkiye’nin giderek artan kömür odaklı enerji politikasını değiştirerek bir an önce yenilenebilir enerjiye yönelmesi gerektiğini belirtti.

31

 

“Türkiye Avrupa ve Asya arasında ancak etrafında yenilenebilir enerjiye dair olan gelişmeleri umursamıyor. İklim her türlü mücadelenin parçası. İnsanlığın bügüe kadarki en büyük krizi. Bunu anlamak için çok uzağa bakmaya gerek yok. Suriye’ye bakın, kuraklık nedeniyle 1 milyon çiftçi topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Bu da istikrarsızlaşmaya neden oldu, işte Suriye krizinin nedenlerinden biri de iklimdir. Aynı şey Afrika’da da oluyor, çölleşme ve kuraklık insanları topraklarında uzaklaştırıyor. Yemen’de bir günde 7-8 yıllık yağmur yağıyor, çölde hortum oluşuyor.” şeklinde konuşan Bill McKibben, “Dünya artık iklim değişikliğinin etkilerini anladı. ABD’de kömürü azaltmaya başladı, Avusturalya’da kömür santrali engellendi, Polonya, Almanya, Endonezeya da aynı durumda. Ancak Türkiye kendine en beter adımı seçiyor. Oya güneş enerjisinin maliyeti yüzde 80 düştü. Oysa kömürün maliyeti çocukların ciğer hastalıklarına sahip olmasıdır. Türkiye 19 ve 20. yüzyıl sistemini devam ettirmek yerine yerine yenilenebilir enerjiye yönelmeli.” dedi.

Uluslararası Oil Change’dan Stephan Kretzmann, güvenli iklim için fosil yakıtların dörtte üçünün yer altında bırakılması ve temiz enerjiye yönelinmesi gerektiğini belirterek, “G20 ülkeleri, 450 milyar doları yani kamu parasını dünyanın en zengin petrol ve kömür şirketlerine aktarıyor. Hem sağlığımızı, hem toprağı hem de suyu kaybediyoruz. Bu paralar eğitime, sağlığa yatırılabilir. Türkiye de 15 yılda sera gazı emisyonunu arttıracağını söylüyor, bunun hiçbir haklı gerekçesi olamaz. G20 liderleri fosl yakıt teşviklerini aşamaları olarak bitirmeye 2009’da söz vermişti. Ancak hiçbir ilerleme sağlayamadı. Artık fosil yakıt çağı sona erdi, güvenli iklim için temiz enerji kaynakları şart” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Başkanı Prof. Jeffrey Sachs ise Paris İklim Zirvesi’nin dünya için iklim değişliğine karşı harekete geçmek için son şans olduğunu söyledi. “Böyle devam edersek dört dereceye kadar ısınma olma ihtimali var” diye sözlerine başlayan Sachs, “Nüfus oranına baktığımızda hala kişibaşına düşen karbon emisyonu Çin’de 8, ABD’de 16, Türkiye ise 4, dünya ortalaması ise 4,5 ton. Keza 2009’da da Kopenhag’da liderler bir anlaşmaya varamadı ve büyük bir hayal kırıklığı oldu. O yüzden altı yıl sonra olacak Paris İklim Zirvesi çok önemli. Çünkü iklim değişikiğine karşı mücadelede zaten çok geç kaldık, çok vakit kaybettik. Bu bizim son şansımız. İki derece sıcaklığın altında kalmak için hemen dekarbonizasyona yani karbonsuzlaşmaya geçmek gerekiyor. Sıfır karbon ile yola devam etmek gerekiyor. Bunun için de fosil yakıtlar yani kömür ve petrolden vazgeçmek gerekiyor. Yenilenebilir enerji sistemleri içinde alternatifler üretmek gerekiyor. Türkiye’nin rüzgar, güneş ve su potansiyeli yüksek, nükleer enerji ihtimali var. Ancak elbette mükemmel bir enerji sistemi yok, hepsinin riskleri var. Bunlar üzerinde iyi düşünülmeli.” diyerek sözlerini noktaladı.

 

(Bianet)

 

Tek soruluk telafi sınavı – Ömer Madra

Bu yazı acikradyo.com.tr/ den alınmıştır

Sevgili sınıf,

Geçen hafta (3 Kasım 2015 tarihinde) gerçekleştirilen Açık Sınav’da ülkenin yorumlanması güç siyaset sahnesini kavramak için sizlere bir paragraflık bir metin verilmiş, bu metni araç olarak kullanarak bir analiz geliştirmeniz istenmişti.

Gelen cevaplar değerlendirildiğinde, “evde elektrikler kesikti, çalışamadım” şeklindeki gerekçelerle boş kâğıt verenlerin ezici çoğunlukta olduğu gözönüne alınarak, sınıfın hüzün verici seviyesini biraz yükseltmek amacıyla, sizlere yeni bir fırsat verilmesine karar verilmiş olup, sınavın aynı sorularla bir kez daha tekrarı cihetine gidilmektedir.

İlaveten, yalnızca genel depresyon ya da melankoliyi dağıtmak amacıyla, sadece bir kereye mahsus olmak üzere, 2 puanlık bir de “bonus” sorusu sorulması kararlaştırılmıştır. Böylelikle, sınıfın çalışkan ve disiplinli öğrencilerinin –onlar kendilerini bilirler– ekstradan küçük bir gayret sarfetmek suretiyle, eski ve yeni tüm soruları doğru ve eksiksiz cevaplamaları halinde 10 üzerinden 12 almaları olanağı doğmaktadır.

(Tembel ve disiplinsiz öğrenciler – onlar da kendilerini bilirler – içinse an itibariyle yapılacak fazla birşey olmadığı açıktır.)

İşte bonus test sorunuz:

Geçen sınavdaki ana soru metninde tarif edilen yönetim biçimine geçilmesi tehlikesini önlemek için başvurulacak şu aşağıdaki yöntemlerden hangisi sizce en etkili olanıdır?

  1. a) Dostu düşmanı, tanıdıkları sorumlu tutup sabahtan akşama onlara sövüp saymak.
  1. b) Eve kapanıp televizyon ve bilgisayar ekranları başından en az 6 ay kalkmamak.
  1. c) Âlemlere akmak ve paralar tükenene kadar eğlenceden eğlenceye koşup coşmak.
  1. d) Evi barkı dağıtıp, küresel iklim değişikliğinden en az etkilenecek ülkeye göçmek.
  1. e) Yenilgi kesin olsa da adalet, eşitlik, özgürlük kavgasının “müthiş sorumluluğu”nu almak. (bkz:)
İpucu için bkz: Edirne'de mahallesindeki tek parkın yapılaşmaya açılmaması için direnen Kıymet Peker.
İpucu için bkz: Edirne’de mahallesindeki tek parkın yapılaşmaya açılmaması için direnen Kıymet Peker.

[NOT: “Hiçbiri” veya “Hepsi”, şıklar arasında yer almamaktadır; lûtfen yazmayınız!]

Hepinize başarılar!

Bu yazı acikradyo.com.tr/ den alınmıştır

25-omer-madra

 

 

Ömer Madra

Amazon’daki yangın Brezilya’daki kabilelere tehdit oluşturuyor

Jonathan Watts tarafından The Guardian‘da yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Alper Çevirgel‘in çevirisiyle sunuyoruz.

***

İki aydır yerli topraklarındaki 100 km alan içinde yayılan büyük yangının, yasadışı olarak ağaçları kesenler tarafından çıkarıldığından şüphe ediliyor.

Brezilyalı korucular, itfaiye gücü ve yerli halk iki aydır devam eden ve Maranhão eyaletinin kuzeyinde geriye kalmış son Amazon ormanlarındaki, daha önce temasa geçilmemiş bir kabileyi de içine alan büyük yangına karşı savaş veriyorlar.

Greenpeace tarafından yayınlanan havadan çekilen fotoğraf yerli Arariboia, Maranhão yerli topraklarındaki yangını gözler önüne seriyor. Fotoğraf: Marizilda Cruppe/Greenpeace
Greenpeace tarafından yayınlanan havadan çekilen fotoğraf yerli Arariboia, Maranhão yerli topraklarındaki yangını gözler önüne seriyor. Fotoğraf: Marizilda Cruppe/Greenpeace

100 km boyunca yayılan ve devletin acil durum ilan etmesine neden olan yangının on yıllardır Kızılderili bölgesinde meydana gelen en büyük yangın olduğu düşünülüyor.

Yerli orman koruyucuları ve yasadışı ağaç kesenler arasında yükselen tansiyonun ortasında, yetkililer ve çevreciler arasındaki spekülasyon yangının kasten çıkarılmış olabileceği yönünde.

Greenpeace’e göre yangın halihazırda Arariboia Kızılderili Bölgesindeki 413,000 hektarlık alanın %45’ini, 250 itfaiyecinin çabalarına rağmen yok etmiş durumda.

Yangından en kötü şekilde etkilenenler ateşler tarafından kuşatılmış Guajajara etnik grubuna mensup 12,000 kişi. Ayrıca daha önce iletişime geçilmemiş Awá-Guajá kabilesinden yaklaşık 80 kişinin de yangından etkilenmiş olmasından korkuluyor.

Devlet yönetimi Geralda Toco Preto, Canabrava Guajajara, Governador, Krikati, Lagoa Comprida, Bacurizinho, Urucu, Juruá, Porquinhos ve Canela yerli bölgelerinde olağanüstü hal ilan etti. Yerel raporlar Ka’apor ve Alto Turiaçu halkının da yangından etkilendiğini bildiriyor.

Ibama yangınla mücadele koordinatörü Gabriel Zacharias yangın için “Bu yangın kesinlikle son yıllarda gördüğümüz en büyük yangın felaketi” açıklamasında bulundu (Brezilya Çevre ve Yenilenebilir Doğal Kaynaklar Enstitüsü).

Maranhão ormanının neredeyse tamamı temizlenmiş durumda. Geriye kalanlar ise yerli topraklarında ya da korunacak doğa alanında bulunuyor. Oduncular bu bölgelere yasadışı bir şekilde girip ağaçları kesiyor ve kalasları satışa uygun hale getirip Birleşik Krallık ve diğer yabancı marketlerde satıyorlar.

Bunun gibi orman tahribatları ormanı yangınlara karşı daha saldırıya açık kılıyor. Ayrıca yasadışı ağaç kesme karşıtı uğraşlar da tansiyonu arttırmış durumda. Geçen hafta bir Ibama korucusu yasadışı ağaç kesenlerle yaşanan bir silahlı çatışma sonucunda vuruldu. Ayrıca yerli orman koruyucuları da birkaç çatışmaya dahil oldu.

Yangının çıkış nedeni gizemini koruyor. Zacharias bunun odunculara direnen yerli gruplara karşı bir intikam kundaklaması ya da oduncuların ormanın daha sık bölgelerine ilerlemek için kendilerine yol açma amacıyla çıkarıldığını düşünüyor.

Yangının gelecek haftaya kadar kontrol altına alınacağını uman Funai (Ulusal Kızılderili Vakfı)’nın söylediğine göre 461,000 Brezilya Reali  (120,000 ABD doları) yangınla savaşmak için tahsis edildi.

Bu başarıldığında, çevreciler devletin muhtaç oldukları ormanların çoğunu kaybeden yerli topluluklara ekstra yardım sağlaması gerektiğini belirtiyor.

Greenpeace Amazon Mücadelesi’nden Danicley de Aguir “Yıkımın devasa boyutunu ve Guajajara and Awa-Guajá’nın bu trajedinin ana kurbanları olduğunu görmek şok ediciydi.” diye belirtiyor.

“Yangını elimine etmenin dışındaki temel kaygı bu insanların hayatta kalmalarını garantiye almak. Bir çok alan tahrip olduğundan avlanmak çok daha zor olacak, bu yüzden Kızılderililer gıda bulmakta ciddi sorunlar yaşacaklar. Yangın kontrol altına alındığında devletin durumu yakından takip etmesi gerekli olacak.”

Haberin İngilizce Orijinali

Haber: Jonathan Watts

Yeşil Gazete için çeviren: Alper Çevirgel

(Yeşil Gazete, The Guardian)

İklim değişikliği 2030’a kadar 100 milyon insanı yoksullukla karşı karşıya bırakabilir

Megan Rowling tarafından Reuters‘da yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Ece Derici‘nin çevirisiyle sunuyoruz.

***

8 Kasım Pazar günü Dünya Bankası’nın yaptığı açıklamaya göre, olumsuz hava koşulları ve yükselen su seviyesinden yoksul insanları korumak için doğru politika uygulanmadığı takdirde iklim değişikliği 2030 yılına kadar 100 milyon insanı daha yoksullukla karşı karşıya bırakacak.

Raporda Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler’in Eylül ayında hedeflediği yeni 17 hedeften biri olan yoksulluğu sonlandırmanın, küresel ısınma ve yoksullar üzerindeki etkileri dikkate alınmadığı takdirde, imkansız olduğunu söyledi. İklim değişikliği emisyonlarını azaltmak için ortaya atılan iddialı planların, aynı zamanda yoksul insanları karşılaşabilecekleri herhangi bir olumsuz etkiden de koruması gerektiğini ekledi.

Afrika boynuzu bölgesindeki açlıktan kaçıp başkent Mogadişu’ya gelen evsiz kalmış Somali’li kadın, geçici olarak kaldığı çadırının dışında oturuyor. ( 20 Eylül, 2014 )
Afrika boynuzu bölgesindeki açlıktan kaçıp başkent Mogadişu’ya gelen evsiz kalmış Somali’li kadın, geçici olarak kaldığı çadırının dışında oturuyor. ( 20 Eylül, 2014 )

Dünya Bankası Grup Başkanı Jim Yong Kim konuşmasında ‘’İklim değişikliği en çok yoksulları etkiliyor ve şimdiki mücadelemiz onlarca milyon insanı değişen iklim nedeni ile sefalete sürüklenmekten korumaktır.’’demiştir.

Banka’nın değerlendirmesine göre, eğer gelişim yavaş ilerler ise 900 milyon yoksul insana ek olarak 2030’a kadar 100 milyon insan daha yoksulluk seviyesinde yaşıyor olacak. Banka, 2015’teki yoksul insan sayısını ise 702 milyon olarak açıkladı.

İklim değişikliği için Dünya Bankası üst-düzey yöneticisi John Roome’un söylediği üzere bu durum insanlara tarımsal üretimde düşüş, sel baskınının mülk ve geçim kaynaklarını yok etmesi ve gittikçe artan sıtma tehditiyle zarar veriyor.

Roome, yoksulluğun sona erdirilmesi ve iklim değişikliği ile mücadeleyi ‘’çağımızı tanımlayıcı konular’’ olarak nitelendirmiş ve muhabirlere ileriye yönelik yapılacak en iyi şeyin, bütünleştirilmiş strateji çerçevesinde yoksulluğu ve iklim değişimini azaltma mücadelesi olduğunu söylemiştir

Rapora göre, yoksul aileler geliri yüksek olanlara oranla iklim streslerine karşı daha savunmasızlar. Çünkü, başlıca mülkleri genelde kötü yapılandırılmış evler ve kötü arazilerdir ki kayıpları çoğunlukla sigortasız.

Raporda ek olarak, özellikle Sahraaltı Afrika ve Güney Asya’da düşük gelirli ailelerin, onları büyük bir sefalete sürükleyecek iklime bağlı felaketler nedeni ile zor kazanılmış gelirlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya oldukları belirtildi.

UYARLAMA ÇERÇEVESİ

Küresel ısınmanın durdurulması için kararlaştırılmış yeni anlaşmanın yapılacağı 30 Kasım -11 Aralık BM İklim Zirvesi öncesinde yayınlanan rapora göre, 2030’un ötesinde, dünyanın bitmek bilmeyen iklim değişikliğine adapte olma yetisi sınırlandırılabilir.

Dünya Bankasına göre, yoksulluk üzerindeki uzun süreli etkileri idare etmek, emisyonları bu yüzyılın sonuna kadar sıfıra indirgemek için bir an önce yeni politikalar geliştirilmelidir.

Bunların bazıları yoksullar için faydalı olabilir. Örneğin, daha temiz hava, daha fazla enerji verimliliği ve daha iyi toplu taşıma gibi.

Yoksullukla mücadelede kısa süreli ilerlemelerin iyi tasarlanması ve uluslararası destek sağlanması koşuluyla politika değişimlerinden korkulmamalıdır.

Örneğin, fosil yakıt sübvansiyonlarından tasarruf, yüksek yakıt maaliyetleri olan yoksul ailelere yardım etmek için yardım planlarına yeniden yatırılabilir, hükümetler karbon ve enerji vergileri uygulayabilir ve gelirleri evrensel nakit transfere dönüştürebilirler. Bu tip uygulamalar yoksullar için oldukça faydalı olacaktır.

Uluslararası toplum, finansal ve teknolojik destek sağlayarak sigora programları, mahsül araştırması, toplu taşıma ve hava durumu sistemleri gibi yardımlarda bulunabilir.

Haberin İngilizce Orijinali

Haber: Megan Rowling

Yeşil Gazete için çeviren: Ece Derici

(Yeşil Gazete, Reuters)

İklim Forumu, Boğaziçi Üniversitesi’nde başladı: İlk gün hangi sunum nerede, saat kaçta!

İklim İçin Kampanyası” tarafından, Antalya’da yapılacak olan G20 zirvesinin hemen öncesinde, 12-13 Kasım tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “İklim Forumu” bugün (12 Kasım Perşembe) başladı.

10

Forum açılış konuşmaları ile 9:30’da başladı. Açılış konuşmalarını Jeffrey Sachs, 350.org kurucusu Bill McKibben, Oil Change uluslararası kurucu ve direktörü Stephan Kretzmann, Hasankeyfli ve Gerzeli aktivistler, kadınlar, öğrenciler ve LGBTİ aktivistleri hep birlikte yapacak.

CNN Türk’ten canlı yayın

İklim Forumu’nu CNN Türk’te günboyu canlı olarak yayınlayacak

Periscope’tan canlı yayın

Forumu Periscope üzerinden de canlı olarak izleyebilirsiniz

İklim Forumu’nda beş salonda 59 ayrı oturum yapılacak. Sizin için ilk gün oturumlarını derledik.

İlk gün oturumları programının pdf dosyası için tıklayınız

Forum programı ve diğer detaylar (katılımcı kitapçığı, ulaşım vsr) için tklynz

12 Kasım Perşembe: 1. Gün ilk oturumlar

11:00 – 12:30 

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

1 heinrich böll 12 kasım 11

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

2 buğday 12 kasım 11

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

3 wwf tr 12 kasım 11

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 4)

6 yeryüzü mühendisleri 12 kasım 11

12 Kasım Perşembe: 1. Gün ikinci oturumlar

13:00 – 15:00

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

7 sınır tabımayan doktrolar 12 kasım 13.30

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

5 yeryüzü derneği 12 kasım 13.30

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

4 tema 12 kasım 13.30

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 4)

8 140journos 12 kasım 13.30

Parke Salon

9 şiddetsiz eylem atölyesi 12 kasım 13.30

12 Kasım Perşembe: 1. Gün üçüncü oturumlar

15:00 – 16:30

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

11 eko ve çerv islaşi vakfı 12 kasım 15

 

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

12 ttb 12 kasım 15

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 3)

13 trasnparebcy int 12 kasım 15

Garanti Kültür Merkezi Seminer 4 (GKM Salon 4)

14 egeçep 12 kasım 15

Parke Salon

15 yeryüzü derneği 12 kasım 15

12 Kasım Perşembe: 1. Gün dördüncü oturumlar

16:30 – 18:00

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

16 temiz hava hakkı 12 kasım 16.30

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

17 su hakkı 12 kasım 16.30

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

18 can eu 12 kasım 16.30

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 4)

19 temiz giysi kampanyası 12 kasım 16.30

12 Kasım Perşembe: 1. Gün son oturumlar

18:00 – 19:30

Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk Salonu (GKM Salon 1)

20 yeşil düşünce derneğği 12 kasım 18

Garanti Kültür Merkezi Seminer 1 (GKM Salon 2)

23 küresel eylem grubu

Garanti Kültür Merkezi Seminer 2 (GKM Salon 3)

21 kos 12 kasım 18

Garanti Kültür Merkezi Seminer 3 (GKM Salon 4)

22 doğruluk payı 12 kasım 18

 

İklim için kampanyası twitter adresi

İklim için kampanyası facebook sayfası

İklim için kampanyası web adresi

 

(Yeşil Gazete)