Ana Sayfa Blog Sayfa 2755

Fosil yakıt projeleri devam ederken… – Barış Can Sever

Dünyanın farklı bölgelerinde insan kaynaklı iklim değişikliği, etkilerini artırarak göstermeye devam ediyor. İklim değişikliği kaynaklı aşırı düzeyde gerçekleşen hava olayları, felaketler ve uzun süreçte yaşanan olumsuzluklar, haberlerden neredeyse eksilmiyor. Bu gidişatın yarattığı etkiyi bir nebze de olsa azaltabilmek ve uzun süreçte bu gidişatı durdurabilmek için fosil yakıtları yer altında bırakmak en önemli faktörler arasında yer almaktadır. Bu çerçevede kimler fosil yakıta yöneliyor kimler vazgeçiyor ve genel olarak tüketim eğilimleri ne yönde gibi soruların cevabını aramak çok kritik. Zira alacağımız cevaplarla birlikte oluşturacağımız yeni aksiyonlar değişim adına bir umut kapısı yaratabilir.

Bu noktada konuyu biraz daha yerelde inceleyerek Türkiye’de devam etmekte olan ve durdurulması elzem olan bir takım fosil yakıt projelerini göz önüne almalıyız. Özellikle projesi devam etmekte olan pek çok kömür santraline yapılan yatırım, Türkiye’nin insan kaynaklı iklim değişikliğini durdurmaya yönelik iradesindeki zayıflıklardan bir tanesini göstermektedir. Yapılması planlanan ve devam etmekte olan birçok proje içinde özellikle yerel halk tarafından pek çok kez tepkiyle karşılanmış olanı, Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde kurulması planlanan kömürlü termik santraldir. Santralin kurulum projesi tamamlandığında ve işleme geçtiğinde yaratacağı çevresel etkiler, bir yandan insan kaynaklı iklim değişikliğine sebep olmaya devam ederken bir yandan da bölgedeki canlıların sağlığını tehlikeye atacaktır. Yaşanacakları önceden görebilen pek çok yurttas, gazeteci, sivil toplum örgütü ve politikacı her fırsatta haklı tepkilerini dile getirirken en barışçıl yolları seçmektedir.

Santralin yapılması planlanan bölgede “ülkenin buğday üretiminin yüzde 12’si, ayçiçeği üretiminin yüzde 46’sı ve çeltik üretiminin yüzde 46’sı” karşılanmaktadır . Aynı zamanda bölgenin ciğerleri niteliğinde olan 500 hektarlık bir meşe ormanının üzerine kurulacak olması projenin neden iptal edilmesinin gerektiğini açıkça gözler önüne seriyor. Tüm bu uzmanlık bilgilerinin yanında, termik santralin yaratacağı olumsuz çevresel etkileri anlayabilmek için uzman olmanın gerekli olmadığını düşünüyorum. Aklını ve vicdanını insan ve doğa adına canlı tutanların anlayabileceği bir durum bence. Yerel halkın yaşamın özüne doğru sahip olduğu engin bilgi ve tecrübe bunu hepimize gösteriyor. Ağacımız, ormanımız, suyumuz ve gıdamız giderse, yaşam da gider.  Bu sebeple tüm barışçıl yöntemleri kullanmaya devam ederek bu ve benzeri diğer fosil yakıt projelerini sürdürmeye çalışanlara bir şekilde dur demeli, yaşamı sürdürmeli ve iklim değişikliğinin olumsuz gidişatını bir parça da olsa engelleyebilmeliyiz.

Kaynaklar

https://www.greenpeace.org/turkey/tr/press/reports/trakya-da-termik-santral-tehlikesi-rapor-180228/

https://www.artigercek.com/cerkezkoy-de-mese-ormaninina-termik-santral-hanceri

https://bianet.org/bianet/kent/193924-trakyalilar-ced-toplantisini-yaptirmadi-termik-santral-degil-nefes-almak-istiyoruz?bia_source=rss (Foto)

http://www.yapi.com.tr/haberler/canakkalede-yeni-termik-santral-projesi_112982.html (Foto)

 

Barış Can Sever

İklim değişikliği Fransa’da aşırı yağışlara yol açtı: 6 bölgede turuncu alarm

İklim değişikliği Avrupa’da da etkisini göstermeye devam ediyor.

Fransa’nın güneyindeki Gard bölgesinde etkili olan yağışların yol açtığı sel felaketi yetkilileri alarma geçirdi.

70 yaşındaki bir Alman vatandaşın kaybolduğu ve arama çalışmalarının devam ettiği açıklandı. Yetkililer Alman vatandaşın sele kapılmış olmasından endişe ediyor.

Sel felaketi nedeniyle 10 kişi hafif yaralandı, yaralıların hastanede tedavilerinin sürdüğü belirtildi.

Fransa İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre çoğunu kamp yapanların oluşturduğu bin 600 kişi tahliye edildi.

Ülke çapında 6 bölgede turuncu alarm verildi.

Ülkede artan hava sıcaklıkları sonrasında ülkenin bazı kesimlerinde sel felaketleri yaşanmıştı.

Fransa’nın güneybatısında ve kuzeybatısında 17 bin ev elektriksiz kalmıştı.

Bilim insanlarının bulgularına göre, iklim değişikliği  sıcak hava dalgasının oluşma ihtimalini iki katına çıkarıyor.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

Küresel iklim değişikliği sıcak hava dalgası görülme ihtimalini en az iki kat arttırıyor

İklim değişikliği İngiltere’de aşırı sıcaklardan her yıl 7 bin kişinin ölümüne yol açabilir

Küresel iklim değişikliği: Asya sel ve toprak kaymalarına, ABD ve Avrupa yangınlara teslim

BM’den Arap ülkelerinde iklim değişikliği raporu: İklim göçmenleri sayısında hızlı bir artış yaşanabilir

Irak hem kuraklık hem de Dicle ile Fırat’ın kuruması ihtimali ile karşı karşıya

İklim felaketleri Türkiye’de de artıyor

 

(The Guardian, Yeşil Gazete)

Yeşil Film Ağı 2018 en iyi kısa film ödülü “Su Savaşçıları”nın

Yeşil Film Ağı (Green Film Network, GFN) 2018 için en iyi belgesel  ile en iyi kısa filmi belirledi. Dünya çapında 40 festival tarafından aday gösterilen filmler, uluslararası bir jüri tarafından seçildi. Bu yıl 5. kez düzenlenen ödül töreni San Francisco Yeşil Film Festivali (San Francisco Green Film Festival) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Yeşil Film Ödüllerine her yıl Yeşil Film Ağı üyesi bir festival ev sahipliği yapıyor.

2018 için Green Film Network En İyi Belgesel ödülünün sahibi Christian Ferri ve Maxim Aerbugaev tarafından yönetilen “Genesis 2.0”  belgeseli olurken En İyi Kısa Film ödülü ise Michael Premo’nun yönettiği “Water Warriors – Su Savaşçıları”na gitti.

Green Film Network

Yeşil Film Ağı (GFN), çevre konularına odaklanarak dünyanın farklı yerlerinde gerçekleşen film festivallerini bir araya getiriyor. Ağın amacı, çevre temalı festivallerin, tanıtım ve dağıtım etkinliklerini desteklemek ve  proje ortaklıkları geliştirerek bu alandaki profesyonelleri bir araya getirmek.

BIFED de GFN ağı içinde yer alıyor

Bu yıl 10-14 Ekim 2018 tarihlerinde Bozcaada’da gerçekleştirilecek olan BIFED, Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali, Türkiye’den tek üye festival olarak GFN ağında yer alıyor.

 

Haber: Ergi İşbilen

(Yeşil Gazete)

Avcılar Belediyesi’nden geri dönüşüm hamlesi

Avcılar Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından 2014 yılından beri 67 Bin ton atık (kâğıt, plastik, cam, metal)  toplanarak hammadde haline getirildi. Ayrıca toplanan her bir ton plastikle 14.000 kw/h ve 1 ton cam geri dönüşümü ile 100 litre petrol tasarrufu sağlandığı  da yetkililer tarafından dile getirildi.

Aynı zamanda “1 Litre Atık Yağ Bir Milyon Litre Temiz Suyu Kirletir” sloganı ile Avcılar ilçesinde bulunan 140 adet atık yağ bidonu sayesinde atık yağların (bitkisel yağlar ile kullanılmış kızartmalık yağlar) geri dönüşümü sağlanıyor.

İlçede bulunan diğer bir atık grubu olan kullanım ömrünü tamamlamış ya da fiziksel olarak hasara uğramış atık pilleri geri dönüşüme kazandırmak için belediye binasında, okullarda ve kamu binalarında atık piller toplanıyor. Aynı zamanda Avcılar Belediyesi ile Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçılar Derneği (TAP) işbirliği ile başlatılan projede toplanan atık pil karşılığında ilçe okullarında atık pil yarışması düzenlenmekte olup 250 kg pil toplamaları karşılığında her okula tablet veriliyor.

 

(Yeşil Gazete)

Küresel iklim değişikliği: Rize’yi 2. kez vuran şiddetli yağış sel ve heyelana yol açtı

İklim değişikliğinin yıkıcı etkisi Rize’de bir kez daha yüzünü gösterdi.

Geçtiğimiz hafta yaşanan sel ve toprak kaymalarından sonra bölgede etkili olan şiddetli yağış heyelanlara yol açtı, dereler taştı.

Heyelan nedeniyle Ardeşen-Çamlıhemşin karayolu ulaşıma kapandı. Bu sabah saat 07:00 sıralarında karayolunda ulaşım tek şeritten kontrollü olarak sağlanmaya başlandı.

Heyelan ve su baskınları bölgedeki bazı turizm tesislerinde de hasara neden oldu. Yolun ulaşıma kapanması nedeniyle Ayder Yaylası’na gezmeye giden yüzlerce kişi araçları ile ilçe merkezinde yolun trafiğe açılmasını bekledi.

Ayder Yaylası’ndan dönen araçlar yolda uzun araç kuyruğuna neden oldu.

Fındıklı, Ardeşen ve Pazar ilçeleri de şiddetli yağıştan etkilendi

Şiddetli yağış Fındıklı, Ardeşen ve Pazar ilçelerinde de yaşamı olumsuz etkiledi.

Ardeşen ilçesi Serindere köyünde heyelan sonucu bazı evlerin zemin ve bodrum katları sular altında kaldı, köyde 2 evde heyelan riskine karşı tedbir amacıyla boşaltıldı.

Bölgede 15 köy yolu da heyelan sonucu ulaşıma kapandı. Yağış yüzünden bazı köy yollarında ulaşım sağlanamıyor.

Ardeşen’e bağlı Akkaya köyünde ise 6 ev ile caminin alt katını su bastı. Söz konusu evlerde yaşayan vatandaşlar tahliye edildi. Biri hamile, ikisi yaşlı üç kadın son anda evlerinden çıkarılarak mahsur kalmaktan kurtarıldı. Akkaya Köyü Muhtarı Özcan Galipoğlu, çok şiddetli bir yağış yaşadıklarını söyledi.

Köyün durumunu bildikleri için anında müdahale ettiklerini belirten Galipoğlu, “Hamile bir bayanı Çamlıhemşin 112 Acil Servis ekiplerinin yardımıyla çıkardık. İki yaşlı bayanı ise kendi imkanlarımızla başka bir eve götürerek misafir ettik.” dedi.

Evini su basan Yunus Durmaz da üçüncü kez aynı olayla karşılaştığını dile getirdi.  Evde 90 yaşındaki annesi dahil 5 kişi olduklarını ve çok korktuklarını anlatan Durmaz, annesi yaşlı olduğu için tahliye sırasında zorlandıklarını ifade etti.

AFAD ve AKUT’tan yardım talebi

Sel ve heyelan sonucu riskli bölgelerde mahsur kalanlar jandarma, AFAD ve AKUT ekiplerinden yardım istedi. Pazar ilçesi Irmak köyünde heyelanda mahsur kalan 2 kişi 2 saat sonra kendi imkanları ile kurtuldu. Ardeşen ilçesinde mahsur kalanlar da AKUT ekiplerinin yardımıyla kurtarılarak güvenli bölgeye tahliye edildi.

Ardeşen’in Armağan köyünde ise bazı vatandaşlar şiddetli yağışın ardından tedbir amacıyla evlerinden ayrıldı.

Bölgede yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

Çamlıhemşin Belediye Başkanı: Can kaybı yok

Öte yandan yaşanan sel ve heyelanlarla ilgili konuşan Çamlıhemşin Belediye Başkanı Osman Haşimoğlu, “Herhangi bir can ve mal kaybımız yoktur. 2 noktada bu akıntı geldi. En kısa zamanda yol normal olarak ulaşıma açılacaktır” derken, Ardeşen Kaymakamı Emrah Yılmaz ise “Devlet olarak buradayız. Kısa süre içinde hayatın normale dönmesi için çalışıyoruz. Herhangi bir can ve mal kaybımız yok. Yıkılan evimiz yok” ifadelerini kullandı.

Bilim insanlarının bulgularına göre, iklim değişikliği  sıcak hava dalgasının oluşma ihtimalini iki katına çıkarıyor.

Fosil yakıtların kullanımı, arazi kullanımı değişiklikleri, ormansızlaştırma ve sanayi süreçleri gibi insan etkileriyle atmosfere salınan sera gazı birikimlerindeki hızlı artışın sera etkisini kuvvetlendirmesi sonucunda yerkürenin ortalama yüzey sıcaklıklarındaki artışı iklim değişikliğine yol açıyor.

İklim değişikliğinin yıkıcı etkisi Rize’yi vurdu: Aşırı yağış toprak kaymalarına yol açtı

İklim değişikliği Afyonkarahisar ve Ordu’da etkisini gösterdi: Aşırı yağışlar sele yol açtı

‘İklim değişikliği artık kapımızda değil evimizde!’

İnferno’nun ta kendisini yaşıyoruz – Ömer Madra

İklim felaketleri Türkiye’de de artıyor

Küresel iklim değişikliği: Asya sel ve toprak kaymalarına, ABD ve Avrupa yangınlara teslim

 

(Hürriyet, Yeşil Gazete)

İklim değişikliğini etkileyen termik santrallerin Türkiye karnesi: Erken ölümleri tetikliyor

Türkiye’nin enerji alanındaki gündemini oluşturan yerli ve milli enerji politikası kapsamında ele alınan; Eskişehir, Çanakkale ve Tekirdağ’da yapılacak termik santrallerin etkileri Ekologos tarafından, ”Linyit Yanmaz! Yakar!” başlığıyla raporlaştırıldı.

14 linyit yakıtlı termik santralin yanına 24 adet daha geliyor

Türkiye’de 2017’nin sonu itibarıyla işletilen toplam 27 kömürlü termik santral bulunuyor ve bunların 14 tanesini linyit yakıtlı termik santraller oluşturuyor. İşletmedeki termik santrallere ek olarak bir de kurulması planlananlar var. 2017 sonu itibarıyla 14 tane lisans sürecinde, üç tane ilan edilen, üç tane inşa halinde dört tane de lisans almış toplamda 24 linyitli termik santral planı mevcut. Bu santrallerin toplam kurulu gücünün 16.420 MWe olacağı hesaplanıyor.

Milli ve yerli enerji politikasında enerji kaynağı güneş ve rüzgâr olmalı

“Linyit Yanmaz! Yakar!” raporu, bu 24 adet linyit yakıtlı termik santral arasından Alpu Termik Santrali (Eskişehir), Yenice Çırpılar Termik Santrali (Çanakkale), Çerkezköy Termik Santrali (Tekirdağ) projelerini ele alıyor ve bölge halkının sürece yönelik tepkilerine odaklanıyor.

Çalışmada, milli ve yerli enerji politikası kapsamında işletime alınması planlanan/işletimdeki linyit yakıtlı termik santral projeleri yerine enerji kaynağı olarak güneş ve rüzgârın kullanılmasının gerekliliği gözler önüne seriliyor.

Raporda Türkiye’deki kömür üretimi ve tüketimindeki artışın nedeninin linyit kömürü üretimi ve termik santrallerdeki tüketimin oluşturduğu ifade ediliyor.

Tüm kömür kaynaklarında üretim-tüketim miktarı açısından Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olmadığı aksine taşkömüründe neredeyse tamamen dışa bağımlı olduğu vurgulanıyor.

Doğayı kirletiyor, ciddi hastalıklara yol açarak halk sağlığını tehdit ediyor

İklim değişikliğine en çok etkisi olan linyit ve kömürlü termik seçeneğinin yatırımcılar açısından da ekonomik olmadığının dikkat çekildiği raporda kömürlü termik santraller doğayı tehdit etmekle kalmadığına, halk sağlığını da etkilediğine; ciddi hastalıklara yol açarak erken ölüm sayısındaki artışı da tetiklediği belirtiliyor.

Dünya liderlerini ülkelerindeki kirli fosil yakıtlardan biri olan kömürden vazgeçmeye çağıran Paris İklim Anlaşması’na da değinilen raporda; santrallerin hava kirliliğinin artmasına yol açtığı ve küresel ısınmayı hızlandırdığı bu nedenle Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinde sorumluluklarını yerine getirmekte zorlandığı ifade ediliyor.

Kömürlü ve linyit yakıtlı santraller iklim değişikliğine en çok etkisi olanlar

Yanma teknolojisi ne olursa olsun iklim değişikliğine en çok etkisi olan santrallerin kömürlü ve bilhassa linyit yakıtlı santraller olduğunun belirtildiği raporda kömürle çalışan santrallerin, enerji üretebilmek için suya ihtiyaç duyarken, su kaynakları üzerindeki stresi de artırdığı bilgisine yer verildi.

Ekonomik ve çevresel etkilerin yanı sıra toplumsal tepkilere de geniş yer verilen raporda Eskişehir, Çanakkale ve Tekirdağ’da yetkililer ve yöre halkının düşüncelerine de yer verildi.

*Ekologos’un ”Linyit Yanmıyor, Yakıyor!” raporunun tamamına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Ekologos’un ”Linyit Yanmıyor, Yakıyor!” raporunun tamamına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

 

(Yeşil Gazete)

Alpu Ovası’nda kömür madenine ÇED zorunluluğu

Eskişehir’de Alpu Termik Santrali için açılacak kömür madenine verilen “Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu gerekli değildir” kararının iptali, Danıştay tarafından onandı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin yazılı açıklamasına göre Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, 28 Aralık 2017’de kömür madeni için “ÇED gerekli değildir” kararı vermişti.

Bu karara karşı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından dava açılmıştı.

Eskişehir 2’nci İdare Mahkemesi, 6 Nisan 2018’de kararı iptal edince devreye Valilik girdi. Dava bu kez Danıştay’a taşındı. Yüksek mahkeme de yerel mahkemenin iptal kararını onadı.

Açıklamada, “Danıştay 14’üncü Dairesi’nin vermiş olduğu onama kararı ile birlikte Sevinç Mahallesi’nde açılması planlanan kömür madeni için ÇED raporu düzenlenmesi zorunluluk haline gelmiş oldu” dendi.

Eskişehir’de termik santrale harcanacak parayla 11 hastane, 257 okul yapılabilir

Aralarında Alpu Ovası’nın da bulunduğu tarım arazilerine Danıştay’dan destek

Greenpeace: Eskişehir’de planlanan termik santralin ÇED raporu hatalarla dolu

Eskişehir Alpu’ya kurulması planlanan termik santral Meclis gündemine taşındı

Eskişehirli gençlerden Alpu Ovası’ndaki termik santral projesine gaz maskeli protesto

 

(Diken)

bianet’in Haber Fotoğrafçılığı Atölyesi’ne katılım için son başvuru tarihi 31 Ağustos

IPS İletişim Vakfı ve bianet , 7-8-9 Eylül 2018 tarihleri arasında üç günlük Haber Fotoğrafçılığı Atölyesi düzenliyor.

Haber ve belgesel fotoğrafçısı Özcan Yurdalan tarafından verilecek eğitime son başvuru ise 31 Ağustos 2018 Çarşamba.

Atölyesi’ye katılmak için  “Haber Fotoğrafçılığı Atölyesi” başlığı ile [email protected] adresine katılım talebinizi gönderebilirsiniz.

Üç gün sürecek Haber Fotoğrafçılığı Atölyesi’ne yaygın medyanın farklı birimlerinden gazetecilerin, işsiz bırakılmış gazetecilerin ve iletişim fakülteleri gazetecilik, radyo ve televizyon bölümleri öğrencilerinin başvurması bekleniyor.

Atölyeye katılım 15 kişi ile sınırlı. Atölye sonunda ise katılımcılara sertifika verilecek. Atölye ücreti öğrenciler için 200 TL, çalışanlar için 400 TL olarak belirlenmiş durumda.

Atölye konuları

Haber Fotoğrafçılığı Atölyesi’nde “Haber fotoğrafçılığının tarihi”, “Görsel haber inşasında temel ilkeler ve etik kriterler”, “Bağlamın önemi ve altyazı”, “Fotoröportajın aşamalarının tanıtımı”, “Konu seçmenin ilkeleri” gibi konu başlıkları bulunuyor.

 

(bianet)

Kuzey Kıbrıs’ta ekoloji ve çevre dersi zorunlu hale getirildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Talim Terbiye Dairesi Müdürü Salih Sarpten 2018 – 2019 ders yılına dair yaptığı açıklamada 9. sınıflar için ekoloji ve çevre dersinin zorunlu ders olarak müfredat içinde yer aldığını söyledi.

Sarpten ayrıca din dersinin seçmeli ders olarak müfredatta yer almasına dair eleştirileri de yanıtladı. Din dersinin seçmeli olmasının nedeni olarak okullarda çok sayıda yabancı uyruklu öğrenci bulunmasını gösteren Salih Sarpten ayrıca Yunanca dilinin de eğitim öğretim alanında güçlendirildiğinin altını çizdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Talim Terbiye Dairesi Müdürü Salih Sarpten

Kuzey Kıbrıs’ta 2018 – 2019 eğitim yılında yürürlüğe girecek bazı uygulamalar

*9. sınıflarda ekoloji (çevre bilimi) ve çevre dersi zorunlu hale getirildi

*10 ve 11. sınıflarda felsefe dersi zorunlu hale getirildi

*Ortaokul düzeyinde Yunanca dili ikinci yabancı dil seviyesinde güçlendiriliyor. Uygulama Lise düzeyinde de devam ettirilecek

*Din dersi seçmeli ders olarak müfredatta yer aldı

Kuzey Kıbrıs’ta Ekoloji ve Çevre Dersi artık zorunlu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Talim Terbiye Dairesi Müdürü Salih Sarpten yeni müfredatta yer alan ekoloji ve çevre dersine dair ise şunları kaydetti:

“Çevre örgütleri ve Eğitim Bakanlığımız ile birlikte çevre duyarlığını geliştirme projemiz var. Bu yıl 9. sınıflarda ekoloji (çevre bilim) ve çevre dersi zorunlu hale getirildi. Artık bu ders seçmeli değil, zorunludur.”

 

(Yeni Düzen, Yeşil Gazete)

Zeytinliklere JES sondajı davasında Gülpınarlıları sevindiren ara karar

Çanakkale İdare Mahkemesi, Ayvacık Gülpınarlıların zeytinlikler içinde yapılmak istenen JES sondajına karşı açtığı davada ara kararı açıkladı.

Mahkeme proje dosyasındaki taahhütlere dayalı düzenlenen bilirkişi raporuna yapılan itirazlar ve duruşmadaki beyanlar doğrultusunda; bilimsel verilere uygunluğuna dair tespit içermeyen ve bu hali ile eksiklikler barındıran bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmesi ve projenin çevreye olası etkilerinin ne olacağı, ekosistemi ve çevrede bulunan yerleşim yerlerini hangi yönde ve ne düzeyde etkileyeceği hususunda da kapsamlı bir şekilde ortaya konulması için ek rapor düzenlenmesine karar verdi.

Bilirkişiler 30 gün içinde hazırlayacakları ek raporu mahkeme heyetine sunacak.

Ayvacık Gülpınar köylüleri geçen yıl Temmuz ayında zeytinliklerin içine açılmak istenen jeotermal kuyusuna karşı yaşam nöbeti başlatmıştı.

İlgili Haber:

Jeotermale direnen Gülpınarlı kadınlardan mesaj var: Doğamızı da kafamızı da bozmasınlar!

 

(Yeşil Gazete, Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği)