Ana Sayfa Blog Sayfa 1974

Cinsel saldırı faili Musa Orhan tutuklandı

18 yaşındaki İ.E’ye cinsel saldırıda bulunan ve ölümüne neden olmakla suçlanan uzman çavuş Musa Orhan, savcılığın talebi üzerine tutuklandı.

Siirt Başsavcılığı’nın talebi üzerine Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi Orhan hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarmıştı. Kararın ardından Musa Orhan, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü’ne teslim oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından Siirt 1. Ağır Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Orhan’ın tutuklanmasına karar verildi.

Siirt Başsavcılığı, uzman çavuşun cinsel saldırısına uğradıktan sonra intihar girişiminde bulunan ve 33 gün sonra ölen İpek Er ile ilgili olarak açıklama yapmış ve şu ifadeleri kullanmıştı: “Yargılamayı yapacak mahkemeden şüphelinin tutuklanması talep edilmiştir. Mahkemenin başsavcılığımızın talebi hakkında karar vermesi beklenmekte olup yargılama süreci devam etmektedir.” 

Jandarma Genel Komutanlığı’ndan açıklama 

Jandarma Genel Komutanlığı da uzman çavuşun olay duyulur duyulmaz derhal görevden uzaklaştırıldığını, hakkında adli ve idari işlemlerin yapıldığını bildirdi.

Yapılan yazılı açıklamada, şüpheli hakkında, “devlet memurluğundan çıkarma” cezası verilmesi istemiyle 10 Temmuz 2020 tarihinde başlatılan disiplin soruşturmasının tamamlandığı ve bu kişinin Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiği; ayrıca Siirt Valiliği’nin 16 Temmuz 2020 tarihli oluru ile idari soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırıldığı ifade edildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

 
 

Türkiye’nin ilk tam entegre güneş paneli fabrikası Erdoğan’ın katılımıyla açıldı

Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde 1,4 milyar dolarlık yatırımla kurulan ve Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı tören ile açıldı.

Yıllık 500 megavat güneş paneli üretim kapasitesine sahip olan fabrika 80 bin metrekare kapalı alana sahip.

Türkiye’nin ilk entegre tesisi

Silikon işleme teknolojisini Türkiye’ye kazandıracak fabrikanın, faaliyete geçtiğinde “ingotwaferhücre ve modül” imalatını tek çatı altında yapabilen Türkiye’nin ilk entegre tesisi olacağı belirtiliyor.

Fabrikanın ilk üretimleri, Güneş YEKA 1 projesi kapsamında kurulacak toplam 1000 megavat kurulu güce sahip Konya Karapınar Güneş Enerjisi Santrali’nde kullanılacak.

Güney Kore merkezli ortak ile yollar ayrıldı

Daha önce Kalyon Enerji ile Güney Kore merkezli Hanwha grubu tarafından yapılmak istenen proje için  Hanwha Kalyon Güneş Enerjileri Üretim A.Ş. ile Hanwha Kalyon Güneş Teknolojileri Üretimi A.Ş. şirketleri kurulmuştu.

Ocak 2019 tarihinde ise Kalyon Grubu, Hanwha grubuyla yollarını ayırmıştı.

‘2 milyon kişinin yıllık enerjisini karşılayacak’

Açılış töreninde konuşma yapan Erdoğan, “İlk Yerli Güneş Paneli Fabrikası’nın güneş paneli sisteminde ülkemizi ileri çıkaracağını düşünüyorum. Bu santralle 2 milyon vatandaşımızın yıllık enerji ihtiyacını karşılayacağız. Kalyon Holding’in yatırımına tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

Diplomaside ve ekonomide başarının temel şartının enerjide bağımlılığı en aza indirmek olduğunu belirten Erdoğan “Dışa bağımlılığı azaltmak için yerli yenilenebilir enerjinin payına yükselttik” dedi. Erdoğan güneşten elektrik üretiminin toplam üretimin yüzde dördünü oluşturduğunu söyledi.

‘Kimse bizi petrol ve doğal gazdan mahrum bırakamaz’

Konuşmasının devamında “Özellikle Doğu Akdeniz’de ne işimiz var diyen muhalefetin iyi öğrenmesini istiyorum bunu” diyen Erdoğan, fosil yakıt arama faaliyetleri sebebiyle uluslararası bir krize dönen Doğu Akdeniz tartışmaları hakkında yorumlarını paylaştı.

Erdoğan “Hiçbir güç ve tehdit ülkemizi bu bölgede var olduğu tahmin edilen zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarından mahrum bırakmaz” ifadelerini kullandı.

‘Cuma müjdeli haberimiz var’

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı konuşmasını “Cuma günü tüm milletimize bir müjdeyi vermekle karşı karşıya olacağımızı tahmin ediyorum” sözleriyle tamamladı.  Erdoğan “Bu müjdenin hayalleri ve rüyası içindeyiz. Bu müjdeyi tüm milleti vermek suretiyle Türkiye’de yeni bir dönemin açılacağına inanıyorum” yorumunu paylaştı.

 

RTÜK’ten TLC kanalına ‘eşcinsel çift’ cezası

Bugün (19 Ağustos) gerçekleştirilen RTÜK toplantısında, birçok kanalla ilgili hazırlanan uzman raporları görüşülerek karara bağlandı. 

TLC kanalı hakkında hazırlanan raporu müzakere eden Üst Kurul, kanalda yayınlanan Sıra Dışı Hamilelikler adlı programda, eşcinsel bir çifte yer verilmesinin toplumun manevi değerlerine aykırı olduğu görüşünü kabul etti. 

İki kadının ebeveyn olarak sunulması, çocuk sahibi olmaları ve hamilelik süreçlerinde yaşadıklarının anlatılmasının toplumsal cinsiyet rollerini zedeleyici ve toplumsal yapıyı bozucu nitelikte olduğunu iddia eden RTÜK, TLC kanalına idari para cezası verdi.

Sözcü ve Tele1’e de ceza

Sözcü Gazetesi‘nin sahibi olduğu “Sivas SRT” dosyasının da toplantıda ele alındı. “Mega Ajans ve Reklamcılık Ticaret Anonim Şirketi” unvanlı kuruluşun televizyon yayınlarında RTÜK kayıtlarında yer alan “Sivas SRT” logosu yerine “SRT Sivas” logosunu kullandığını tespit eden Üst Kurul, 6112 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrasının ihlali nedeniyle yayıncı kuruluşa idari para cezası yaptırımı uygulanmasına karar verdi.

Kurul toplantısına sunulan uzman raporunda ayrıca, TELE 1‘de yayınlanan “Mr. Brooks” isimli filmde öldürme eyleminin zevk aracı olarak sunulduğu, filmin gerçekle kurguyu ayırt etme yetisine tam olarak sahip olmayan çocukların yoğun şiddet sahnelerine maruz kalabileceği bir saatte yayınlandığı, filmde yer alan şiddet içerikleri ile şiddetin meşrulaştırıldığı, özendirildiği ve kanıksatıldığı belirtildi. 

Rapordaki unsurların yasa ihlali olduğunu değerlendiren üst kurul, ilgili kanallara idari para cezası müeyyidesi uyguladı. 

Biden’ın adaylığı resmileşti

ABD’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle sanal olarak gerçekleştirilen Demokrat Parti Kurultayı’nda parti delegeleri Joe Biden‘ı partinin başkan adayı olarak gösterdi.

3 Kasım’da yapılacak 59’uncu başkanlık seçimleri öncesinde düzenlenen dört gün süreli Demokrat Parti Kurultayının ikinci gününde, ülke genelindeki delegeler online olarak oy kullandı. Böylece yeterli oyu toplayan Biden’ın adaylığı resmileşmiş oldu.

Clinton’dan destek konuşması

Sanal ortamda yapılan kurultayda Biden, adaylığının delegelerin çoğunlukla onaylanmasının ardından Delaware eyaletindeki evinden ailesiyle birlikte teşekkür etti.

Oylamanın yanı sıra yine videokonferans yoluyla kurultaya katılan eski ABD Başkanı Bill Clinton da Donald Trump’a karşı yarışacak Biden’a desteğini açıkladı.

‘Oval Ofis bir fırtına merkezi’

Clinton, konuşmasında Trump’a yüklenirken, “Böyle kriz zamanlarında Oval Ofis bir kumanda merkezi olmalıdır. Şu anda ise bir fırtına merkezi. Sadece kaos var” ifadelerini kullandı. Eski Başkan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

Dünya nüfusunun sadece yüzde dördüne sahibiz, ancak dünyadaki COVID vakalarının yüzde 25 bizde. İşsizlik oranımız, Güney Kore’nin iki katından daha yüksek. İngiltere’nin yarısından, Japonya’nın üç katından fazla.

Donald Trump dünyaya liderlik ettiğimizi söylüyor. Salgın hastalık nedeniyle işsizlik oranını üçe katlayan tek büyük sanayi ekonomisi biziz. İş yapmak yerine zamanını sosyal medya ve televizyon seyretmekle geçiren bir başkan istiyorsanız o sizin adamınız.

Trump’ın adaylığı 27 Ağustos’ta ilan edilecek

Eski Cumhuriyetçi Dışişleri Bakanı ve Biden’ı destekleyen Colin Powell da “Bizim bugün askerlerimizi kendi ailesi gibi koruyup kollayan bir komutana ihtiyacımız var.” sözleriyle Trump’ı eleştirdi.

Cumhuriyetçi Partinin de yine Covid-19 salgınından dolayı sanal ortamda gerçekleştireceği kongre sonrasında Trump’ın başkan adaylığının 27 Ağustos’ta resmen ilan edilmesi bekleniyor. ABD’de başkanlık seçimleri 3 Kasım 2020 Salı günü gerçekleştirilecek.

Ayağı kırılan hamster Böğürtlen, takılan pimle yeniden yürüyecek

Ankara‘da, kafesine takıldığı ayağı kırılan, 25 gram ağırlığındaki ‘Böğürtlen’ adlı hamster, götürüldüğü klinikte 1 milimetreden daha ince olan kemiğine pim takılarak tedavi edildi.

Sahibi tarafından geçen ay Çankaya ilçesine bağlı Yaşamkent Mahallesi’ndeki özel veteriner kliniğine götürülen Böğürtlen’in çekilen röntgen filmleri sonucunda, Türkiye’de nadir yapılan bir operasyonla tedavi edilmesine karar verildi.

Veteriner Eren Murat Aktaş gerçekleştirilen ve 45 dakika süren operasyonla ayağına pim takılan Böğürtlen, 15 günün ardından yeniden yürümeye başladı. 

Veteriner Aktaş operasyonla ilgili şunları söyledi:  “‘Böğürtlen’ kafesinde oynarken ayağının kırılması sonucu kliniğimize geldi. Rutinde yaptığımız işlerden biri olan kırık operasyonu, bu ufaklıkta biraz daha zordu. Çünkü kullandığımız medikal malzemeler onun için yeterli incelikte değildi. Toplam ağırlığı 25 gram olan ve ayak kalınlığı 1 milimetre dahi olmayan bir canlı sonuçta. Kırık ayağına pim uygulayarak tekrar sağlığına kavuşturmuş olduk.” 

‘Definecilerin Gökçegelin Şelalesi’ni Dipsiz Göl’e çevirmesine izin vermeyeceğiz’

Definecilerin kazısı nedeniyle kuruyan Dipsiz Göl‘den sonra şimdi de Ordu‘nun Çaybaşı ilçesinde yer alan Gökçegelin Şelalesi aynı sonla karşı karşıya.

İlküvez’de define aramak için yapılan girişime tepki gösteren halk, şelale önünde bir basın açıklaması gerçekleştirerek “şelalemize dokunmayın” dedi.

Açıklaması öncesi Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül ve Ordu Çevre Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Coşkun Özbucak birer konuşma yaptı.

‘Şelaleyi yok edecekler’

Köylülerin katıldığı basın açıklamasını okuyan Harun Karayiğit, Çaybaşı İlküvez Aşıklı Mahallesi’ndeki derelerde define aranacağını söyledi. Karayiğit, “Gökçegelin Şelalesi ve Gölü bölgemizin gezi ve piknik alanıdır. Burada halkın değil, kişisel çıkarlar öne çıkarılacak define aranmasını kabul etmiyoruz” dedi.

Bölge halkının burada yüzdüğünü, değirmeninin hala kullanıldığını belirten Karayiğit “Bu bölge şelalelerle ünlü. Şelalelerimizi görmeye gelenler her gün artıyor. Buraların turizm bölgesi yapılacağı söylendi ama bırakın turizm bölgesi olmasını, yok ediyorlar. Dokunmasalar daha iyi” tepkisini gösterdi.

‘Daha önce de define arandı, bulunamadı’

Karayiğit, define aranan başka yerlerin de olduğunu belirterek, “Yöre insanı bu alanlarda turizm tesisi beklerken, doğal güzelliği talan anlamına gelen define araması kabul edilemez. Define araması Ünye Erenyurt’ta bir şelalede de yapıldı. Bir şey bulunamadı. Geriye bozulmuş, görselliği yok olmuş bir şelale kaldı” ifadelerini kullandı.

‘Ciğerimize sapladığınız hançer yetmedi mi?’

İlküvez’de yaşayan halkın önce bölgeye yapılmak istenen çöp tesisi yüzünden aylar boyunca mağdur edildiğine dikkat çekilen açıklamada  “Ordu’nun çöpünü başımızdan aşağı dökmeye başladınız. Kızgınız. Bu çöp tesisini, ilçe içinden, köy yollarından geçen çöp kamyonlarını gördükçe yüreğimiz sıkışıyor. Ciğerimize sapladığınız hançer yetmedi mi? Şimdi de yüreğimizi mi hançerlemek istiyorsunuz? İnsanlarımızın huzur bulduğu, yaşam sevinci duyduğu şelalemize mi göz diktiniz? Nedir bu para hırsı, mezara mı götüreceksiniz?” denildi.

Köylerinde rahat yaşamak istediklerini vurgulayan Karayiğit, ”Bizler İlküvezliler olarak yeter diyoruz. Toprağımızda, deremizde, ormanımızda rahat yaşamak istiyoruz. Çöp huzurumuzu bozdu; gecemiz, gündüzümüz karardı. Şimdi yaşamımızı zifiri karanlık içinde mi sürdürmemizi istiyorsunuz? Ormanımızı yok edip çöp döktükten sonra, şimdi de göz bebeği gibi koruduğumuz, değer verdiğimiz Gökçegelin Şelalesi ve Gölü’nde define aramak nedir? Bu güzelliklerin hiç mi değeri yok? Bu doğal güzellik binlerce altından daha değerli değil mi?” tepkisini gösterdi.

Açıklamanın sonunda define arama projesinin durdurulması talep edildi.

 

Çal’da üzüm üreticileri isyanda: Fiyatı, bize sormadan geçen yılın altında belirlediler

Türkiye’nin şaraplık üzüm ihtiyacının yüzde 60’ını karşılayan Denizli‘nin Çal bölgesinde üzüm üreticisi alınterinin karşılığını alamadığı gerekçesiyle tepkili. Geçen yıl 3,5 TL’den sattıkları üzümün kg fiyatı, bu yıl çiftçilerin olmadığı toplantıda Çal Belediye Başkanı ve Ziraat Odası Başkanının katılımıyla geçen yıldan daha düşük belirlendi. Sattıkları ürünün parasını eylül ve 2021 şubat ayında almalarına yönelik planlama da Çallı üreticileri isyan ettirdi. 

Üzüm üreticisi Mehmet Orman sıkıntılarını şu sözlerle dile getirdi: “Bu tarlayı çapalayan benim, işleyen benim, 40 derecenin altında alınteri döken benim, gecenin 3’ünde kalkıp ilaçlayan benim, üreten benim. Yapılan planlama yanlış, bizim sesimizi kim duyacak. Üretim çok zor ama güzel, alınterimizin karşılığını almak istiyoruz.”

CHP’li Dağlı: Çiftçinin ölüm fermanı 

Maliyetler gözönünde bulundurulmadan, çiftçiye danışılmadan masaya oturanların, üzüm üreticisini yok saydığını kaydeden CHP Çal İlçe Başkanı Ömer Dağlı da “Çal Karası 2,5 TL, Sultaniye Çekirdeksiz 2,5 TL olacak. Bir sonraki yıl 50-60 kuruş artış olacak. Bunu neye göre belirlediniz? Ağustos ayında sattığınız ürünün yüzde 50’sini Eylülde, yüzde 50’sini 2021 Şubat ayında alacaksınız. Böyle bir satış olamaz.” diye konuşu.

Bu planlamanın acilen değişmesi, üretenin yanında olunması gerektiğine vurgu yapan Dağlı, “Zirai ilaç fiyatları, gübre, mazot fiyatları ortada… Çal çiftçisi desteklenmeli, fiyat birliği sağlanmalı, fiyat çiftçiyi kurtaracak şekilde olmalı” dedi. 

Başkanlara çağrı: Yeriniz masalar mı tarlalar mı?

Çal ve Baklan Ovası’nda ziyaretler yapıp üreticilerin sorunlarını TBMM gündemine taşıyan CHP Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ise üretimi ve üreticiyi dışlayan, yaşanan ekonomik kriz ve pandeminin yarattığı ağır faturanın halka ödetilmesine karşı çözümün üretici dostu uygulamalar olduğuna dikkat çekti. Biçer Karaca çiftçisiz toplantı yaparak geçen yıla göre düşük fiyat belirlenmesine imza atan Başkanlara çağrı yaptı: Masalarınızdan kalkın, tarlalara gelin. Yöre halkının halini yerinde görün ve yaptığınız yanlıştan bir an evvel dönün!

İ.E’ye cinsel saldırıyla suçlanan Musa Orhan için yakalama kararı

Siirt Başsavcılığı, uzman çavuş Musa Orhan’ın cinsel saldırısına uğradıktan sonra intihar girişiminde bulunan ve 33 gün sonra hayatını kaybeden İ.E. ile ilgili olarak açıklama yaptı. Soruşturmanın 7 Temmuz’da başlatıldığı belirtilen savcılık açıklamasında “Yargılamayı yapacak mahkemeden şüphelinin tutuklanması talep edilmiştir. Mahkemenin başsavcılığımızın talebi hakkında karar vermesi beklenmekte olup yargılama süreci devam etmektedir” denildi.

Bu açıklamadan kısa bir süre sonra Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi Musa Orhan  hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı.

Kamu davası açıldı

Siirt Başsavcılığı’nın açıklamasında,  soruşturma kapsamında mağdur ve şüphelinin iddia ve beyanları doğrultusunda tüm delillerin toplandığı ve titizlikle değerlendirildiği belirtilerek, “Şüpheli 17.07.2020 tarihinde tutuklama istemiyle Siirt Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş, şüpheli hakkında adli kontrol verilmiştir.” ifadeleri kullanıldı. 

27 Temmuz’da şüpheli hakkında “nitelikli cinsel saldırı” suçundan iddianame tanzim edilerek kamu davası açıldığı kaydedilen açıklama, “Mahkemenin başsavcılığımızın talebi hakkında karar vermesi beklenmekte olup yargılama süreci devam etmektedir” sözleriyle sona erdi. 

İ.E, bugün sabaha karşı saat 03.00’da geniş güvenlik önlemleri altında, hiç kimsenin katılmasına izin verilmeyerek Batman Asri Mezarlığı‘na defnedilmişti.  

Acil hizmet numaraları 112’de birleşiyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kahramanmaraş AFAD Müdürlüğünde gerçekleştirilen, İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Soylu, 112 Acil Çağrı Merkezi’yle ilgili yeni bir sisteme geçileceğini belirterek şunları söyledi: 

‘Yerli ve milli’ vurgusu

“Önümüzdeki hazirana kadar Allah nasip ederse Türkiye’de ormandan itfaiyeye, AFAD’dan jandarmaya, polise, Sahil Güvenlik’e, sağlığa kadar acil hizmet numaralarının hepsini kaldıracağız, 112 numarasında birleştireceğiz. Bu yazılım akıllı bir yazılım. Gelen bütün ihbarları akıllı bir yazılımla analiz edecek, hırsızlık en çok hangi bölgede oluyor, trafik kazaları en çok nerelerde oluyor, orman yangınlarında en çok sıkıntı nerede oluşuyor gibi bütün bunları analiz edecek ve bütün kurumların tedbir almaya, önceden bunlara yönelik yapılabilecek eylemleri oluşturmaya sevk edecek.”

Soylu, yeni yazılımın yerli ve milli olduğunu da söyledi.

Çin’de sel: 71 metre uzunluğundaki Buda heykeli tehlike altında

Çin‘de yaşanan yoğun yağışlar sonucu Yangzı ve Siçuan eyaletlerinde taşkınlar meydana geldi. Sellerin yaşandığı bölgede yaklaşık 100 binden insan tahliye edilirken ülkenin kültürel mirasları da tehlike altında. Basına yansıyan görüntülerde sel sularının, Sıçuan’da 8. yüzyılda Tang Hanedanı döneminde inşa edilen, 71 metre uzunluğu ile dünyanın en büyük Buda heykeli olan Leshan Budası’nın ayak parmaklarına ulaştığı görüldü.

The Paper gazetesinin haberine göre, Sıçuan ve Gansu eyaletleri ile Çongçing şehrinde sel, gündelik hayatı da olumsuz etkiledi. Sel ve taşkınların yaşandığı bölgelere arama kurtarma ekipleri sevk edilirken, afet dolayısıyla ölü veya yaralanan olup olmadığı henüz bilinmiyor.

Yetkililer, sellerden etkilenen bölgelere çok sayıda helikopter gönderildiğini, Longnan şehrinde çatılarda mahsur kalan 48 kişinin kurtarıldığını söyledi. Sıçuan ve Çongçing’de sel kontrolü alarmının en yüksek seviyeye çıkarıldığını açıklayan yetkililer, Yangzı Nehri üzerindeki baraj kapaklarının selin önlenmesi için açılmasını istedi.

Çin, ülkenin güney kıyılarında etkili Higos fırtınasıyla da boğuşuyor. Çin Ulusal Meteoroloji Merkezi’nden yapılan açıklamada, saatteki hızı maksimum 126 kilometreye ulaşan tayfunun, Guangdong eyaletinin Cuhay şehrinden karaya ulaştığı bildirildi. Açıklamada, tayfunun karaya ulaşmasından 3 saat sonra rüzgar hızının saatte 108 kilometreye gerileyerek, tropikal fırtınaya dönüştüğü belirtildi.

Guangdong ile Hainan eyaletleri arasındaki feribot seferleri de askıya alınırken, elektrik şirketi dün gece, rüzgarın etkisiyle ağaçların elektrik direklerinin üstüne devrilmesi sonucu Guangdong’un Meycou şehrinde kesintiler yaşandığını duyurdu.

Çin basınındaki haberlere göre, tayfundan etkilenen kıyı bölgelerinde 65 binden fazla kişi tahliye edildi, okullar kapatıldı ve birçok balıkçı teknesi limana döndü. 

Çin’de bu yıl seller, 200’ün üzerinde kişinin hayatını kaybetmesine veya kaybolmasına ve 25 milyar dolarlık maddi zarara neden oldu.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve birçok bilimsel kuruluş iklim değişikliği yüzünden küresel ortalama sıcaklıkların artacağını ve bunun da kuraklık riskini, düzensiz ve aşırı yağış sıklığı ve miktarını ve fırtına gibi aşırı hava olaylarının sıklık ve şiddetini yükseltebileceğini ortaya koyuyor.