DoğaEditörün SeçtikleriManşetYerel

Dipsiz Göl’ün tabanı balçık tuttu, uzmanlar ‘Çukura su dökerek göl yapamazsınız’ diyor

Gümüşhane’nin Taşköprü Yaylası‘nda define kazısı sonucu yok olan ve eski haline dönüştürülmesi için su takviyesi yapılan Dipsiz Göl‘ün tabanı balçıkla kaplandı. Bunun üzerine tehlike oluşturan gölün çevresi tel örgüyle çevrildi. Gölün yaklaşık bir ay daha takviye su verilerek dolması bekleniyor.

Öte yandan, yayladaki doğal kaynaktan 200 metre uzunluğundaki borularla su takviyesi yapılan gölde, canlı yaşamın geri dönmeye başladığı yolunda haberler yer aldı.

‘Dipsiz Göl artık bitmiştir’

Göl’de yeniden yaşamın başlayıp başlayamayacağını ve balçığın insanlar açısından nasıl tehlikelere yol açabileceğini Türkiye Tabiatı Koruma Derneği bilim danışmanı Erol Kesici‘yle konuştuk.

Dipsiz Göl’ün milyonlarca yılda doğal bir yolla oluştuğunu söyleyen Kesici’ye göre, geçen Kasım’da yapılan kazıdan sonra gölün eski haline dönmesi imkansız:

Eğer Dipsiz Göl’e son yapılan yöntemler akla, bilime uygunsa bu şekilde bin tane hatta milyon tane Dipsiz Göl yapabiliriz. İş makinalarını getirelim, açalım çukurları, iç kısmını Dipsiz Göl’de olduğu gibi kalaylayalım, ondan sonra üzerine suyu dökelim, al sana göl. Bu göl değildir. Artık Dipsiz Göl diye bir göl coğrafyada yoktur, Dipsiz Göl bitmiştir.

‘Kolay ise her yere göl yapalım’

Kesici, göllerin oluşumunun bir süreç içinde gerçekleştiğini vurguluyor. Buna göre, doğal göller tıpkı canlı organizmalara benziyor, kendisini oluşturan canlılar ise vücuttaki organlar gibi bir organik dayanışma içinde:

Doğal göller canlıdır, aynı bizim gibidir; dereler çaylar damarlarıdır, içinde bulunan balığı su böceğinin, su bitkisinin kimi akciğer görevini görür kimi karaciğer görevini görür böyle bir bütünlük içerisindedir göl. Siz gelip her tarafını kazıyorsunuz buranın, akışını değiştiriyorsunuz, gölün su kalitesini değiştiriyorsunuz. Bu kadar kolay olmuyor ki, olsa tamam, her yere göl yapalım.

Gölün oluşumu tıpkı çayın demlenmesi gibidir, su çok önemlidir. Su orada belli bir süre kalır, bitkisiyle börtüsüyle böceğiyle adeta demlenir. Bu bir süreçtir. Bu sürece baktığımızda, Eğridir, Burdur, Salda Gölü gibi göller için aynısı geçerlidir: Eskisinin mirasına konmuşuzdur. Bir sene öncesine kadar Dipsiz Göl için de, insan etkinliğiyle karşı karşıya kalmadıkları için kopmamışlardır; o nedenle insanlar daldıkları zaman burada tatlı suları içebilmişlerdir, o nedenle oradaki balıkları yiyebilmişlerdir.

Dipsiz Göl’ün kazıdan önceki hali

Balçık, yeni dökülmüş beton gibidir

Kesici, balçığın insanlar açısından yaratacağı tehlikelerle ilgili olarak da şunları söylüyor:

Ayağınızı bile kaldıramazsınız. Bunu bir iki metrelik yeni dökülmüş betonu düşünün, onun içine girdiğinizi düşünün, ne olur? Yerçekimiyle çekilirsiniz ve yukarı çıkamazsınız. İşte boğulmalar bu şekilde meydana geliyor, bu nedenle elbette tehlikelidir.

Dipsiz Göl’ün eski haline döndürülmesi konusunda umutsuz olsa da, böyle bir çalışma yapılacaksa Göl’ün çok iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguluyor Erol Kesici:

Doğanın dengesiyle oynamamak gerekir. Dipsiz Göl’ün nasıl meydana geldiğinin nasıl bir oluşum içinde olduğunun çok iyi bilinmesi gerekir. Eğer herhangi bir şekilde iyileştirme çalışması yapılacaksa önce bu Göl’ün kökenini çok iyi araştırmak gerekir.

Define uğruna kurutulmuştu

Define olduğu söylentisi üzerine iki kişi, kazı için başvuruda bulunmuş, Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü‘nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğü‘nce ilgili kişilere define arama ruhsatı verilmişti. Bölgede geçen yıl 6 Kasım’da jandarma yetkililerinin eşlik ettiği kazıda suyu tahliye edilen göl alanı, iş makineleri ile kazılmış, dört gün sürdürülen kazı çalışmaları, define bulunamayınca sonlandırılmıştı.

Buzul Çağı‘ndan kalma, 12 bin yıllık göl alanı taş ve toprak yığını haline dönmüştü.

 

 

Kategori: Doğa