Ana Sayfa Blog Sayfa 1803

Kadıköy Meydanı tasarımı için oylama başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, (İBB) Kadıköy Meydanı’nın tasarımı için üç projenin oylamaya açıldığını duyurdu. İstanbul’da ikamet eden vatandaşlar 17 Aralık tarihine kadar istanbulsenin.org sitesi üzerinden seçtikleri projeye oy verebilecek.

Kadıköy’ün yeni meydanını belirlemek ve tarihi, kültürel mirasını da korumak için başlatılan Kadıköy Meydanı Kentsel Tasarım Yarışması’nda son üçe kalan ve halk oylamasına sunulan projeler ise şöyle:

15 numaralı proje

26 numaralı proje

53 sıra numaralı proje

Projeler nasıl belirlendi?

Yarışma için tasarlanan 53 projeyi aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Kadıköy Belediyesi Başkanı Şerdil Dara Odabaşı‘nın da olduğu jüri değerlendirdi. Yapılan değerlendirmenin ardından üç eşdeğer, beş mansiyon olmak üzere toplam sekiz proje seçildi. Eşdeğer üç proje ise şu an halk oylamasında.

Projelere buradan oy verebilirsiniz.

Taksim, Bakırköy ve Salacak oylamaları

Daha önce de Taksim, Bakırköy Meydanı ve Salacak kıyı bandı düzenlemeleri için 19 Ekim ile 13 Kasım tarihleri arasında yapılan ve 352 bin 784 kişinin katıldığı oylamalarda en beğenilen projeler seçilmişti.

Taksim Meydanı projesi için 209 bin 728 kişi oy verdi. 15, 16 ve 19 numaralı projeler arasında geçen mücadeleyi 86 bin 597 oyla 15 numaralı proje kazanmıştı.

Bakırköy’deki yarışmanın galibi 24 bin 782 oyla 12 numaralı proje olmuş, Salacak’ta ise  51 bin 405 oyla 42 numaralı proje seçilmişti.

 

BOTAŞ dava sonucunu beklemedi, Saros Körfezi’ne iş makineleri girdi

Keşan, Sazlıdere – Gökçetepe köyleri arasında BOTAŞ tarafından yapılmak istenen FSRU Limanı ve Kara boru hattı ÇED Raporunun iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan dava henüz sonuçlanmadan inşaat başladı.

Duruma tepki gösteren Saros Gönüllüleri yaptıkları açıklamada “Dava sürecimiz devam ederken, bilirkişi raporumuz varken, hukuku yok sayarak inşaata başladılar” ifadelerini kullandı.

Mahkeme süreci devam ediyor

ÇED Raporunun iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davada mahkeme heyeti tarafından atanan bilirkişi heyetinin incelemesi Kasım ayında gerçekleşmişti.

Bu dava dışında FSRU Limanı‘nın yapılacağı yerle ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nca hazırlanıp onaylanan 1/1000 ve 1/5000 alt ölçekli planların yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılmış bir dava da bulunuyor.

Edirne İdare Mahkemesi’nce açılan davanın mahkeme bilirkişi keşfi ise 11 Kasım 2020 Çarşamba günü saat 11.30’da Sazlıdere’de yapıldı.

Proje için 10 bine yakın ağacın kesileceğini, bölgede patlama riski oluşturacağını ve deprem fay hattında olduğu için daha fazla faciaya yol açabileceğini söyleyen Saros Gönüllüleri ise dava sonuçlanana kadar inşaatın durdurulmasını talep ediyor.

 

 

Türkiye’de son iki yılda en az 89 kadın gazeteci yargılandı

Basın Araştırmaları Derneği‘nin Türkiye’deki gazeteci yargılamalarını izleme, belgeleme ve hafızalaştırmak amacıyla yürüttüğü veritabanı projesi Press in Arrest, Türkiye’de son iki yılda en az 89 kadın gazetecinin yargılandığını duyurdu.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle yapılan açıklamada “Gazetecilerin mesleklerini yaptıkları için yargılanmaları kabul edilemeyeceği gibi, kadın gazetecilerin gazetecilik yaptıkları için yargıyla karşı karşıya getirilmeleri de bir tür kadına karşı şiddettir” ifadeleri yer aldı.

64 kadının yargılaması sürüyor

Açıklamada Türkiye’de son iki yılda en az 89 kadın gazeteci en az 89 basın davasında yargılandı veya yargılanıyor” denildi. Ayrıca bugün itibariyle en az 64 kadın gazetecinin en az bir basın davasındaki yargılamasının tutuksuz olarak sürdüğü belirtildi.

https://twitter.com/PressInArrest/status/1331530859153936386

Toplamda alınan hapis cezası

Açıklamanın devamında iki yılda en az 21 kadın gazeteci hakkında yerel mahkemelerde toplamda bir kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve en az 71 yıl 7 ay 18 gün hapis cezası kararı verildiği aktarıldı.

Kadın gazetecilerin ne konuda yargılandığına da yer verilen açıklamada “Kadın gazeteciler Türk Ceza Kanunu’nun 26 ayrı maddesi ve Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 ayrı maddesinden açılan basın davalarında yargılandı veya yargılanıyor” denildi.

Çin İstanbul Başkonsolosu: Sert tedbirler almadan sonuç alamazsınız

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Cui Wei, ilk olarak Çin’in Wuhan kentinde tespit edilen yeni tip koronavirüs salgınıyla ilgili ülkesindeki son durumu değerlendirdi. Wei, “Salgının durumuna göre kademeli bir şekilde tedbirleri ya artırıyor ya da azaltıyorduk. 11 milyonluk bir şehri kapattık. Şehri kapatmak demek, giriş çıkış yasağı değildir. 11 milyon insan hepsi evinde durması gerekiyor. İşte bu şekilde bu salgını yenebiliriz. Sert tedbirler olmadan bu sonucu alamazsınız” dedi.

‘Sıfır vakaya düşürmenin yolu, önleme ve kontrol’

DHA’ya konuşan Cui Wei, ükesinde yaklaşık üç-dört aydır ölüm yaşanmadığına dikkat çekti; şimdiye kadar toplam ölüm sayısının 4. 634 olduğunu kaydetti: ” Bu rakam çok uzun zamandır bu şekilde duruyor. Pekin’de en son bir pazardan çıktı. Pazarda tamamen bir tarama araştırması yapıldı. Balık ithal eden bir dükkan içerisinde balık kesilen o tahta üzerinde virüs çıktı.” 

Çin İstanbul Başkonsolosu Cui Wei.

Ülkesinde uzun süredir sıfır vakanın olduğunu kaydeden Başkonsolos aldıkları önlemleri de şöyle anlattı: “Biz başından beri önleme ve kontrol etmeyi aynı cümle içinde kullanılıyoruz. Sıfır vakaya düşürmenin yolu devamlı kontrol sisteminde olmak. Örneğin sağlık çalışanlarına, gümrük çalışanlarına isteseler de istemeseler de test yapıldı. Çünkü onlar risk altında. Devamlı bir şekilde kontrol ediliyor ve test yapılıyor” 

Wei, sert tedbirler olmadan sonuç alınamayacağını kaydederek “Ne istediğimizi bilmeliyiz. Normal, güzel bir yaşam mı istiyoruz. Bunu istiyorsak gerçekleştirmek için muhakkak kısa zaman içinde göz önünde tedbirler alınması lazım. Ancak bu şekilde kısa zaman içinde bu durumu halledebilir ve normale dönülebilir. Ya gevşek olacak ve çok uzun sürecek ya da sert olacak ve kısa sürecek” dedi. 

‘Maske, diğer hastalıklarda da düşüşe neden oldu’

Maske kullanımının solunum yoluyla bulaşan diğer hastalıklarda düşüşe neden olduğunun altını çizen Wei, “Çin’de vatandaşlar artık maske takmayı alışkanlık haline getirdi. Şu an sonbahar Çin’de. Sonbahar döneminde geçen yıllara göre hastane istatistiklerinin kıyaslaması yapıldığında ağız ve burun yoluyla bulaşan hastalık sayısı da çok daha düşük oldu. Demek ki maske temiz, verimli ve basit bir tedbir. Sadece Kovid-19 için değil, insan sağlığı için de önemli” diye konuştu. 

İskoçya’da regl dönemi ürünleri artık ücretsiz

İskoçya’da regl dönemi ürünlerinin ücretsiz olmasına karar verildi. Ülke böylece tampon ve ped gibi ürünleri bedava sunan ilk ülke oldu.

İskoçya Parlamentosu‘nda dün kabul edilen düzenlemeyle artık yerel yönetimler ihtiyacı olan herkes için tampon, ped gibi regl ürünlerine erişimi sağlamak zorunda. Eczaneler başta olmak üzere spor salonları gibi halka açık alanlarda da tampon ve ped ürünleri para ödemeden alınabilecek.

Söz konusu yasa tasarısı İşçi Partisi milletvekili Monica Lennon‘ın önerisiyle hazırlandı. Lennon, maddi gücü yeterli olmayanlar için bu ürünlerin ücretsiz sağlanması konusunda 2016 yılında beri kampanya yürütüyordu.

Lennon, tasarının pratik ve ilerici olduğunun altını çizerek, ekonomik koşullar, kısıtlamalar nedeniyle salgın sürecinde regl dönemi ürünlerine bedava erişimin daha önemli hala geldiğini söyledi.

İskoçya Başbakanı: ‘Gurur duyuyorum’

İskoçya Başbakanı ve İskoçya Ulusal Partisi Lideri (SNP) Nicola Sturgeon Twitter hesabından yaptığı paylaşımla bu çığır açan mevzuata oy vermekten gurur duyduğunu söyledi.

Ülkede yapılan bir araştırmaya göre, regl dönemi ürünlerine ayda ortalama 13, ömür boyu ise birkaç bin sterlin harcandığı tahmin ediliyor. Araştırmada pandemi sırasında yaşanan ekonomik sıkıntılar sebebiyle beş kişiden birinin ped veya tampon alma konusunda zorluk çektiği de belirtildi.

Yasanın yılda yaklaşık 8,7 milyon sterline mal olacağı öngörülüyor.

İskoçya’da 2018’de de ilkokul, lise ve üniversitelerde bu ürünler bedava olmuş, böylece dünya genelinde bir ilke imza atılmıştı.

Esnaf destek bekliyor: Batıyoruz!

Koronavirüs salgını gerekçesiyle alınan tedbirlerden dolayı işlerinin kötü gittiğini ve  ekonomik olarak zor günler geçirdiklerini belirten esnaflar destek talebiyle 27 Kasım Cuma günü saat 15.30’da Kadıköy İskelesi‘nde bir araya geliyor.

Atatürk heykeli önünde eylem düzenleyecek Kadıköy, Beyoğlu, Avcılar, Kocaeli Esnaf Dernekleri ve çalışanları burada bir basın açıklaması gerçekleştirecek.

‘Vergiler iptal edilsin’

“Batıyoruz” sloganıyla gerçekleştirilecek eylem için şu talepler dile getiriliyor:

  • Tüm vergiler iptal edilsin
  • Esnafa kira desteği
  • Esnafa kredi desteği
  • Çalışanlara ekonomik destek
  • Faturalardaki vergilere muafiyet

Macron açıkladı: Fransa koronavirüs önlemlerini gevşetiyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanel Macron, ekim ayının sonundan itibaren koronavirüse karşı uyguladıkladıkları tedbirlerin sonuç verdiğini, günlük vaka sayısının yanında yoğun bakım servislerindeki hasta sayısında da gözle görülür bir düşüş yaşandığını açıkladı. Ülkede, alınan önlemler gevşetilmeye başlanacak. 

Macron’un ikinci dalganın zirvesini geride bıraktıklarını, salgının hızını yavaşlatmayı başardıklarına dikkat çeken açıklamasının ardından ülkede tedbirler yavaş yavaş azaltılıyor. Ancak Fransız vatandaşlarının dışarıya çıktıklarında yanlarında izin belgesi bulundurma zorunlulukları devam edecek.

Fotoğraf: AA

Ülkede kapalı olan dükkanlar bu hafta sonundan itibaren tekrar açılabilecek. Dışarıda yürüyüş ya da spor hafta sonundan itibaren üç saatliğine 20 kilometre yapılabilecek.

Kapalı kalmaya devam edecek olan bar ve restoranların 20 Ocak tarihinde tekrar açılması planlanıyor. Macron, 15 Aralık’tan itibaren sokağa çıkma yasaklarının da kaldırılmasını düşündüklerini söyledi. 15 Aralık’a kadar 21.00-07.00 arası sokağa çıkma yasakları devam edecek. Aralık ayının ortasından itibaren de sinema ve tiyatroların açılması planlanıyor.

Fotoğraf: AA

Yasaklar nelerdi?

Avrupa‘da vaka sayılarında en çok artışın yaşandığı ülkelerden biri olan Fransa’da 30 Ekim Cuma gününden itibaren yeni kısıtlamalar uygulanmaya başlamıştı. Temel ihtiyaç amaçlı alışveriş ve doktor ziyareti dışında herkesin evde kalması, mümkünse evden çalışması gerektiği açıklanmıştı. Restoranlar, barlar ve alışveriş merkezlerinin büyük bir bölümü de kapalıydı. Bu dönemde ilkokul ve ortaokullar açık kaldı. Zorunlu haller dışında dışarı çıkamayan Fransız halkına, hava almak için de sadece bir saatliğine bir kilometreye kadar izin veriliyordu.

Fransa’da toplam vaka sayısı iki milyon 153 binin üzerinde seyrediyor. Koronavirüs kaynaklı ölüm sayısı ise 50 bin 237’ye ulaştı.

Zori Çayı HES tehlikesiyle karşı karşıya: Bir köy tamamen su altında kalacak

Batman’ın Sason ilçesine bağlı Balbaşı (Herîvê) köyü ile Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde yer alan Kayahan (Xweşika) mahallesi arasında geçen Zori Çayı hidroelektrik santral (HES) tehlikesiyle karşı karşıya.

Maya Enerji Üretim Şirketi tarafından yapılmak istenen HES, 67 bin 450 metrekare alanı kapsıyor. Proje bölgedeki kültürel ve doğal varlığın yanında bölgede yaşayan insanların yaşamını da tehdit ediyor.

‘Sason’un dört bir yanı HES’lerle çevrili’

Yeşil Gazete’ye konuşan Sasonlu ekoloji aktivisti Hüseyin Akıl, Zori Çayı için “Batman’da şu anda doğal olarak akan tek çayımız” değerlendirmesinde bulundu.

Sason ilçesinin dört bir yanının HES’lerle çevrili olduğunu belirten Akıl, bölgenin bir darbeyi daha kaldıramayacağını söylüyor.

Bir köy tamamen su altında kalacak

Kulp ilçesine bağlı Hamzalı köyünün tamamen sular altında kalacağını belirten Akıl, burada yaşayan yaklaşık 1500 kişinin göçe zorlanacağını söyledi.

Proje kapsamında 95 parsel için kamulaştırma kararı alınırken, kamulaştırılacak şahsi parseller Kulp ilçesine bağlı 140 haneli Hamzalı köyünü ve ona bağlı 10 mezrayı kapsıyor.

Hüseyin Akıl bunun yanı sıra Sason karayolunun da sular altında kalacağını aktardı ve “Birbirlerine çok yakın köyler arasındaki mesafe HES’in yapımından sonra artacak. Köylüler bir köyden diğerine ulaşmak için dolaşmak zorunda kalacak” dedi.

Tamamen sular altında kalacak Hamzalı Köyü

Tarım ve hayvancılığa darbe

Bölgedeki diğer köylerin de HES sebebiyle etkileneceğini belirten Akıl, “Balbaşı ve Heybeli köyleri ve bu köylere bağlı yaklaşık 20 mezranın nerdeyse tüm tarım ve hayvancılık alanları suyun altında kalacak ve tarım ve hayvancılık bitecek” ifadelerini kullandı.

Daha önce yapılan hidroelektrik santraller sebebiyle bölgedeki birçok kişinin göç etmek zorunda kaldığını hatırlatan Hüseyin Akıl, “Daha önce de çok fazla kişi göçtü. Şimdi İstanbul’un kenar mahallelerinde perişan haldeler” dedi.

Proje vali baskısıyla kabul edildi

HES projesinin 2000’li yılların başından itibaren tartışıldığını belirten Akıl, birçok kez reddedildiğini ancak daha sonradan yeniden gündeme geldiğini aktardı.

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre proje ilk olarak 2016 yılında Batman İl Genel Meclisi’ne sunuldu, ancak talep reddedildi.

Geçtiğimiz Eylül ayında tekrar meclise getirilen proje, oy çokluğuyla tekrar kabul görmedi. Ret kararı, Batman Valisi Hulusi Şahin’in onayına sunuldu, ancak kabul edilmedi. Vali, projeyi kabul edilmesi için meclise geri gönderdi. 19 Kasım’da tekrar 11’i HDP’li, 11’i de AKP’li üyeden oluşan mecliste görüşüldü.

Proje, AKP’li meclis başkanının 2 oyu olmasından kaynaklı 12’ye karşı 11 ret oyu ile kabul edilirken, projenin kabulü için valiliğin AKP’li üyelere baskı uyguladığı belirtildi.

#ZoriÇayınaDokunma

Projeye karşı çıkan doğa severler geçtiğimiz gün sosyal medyada #ZoriÇayınaDokunma etiketiyle bir kampanya düzenledi. Yapılan paylaşımlarda doğal güzelliği ve ekolojik çeşitliliği ile oldukça önem içeren bölgede yapılmak istenen HES’in iptal edilmesi talep edildi.

Hamzalı köyü hakkında

Eski adı Şeyhhamza olan köy, Kulp‘un güneydoğusunda yer alıyor. Sason ilçe merkezine daha yakın olduğundan resmi işlemler hariç ihtiyaçlarını Sason ilçesinden sağlıyor.

Doğusunda Batman-Sason, batısında Yakıt ve İnkaya, güneyinde Ayhan, kuzeyinde ise Uzunova ve Tuzla köyü bulunuyor. İlçe merkezine 28 km uzaklıkta olan bulanan Hamzalı köyüne ulaşım, Kulp-Hamzalı-Sason karayolu üzerinden sağlanıyor.

Köye bağlı on mezra var. Bunlardan Çöl, Sında ve Akyaprak mezraları diğerlerine oranla daha fazla gelişmiş durumda. Coğrafi yapısı dağlık ve engebeli olan köy merkezinde yol, elektrik ve telefon gibi altyapı hizmetleri mevcut.

Sında mezrası

140 hanenin bulunduğu köyün nüfusu 2000 yılı itibariyle yapılan genel sayım sonucuna göre 1026. Köyün merkezinde toplu yerleşmeler hakim. İçme suyu sıkıntısından kaynaklanan bu durum nedeniyle evler Kulp-Hamzalı-Sason karayolunun kuzey yamacında kümelenmiş durumda. Mezralarda ise merkeze oranla daha seyrek yerleşmeler mevcut.

Temel geçim tarım ve hayvancılık

Evler genelde iki katlı, taş yapılı toprak evlerdir. Ancak 1990’lı yıllarda yaşanan güvenlik olayları nedeniyle köyden göç eden vatandaşların 2000’lı ortamın düzelmesiyle tekrar köye geri dönmesi sonrasında yeniden yapılan evler genelde iki katlı betonarme yapılardan oluşuyor.

Köyde yaşayan vatandaşların temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Köy merkezinde arazi yokluğundan kaynaklı hayvancılık gelişirken; mezralarında düz ve sulu arazilerin yaygın olması nedeniyle tarımsal faaliyetler daha gelişmiş.

Sulu tarımın yapılamadığı köy merkezinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın yanında, özellikle üzüm, armut, badem ve sımak yetiştiriciliği de yaygın olarak yapılıyor. Armut denince Kulp ilçesinde ilk akla gelen yer Hamzalı. Sonbaharda olgunlaşan armutlar ilçe merkezine getirilerek satılıyor.

Ayrıca badem yetiştiriciliğinin de yapıldığı köyde sonbaharda toplanan bademler kırılarak içleri ayıklanır ve ilçe ya da il merkezine götürülerek satılır. Köy merkezinde hayvancılık yaygınken; mezralarında tarım daha yaygın. Düz arazilerin yaygın olarak bulunduğu Çöl ve Akyaprak mezralarında tarımsal faaliyetler çok gelişmiş.

Bu mezralarda buğday, arpa, tütün ve bölgenin iklimine uygun her türlü sebze-meyve yetiştiriciliği yapılıyor. Doğrudan gelir desteği kapsamında Hamzalı Köyü’nde 2005 yılında toplam desteklenen ekili arazi miktarı yaklaşık 11000 dönüm civarında.

Köy merkezinde okul ve lojman bulunuyor. Okulda bir kadrolu öğretmen görev yapıyor. Köyün Sında, Çöl ve Akyaprak mezralarında birer okul eğitim-öğretim hizmetlerini sürdürüyor. Köyde ticari ünite olarak herhangi bir yer bulunmuyor. Eskiden açık olan Sağlık Ocağı ve Ziraat Binası göç sonrası köyün boşalması ile hizmet durmuş.

Ayrıca Hamzalı Çöl mezrası mevkiinde y bir değirmen işletmesi ile çevre köylerin un ve yem ihtiyaçları karşılanıyor. Tarihi yerler olarak köyün doğusunda yer alan Zori Çayı’nın kıyısında mağara yerleşmeleri bulunuyor. Ayrıca çay, onlarca balık türüne ev sahipliği yapıyor.  Tüm yerleşkeler bölgenin can damarı gibi olan Zori çayı etrafında kurulmuş durumda. Eğer HES projesi durmazsa bu köy tamamen sular altına kalacak.

 

Ankara’ya yürümek istediği için gözaltına alınan 109 işçi serbest bırakıldı

Sendikal haklarının tanınması talebiyle Gebze‘den Ankara’ya yürümek isteyen Birleşik Metal-İş üyesi işçilerin eyleminde polis müdahalesi sonucu gözaltına alınan işçiler ve sendika üyeleri serbest bırakıldı.

Sendika üyesi oldukları gerekçe gösterilerek işten atılan ve  ücretsiz izne çıkarılan Systemair HSKÖzer Elektrik ve Baldur fabrikaları işçileri Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu‘na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası‘yla Ankara’ya yürüyüş başlatmıştı.

Polis valiliğin pandemi tedbirleri kararını gerekçe göstererek yürüyüşe izin vermediği eylemde 109 kişi gözaltına alınmıştı.

Müdahale yargıya taşınacak

Birleşik Metal-İş gözaltılar sonrası yaptığı açıklamada metal işçilerinin sesinin kısılmasına izin verilmeyeceğinin altını çizerken polis saldırısının hukuki zemine taşınacağını da belirtti.

Yürüyüşe devam

Birleşik Metal-İş ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) bugün SystemAir HSK, Özer Elektrik ve Baldur Süspansiyon fabrikalarından 20 üyeleriyle Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı‘na yürüyüş gerçekleştirecek.

Birleşik Metal-İş Sendikası, Ankara’ya yürüyüşü Twitter hesabından yaptığı çağrıda “Yarın Ankara’ya doğru yürüyüşe geçecek metal işçilerini uğurlamak üzere tüm dostlarımızı Gebze Şubemizin önüne davet ediyoruz” şeklinde duyurdu.

Yürüyüş 25 KAsım Çarşamba saat 10.00’da Atatürk Caddesi Kirmane Apartmanı önünden başlayacak.

 

25 ova ‘büyük ova koruma alanı’ olarak belirlendi

Batman, Bayburt, Bursa, Elazığ, Kahramanmaraş, Kars, Malatya, Muş ve Niğde illerinde yer alan 25 ova ‘büyük ova koruma alanı’ olarak belirlendi. Konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

AA’nın aktardığına göre tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği bazı ovalar, büyük ova koruma alanı olarak belirlendi.

Tarım dışı alanlar kapsam dışı

Ovaların sınırları içinde yer alan onaylı planlı alanlar ile kararın yayımı tarihi itibarıyla ilgili mevzuat uyarınca tarım dışı kullanma izni verilmiş alanlar kapsam dışı tutulacak. Karar gereği, büyük ova koruma alanı olarak belirlenen ovalar şunlar:

Batman’da Gercüş Ovası, Bayburt’ta Aydıntepe, Beşpınar, Demirözü ve Yazıbaşı ovaları, Bursa’da Güllüce, İznik, Orhaneli, Orhangazi ve Melik ovaları, Elazığ’da Karakoçan ve Kovancılar ovaları, Kahramanmaraş’ta Altınyayla ve Yeşilova ovaları, Kars’ta Akyaka Demirkent, Merkez Dikme ve Susuz ovaları, Malatya’da Eymir Kızık, Kale ve Yenice ovaları, Muş’ta Bulanık, Liz ve Malazgirt ovaları, Niğde’de Eminlik ve Hacıbeyli ovaları.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Kararı ile Aralık 2016’da konuya ilişkin yayımlanan karardaki “Selim Akçakale Ovası” ibaresi, “Kağızman Akçakale Ovası” şeklinde değiştirilirken, Kahramanmaraş, Narlı, Türkoğlu, Altunhisar-Çukurkuyu, Emen ovalarının sınırlarına ilişkin haritalarda değişiklik yapıldı.