Ana Sayfa Blog Sayfa 1566

Kadıköy’de asbestsiz hava

Kadıköy Belediyesi ilçede yıkımı yapılacak binalara yıkım öncesi asbestten ve zararlı atıklardan temizlenme şartı getirilmesi sayesinde 2015 yılından bu yana 886 bin 725 ton asbest atığının bertaraf edildiğini duyurdu.

Kadıköy Belediyesi 24 Ağustos 2015 tarihinde uygulamaya başladığı “İnşaat Sahalarında Asbest Kirliliğinin Önlenmesi ve Geri Dönüştürülebilir Atıkların Kazanımı” projesi ile Asbest Temiz Raporu olmadan bina yıkım ruhsatı vermiyor.

714 şantiye alanında tespit edildi

Halk sağlığını ve çevreyi korumak için yıkımı yapılacak binalarda asbestten ve zararlı atıklardan temizlenme şartı getiren belediye; bugüne kadar 2 bin 376 şantiyede denetim yaptı.

Denetlemede 714 şantiye alanında asbestli malzeme tespit edildi ve yıkım aşamasında toplam 886 bin 725 ton asbest atığının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenmiş tesislere gönderilerek bertarafı sağlandı.

‘Asbest denetimi iyi’ kategorisinde yer aldı

Asbest Söküm Uzmanları Derneği tarafından hazırlanan İstanbul İlçe Belediyelerinde Asbest Denetim Haritası’nda Kadıköy “Asbest Denetimi İyi (Az Riskli)” kategorisinde yer aldı.

Ayrıca proje 2016 yılı Marmara Belediyeler Birliği Altın Karınca Belediyecilik Ödülleri Yeşil Alan ve Çevre Yönetimi Kategorisi İkincilik Ödülü, Sağlıklı Kentler Birliği 2017 Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Ödülleri Yarışması’nda ise Büyükşehir İlçe Belediyeleri Sağlıklı Çevre Kategorisinde Birincilik Ödülü aldı.

Asbest nedir?

Asbest ya da amyant, ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere çok dayanıklı lifli yapıda kanserojen bir madde. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC)’nın kanserojen maddeler listesinde “kesin kanserojen” tanımlanması ile birinci grupta yer alan asbest solunum yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açıyor.

Asbestli malzemeler binalarda yoğun olarak; katlar arası panellerde, kazan, boru, izolasyon ceketlerinde, asma tavan kaplamalarında, marleylerde, ısı-yangın yalıtım malzemelerinde, asbestli çimento ürünlerinde, oluklu çatı kaplamalarında ve duvar kaplamalarında bulunuyor.

 

Amazon’un yaşayan haritaları

İrlandalı fotoğrafçı Richard Mosse, 20’li yaşlarında, savaş sonrası Balkan ülkelerini fotoğraflayarak foto muhabirliğe ilk adımını attı. Bu deneyim, kullandığı aracın karmaşık, katmanlı anlatıları yakalamak için yetersiz olduğunu fark etmesine yol açtı.

Yakın zamanda katıldığı bir podcast programında konuşan Monocle, bu durumu “Bir şeyi kameranın önüne koymanız gerekiyor ve bu şey bir insan figüründen çok daha büyük bir soyutlama olduğunda, yapmak çok zor” sözleriyle anlatıyor.

Benzersiz fotoğraf markasına giden yol

Kongo Demokratik Cumhuriyeti‘ndeki çatışmalardan Avrupa’daki mülteci krizine kadar sonraki yirmi yıl boyunca ele aldığı konular da en az birincisi kadar soyut ve karmaşıktı.

Kullandığı aracı altüst etmenin ve iradesine göre bükmenin yollarını ararken, nihayetinde, askeri keşiflere dayanan kızılötesi film ve diğer teknolojilerin kullanımıyla karakterize edilen kendi benzersiz fotoğraf markasını yaratmayı başardı.

‘Mütevazi bir kamera çirkin ve karmaşık hikayeyi nasıl anlatabilir?’

The Guardian’ın haberine göre 2019 yılında uzun süredir devam eden ilgisi onu farklı bir tür çatışmaya ve son projesi olan Tristes Tropiques‘in başlangıcına götürdü. Yıllarca ormansızlaşmanın ardından Brezilya Amazonu’nu kasıp kavuran yangınlarla ilgili haberler, Mosse’nin dikkatini çekti.

Yoğun sığır ve soya fasulyesi yetiştiriciliği yağmur ormanlarını mahvetti ve tam ölçekli bir ekolojik krize yol açtı. Mosse, bu kadar büyük bir konuyu yakalamak için zanaatının sınırlarını nasıl tekrar zorlayabileceğini merak etmeye başladı.

Kendisine “Mütevazı bir kamera, zaman ve mekanda algılanması genellikle çok zor olabilen sayısız süreci içeren, yıllar içerisinde ortaya çıkan, bu kadar çirkin ve karmaşık bir hikayeyi nasıl anlatabilir? Yeterince geniş bir lensi nasıl bulabilirim?” sorusunu yönelten fotoğrafçı cevabı multispektral kamerada buldu.

Canlı topografiler oluşturmayı başardı

Mosse, bir insansız hava aracına takılan bu kamerayı, çoğu insan gözüyle görülemeyen yansıyan ışığın bant genişliğini yakalamak için aşağıdaki zemini görüntüleyerek, yıkım ve çevresel suç bölgelerinin üzerinden uçurmayı başardı.

Coğrafi yorumlama yazılımı (GIS) ise çevresel verileri içeren bu spektral bantları RGB renklerine dönüştürmeyi mümkün kılıyor.  Grupları yeniden atayarak farklı renk kombinasyonlarıyla deneyler yapan Mosse, çevresel hasar ve bozulma izlerini ortaya çıkaran canlı topografiler oluşturmayı başardı.

‘Görüntüler kırılgan hissettiriyor’

Kendisi ortaya çıkan bu görüntüleri şu şekilde tanımlıyor: “Bazıları inanılmaz derecede estetik. Kömürleşmiş bir orman nehir kenarları boyunca zengin ruj kırmızısı ve morlar üretiyor ve bazıları yarı yanmış ve ölme sürecindeki bitki yaşamının stresini oldukça açık bir şekilde gösteriyor. Renkler genellikle oldukça elektrikli ancak son derece ayrıntılı organik manzaralar üzerinde ifade ediliyor. Ortaya çıkan görüntüler çok kırılgan hissettiriyor. Bu çalışma, insanın elindeki sömürücü şiddetin hakim olduğu kırılgan organik maddeyi aktarıyor. Bunlar, yaşam belirtilerini gösteren canlı haritalar. Ancak ölümü, devrilme noktalarını ve çevre kirliliğini çağrıştırıyor.”

İklim değişikliğinin yağmur ormanları üzerindeki etkilerini incelemek için tipik olarak çevre bilimcileri tarafından kullanılan bu ileri teknoloji, araziden kar elde etmek isteyen büyük tarım işletmeleri tarafından da kullanılıyor.

Bu teknolojinin Amazon’daki ormansızlaşmanın yönlerini güçlü bir şekilde gözlemlemesine yardımcı olabileceğini düşündüğünü belirten Mosse, bu sayede Amazon yangınlarının olağan tasvirlerini aşmayı başardığını ve bölgede meydana gelen kademeli yıkım süreçlerini açığa çıkarabildiğini söylüyor.

 

Isparta, Hatay ve Kütahya’daki bazı yerleşim yerleri karantinaya alındı

Koronavirüs salgınından kaynaklı vaka sayılarındaki artış nedeniyle Isparta, Hatay ve Kütahya‘daki bazı yerleşim yerlerinde karantina uygulaması yapıldı.

Karantinalar 10 gün boyunca sürecek.

Üç yerleşim yerine karantina uygulaması

Isparta’nın Senirkent İlçesi’ne bağlı Gençali Köyü, koronavirüs vaka sayısında ve temaslı kişi sayısında yaşanan artıştan dolayı karantinaya alındı.

Hatay’ın Arsuz İlçesi’nde de 268 hane ve bin 51 nüfuslu Yukarıkepirce Mahallesi‘nde meydana gelen vaka artışlarından dolayı mahallenin tamamı karantinaya alındı. Bölgeye giriş-çıkış yapılmasına izin verilmezken, filyasyon ekiplerinin çalışmaları da devam ediyor.

Kütahya’nın Tavşanlı İlçesi‘nde bulunan Tunçbilek Beldesi‘ndeki Gürağaç Mahallesi‘nde ise taziye gibi sebeplerle sosyal izolasyon tedbirlerinin ihlal edildiği toplanmalar sebebiyle vaka sayılarında artış yaşandığı öğrenildi. Yapılan değerlendirmelerde bölgede 10 gün boyunca karantina uygulanmasına karar verildi.

Toplam can kaybı 32 bin 456

Sağlık Bakanlığı tarafından dün açıklanan koronavirüs tablosu verilerine göre, son 24 saatte salgın nedeniyle 193 kişi hayatını kaybetti. Böylece toplam can kaybı sayısı 32 bin 456 olmuş oldu.

Günlük vaka sayısı 42 bin 551 olarak açıklanırken, toplam vaka sayısı da 3 milyon 529 bin 601 oldu.

Son 24 saatte iyileşen hasta sayısı ise 25 bin 627 kişi olarak açıklandı.

Koronavirüs aşısı yaptıran toplam kişi sayısı da 17 milyon 389 bin 289 olarak açıklandı.

Çamlıca 1 Hidroelektrik Santrali ‘pazarlık usulüyle’ özelleştirilecek

Kayseri‘de Zamantı Irmağı üzerinde yer alan Çamlıca 1 Hidroelektrik Santrali (HES) ile bu santral tarafından kullanılan taşınmazlar yeniden ‘işletme hakkının verilmesi’ yöntemiyle özelleştirilecek.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın konuya ilişkin ihale ilanı Resmi Gazete’de yayımlandı. Son teklif verme tarihi olarak ise 9 Haziran 2021 belirlendi.

AA’nın haberine göre ihale, birden fazla teklif sahibinden kapalı zarfla teklif almak ve görüşmeler yapmak suretiyle “pazarlık” usulü ile gerçekleştirilecek. İhale, pazarlık görüşmelerine devam edilen teklif sahiplerinin katılımı ile yapılacak açık artırmayla sonuçlandırılacak.

Teminat tutarı 10 milyon lira

İhale için geçici teminat tutarı 10 milyon lira, ihale şartnamesi ve tanıtım dokümanı bedeli 15 bin lira olacak.

İhaleye yalnızca tüzel kişiler ile ortak girişim grupları katılabilecek. Gerçek kişiler ve özel yatırım fonları, en az bir tüzel kişinin bulunduğu ortak girişim grubunda üye olarak yer alabilecek.

1999’da elektrik üretimi başladı

Kamuya ait olan Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) tarafından işletilen santral, 84 MWe kurulu gücü ile Türkiye’nin 168, Kayseri’nin ise 2’nci büyük enerji santrali konumunda.

1995 yılında Ayen Enerji şirketi tarafından yap işlet devret modeli ile inşaatına başlanan santralde, Aralık 1998’de elektrik üretimi başlamıştı. Santral, Aralık 2013’te EÜAŞ’a devredilmişti.

‘Bu ülkenin Yeşiller’i Ya Kanal Ya İstanbul demeye devam edecek’

Yeşiller Partisi eş sözcüsü Koray Doğan Urbarlı, “Kanal İstanbul’u yapacağız Şimdi her zamankinden daha çok inanıyoruz” şeklinde açıklama yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum‘a sosyal medya üzerinden tepki gösterdi.

Urbarlı yaptığı paylaşımdaBu ülkenin Yeşiller’i, bu ülkenin çevresine ve doğasına sahip çıkan insanları #YaKanalYaİstanbul demeye devam edecek!” ifadelerini kullandı.

Kurum: Hangi mihrakların olduğu ortaya çıktı

Kurum, 103 emekli amiral tarafından kaleme alınan Montrö Bildirisi sonrası bir açıklama yaparak, söz konusu bildirinin Kanal İstanbul projesine yönelik bir tehdit olduğunu ileri sürmüştü. Yaptığı açıklamada ise şu ifadeleri kullanmıştı:

‘Halk Beton Kanal’a karşı’

Urbarlı yaptığı açıklamada Kanal İstanbul konusunda millet iradesi olduğunu iddia eden Murat Kurum’u eleştirdi. Anket sonuçlarını gösteren Urbarlı, “Milletin iradesi günden güne Beton Kanal’a karşı olarak kendini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

‘İddialarınızın hepsi çürütüldü’

Kanal İstanbul’un neden yapılması gerektiğine dair Kurum’un öne sürdüğü 11 iddianın hepsinin tek tek çürütüldüğünü hatırlatan Yeşiller Partisi eş sözcüsü şu açıklamalarda bulundu:

  • Dünya’da boğaza sahip bir yerleşim yerine kanal yapılmamıştır. Kanal, boğaz olmayan yerde tercih edilmiştir. Kanal yol kısaltmak için tercih edilir. Bir ulaşım projesidir. Bir emlak projesi değildir. Siz emlak projesini süslemeye çalışıyorsunuz.
  • Kanal İstanbul’un güzergahı, İstanbul’un Avrupa Yakası’nın su kaynaklarının yarısına yakınını yok edecektir. Hiçbir merkezi yönetim “inci” dediği kente bunu yapmaz. Yapamaz. Hem su kaynaklarını azaltacaksınız hem de nüfusu arttıracaksınız. Bu yolun sonu çıkmazdır!
  • Proje kapsamı içinde kalan 136 milyon m2 tarım alanı yok olacak. Tarım alanlarını sadece kamu spotlarında mı koruyacaksınız?
  • Proje alanında 249 kuş türü var.
  • Yok olacak kırsal alanlar kentin ısınmasına sebep olacak.

‘Ya Kanal Ya İstanbul demeye devam edeceğiz’

Koray Doğan Urbarlı yaptığı paylaşımda “Şimdi hükümetiniz ve size bağlı medya Kanal İstanbul karşıtlığını kriminalize etmeye çalışacak. 2002’den beri gördüğümüz tarih bunu gösteriyor ama tarih size de bir şeyler gösteriyor olmalı” dedi. Urbarlı açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:

Kimlerin ne dediği ve dediklerinin sizin işinize nasıl yarayacağı umurumda değil. Bu ülkenin Yeşiller’i, bu ülkenin çevresine ve doğasına sahip çıkan insanları #YaKanalYaİstanbul demeye devam edecek!

İstanbul Sözleşmesi eylemine katıldıkları gerekçesiyle dört İranlı gözaltına alındı

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi‘nden ayrılmasının protesto edildiği eyleme katıldıkları için dört İranlı, “kamu düzenini bozmak” iddiasıyla dün sabah saatlerinde gözaltına alındı.

Ülkenin birçok ilinde protesto edilen İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararı, 20 Mart günü Denizli‘deki Çınar Meydanı‘nda da protesto edilmişti.

Buradaki basın açıklamasına katılan Esmaeil Fattahi, Leili Faraji, Zeinab Sahafi‘yle birlikte eyleme katılmadığı bildirilen Mohammad Pourakbari Kermani isimli kişiler gözaltına alındıktan sonra Denizli Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube Müdürlüğü‘ne götürüldü.

Dört kişiye eyleme katılıp katılmadıkları sorulurken, eylemin yasal olmadığı ileri sürüldü.

Erkekler mart ayında en az 36 kadını öldürdü

bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği Erkek Şiddeti Çetelesi’ne göre erkekler mart ayında en az 36 kadını öldürdü, dokuz kadına tecavüz etti. 24 kadının ölümü ise basına şüpheli olarak yansıdı.

Öldürülen üç kadının koruma veya tedbir kararı vardı. Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan biri transtı. Bir erkek cezaevinden “izinli” çıkıp kadını öldürdü. Öldürülen kadınların isimleri ise şu şekilde:

Aysel Y., Bedia A., Bensu Narlı, Beyzanur F., Cennet A., Ceyda Ö., Elif Atay, Fatma Kovan, Gamze G., Gülbahar Asabay, Gülsen Işık G., Halime Türkaslan, Hanım Pınarlı, Hatice Ş., Hatice Y., Havva Yılmaz, Hüsna T., İslim A., Mediha A., Meral S., Mervenur Polat, Miraş Güneş, Nagihan Üste, Nebahat K., Necla Demirbaş, Nuran K., Rabia D., Reyhan K., Seher E., Serap T., Serpil F., Serpil Pala, Sevcan D., Sultan A., Yeter Yılmaz, Teyo.

Failler tanıdık

Erkeklerin 20 kadını öldürme “bahanesi” basına yansımadı. Erkekler, on kadını “ayrılmak istediği, barışmak istemediği”, iki kadını “hırsızlık”, bir kadını “namus”, üç kadını da başka erkeklerle aralarındaki “husumet” bahanesi ile öldürdü.

Mart’ta 23 kadını kocası, sevgilisi, nişanlısı, eski kocası öldürdü.Yedi kadını abi, oğlu gibi aile üyeleri, bir kadını dört hırsız, bir kadını komşusu öldürdü. Dört kadını öldüren 12 erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

23 kadın ev içinde öldürüldü

Erkekler, on kadını sokak, otopark gibi ev dışı alanlarda, 23 kadını ev içinde öldürdü. Erkeklerin üç kadını nerede öldürdüğü basına yansımadı.

Erkekler, 20 kadını ateşli silahlarla, sekiz kadını kesici aletlerle öldürdü. Erkekler iki kadını boğarak, bir kadını balkondan atarak, bir kadını darp ederek ve bir kadını da yakarak öldürdü. Erkeklerin bir kadını nasıl öldürdüğü basına yansımadı.

Yalnızca 25’i tutuklandı

Kadınları öldüren fail erkeklerden sadece 25’i tutuklandı. İki fail gözaltından serbest bırakıldı. Sekiz fail gözaltına alındı. Beş fail intihar etti. Bir failin hukuki süreci basına yansımazken, dört failin hukuki süreci “aranıyor” olarak yansıdı.

Fotoğraf: Beyza Kural /csgorselarsiv.org

Çocuk cinayeti

Erkekler Mart 2021’de en az dört çocuğu öldürdü. Bir çocuğu babası, iki çocuğu arkadaşlarının babası, bir çocuğu erken yaşta zorla evlendirildiği kocası öldürdü.

Bir erkek br çocuğu darp ettiği görüntüleri sosyal medyada paylaştı. Samsun’da bir çocuğun ölümü basına şüpheli olarak yansıdı. Öldürülen çocukların ismi şu şekilde: H.K., Tunç T., Kaan H. ve Sezen Ünlü.

Erkekler dokuz kadına tecavüz etti

Erkek Şiddeti Çetelesi’ne göre erkekler Mart 2021’de en az dokuza kadına tecavüz etti. Geçen yıl mart ayında hiçbir tecavüz vakası basına yansımamıştı.

Erkeklerin tecavüz ettiği kadınlardan biri transtı. Biri zihinsel engelliydi biri de Kore vatandaşıydı.  Dört kadına cinsel saldırıda bulunan erkeğin yakınlık derecesi basına yansımazken, bir kadına ev arkadaşı, bir kadına çalışanı, bir kadına babası, bir kadına da otobüs şoförü cinsel saldırıda bulundu.

Erkekler, üç kadına ev içinde, üç kadına sokak, otobüs gibi ev dışı alanlarda cinsel saldırıda bulundu. Erkeklerin üç kadına nerede cinsel saldırıda bulunduğu basına yansımadı.

 

Giresun’daki HES bir işçinin canını aldı

Giresun’un Duroğlu Beldesi’nde hidroelektrik santralinden (HES) su tahliyesi sırasında Aksu Deresi yatağında duvar çalışması yapan dört işçi akıntıya kapıldı. Olayda, bir işçi yaşamını yitirdi, üçü ise kurtarıldı.

Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre, Duroğlu Belde Belediye Başkanı Halil Çetin, Aksu Deresi’nin öğleden sonra debisinin yükseldiğini söyledi.

‘Ekipler çalışmasını sürdürüyor’

Çetin, “Sele kapılan işçilerden biri Duroğlu belde merkezinin biraz aşağısında vatandaşların yardımıyla kurtarıldı. Ambulans ile hastaneye kaldırıldı. Durumunun iyi olduğunu öğrendik” bilgisini paylaştı.

Çetin, Diğer işçinin ise cesedine ulaşıldığını aktaran Çetin, “Üzülerek söylüyorum ki diğer işçimiz maalesef hayatını kaybetti. Şu anda dere kenarında ekiplerce çıkarılma çalışmaları sürüyor” diye konuştu.

İşçilerden biri son anda kurtarıldı

Görgü tanığı Timur Özdemir ise suya kapılan işçilerden birini son anda kurtardıklarını söyledi.

Özdemir, işçinin kütüğe tutunarak suda ilerlediğini gördüklerini ifade ederek, “Jandarma ve arkadaşlarla kurtarma için mücadele ettik. Halat yardımıyla kendisine ulaştık ve dere kenarına çektik” ifadesini kullandı.

İmamoğlu’ndan videolu Kanal İstanbul paylaşımı: Beton Kanal yapılırsa…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu sosyal medya hesaplarından Kanal İstanbul projesine ilişkin bir animasyon video paylaşımı yaptı.

İST’OPYA isimli animasyon videoda Kanal İstanbul’un kente vereceği zarar ve bunun günlük yaşama yansımaları Eylül isimli bir karakterin üzerinden anlatılıyor.

 

Cezaevindeki Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan mesaj: Moral bozmak yok

Twitter paylaşımı gerekçe gösterilerek hakkında verilen hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasının ardından milletvekilliği düşürülen ve gözaltına alınan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu‘nun cezaevinden yolladığı mesajlar Twitter hesabından yayımlandı.

Gergerlioğlu mesajına, “Benim için kaygılanmayın. Dimdik ayaktayım, moralim çok iyi. Size güzel enerjilerimi gönderiyorum” ifadeleriyle başladı.

‘Yapacak çok işimiz var’

Ömer Faruk Gergerlioğlu, yaptığı açıklamada cezaevinde de olsa milletin vekili olmaya devam ettiğini kaydetti:

Buradaki ilk günümde gardım düşer gibi oldu fakat dimdik ayaktayım. Alnım açık, başım dik. Moral bozmak yok. Yapacak çok işimiz var.

Ruhumu, aşkımı ve şevkimi hapsedemezsiniz ki! Biz zindanda da olsak milletin vekiliyiz. Susmayacağım, diz çökmeyeceğim. Yeter ki azmimiz olsun.

Oğlum Salih, ben arabaya zorbalıkla bindirilirken ‘Baba merak etme, yolunu sürdüreceğiz’ dedi. Bu yetti bana. Onlar zalim ve zorbalar ama biz de sabırlı, adaletli ve vicdanlıyız.”

‘Moral bozmak yok’

Gergerlioğlu, mesajını Boğaziçili bir öğrencinin kendisine hediye ettiği deftere yazdığını belirterek, şu ifadelerle mesajına devam etti:

Boğaziçili bir kardeşimin ajandasına yazıyorum burda. ‘Cezaevinde bizi anarsınız’ demişti. Adeta kalbini hediye etmişti. Defter küçük ama manevi değeri paha biçilmez.

Ben aslında bu mücadelede bir neferim. Benim üzerimden yaymaya çalıştıkları korku düzeni daha önceden nasıl bu halkın güçlü iradesine tosladıysa şimdi de aynı şekilde bu halkın vicdanına yenilecektir. Moral bozmak yok.

TBMM’deki adalet nöbetimde ve hukuksuzluklarla mücadelemde desteğini hiçbir zaman esirgemeyen partim HDP’ye ve büyük HDP ailesine sonsuz teşekkürler. Bana kucak açan bu partinin ve temsil ettiği değerlerin bir parçası olmaktan onur duyuyorum. Spas HDP.”

Ömer Faruk Gergerlioğlu, 2 Nisan’da evinden kötü muameleyle gözaltına alınmasının ardından rahatsızlanmış, kaldırıldığı hastanede de anjiyo ameliyatı olduktan sonra 3 Nisan’da cezaevine götürülmüştü.