EkolojiManşet

Amazon’un yaşayan haritaları

İrlandalı fotoğrafçı Richard Mosse, 20’li yaşlarında, savaş sonrası Balkan ülkelerini fotoğraflayarak foto muhabirliğe ilk adımını attı. Bu deneyim, kullandığı aracın karmaşık, katmanlı anlatıları yakalamak için yetersiz olduğunu fark etmesine yol açtı.

Yakın zamanda katıldığı bir podcast programında konuşan Monocle, bu durumu “Bir şeyi kameranın önüne koymanız gerekiyor ve bu şey bir insan figüründen çok daha büyük bir soyutlama olduğunda, yapmak çok zor” sözleriyle anlatıyor.

Benzersiz fotoğraf markasına giden yol

Kongo Demokratik Cumhuriyeti‘ndeki çatışmalardan Avrupa’daki mülteci krizine kadar sonraki yirmi yıl boyunca ele aldığı konular da en az birincisi kadar soyut ve karmaşıktı.

Kullandığı aracı altüst etmenin ve iradesine göre bükmenin yollarını ararken, nihayetinde, askeri keşiflere dayanan kızılötesi film ve diğer teknolojilerin kullanımıyla karakterize edilen kendi benzersiz fotoğraf markasını yaratmayı başardı.

‘Mütevazi bir kamera çirkin ve karmaşık hikayeyi nasıl anlatabilir?’

The Guardian’ın haberine göre 2019 yılında uzun süredir devam eden ilgisi onu farklı bir tür çatışmaya ve son projesi olan Tristes Tropiques‘in başlangıcına götürdü. Yıllarca ormansızlaşmanın ardından Brezilya Amazonu’nu kasıp kavuran yangınlarla ilgili haberler, Mosse’nin dikkatini çekti.

Yoğun sığır ve soya fasulyesi yetiştiriciliği yağmur ormanlarını mahvetti ve tam ölçekli bir ekolojik krize yol açtı. Mosse, bu kadar büyük bir konuyu yakalamak için zanaatının sınırlarını nasıl tekrar zorlayabileceğini merak etmeye başladı.

Kendisine “Mütevazı bir kamera, zaman ve mekanda algılanması genellikle çok zor olabilen sayısız süreci içeren, yıllar içerisinde ortaya çıkan, bu kadar çirkin ve karmaşık bir hikayeyi nasıl anlatabilir? Yeterince geniş bir lensi nasıl bulabilirim?” sorusunu yönelten fotoğrafçı cevabı multispektral kamerada buldu.

Canlı topografiler oluşturmayı başardı

Mosse, bir insansız hava aracına takılan bu kamerayı, çoğu insan gözüyle görülemeyen yansıyan ışığın bant genişliğini yakalamak için aşağıdaki zemini görüntüleyerek, yıkım ve çevresel suç bölgelerinin üzerinden uçurmayı başardı.

Coğrafi yorumlama yazılımı (GIS) ise çevresel verileri içeren bu spektral bantları RGB renklerine dönüştürmeyi mümkün kılıyor.  Grupları yeniden atayarak farklı renk kombinasyonlarıyla deneyler yapan Mosse, çevresel hasar ve bozulma izlerini ortaya çıkaran canlı topografiler oluşturmayı başardı.

‘Görüntüler kırılgan hissettiriyor’

Kendisi ortaya çıkan bu görüntüleri şu şekilde tanımlıyor: “Bazıları inanılmaz derecede estetik. Kömürleşmiş bir orman nehir kenarları boyunca zengin ruj kırmızısı ve morlar üretiyor ve bazıları yarı yanmış ve ölme sürecindeki bitki yaşamının stresini oldukça açık bir şekilde gösteriyor. Renkler genellikle oldukça elektrikli ancak son derece ayrıntılı organik manzaralar üzerinde ifade ediliyor. Ortaya çıkan görüntüler çok kırılgan hissettiriyor. Bu çalışma, insanın elindeki sömürücü şiddetin hakim olduğu kırılgan organik maddeyi aktarıyor. Bunlar, yaşam belirtilerini gösteren canlı haritalar. Ancak ölümü, devrilme noktalarını ve çevre kirliliğini çağrıştırıyor.”

İklim değişikliğinin yağmur ormanları üzerindeki etkilerini incelemek için tipik olarak çevre bilimcileri tarafından kullanılan bu ileri teknoloji, araziden kar elde etmek isteyen büyük tarım işletmeleri tarafından da kullanılıyor.

Bu teknolojinin Amazon’daki ormansızlaşmanın yönlerini güçlü bir şekilde gözlemlemesine yardımcı olabileceğini düşündüğünü belirten Mosse, bu sayede Amazon yangınlarının olağan tasvirlerini aşmayı başardığını ve bölgede meydana gelen kademeli yıkım süreçlerini açığa çıkarabildiğini söylüyor.

 

Kategori: Ekoloji