Ana Sayfa Blog Sayfa 1131

Erdoğan ekonomideki yol haritasını anlattı: Çin gibi ucuza üretip büyüyeceğiz

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın kurmaylarına ‘ekonomide yeni dönem yeni yol haritası’nı anlatırken Çin örneğini verdiği öğrenildi. Erdoğan, Türkiye’yi üretimle büyütmek, faiz kıskacından çıkarmak için ekonomide yeni dönemi başlattık. Üretimle yabancı yatırımcıların dikkatini çekeceğiz. Çin böyle büyümüş. Biz pazara daha yakınız, onlardan daha avantajlıyız”dedi.

‘Genç nüfus ve üretim vurgusu’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda Türkiye’nin Çin gibi malı ucuza üretip, bunu Avrupa’ya satarak, bu üretimden dolar girdisi sağlayabileceğini anlattığı öğrenildi. Erdoğan, Çin ve Almanya gibi bazı ülkelerin “düşük faiz” politikasını yıllardır uyguladığını belirtti. Toplantıda özetle, “1970’lerin Almanya’sında mülteci nüfus var. Genç nüfus ve mültecileri çalıştırarak işgücünü sağlıyorlar. Çin ise genç nüfus, sanayi ve üretimle büyüdü. Biz de faizle değil, genç nüfusla, üretimle büyüme sağlamalıyız”  değerlendirmelerinin yapıldığı belirtildi.

‘Vatandaşa iyi anlatın’

Sürecin vatandaşlara iyi anlatılması talimatını veren Erdoğan’ın “19 yıllık süreçte yol, köprü gibi pek çok büyük yatırımı tamamladık. Artık bu sürecin sonuna geldik. Ekonomik olarak bunların da meyvesini yiyeceğiz. Bunu vatandaşlara iyi anlatın. Vatandaşlarımızın refah seviyesi yükselecek, alım gücü artacak. Böylece cari açığımız kapanacak. Faiz düşük, yüksek kazanç elde eden sanayi ülkesi haline geleceğiz” dediği kaydedildi.

Fitch, Türkiye’nin kredi notu görünümünü ‘negatif’ olarak değiştirdi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli derecelendirme kuruluşu olan Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “BB-” olarak teyit ederken, kredi notunun görünümünü ise “negatif” olarak değiştirdi.

Fitch, 19 Şubat tarihinde Türkiye’yle ilgili değerlendirmesinde görünümü “negatif”ten “durağan”a revize etmişti.

‘Dış finansman baskılarını yeniden alevlendirebilir’

Derecelendirme kuruluşu, görünüm değişikliğine gerekçe olarak Merkez Bankası’nın para politikasında erken bir gevşemeye gitmesi ve faizin daha fazla düşürülmesine yönelik beklentiyi gösterdi.

Fitch tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Merkez Bankasının para politikasında erken gevşeme döngüsüne girmesi ve 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce faizlerde daha fazla indirim veya ek ekonomik teşvik beklentisi yurtiçi güvende bozulmaya yol açtı ve bu da benzeri görülmemiş gün içi oynaklıklar da dahil olmak üzere Türk Lirasının keskin bir şekilde değer kaybetmesine ve enflasyonun artmasına neden oldu. Bu gelişmeler makroekonomik istikrar ve finansal istikrar için risk oluşturmaktadır ve potansiyel olarak dış finansman baskılarını yeniden alevlendirebilir”

Açıklamada, “Cumhurbaşkanı da dahil hükümet yetkililerinin düşük faiz oranlarını savunmaları, kamuoyuna lirayı daha da zayıflatacak açıklamalar yapmaları ve Merkez Bankası kararlarına ve yönetimine siyasi müdahalenin artan görünürlüğü nedeniyle politika tepkisinin zamanlaması ve türü konusunda yüksek derecede belirsizlik var” görüşlerine de yer verildi.

Ayrıca Fitch, Türkiye için bu yılki büyüme beklentisini de yüzde 9,2’den yüzde 10,5’e çıkardı. 2022 yılı büyüme tahminini ise yüzde 3,5’ten yüzde 3,6’ya yükseltti.

Avrupa Konseyi, Kavala davasıyla ilgili Türkiye hakkında ihlal sürecini başlattı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala‘nın tahliye edilmesi yönündeki kararına uymadığı gerekçesiyle Türkiye hakkında resmen ihlal süreci başlatıldığını duyurdu. Ankara‘ya konuyla ilgili cevap için 19 Ocak 2022’ye kadar zaman tanındı.

Birleştirilmiş Gezi davasının üçüncü duruşması 17 Ocak’ta görülecek. Bu duruşmada, Konsey kararını düşürmek için tahliye veya hüküm çıkması bekleniyor.

2 Aralık 2021 oturumunda alınan kararda, Türkiye’nin Kavala’yı serbest bırakmayarak AİHM’in aldığı karara uymayı reddettiği kaydedildi.

Bakanlar Komitesi, Türkiye’nin ihlal yapıp yapmadığıyla ilgili görüşünü sunduğu bir cevabı 19 Ocak 2022’ye kadar sunmasını istedi.

Sekiz kez karar yayınlandığı hatırlatıldı

Açıklamada AİHM’in Türkiye’de yeterli kanıt bulunmamasına rağmen Kavala’nın tutuklu yargılandığına karar verdiği; Komite’nin de geçmişte serbest bırakılması talebiyle çağrı yaptığı sekiz karar yayımladığını hatırlatıldı.

Avrupa Konseyi’nin 47 üye ülkesinden 35’i ihlal süreci başlatılmasına destek vermişti.

İhlal prosedürü başlatılırsa ne olabilir?

Bakanlar Komitesi, ihlal prosedürünü başlatırsa, AİHM’ye bunun tespiti ile ilgili olarak bir başvuru yapıyor. AİHM’nin, kararın uygulanmadığına yönelik tespiti ile birlikte üye ülkenin Avrupa Konseyi’ndeki bazı haklarını kısıtlamaktan, üyeliğini askıya almaya kadar uzanan bir dizi yaptırıma karar verme hakkı bulunuyor.

Bakanlar Komitesi, bugüne kadar bu yola sadece Azerbaycan ile ilgili olarak başvurdu. Tutuklanan ve AİHM kararına rağmen tahliye edilmeyen İlgar Mammadov, komitenin AİHM’ye başvuru yapmasının ardından tahliye edildi. Bunun üzerine dosya kapatıldı.

 

Meteoroloji Genel Müdürlüğü 11 il için sarı, dört il için de turuncu uyarıda bulundu

Pazar gününden beri Türkiye‘yi etkisi altına alan kuvvetli yağış ve fırtınanın bazı bölgelerde devam edeceği öğrenildi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, rüzgarın Marmara ile Kuzey Ege‘de güneybatıdan kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesinin beklendiğini açıkladı.

Ayrıca meteoroloji, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Bilecik, Sakarya, Çanakkale ve Manisa için sarı, Balıkesir, İzmir, Aydın ve Muğla için turuncu uyarıda bulundu.

Buzlanma ve don olayları da yaşanabilir

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Marmara’nın batı kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara’nın güney ve doğusu, Trakya, Ege, Batı Akdeniz, Eskişehir, Bolu, Zonguldak, Düzce ve Bartın çevrelerinin aralıklı sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmininde bulundu.

Yağışların sabah saatlerinde Çanakkale‘nin güney ilçeleri ile Balıkesir‘in batı kesimlerinde, öğle saatlerinden sonra Kıyı Ege ile akşam saatlerinden sonra Edirne ve Kırklareli çevrelerinde kuvvetli, Güney Ege kıyıları ile Balıkesir’in Edremit ilçesinde yer yer şiddetli olacağı tahmin ediliyor.

Bu sabah ve gece saatlerinde Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis ve pus görüleceği de tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığının Kuzey, iç ve Batı kesimlerde 2-5 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı ve ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği bekleniyor.

Fırtına ve sağanak bekleniyor

Rüzgarın ise genellikle Kuzey ve batı kesimlerde batı ve güneybatı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ile Kuzey Ege’de güneybatıdan kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklindeki yağışların sabah saatlerinde Çanakkale’nin güney ilçeleri ile Balıkesir’in batı kesimlerinde, öğle saatlerinden sonra Kıyı Ege ile akşam saatlerinden sonra Edirne ve Kırklareli çevrelerinde kuvvetli (21-50 kg/m2), Güney Ege kıyıları ile Balıkesir’in Edremit ilçesinde yer yer şiddetli (51-100 kg/m2) olabileceğini açıkladı.

Bu sebeple de sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı kişilerin dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini bildirdi.

TÜİK’e göre enflasyon kasımda yüzde 3,51 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayına ait enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, enflasyon kasımda yüzde 3,51 artarak yıllık bazda yüzde 21,31 seviyesine ulaştı.

Enflasyon Araştırma Grubu ise, enflasyonun kasım ayında yüzde 9,91 arttığını kaydetti.

En düşük artış haberleşme ana grubunda

Kasımda aylık bazda yüzde 9,99 artan üretici fiyatları, yıllık yüzde 54,6 artış gösterdi. Çekirdek enflasyon yüzde 16,82’den yüzde 17,62 seviyesine yükseldi.

Tüketici fiyat Endeksi’nde (TÜFE), 2021 yılının kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,51, bir önceki yılın aralık ayına göre de yüzde 19,82, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,31 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17,71 artış yaşandı.

Yıllık en düşük artış yüzde 5,77 ile haberleşme ana grubunda gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar yüzde 7,91 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 8,33 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 13,96 ile eğlence ve kültür oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar, yüzde 28,90 ile lokanta ve oteller, yüzde 27,11 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 25,14 ile ev eşyası olarak açıklandı.

Artışın yüksek olduğu ana grup ulaştırma

Ana harcama grupları itibariyle 2021 yılı kasım ayında en az artış gösteren ana gruplar yüzde 0,03 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 0,08 ile eğitim ve yüzde 0,58 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, 2021 yılı kasım ayında artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 6,31 ile ulaştırma, yüzde 5,36 ile çeşitli mal ve hizmetler, yüzde 4,10 ile lokanta ve oteller oldu.

Kasım 2021’de, endekste kapsanan 415 maddeden, 34 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 36 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 345 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimlerinde; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 44,53, imalatta yüzde 53,24, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 72,42, su temininde yüzde 33,08 artış yaşandı.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimlerinde de; ara malında yüzde 63,12, dayanıklı tüketim malında yüzde 32,17, dayanıksız tüketim malında yüzde 34,33, enerjide yüzde 90,34, sermaye malında yüzde 33,30 artış görüldü.

Yıllık en düşük artış; yüzde 12,60 ile giyim eşyası, yüzde 19,66 ile deri ve ilgili ürünler, yüzde 22,23 ile diğer madencilik ve taş ocakçılığı ürünleri alt sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 145,94, ham petrol ve doğal gaz yüzde 116,51, ana metaller yüzde 97,13 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

ENAG: Kasım ayında enflasyon yüzde 9,91

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise, enflasyonun kasım ayında yüzde 9,91 arttığını ve son 12 aylık artış oranının da yüzde 58,65’e yükseldiğini kaydetti.

Aralık ayında hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?

Yeşil Düşünce Derneği, “Her şey mevsiminde güzel” diyerek aralık yayında hangi sebze ve meyvelerin tüketilmesi gerektiğini paylaştı.

Aralık ayında mevsiminde tüketilecek meyve ve sebzeler arasında lahana, havuç, pırasa, greyfurt, nar, mandalina da bulunuyor.

Bu ay hangi sebze ve meyveleri tüketelim?

Gıdalar mevsiminde tüketildiğinde doğa korunuyor, karbon ayak izi düşüyor, ev ekonomisine de katkı sağlanıyor. Aynı zamanda mevsiminde beslenmek insan sağlığı açısından da son derece önemli.

Aksi takdirde, mevsiminde yetişmemiş meyve ve sebzenin üretiminde hibrid tohum, böcek ilacı ve kimyasal gübre kullanım oranı artıyor.

Yeşil Düşünce Derneği de “Yeni yıla girerken mevsimsel ve yerel ürünlerle beslenerek, bedeninize ve doğaya iyi gelen bir alışkanlık kazanabilir, kendinizi, doğayı ve cebinizi koruyabilirsiniz!” notuyla aralık ayında tüketilebilecek meyve ve sebzeleri sıraladı.

İşte o sebze ve meyveler:

  • Lahana
  • Ispanak
  • Havuç
  • Pırasa
  • Pazı
  • Kereviz
  • Kara lahana
  • Elma
  • Ceviz
  • Yer elması
  • Kivi
  • Armut
  • Greyfurt
  • Nar
  • Mandalina
  • Muz
  • Bal kabağı
  • Karnabahar
  • Kestane

Elektrik üretimi ve sanayide kullanılan doğal gaza zam geldi

Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş (BOTAŞ) elektrik üretimi ve sanayide kullanılan doğal gazın fiyatını yüzde 20 artırdığını duyurdu.

Konutlarda kullanılan doğal gazın fiyatlarında ise herhangi bir değişiklik olmadı.

Santrallerde ve sanayide kullanılan doğal gazın fiyatına ekim ayında yüzde 15, kasım ayında da yüzde 46 ve yüzde 48’lik oranlarda zam yapılmıştı.

AYM’den kadın cinayeti davasında İstanbul Sözleşmesi atıflı karar: Şiddeti önlemeyen kamu görevlisi sorumlu

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, İzmir’de boşandığı kişi tarafından tehdit edildiğini, hayatından endişe ettiğini defalarca emniyet ve yargıya bildiren ve 2013’te öldürülen akademisyen kadının babasının açtığı davada, emsal niteliğinde bir karara imza attı.

T24‘ten Gökçer Tahincioğlu‘nun aktardığına göre, Genel Kurul, başvurulara ve mevzuatın kadının korunması için yeterli olanakları sunmasına rağmen gerekli önlemleri almayan kamu görevlilerinin soruşturulmamasının hak ihlali oluşturduğuna hükmetti. Kararda, İstanbul Sözleşmesi’nin de aralarında bulunduğu uluslararası sözleşmelere ve ulusal mevzuata atıf yapılarak, kamu görevlilerinin şiddeti bu enstrümanları kullanarak engellememesinin ihmal anlamına geldiğini belirtti. AYM, söz konusu kamu görevlilerinin soruşturulması için kararı ilgili mercilere gönderdi.

Karara konu olay İzmir’de yaşandı. Akademisyen S.E., 2011’de evlendiği V.A.’dan, çocukları dünyaya geldikten kısa süre sonra boşanma kararı aldı. Dava sürerken, V.A., S.E’yi, defalarca tehdit etti.

Kadın, her seferinde karakola veya jandarmaya başvurdu. Tutanaklarda, erkek için uzaklaştırma kararı talep edildi ancak mahkemeler iki kez, uzaklaştırmaya gerek olmadığına hükmetti. Üçüncü kez yapılan başvurunun ardından ise sadece bir  aylık uzaklaştırma kararına hükmedildi. Bu süreçte, kadının şikayeti üzerine adam hakkında hakaret suçundan da dava açıldı ancak herhangi bir yaptırım uygulanmadı.

Kadının can güvenliğinin bulunmadığına yönelik başvuruları her seferinde Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ne de iletildi ancak ŞÖNİM tarafından da herhangi bir adım atılmadı.

Savcıdan kadına: Yine niye geldin?

İddiaya göre, kadının, can güvenliğinden endişe ettiğini belirterek yeniden şikayette bulunmak için geldiği adliyede, savcı, “Sen yine niye geldin? Çan çan çan bu ne çenesi? Seninle mi uğraşacağız?” dedi.

15 Aralık 2013’te, çocuğu almak için S.E.’nin evine gelen V.A., çocuk uyuduğu için 1 saat aşağıda bekledi. Daha sonra çocuğu aldı. Ancak çocuğun altının değişmesi gerektiğini belirterek S.E.’nin evine döndü. Burada kadına saldıran ve boğazını sıkan V.A., daha sonra bıçakla kadını öldürdü. Kadının cep telefonundan  eski kayınpederine, kızıymış gibi, “Çocuk hastalandı, hastaneye geldim” mesajı atan erkek, kadının kartından da 2 bin 500 lira para çekti. V.A., daha sonra ablasına cinayet işlediğini söyleyince yakalandı.

Yapılan yargılamada, cinayeti tasarlayarak işlemediği gerekçesiyle müebbet hapse mahkum edilen V.A.’nin cezasında indirim de yapıldı. Ceza 25 yıl olarak belirlendi.

Herkes görevini yapmış!

S.E.’nin babası, olaydan sonra Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na, gerekli kararları almayan dört hakim ve üç savcı hakkında suç duyurusunda bulundu. Ancak HSK, kararların yargısal nitelikte olduğunu belirterek işlem yapmadı.

S.E.’nin babası, polis ve jandarma karakollarındaki görevlilerle, Aile Bakanlığı’na bağlı ŞÖNİM’deki görevliler hakkında da şikayette bulundu ancak kaymakamlık soruşturma izni vermedi. Bu karara yapılan itirazı da idare mahkemesi reddetti. Baba, bunun üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

AYM’den tarihi karar

AYM Genel Kurulu, kararında, kadına yönelik şiddetle mücadele ile ilgili ulusal ve uluslararası sözleşmeleri özetledi. Uluslararası sözleşmeler özetlenirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yürürlükten kaldırılan o tarihte yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi’ne de atıfta bulunuldu.

Kararda, devletin hukuka aykırı eylemleri hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesini engellenmesi yükümlülüğü anımsatıldı.

Kararda, 25 yıllık cezanın, cezasızlık anlamına gelmediği, orantısız bir sonuç olarak nitelendirilemeyeceği belirtildi ancak buna karşılık koruma yükümlülüğü konusunda ciddi ihmallerin bulunduğu kaydedildi.

‘Sistem yeterli, uygulama yetersiz’

Kararda, devletin kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusundaki yasal mevzuatının ve oluşturduğu altyapının yeterli olduğu değerlendirildi. Ancak uygulamadaki eksiklere işaret edildi. Kamu makamlarının S.E.’nin yaşamına yönelik gerçek ve yakın bir riskin varlığından haberdar olduğu, yaşamsal açıdan ciddi sonuçlar doğuracak bir saldırıyı tahmin edebilecek konumda bulunduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık oduğuna vurgu yapılan kararda V.A.’nin S.E. ile temasa geçmesinin engellenmediği, buna yönelik tek kararın V.A.’ya tebliğ edilmediği, bunun takibinin bile yapılmadığının anlatıldı.

AYM’nin kararında, ŞÖNİM başta olmak üzere kamu görevlilerinin etkili engelleme yollarını kullanmadıkları; V.A’nin çocuğu refakatçi eşliğinde alması ya da almasının engellenmesi, V.A. için zorlama hapsi uygulamasının devreye sokulması gibi önlemlerin akla bile gelmediği; tüm bunların ciddi bir ihmal ve özensizlik anlamına geldiği vurgulandı.

‘Tazminatla kapatılamaz, soruşturma açılsın’

Kararda, ölümler nedeniyle yalnızca tazminata hükmedilmesinin yeterli olmayacağı vurgulanarak, yaşam hakkını koruma yükümlülüğü yönünden soruşturma yürütülmesi gerektiği belirtildi. Soruşturma izni verilmemesinin de bu nedenle hak ihlali oluşturduğu kaydedildi.

S.E.’nin yaşam hakkının ihlal edildiği, bu konuda koruma yükümlülüğü bulunan kamu görevlilerinin de soruşturulmadığı ifade edilerek, yeniden soruşturma açılması için kararın bir örneği ilgili yerlere gönderildi.

Karar Resmî Gazete’de yayımlandı. 

 

Yeni Zelanda’nın Auckland kenti sakinleri iklim vergisi ödeyecek

Belediye başkanı Phil Goff tarafından yapılan açıklamada, ev sahiplerinin şehrin altyapısını elden geçirmek için kurulmuş bir milyar dolarlık iklim fonuna katkıda bulunmak amacıyla haftada ortalama bir Yeni Zelanda dolarından biraz fazla vergilendirileceğini bildirildi.

Kentin emisyonlarının 2030 yılına kadar emisyonları %50 azaltma hedefine uygun ilerlemediğine dikkat çeken Goff, “Covid-19 bizim için büyük bir tehdit olmaktan çıktıktan çok sonra da iklim değişikliğinin neden olduğu kriz devam edecek. Bir iklim felaketini önlemek için gereken eylemi daha fazla erteleme lüksümüz yok” diye konuştu. 

Yeni Zelanda'nın Hawke Körfezi'nin doğu kıyısındaki rüzgar çiftliklerinin yakınında inekler otluyor.

 

Goff, söz konusu fon ile kentsel alanlarda 15.000 olgun yerli ağaç, yeni ormanlar için 4.000 ağaç ve bitki dikileceğini söyledi; feribot filosunun karbondan arındırılmasını hızlandıracaklarını, düşük gelirli bölgeler için ağaç örtüsünü, toplu taşımayı ve bisiklet şeritlerini artırmaya odaklanacaklarını, yeni yürüyüş yolları yapacaklarını kaydetti. 

Auckland’da ortalama değerde bir ev sahibinin ödeyeceği haftada 1,10 Yeni Zelanda Doları, 10 yılda tahmini 574 milyon Yeni Zelanda Dolarına  (391 milyon ABD Doları) ulaşacak. Projeye merkezi hükümetin ortak finansmanı ve diğer kaynaklarla 471 milyon ABD Doları daha sağlanacak. Toplanan paranın tamamı iklim eylemini finanse etmek için kullanılacak. 

 

Belediye Başkanı’nın sözcüsü, diğer ülkeler iklim odaklı çeşitli vergiler geliştirirken, hedeflenen miktarın dünyada ve kesinlikle ülke için bir ilk olduğuna inandıklarını söyledi.

İkizköy’de madenciler köyün camisini yıkıyor

Muğla İkizköy‘de Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ‘nin üstlendiği kömür madeni genişletme çalışmaları çerçevesindeki yıkım sürüyor. Yürütmeyi durdurma kararlarına ve halkın süren direnişine rağmen sürdürülen yıkımda sıra Işıkdere Köyü‘ndeki camiye geldi. Caminin minaresi yıkıldı, kalan kısmının yıkılması için de hazırlıklar sürüyor. 

Daha önce de mahkeme tarafından verilmiş yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen bölgedeki Işık Deresi’nin yolunu değiştirmek için de çalışma başlatılmıştı. 

‘Gözlerimizin önünde tarih yok ediliyor’

Işıkdere, 200 yıllık bir köy. Eski bir Yahudi yerleşimi olan köyde devam eden arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait bir kilise, çok sayıda mezar ve yağhane gibi bazı buluntulara ulaşıldı. Bunların bir kısmının Ören‘deki açık hava müzesine taşındığı belirtiliyor.

Ancak şu ana kadar yapılan çalışmalar, “kurtarma kazısı” niteliğinde ve bu çalışmaları da maden bu bölgedeki maden sahalarını 2014’te devralan ve yıkımları gerçekleştiren Limak Enerji ve İçtaş ortaklığı olan  yeni şirketin sponsorluğunda yürütülüyor.

Madeni genişletme çalışmaları çerçevesinde Akbelen Ormanları da yok edilmek isteniyordu. Şimdiye kadar ormanda 150 ağaç kesildi, ancak İkizköy Çevre Komitesi ve KARDOK Derneği‘nin başvurularıyla iki ayrı mahkemeden çıkan yürütmeyi durdurma kararı üzerine ormandaki çalışmalar durduruldu.

Şirketin şimdi de İşıkdere’de yıkımlara giriştiğini duyuran İkizköylü aktivistler sosyal medya hesaplarından,  olay yerine ulaşıncaya kadar cami minaresinin çoktan yıkıldığını açıkladı. “En az 200 yıllık bir köyden geriye kalan ne varsa kömür için yok ediliyor. Tarih, kültür, kişisel ve toplumsal anılar….”ifadelerini kullanan İkizköy Direniyor hesabından, “Kuzeydoğuda Kayadere kanyonu/dağ tarafından camiye kadar olan tüm evler yıkılmış :( Çok üzgünüz, bu büyük yıkım, bu büyük kayıp gözlerimizin önünde oluyor…. Engelleyemiyoruz…. Ama #AkbelenOrmanınıVermeyeceğiz “ denildi.

İkizköy ve çevre köylerin doğa koruma derneği olan KARDOK, alanın arkeolojik sit alanı ilan edilmesi için Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu‘na karşı bir dava açmıştı. Ancak yıkımlar, eylül ayında açılan davanı sonucunu beklemeden devam ediyor.