Ana Sayfa Blog Sayfa 1108

Umut Kitapevi’ni bombalayan ‘iyi çocuklar’a beraat

Hakkari Şemdinli’deki Umut Kitabevi‘ne yapılan bombalı saldırıda suçüstü yakalanan ve daha önce iki kez verilen 39 yıl 5 ay 10’ar günlük hapis cezaları bozulan sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile itirafçı Veysel Ateş beraat etti.

Davanın son duruşması Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanıkların katılmadığı duruşmada, Umut Kitapevi sahibi Seferi Yılmaz ve çok sayıda avukat ile HDP ve CHP milletvekilleri hazır bulundu.

MA‘nın aktardığına göre, sanıkların avukatı Yurdakan Yıldız, yapılan yargılamanın tamamen mizansen olduğunu savunarak, savcının beraat talebiyle sunduğu mütalaanın “çok yerinde ve isabetli olduğunu” belirtti.  Patlamanın asıl sorumlusunun kitap evinin sahibi olan Seferi Yılmaz olduğunu iddia eden Yıldız, bombayı sanık askerlerin değil PKK’nin koyduğunu ileri sürdü.

Kitabevi Sahibi  Yılmaz ise “O gün kitapevinde üç kişiydik. Bilirkişi bombalamadan sonra kimsenin yaşama şansı olmadığı belirtiliyor ama yaralı kurtulanlar var. Benim kulaklarımda bombanın etkisiyle halen hasar var. Patlamadan sonra Veysel Ateş’i kovaladım ve 60 metre ötede park eden araca sığındı. Biz orada bu kişileri suçüstü yakaladık. Ali Kaya aracın bagajını açarak kalaşnikofu alarak halka ateş açmak istedi, ama halk buna engel oldu. Bu olay suçüstü yapılmıştır ve bu suçlular devlete teslim edilmişlerdir. Her şey somut olmasına rağmen tanıklar için beraat istenmesi, iddia makamının da taraf olduğunun kanıtıdır” diye konuştu.

Avukatların en süre talebinin ardından duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, talepleri reddetti ve  sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile itirafçı Veysel Ateş’in beraatına karar verdi.

Ne olmuştu?

Saldırıyla ilgili Van 3’üncü Ağır Mahkemesi‘nde açılan davada, 19 Haziran 2006 tarihinde sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile itirafçı Veysel Ateş’i “insan öldürmek”, “örgüt kurmak” ve “insan öldürmeye teşebbüs” suçlarından 39 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezası verilmişti.

İtiraz üzerine temyiz incelemesini 16 Mayıs 2007’de tamamlayan Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi, kararı, usul ve görev yönünden bozdu. Yeniden görülmeye başlanan davanın 14 Eylül 2007’deki duruşmasında, mahkeme heyeti “görevsizlik” kararı vererek, dosyayı Van Askeri Mahkemesi‘ne gönderdi. Mahkeme, 14 Aralık 2007 tarihindeki ilk duruşmada sanıkların tahliyesine karar verdi, 22 Ocak 2010’da da dava dosyasını Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi‘ne gönderme kararı aldı. Müdahil avukatlarının itirazı üzerine 2 Mayıs 2011 tarihinde dosya yeniden Van 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Sanıklar 9 Haziran 2011’de yeniden tutuklandı. 10 Ocak 2012’de görülen duruşmada, sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile itirafçı Veysel Ateş’e “insan öldürmek”, “örgüt kurmak” ve “insan öldürmeye teşebbüs etmek” suçlarından 39 yıl 5 ay 10’ar gün hapis cezası verildi.

Sanık avukatları, dönemin Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın davaya dönük itiraflarının ardından yargılamanın yenilenmesi amacıyla Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurmuştu. 11 Ekim 2017’de yeniden yargılama talebini kabul eden mahkeme, sanıkların tahliyesine karar vermişti. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada ise, mahkeme önce tutuklu bulunan üç sanığa “örgüt kurmak” suçundan beraat, ardından ise üç sanığın “İnsan öldürmek ve yaralamak” suçundan dosyanın tekrar görülmesine karar vererek üç sanığı da tahliye etti.

Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt, bombayı atan astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz için “Tanıyorum, iyi çocuklar” demişti.

Polonya’da basın özgürlüğü için kitlesel gösteri

Polonya’da on binlerce kişi basın özgürlüğü için sokağa döküldü. Pazar günü ülkenin çeşitli kentlerinde toplanan göstericiler, Meclis’e getirilen medya yasa tasarısı kararının ülkenin cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesini istiyor.

Polonya’da ABD merkezli medya şirketi Discovery Inc şirketine bağlı bir televizyon kanalı olan TVN24′ün kapatılmasına yönelik tasarı bir süredir gündemdeydi. Meclis cuma günü hızlı bir şekilde tasarıyı onayladı ve cumhurbaşkanına sundu. Söz konusu yasa ülkedeki yabancı medya kuruluşlarını ilgilendiriyor ve hisselerine kimi kısıtlamalar getiriyor. Polonya halkı ise bunun daha geniş çaplı bir ifade özgürlüğü baskısına yol açmasından endişe ediyor.

Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda henüz tasarıyı imzalamadı ancak ABD’den Duda’ya ‘ifade ve ekonomik faaliyet özgürlüğü ile mülkiyet haklarını koruma’ çağrısı yapıldı.

‘Sadece TVN değil, demokrasimizin geleceğiyle ilgili’

Ülkedeki en büyük muhalefet partisi Sivil Koalisyon üyesi senatör Bogdan Klich, Krakow‘da toplanan kalabalığa “Şu anda biz TVN hakkında konuşuyoruz ancak bu sadece TVN ile ilgili bir mesele değil” diyerek seslendi: “Bu, Polonya’da ifade özgürlüğünün geleceği ile ilgili, demokrasimizin geleceği ile ilgili”. Protestocular ise “Özgür medya, özgür halk” ve “Herkes için Polonya” yazılı pankartlar taşıdı.

iktidardaki Hukuk ve Adalet (PiS) Partisi, yabancı medya gruplarının Polonya’da çok fazla güç sahibi olduğu görüşünde. Ülkedeki LGBTİ+ hakları ve yargı reformu konusunda, üyesi olduğu AB ile anlaşmazlık yaşayan Varşova, yabancı medya kuruluşlarının bu anlaşmazlığı körüklediğini düşünüyor.

Yasa tasarısına göre hisselerini büyük bir çoğunluğunu satmak zorunda olacak Dicovery’e bağlı TVN24 kanalı ise yürütülen destek kampanyasında kısa sürede sekiz yüz binden fazla imzaya ulaştıklarını duyurdu.

Rusya, ürünlerindeki fazla pestisitten dolayı Türkiye’deki bazı şirketlerin ithalatını askıya aldı

Rusya, Türkiye‘den ve İran‘dan 33 şirketin ürünlerinde fazla miktarda pestisit bulunması nedeniyle limon, mandalina, biber, üzüm ve narın dahil olduğu meyvelerin ithalatını askıya aldı.

Rusya’ya Türkiye menşeli yaklaşık 60 bin ton üzüm ve 10 bin tondan fazla narın sokulmasına izin verilmedi.

İzin verilen miktardan fazla pestisit bulundu

Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketiciyi Koruma Kurumu (Rospotrebnadzor), 27 Ekim-7 Aralık tarihlerinde Türkiye ve İran’dan 33 üreticinin getirdiği altı çeşit üründe, izin verilen miktardan fazla 12 tür pestisit bulunduğunu açıkladı. Bu pestisit türlerinin 10’unun Rusya’da kullanımına izin verilmiyor.

Rospotrebnadzor, bazı ürünlerin sevkiyatının askıya alınmasıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

Rospotrebnadzor, Türkiye ve İran’dan 33 limon, mandalina, biber, üzüm ve nar üreticisinin Rusya’ya güvenli olmayan ürün sevkiyatını askıya aldı. İhlallerin tekrarlanması gerekçesiyle 17 Kasım’dan itibarıyla Türkiye menşeli, 2 Aralık itibarıyla da İran menşeli biber ve narların, 10 Aralık itibarıyla da Türkiye menşeli üzümlerin sevkiyatı askıya alındı.”

Rusya Gıda Birliği (Rusprodsoyuz) Başkanı Dmitriy Leonov, ise “Türkiye ve İran’dan üreticiler düzelmezse, sevkiyatlardaki düşüşü başka ülkelerden üreticiler telafi edebilir” dedi.

Leonov, Ekim 2021’de Türkiye’nin Rusya’ya en fazla mandalina, limon, üzüm ve biber sevkiyatı gerçekleştiren ülke olduğunu açıklarken, nar sevkiyatında da ikinci sırada yer aldığını belirtti.

Şimdiye dek yapılmış en kapsamlı hayat ağacı yayında: Evrimi keşfedin

Sarmal fraktal dallar yoluyla, şimdiye kadar yaratılmış en kapsamlı yaşam ağacı üretildi. Ağaç, Dünya’daki 2,2 milyon canlı türü arasında bağlantı kuruyor.

Oxford Üniversitesi‘nden evrim biyoloğu Yan Wong, “Bu, insanların altın köstebekler veya dev sekoyalar olsun, en sevdikleri canlıları bulmalarına ve evrimsel tarihin onları Dünya’daki tüm yaşamın dev ağacını oluşturmak için nasıl birbirine bağladığını görmelerine olanak tanıyor” dedi.

Etkileşimli web sitesi OneZoom‘da yayınlanan yaşam ağacı, şu ana kadar bilim tarafından tanınan yaşamın tüm türleri arasındaki ilişkileri keşfetmemize olanak tanıyor.

 

Imperial College London biyoçeşitlilik araştırmacısı James Rosindell, çalışmayla ilgili olarak “İnsanlara, evrimsel tarihi ve dünyadaki yaşamın genişliğini tüm güzelliğiyle takdir etmeleri için tamamen yeni bir yol sunmayı umuyoruz ” dedi:

“İki milyon tür, görselleştirilemeyecek kadar büyük bir sayı gibi gelebilir ve hiçbir müze veya hayvanat bahçesi bunların hepsini barındıramaz! Ancak uygulamamız, Dünya’nın tüm türlerini temsil etmeye yardımcı olabilir ve ziyaretçilerin içinde bulundukları durumla bağlantı kurmasını sağlayabilir.”

“Ağaçta” daha geniş taksonomik gruplardan kaotik gibi görünen fraktalların en küçüğüne kadar yakınlaşıldığında, her bir “yaprak” bir türü temsil ediyor. Bir yaprak, bir türün bilimsel ve ortak adlarını kapsıyor ve isme tıklayanlar Wikipedia ve Yaşam Ansiklopedisi‘ne verilen link sayesinde genetik bilgilere erişim dahil olmak üzere daha fazla bilgi için bir seçenekler listesine ulaşabiliyor.

Ağaç ayrıca, 85.000’den fazla türün kamuya açık alan görüntülerini de içeriyor.

Yokoluşa karşı savunmasız türler ‘kırmızı’ kodlu

Proje, şimdiden yaklaşık 1,5 milyon tekil kullanıcı tarafından görüntülendi. Kar amacı gütmeyen bir yardım kuruluşu üzerine kayıtlı projenin finansmanına destek için de, yaratıcıları türleri ‘evlat edinen’ insanlara güveniyor. Şu ana kadar 800 kişi sponsor oldu ve bu da yaprağın üzerine türü temsil eden bir isim veya mesaj eklemelerine olanak sağladı.

Yapraklar ayrıca, her bir türün yok olmaya karşı ne kadar savunmasız olduğunu göstermek için yeşilden kırmızıya renklerle kodlanmış. Şu anda çoğu gri renkte. Bu da bilgilerin ne kadar eksik olduğunu gösteriyor.

 

Ağacın sarmal kuş dalı.

IUCN yaprak renk şeması.
IUCN yaprak renk şeması. (OneZoom)

Wong , “Hala yapılması gereken çok araştırma olması olağanüstü” derken, Rosindell de “Ağacın keşfedilmesini kolaylaştırmak için çok çalıştık ve ayrıca güçlü bir mesaj göndermeyi umuyoruz: Biyolojik çeşitliliğimizin çoğ tehdit altında” ifadelerini kullandı.

‘En popüler’ bitki esrar, ikincisi lahana

Yeni makalelerinde OneZoom’u nasıl oluşturduklarını detaylandıran Wong ve Rosindell, türleri geleneksel taksonomiden ziyade birbirleriyle olan genetik ilişkilerine ( filojeni ) göre düzenlediklerini, böylece evrimsel tarihi daha iyi yansıttıklarını söyledi.

İnsanların ve ardından kurtların olduğu en popüler hayvanların ızgarası.

Ağaç, türlerin “popülerlik indeksi”ni de kapsıyor.

Wong, “Belki de şaşırtıcı olmayan bir şekilde, insanlar zirveye çıkıyor, ancak birkaç kez popülerlik sıralamasında ikinci olan, tüm evcil köpekleri de içeren Gri Kurt’la yer değiştirdi. En popüler bitki  esrar, ardından da tuhaf şekilde lahana geliyor” diye konuştu.

En popüler organizmalar arasında kenevir, sinek mantarı ve gökkuşağı alabalığı bulunur.

Araştırmacılar, “Popülerlik endeksi”nin özellikle artan veya azalan kamu yararına dair kanıtların gerekli olduğu durumlarda, koruma çabalarını bilgilendirme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyor. Wong ve meslektaşları, hazırlıkları 10 yıldan fazla süren çalışmanın bir “Biyoloji Google Earth” yaratabileceği kanısında.

 

‘Sıcak kışlar’, aşırı sıcak yaz ayları kadar hasara yol açıyor

Küresel ısınmaya bağlı olarak dünya genelinde giderek daha sıcak kışlar yaşanıyor ve bu durum da küresel iklimde büyük etkilere yol açıyor. Kayıtlara göre, 2021 Şubat ayı, gezegenin en sıcak 16’ıncı şubatıydı.

İnsanlar, normal koşullarda iklim krizini kavurucu yazlar ve bunlara eşlik eden kuraklıklar, orman yangınları, kasırgalar ve sıcak dalgaları ile ilişkilendiriyor, ancak daha ılıman kışlar korkunç hava olaylarının ve derin değişikliklerin itici gücü olabilir. Bunlar, geçen hafta sonu Amerika‘nın ortabatısını ve güneyini kasıp kavuran hortum serisi gibi, değişen hava düzenlerinin tetiklediği tarımsal felaketlerin olasılığını artırmaya kadar uzanıyor.

Kar kuraklığına dikkat

UCLA‘da aşırı hava olaylarının ısınan bir Dünya’da nasıl değiştiğini inceleyen iklim bilimci Daniel Swain, “İklim bilimindeki bilinen gerçeklerden biri, soğuk yerlerin ve bunların soğuk dönemlerinin daha sıcak yerlerden ve daha sıcak zamanlardan daha hızlı ısınmasıdır” diyor: “Daha soğuk mevsimlerde ve yerlerde – diğer yerlerden üç kat daha hızlı ısınan Kuzey Kutbu gibi – gerçek ısınma oranı sadece daha hızlı olmakla kalmıyor, aynı zamanda bununla ilişkili birçok etkiyi de artırıyor.”

Swain, sıcaklığın büyük bir etkiye sahip olduğu belirli bir eşiğe işaret ediyor: “Yağışların sıvı yağmur mu yoksa donmuş kar olarak mı yağdığı sadece tek bir derece farkına bağlı. Ve birkaç gün öncesine kadar devasa bir kar kuraklığının olduğu Amerika’nın batısında bunun çok büyük etkileri oldu. Geçen haftaya kadar yaklaşık 3 bin km. yükseklikte bile orman yangını riski vardı. Bu, doğrudan kar yağışının olmamasıyla ilgili.”

Yağış kar olarak düştüğünde, zeminde daha uzun süre kalıyor ve ilkbahar mevsimi için yüzey akışı nemi oluşturuyor.  Bu, neme bağlı alanlar için gelecekteki su bankası olarak adlandırılıyor. Ancak yağmur olarak yağdığında hemen yok oluyor. Swain, “Kışları sıcaklıkların artışı, kar yığını ve su kaynağındaki birikme için ekolojik olarak önemli olan şeylerin donup donmamasını etkiler” diyor.

Öte yandan kış sıcaklıkları,  yazın aşırı sıcak dalgaları oluşturabilir. Kornhuber, mevsimsel olmayan sıcaklıkların erken kar erimesine ve bitki örtüsünün büyümesine yol açarak toprak nemini azaltabileceğini ve yaz boyunca aşırı ve kalıcı ısı dalgaları olasılığını artırabileceğini kaydediyor. Tıpkı  2020’de Sibirya‘yı küle çeviren ve rekor karbon emisyonlarına neden olan orman yangınlarıyla ilişkilendirilen bir sıcak dalgasına yol açan olaylar zinciri gibi:

“Bu örnekte şubat ve mart aylarındaki kış sonu sıcaklığı, bitki örtüsünün nem aldığı bir zamanda topraktaki nemi emdi. Kavrulmuş topraklar yazın sıcak dalgalarına yol açabilir. Düşük toprak nemi, mega ısı dalgalarının en önemli bileşenlerinden biridir.”

Kış sıcaklıkları fırtına ve kasırgaları artırıyor

Columbia Üniversitesi‘nde Lamont Doherty Dünya Gözlemevi‘nde görev yapan Chiara Lepore de ABD için iklim modeli projeksiyonlarının, gezegen ısındıkça şiddetli fırtınalar için elverişli koşullar olasılığının artışına işaret ettiğini söylüyor.

Lepore, geçen ay gelecekteki her 1 C derecelik  küresel sıcaklık artışı için şiddetli fırtınalarda %14-25 artışı öngören bir  araştırma yayımlamıştı: “Ana itici mekanizma, fırtına artışlarının ana bileşenlerinden bazıları olan  sıcaklıkların artışı ve nem meselesi.” Bu sayının, şiddetli hava olayları için elverişli koşulların artan sıklığını temsil ettiğini ve bu fırtınalardan  bazılarının kasırga üreteceğini söylen Lapore, “Belirsizlik hala çok büyük. Daha fazla ısınma ile muhtemel dikey istikrarsızlık, kasırga üreten ortamlarda bir artış yaratacaktır. Yani iklim değişikliğinin şiddetli konvektif hava olasılığını artırmaya başlayacağı oldukça açık” dedi.

Daha sıcak kışlar tarımı da etkileyecek, çünkü bazı mahsuller en iyi sonuçları elde etmek için soğuk dönemlere  ihtiyaç duyuyor. Araştırmacılar, en fazla soğuk havaya ihtiyaç duyan elma, kiraz ve armutların en sert darbeyi alabileceğini söylüyor.

Kış sonu sıcaklıkları, biyolojik sinyale bağlı olarak tomurcuklanmadan hemen sonra don tarafından yıkılması durumunda ekinlere de zarar verebilir. Swain, “Göreceli olarak sıcaklıklardaki düşük bir artışın bile belirli  yerlerde ve yılın belirli zamanlarında büyük etkileri olabilir” diye konuştu.

Geçen yıl şubat ayında, iklim değişikliğinin etkisiyle Teksas’ı vuran “kutup donması” yüzlerce ölüme ve milyarlarca dolarlık hasara yol açmıştı. Buna zayıf bir kutup girdabının getirdiği soğuk dalgası neden olmuştu. Uzmanlar “vorteks”in geçmişe oranla daha kararsız olduğu uyarısı yapıyor.

Kornhuber de, kış sıcaklıklarının artışının aslında yaz mevsiminin giderek daha fazla uzadığına işaret ettiğini, ilkbahar ve sonbahar geçişlerinin ise eskiden kış mevsimi olarak düşündüğümüz döneme denk düştüğünü söylemenin başka bir şekli olduğunu kaydediyor: “Sıcaklıklar arttıkça, ılıman iklim bölgeleri artık bildiğimiz şekilde kış geçirmeyecek.”

Omicron varyantı hızla yayılıyor, ülkeler tedbirlerini artırıyor

Koronavirüsün mutant geçirmiş hali Omicron varyantı hızla yayılmaya devam ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), varyantın 89 ülkede tespit edildiğini duyururken, örgüt varyantın olduğu bölgelerde Omicron vakalarının 1,5 ile 3 gün içinde ikiye katlandığını ifade etti. Ülkeler, yeni varyanta karşı önlemlerini artırdı.

Ülkelerin aldığı tedbirler

Avusturya varyanta karşı üç aşı şartı getirirken, Avrupa’nın tanıdığı aşılardan olmayanlar ülkeye ancak karantina şartıyla alınacak. İki aşılı olanlar ayrıca negatif PCR test sonucu vermek zorunda. Aksi halde, kamu hizmetlerinden yararlanamayacak, restoran, bar, sinema, tiyatro gibi yerlere giremeyecekler. Yeni kurallar bugün itibariyle başlıyor.

Almanya‘da ise aşı olmayanlar artık restoranlara, kapalı mekanlara alınmayacak. Hızlı testlerin geçerlilik süreleri 24 saate indirildi. Sağlık çalışanlarına aşı şartı getirildi.

Hollanda, ocak ayı ortasına kadar kapanma kararı aldı. Noel ve yeni yılda ise ailelere başka ailelerle buluşma yasağı getirildi. Bir aile, en fazla iki kişi kabul edebilecek. Noel ve yılbaşı arası ziyaretçi sayısı dördü geçemeyecek. Sadece Amsterdam’da vaka sayıları, üç günde ikiye katlanıyor.

Danimarka‘da da dünden itibaren kısıtlamalar getirilirken, tiyatro, sinema, eğlence mekanları ve spor yerleri kapatıldı. Restoranlar en geç 23.00’e kadar açık olacak. Kurallar, ocak ayı ortasına kadar devam edecek.

Vakaların yüzde 60’ının Omicron kaynaklı olduğu Birleşik Krallık‘ta sadece cumartesi günü 10 bin 59 omicron varyantlı vaka tespit edildi. Ülkede kapanma kararına ve sıkı kurallara devam ediliyor.

Fransa’da üçüncü aşıyı olma süresi dört aya indirdi. Sağlık ve itfaiye personeli için üçüncü aşı şartı getirildi. Birkaç gün önce 5-11 yaşındaki çocuklar için aşılama başladı.

Türkiye‘de ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, biri İstanbul’da, beşi İzmir’de olmak üzere toplam altı kişide Omicron varyantı tespit edildiğini açıklamıştı. İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir’de Omicron varyantı tespit edilen ve evde tedavi gören beş kişinin hastalığı hafif semptomlarla atlattıklarını ve sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtti.

Varyantın semptomları

Omicron’a yakalanan 43 hastanın mercek altına alındığı Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) raporunda en sık görülen semptomlar hakkında bilgi verildi.

Raporda öksürük (yüzde 89), yorgunluk (yüzde 65) ve tıkanıklık veya burun akıntısı (yüzde 59) en yaygın üç semptom olarak sıralandı.

Söz konunu raporda nefes darlığı (yüzde 16), ishal (yüzde 11) ve tat veya koku kaybı (yüzde 8) da nadir görülen semptomlar olarak listelendi.

Uzmanlar, iki doz aşının Omicron varyantı üzerinde etkisinin düştüğünü ve üçüncü doz aşının kısa vadede Omicron üzerinde etkili olacağını vurguladı.

Büyük Bariyer Resifi’nin ocak sonuna kadar yeni bir kitlesel ağartmaya maruz kalacağı tahmin ediliyor

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi‘nin (NOAA) tahminine göre Büyük Set Resifi‘nin büyük kısmındaki mercanlar, ocak ayının sonuna kadar, yalnızca yedi yıl içinde dördüncü kez kitlesel ağartmaya maruz kalabilir. 

Resifler üzerine çalışan bilim insanları, bulut örtüsü ve yağmur veya bir siklon dahil olmak üzere elverişli bir havanın mercanları serinletebileceğini ve tehdidi ortadan kaldırabileceğini umuyor. Ancak tahminler, resifin kuzey ve orta kesimlerinde biriken ısının, mercanların en geç ocak ayı sonunda ağarmaya başlamasına yetecek kadar yüksek olacağını gösteriyor.

Guardian‘a konuşan Great Barrier Reef Marine Park Authority’nin baş bilimcisi Dr David Wachenfeld, su sıcaklıklarının şu anda “neredeyse her yerde” ortalamanın üzerinde olduğunu ve bazı bölgelerin 2C daha sıcak olduğunu söyledi: “Şu anda durum istediğimiz gibi değil, ancak değişen bir iklime sahip bir dünyada bu şaşırtıcı da değil.” 

Hava tahmini istasyonları, sıcaklıkları hızla düşürebilecek siklonları tahmin edemiyor. Wachenfeld, “Bulut ve yağmur diliyorum” ifadelerini kullandı.

Avustralya‘nın kasırga mevsimi, normal koşullarda kasım ayından nisana kadar sürüyor. Resifler de dahil olmak üzere ülkenin doğu tarafında, yılda ortalama dört siklon meydana geliyor. Ülkenin meteoroloji servisi, bu sezon ortalamadan daha fazla bir siklon meydana gelmesinin çok düşük bir olasılık olduğunu söylüyor.

NOAA’nın Coral Reef Watch servisi aracılığıyla yaptığı tahmine göre, ocak ayının üçüncü haftasında resif, Airlie Beach‘in hemen güneyinden Cape York‘un ucuna kadar – yaklaşık 1.300 kilometrelik bir mesafe – muhtemelen ağartılacak.

La Niña yılı

Tahminler, şubat ortasına kadar ise, Cairns’ten yukarı uzanan geniş alanların “2. Uyarı Seviyesi”nde olacağını gösteriyor. Bu, mercan ölümünün muhtemel olduğu düşünülen en yüksek ısı stresi seviyesi.

Avustralya’nın iklimi şu anda bir La Niña sisteminin etkisi altında ve Wachenfeld bunun tipik olarak resifin bulunduğu sulara daha fazla bulut ve yağmur getireceğini kaydetti: “Ama bunu bu yaz henüz görmedik. Tipik La Niña koşullarının devreye gireceğini umuyoruz. Önümüzdeki birkaç haftadaki hava olayları kritik.”

Mercan ağartma, aşırı ısıdan kaynaklanan bir stres reaksiyonu. Ağartma sürecinde, mercanlar, onlara renklerini ve besinlerinin çoğunu veren özel bir algden ayrı algılanıyor.

Mercanlar daha az şiddetli ağartmalardan kurtulabilse de araştırmalar, hayatta kalanların da giderek zayıfladığını gösteriyor. 2020, kaydedilen en yaygın ağartma yılı olmasına rağmen, Wachenfeld, sıcaklık seviyelerinin önceki dönemler kadar yoğun olmadığını ve bu nedenle düşük seviyelerde mercan ölümleriyle, resifin iyileşmesi için birkaç yıl kazandığını söyledi.

ağartılmış mercan

 

The Australian Institute of Marine Science‘in  yayımladığı son resif durum raporunda, 2021 yılında mercan miktarında bir artış ile ‘düşük seviyede rahatsızlık” görüldüğü belirtilmişti. Ancak mercan örtüsündeki bu artışın, ağartmaya eğilimli, daha zayıf ve hızlı büyüyen türlerin egemenliğinde olduğu da kaydedildi. .

Quenssland Üniversitesi‘nden Prof Peter Mumby, resifin iyileşme için kritik bir dönemde olduğunu, ancak NOAA’nınnın tahmininden endişe duyduğunu söyledi: “

“Bu kurum özellikle muhafazakar olma eğiliminde. Hepimiz başka bir ağartma olayı ihtimali karşısında herkes biraz depresif hissediyoruz.”

Aynı üniversitenin Heron Adası araştırma istasyonunun akademik direktörü Dr Selina Ward ise deniz suyu sıcaklıkların yükseldiğini ve yükseldiğini gördüğümde çok endişeleniyorum. Bu NOAA tahmini, muhtemelen bir ağartma olayı yaşayacağımızı ve yaz aylarında beklediğimizden daha erken geleceğini gösteriyor.”

Büyük Bariyer Resifi, tümü küresel ısınmanın neden olduğu artan okyanus sıcaklıklarından kaynaklanan 1998, 2002, 2016, 2017 ve 2020 olmak üzere beş kitlesel ağartma olayı gördü.

James Cook Üniversitesi’nin Mercan Resifi Çalışmaları için ARC Mükemmeliyet Merkezi’nden Prof Terry Hughes’un kasım ayında yürüttüü bir araştırmaya göre, 2.300 kilometrelik sistem boyunca tek tek resiflerin sadece %2’si 1998’den bu yana ağartmadan kurtuldu.

Genç resifler de tehdit altında

Hughes, NOAA tahmininin alışılmadık olduğunu, çünkü kuzeyde yoğunlaşan beyazlaşmanın erken bir başlangıcını öngördüğünü söyledi:

“Bir kitlesel ağartma olayını tetiklemek için artık bir El Nino’ya ihtiyacımız olmaması korkutucu – sadece küresel ısınmanın yönlendirdiği başka bir sıcak hava dalgasına ihtiyacımız var. Tropikler boyunca, bugün La Niña dönemlerinde ortalama deniz sıcaklıkları, 30 yıl önce El Niños sırasında olduğundan daha sıcak.”

Hughes’e göre, resifin kuzey kısımları bu yaz tekrar ağartılırsa, son yıllarda büyümeye başlayan genç mercanlar da risk altına girecek.

Tropical Queensland Müzesi’nde ekolojist ve resif bilimcisi olan Prof Tom Bridge ise NOAA tahminlerinin onu diğer yıllarda olduğu gibi ağartma olasılığı konusunda daha fazla veya daha az endişelendirmediğini söyledi:

“Artık her yıl daha sıcak. Her yaz, ağartmanın yağmurlar, kasırgalar ve sıcak hava dalgaları gibi havanın değişkenlerine bağlı olduğu bu zor durumda kalıyoruz.”

Geçen ay yapılan araştırmalar, küresel ısınma 2 derecenin altında tutulursa,  resifin bazı kısımlarının bu yüzyılın ortasına kadar, on yıl içinde mercanları öldürmeye yetecek kadar yüksek sıcaklıklarla etkileneceğini göstermişti.

UNESCO’daki bilim danışmanları ise  bu yılın başlarında resifin “tehlikedeki” dünya mirası alanları listesine alınması gerektiğini belirtti; ancak Morrison hükümetinin etkili lobiciliği  yüzünden karar, en erken gelecek haziran ayına kadar ertelendi.

Mercan resifleri, iklim krizine en duyarlı ekosistemlerden biri olarak kabul ediliyor.

Hatay’da sağanak nedeniyle Asi Nehri’nde su seviyesi yükseldi

Hatay‘da dün geceden beri etkili olan şiddetli yağış nedeniyle sokak ve caddelerde su birikintileri oluştu. Antakya merkezinden geçen Asi Nehri‘nde su seviyesi yükseldi.

Akıntı nedeniyle güzergahtaki su sümbülleri de sürüklenirken, kent merkezinde bulunan Ulu Meydanı‘ndaki ağaç zeminin yumuşaması nedeniyle devrildi. Belediye ekipleri, ağacı yoldan kaldırdı.

Yağışların, bu gece ve yarın da hafif şekilde etkili olması bekleniyor.

Çinli kadın tenisçi Shuai taciz iddialarını geri çekti, WTA tatmin olmadı

Cinsel saldırıya maruz kaldığını açıkladıktan sonra ortadan kaybolan Çinli kadın tenisçi Peng Shuai, iddiasını geri çektiğini açıkladı. 

Suçlamaların ardından bir gazeteye ilk kez konuşan Shuai Singapur‘da yayınlanan Lianhe Zaobao gazetesindeki video demecinde, “Çok önemli bir şeyi vurgulamak istiyorum: Kimseyi cinsel tacizle suçlayacak bir şey söylemedim, yazmadım. Bunu çok net bir şekilde vurgulamak istiyorum” dedi. Peng  videoda, sözlerinin insanlar tarafından “yanlış anlaşılan özel bir mesele” olduğunu vurguladı.

WTA: Endişelerimiz ortadan kalkmadı

Ancak Kadınlar Tenis Birliği (WTA) Shuai’nin açıklamasından tatmin olmadı. Birlik, söz konusu demecin onunla ilgili endişeleri hiç bir suretle ortadan kaldırmadığını açıkladı. Ayrıca, Peng Shuai’nin söz konusu beyanatının sansür veya zorlamaya tabi tutulmadan alındığının da garanti edilemeyeceği belirtildi.

Konuyla ilgili AFP‘ye konuşan WTA yetkilileri, nerede olduğu bilinmeyen sporcuyla ilgili büyük kaygı duyduklarını belirterek, “Sansür olmaksızın cinsel saldırı iddialarının kapsamlı, adil ve şeffaf bir şekilde soruşturulmasını talep etmeye devam ediyoruz” dedi.

Peng Shuai, kasım ayı başlarında eski Çin Başbakan Yardımcısı Zhang Gaoli’nin cinsel tacizine uğradığını açıklamış; WTA da Çin ve Hong Kong’daki tüm turnuvaları askıya almıştı.

Şili’de sol rüzgarı: Eski öğrenci lideri Boric, en genç devlet başkanı oldu

Şili’de hafta sonu yapılan devlet başkanı seçimlerinde, Seçim Servisi (Servel) verilerine göre, sandıkların yüzde 99,9’u açıldı ve “İtibarı Destekliyorum” ittifakının adayı sol görüşlü Gabriel Boric yüzde 55,87 oy alarak yeni devlet başkanı oldu. Cumhuriyetçi Parti‘nin sağ görüşlü adayı Jose Antonio Kast ise yüzde 44,13 oy aldı.

2011-2012’deki eğitim sistemine karşı düzenlenen öğrenci protestolarına liderlik eden 35 yaşındaki Boric, ülkenin en genç devlet başkanı olacak.

Maden karşıtı

Boric zafer konuşmasında, “Dünyayı yok etmek kendimizi yok etmektir. Daha fazla ‘kurban edilen bölge’ istemiyoruz, ülkemizi mahveden, toplulukları mahveden projeler istemiyoruz: ‘Dominga’ya Hayır'” dedi.

Bölge Çevre Komisyonu, Dominga’daki, özel şirket Andes İron‘a ait bakır madeni projesini geçen yaz onaylamıştı. Proje, 2017 yılından bu yana davalara konu oluyor. Çevre aktivistleri alanda önemli ekolojik yaşam alanlarının bulunduğunu ve madenin çevreye telafi edilemeyecek zarar vereceğini belirtiyor.  Söz konusu maden projesinin başkent Santiago’nun yaklaşık 500 km uzağında olması planlanıyor.

Gabriel Bolic’in devlet başkanlığı seçimini kazanması, ülkede sevinç gösterileriyle kutlandı.

Yeni devlet başkanı, Şili’nin emeklilik ve sağlık sistemlerinde reform yapmayı, çalışma saatlerini haftalık 45 saatten 40 saate indirmeyi ve yeşil ekonomiye yatırımda bulunarak bu eşitsizliği gidermeyi de vaat etmişti.

Kaybeden Kast: İyi kazandı, saygımızı hak ediyor

Seçimi kaybeden Kast da sosyal medya hesabından Boric’i tebrik ettiğini duyurdu ve yapıcı iş birliğine devam edeceği mesajını verdi: “Hepimiz Şili gibi büyük bir davanın sadece küçük hizmetkârlarıyız. Bu dava, hepimizi her birimizi çağırıyor. Tüm saygımızı hak ediyor, gayet iyi kazandı. Birçok Şilili ona güvendi ve çok iyi bir hükümet kurmasını umuyoruz. “

Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera da seçim sonuçlarının belli olmasının ardından yaptığı açıklamada Boric’i tebrik etti.

Gabriel Boric, görevi 11 Mart 2022’de devralacak.