EkolojiManşet

Hasankeyf’in yarısı sulara gömüldü, yöre halkı destek bekliyor

Batman Hasankeyf’te yapılan Ilısu Barajı için su tutma çalışmalarında sona gelindi. Yöre halkı ve Hasankeyf Yaşatma Girişimi yarısı sular altında kalan tarihi kentin, birkaç güne kadar tamamen baraj sularına gömüleceğini belirtti.

Hasankeyf Yaşatma Girişimi’nden Rıdvan Ayhan, bölgedeki durumu şöyle anlatıyor: “Sular Hasankeyf’in evlerini almaya başladı. Karşı tarafta Kesmeköprü1 ve Kesmeköprü 2 adında iki köyde yaşayanlar da yavaş yavaş akrabalarının yanına taşınmaya başladılar. Onlar için henüz ne bir ev yapıldı ne de yer gösterildi. Nereye sığınacaklarını bilemez durumdalar. Suçeken Köyü halkı da aynı durumda.”

Yörede hayvancılık yapanların hayvanlarını alıp götürecekleri bir yer de olmadığını anlatan Ayhan, “Orada, suyun kenarında hayvanlarıyla beraber bekliyorlar. Kimse bir çözüm yolu göstermiyor. Ne hayvanlarını bırakabiliyorlar ne de alıp götürebiliyorlar” diyor.

30 aile açıkta

Hasankeyf gönüllüsü Murat Tekin de özellikle ev ve toprak sahibi olmadıkları için yeni yerleşim yerinde iskan edilmeyen köylülerin durumuna dikkat çekiyor.

“30 aileden oluşan yaklaşık 100 kişi, hak sahibi görünmedikleri için eski Hasankeyf’te bekliyor. İskan Kanunu gereği, ev verilmeyen bu insanların sorununu kimse çözmüyor. Suları kesildi, elektrikleri de kesilmek üzere. Benzer konumdaki bazı köylüler, yeni yerleşimde kiracı olarak taşındı, ancak kirayı karşılayamayacak ailelerin gidecek başka yerleri yok.”

‘Amaç enerji elde etmek değil’

Rıdvan Ayhan barajın yapılış amacını da sorguluyor: “Eğer amaç enerji elde etmek olsaydı, bölge Türkiye’nin en çok güneş gören yerlerinden biri olduğu için güneş enerjisini kullanmayı düşünürlerdi. Rüzgar enerjisiyle de elektrik elde edilebilirdi. Ancak bunun yerine, ömrü 60 yıllık, 1.2 mgw’lık  bir barajı inşa edip, dünya mirası bir uygarlığı sular altında bırakmayı tercih ettiler.”

199 yerleşim yerinin baraj suları altında kalacağını kaydeden Ayhan 80 ila 100 bin insanın yer değiştireceğine, bu denli büyük bir göçün büyük sorunlar yaratacağına dikkate çekiyor.

Ilısu Barajı ile Mezopotamya Ovası’nın en verimli tarım havzasının da yok edildiğine söyleyen Ayhan, Hasankeyf’in restore edilerek turizme açılması halinde, barajdan elde edilecek gelirin 10-15 katı civarında bir gelir elde edileceğini de savunuyor: “Burası sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin değil, bütün insanlığın mirası. Dünyanın en önemli uygarlıklarının merkezi. Bunların sular altında gömülmesi değil, yaşatılması ve bütün insanlığın buna sahip çıkması gerekir.”

Ayhan, tarım, yenilenebilir enerji ve turizm yatırımları yerine bölgeyi topyekün suya gömmenin ülke ekonomisine de büyük darbe vuracağını anlatarak, her şeye rağmen hala geç olmadığının altını çiziyor.

‘Mücadeleyi sürdüreceğiz’

“Romanya’da yapılan benzer bir proje, bittiği halde balıkçıların gerçekleştirdiği büyük protestolar sonucunda hükümet geri adım attı ve baraj projesi iptal edildi. Bizde de eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, ‘Bu proje başından sonuna dek yanlış’ demişti. Biz de ısrarla henüz geç değil, diyoruz. Sular hala durdurulabilir. Hasankeyf tamamıyla sular altında kalsa bile mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Rıdvan Ayhan, barajın sadece Türkiye’yi değil, Irak’a giden suyu da etkileyeceğini belirtiyor; uluslararası dayanışma çağrısı yapıyor.

 

 

 

 

 

 

Kategori: Ekoloji