GündemManşetTürkiye

AİHM’den ihlal kararı: Kavala derhal serbest bırakılmalı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Gezi Parkı davasının tek tutuklu sanığı olan ve 18 Ekim 2017’de gözaltına alındıktan sonra 1 Kasım 2017’de tutuklanan hak aktivisti ve iş insanı Osman Kavala‘nın başvurusuyla ilgili ‘hak ihlali’ kararı verdi.

Yüksek Mahkeme, makul şüphe olmadan Kavala’nın siyasi sebeplerle tutuklanması ve AYM’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkındaki AİHS madde 5/1, 5/4 ve 18’den ihlal bulup Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını istedi.

Mahkeme’den karar hakkında  yapılan açıklama şu şekilde:

“AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) Madde 5.1 (hürriyet ve güvenlik hakkı) ile Madde 5.4’ün (Meşru tutukluluk konusunda hızlı karara ulaşma hakkı) ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. 6’ya bir oyla da Madde 5.1’le birlikte değerlendirildiğinde Madde 18’in (Hakların kısıtlanması yolunun kısıtlılığı) de ihlal edildiğine ve muhatap devletin başvurucunun tutukluluğunu sona erdirmek için gereken bütün adımları atması, başvurucunun derhal salıverilmesini sağlaması gerektiğine karar vermiştir.

‘Tutukluluğun, makul bir şüpheye dayandığı gösterilemedi’

“Bu davada, insan haklarını öne çıkarak ve savunuculuğunu yapan birçok sivil toplum kuruluşunun (STK) ve sivil hareketin kurulmasında rol oynayan Kavala, gözaltına alınmasının ve tutuklu olmasının adil olmadığını savunmuştur. Mahkeme, Kavala’nın ‘güçlü şüphe’ sebebiyle tutuklu olduğunu not etmiştir. Mevzu bahis suçlamalar hükümeti devirmeye çalışmak ve anayasal düzeni güç ve şiddet yoluyla yıkmaya teşebbüstür. Mahkeme, yetkililerin başvurucunun ilk ve devam eden duruşma öncesi tutukluluğunun makul şüpheye dayanan tarafsız bir değerlendirme sonucunda olduğunu gösteremediğini tespit etmiştir.”

AİHM, kararını altıya bir oyla aldı. Karara, Slovenya’dan hakim Marko Bošnjak mutabık görüşte, Türkiye’den Saadet Yüksel de kısmen mutabık kısmen de karşıt şerh koydu. Yüksel, karara düştüğü şerhte Madde 18’in ihlaline dair çoğunlukla aynı fikirde olmadığını belirterek, bu hükmün ihlal edildiği sonucuna ulaşacak yeterli zemin olduğunu düşünmediğini kaydetti.

Bu, mahkemenin Selahattin Demirtaş‘tan sonra 18. maddeden verdiği ikinci ihlal kararı.

Osman Kavala’nın 8 Haziran 2018’de AİHM’e yaptığı başvurusunda, hakkındaki geçici tutukluluk kararının ve bu kararın uzatılmasının AİHS‘nin emniyet ve güvenlik haklarıyla ilgili 5’inci maddesine aykırı olduğu savunulmuştu. “Çıkarılan zorluklar” nedeniyle hakkındaki geçici tutukluluk ve tutukluluğun devamı kararlarına itiraz edememiş olması ve Anayasa Mahkemesi önündeki sürecin uzunluğunun da AİHS’nin aynı maddesine aykırı olduğu belirtilen başvuruda, ayrıca Kavala hakkındaki tutukluluk kararının siyasi nedenlerden ötürü verildiği bu durumun AİHS’nin 18’inci maddesine aykırı olduğunu ileri sürülmüştü.

Erdoğan, ‘AİHM kararı bizi bağlamaz’ demişti

AİHM, 20 Kasım 2018 tarihinde 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu olan Selahattin Demirtaş’ın başvurusu hakkında, Demirtaş’ın tutukluluğunun devamı için yeterli hiçbir gerekçe sunulamadığı değerlendirmesini yaparak ihlal kararı vermiş ve Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasını ve tutuksuz yargılanmasını istemişti. AİHM’nin kararı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise “AİHM kararı bizi bağlamaz, karşı hamlemizi yapar işi bitiririz” demişti. Bu açıklamadan kısa süre sonra 7 Eylül 2018 tarihinde Demirtaş’ın bir başka dosyadan aldığı 4 yıl 8 aylık hapis kararı onanmıştı. Yüksek yargının cezayı onaması, AİHM kararını baypas etmek olarak değerlendirilmişti.

Anayasa Mahkemesi ise AİHM kararlarının bağlayıcılığına ilişkin “Mahkemenin kesin nitelikteki bütün kararları ilgili olduğu devlet açısından bağlayıcıdır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Mahkeme kararlarının uygulanmasından sorumludur” demişti.

Kategori: Gündem