Editörün SeçtikleriEkolojik YaşamManşet

Modacılardan Kara Cuma’yı ‘Yeşillendirme’ önerisi

Birleşik Krallık’ta ‘Cumayı Yeniden Yeşil Yapalım Kolektifi’, indirim fırsatlarının insanları ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın almaya teşvik ettiği; bu “aşırı üretim” in iklim değişikliğine katkıda bulunduğu uyarısında bulundu.

Kolektif, bunun yerine, tüketicilerin bu yıl 29 Kasım’ı, hangi eşyaları tamir edebilecekleri, satabilecekleri ya da geri dönüştürebilecekleri konusunda dolaplarına bakarak geçirmelerini istedi.

Ancak İngiliz Perakende Konsorsiyumu , ‘Kara Cuma’nın  tüketicilerin başka türlü karşılayamayacakları ürünleri satın almalarını sağladığını savunuyor.

‘Cuma’yi yeniden Yeşillendir’ 

Ağırlıklı olarak Fransız markalarından oluşan Kolektifi, çevre dostu giyim firması Faguo‘nun kurucularından biri olan Nicolas Rohr oluşturmuştu: “İnsanlar bir şey satın aldıklarında, bu ürünü yapmaktan, kullanmaktan ve daha sonra bu üründen kurtulmaktan kaynaklanan karbon emisyonları nedeniyle kirleniyoruz.”

Faguo, Kara Cuma ile ilgili olarak BBC’ye şunları söyledi: “Bugün ihtiyacımız olanı satın almıyoruz; satın alıyoruz çünkü bunu istiyoruz. Artık tüketim ile iyi bir ilişki içinde değiliz. İnsanların dolaplarında zaten olanlara odaklanmalarını istiyoruz, gerçekten daha fazla bir şeye ihtiyacınız olursa satın alabilirsiniz.”

Kara Cuma nedir?

Black Friday, (Kara Cuma) birçok perakendecinin 24 saat boyunca özel promosyonlar düzenlediği ve insanların Noel için hediye almalarını sağlamak amacıyla oluşturulan  yılın en yoğun alışveriş günü. ABD‘de başlayan ve her yıl Amerikan Şükran Günü tatilinden bir gün sonra gerçekleşen Kara Cuma, bu ülkede kalmayıp dünyanın dört bir yanına, bu arada Türkiye’ye de yayıldı.

Bir alışveriş çılgınlığına dönüşen Kara Cuma, Noel kutlamamasına rağmen, Türkiye’de de son yıllarda büyük ilgi görüyor.

Satın aldığımız her şey sadece paraya mal olmakla kalmıyor, aynı zamanda çevre maliyetine de sahip. Bu, satın alınan ürünün nasıl yapıldığı, ne yapıldığı, ne kadar taşındığı ve ömrünün sonunda ne olduğuna bağlı.

Kollektifin argümanı, “ne kadar az satın alırsanız, çevresel ayak iziniz o kadar küçük olur. Aynı zamanda size para kazandırabilir” şeklinde.

Manchester Üniversitesi‘nden moda pazarlamasında kıdemli bir öğretim görevlisi olan Dr. Patsy Perry şunları söyledi:

“Kara Cuma] indirimlerden yararlanmak için harika bir zaman, ancak sürdürülebilirlikle yapmaya çalıştığımız şeye aykırı. Bir yandan, perakendeciler gittikçe artan bir şekilde sürdürülebilirlik ve yaptıkları tüm iyi şeyler hakkında konuşuyorlar, ancak bir yandan da insanları daha fazla şey almaya devam etmeye teşvik ediyorlar.”

İndirimlerin  tüketiciye, ürünün aslında ne kadar değerli olduğunu belirten bir şeyler söylediğini anlatan Perry, “Bence, gittikçe artan bir şekilde, bunun bir parçası olmak istemediklerini söyleyen daha fazla işletme göreceğiz” dedi.

‘Perakendenin altın mahallesi’

İingiliz Parakende Konsorsiyumu ise Kara Cuma’da yer alan mağazaları  savundu. Konsorsiyumun Genel müdürü Helen Dickinson şöyle konuştu: “Katılım … perakendeciler tarafından ticari bir karardır. Bu satışlar, tüketicilerin, özellikle Noel zamanı olmak üzere, başka türlü karşılayamayacakları birçok mallara erişmelerini sağlar. Yıllar süren durgun satışlardan sonra, birçok perakendeci, perakendenin ‘Altın Mahallesi’ne girerken destek vermek için Kara Cuma’yı arayacak.”

Buna karşın Rohr ise ‘Cuma’yı yeniden Yeşil Yapalım Hareketi’nin , markaları veya müşterileri suçlamakla ilgili olmadığını, ancak daha sürdürülebilir bir şekilde nasıl yaşayabileceğimiz hakkında insanları daha fazla bilinçlendirmek gerektiğini söyledi:

“Son iki yıl, büyük satışlar yaptık – yıllık ciromuzun% 5’i – ancak kendimizi de pek rahat hissetmedik. Rakiplerimle kıyaslandığında ciro kaybedeceğimi biliyorum, ancak bunu kabul edeceğim çünkü ilgim gelecek gezegenin [geleceği] üzerinde. Ciroyu feda etmemize rağmen, işleri değiştirecek cesarete ihtiyacımız var.”

Markaların tüm yıl boyunca iyi bir fiyat teklif etmesini tercih ettiğini söyleyen Rohr, “Bunu neslimiz ve gezegenimiz için yapıyoruz” dedi.