BM İklim Zirvesi, Paris Antlaşması Kurallar Kitabı’nın kabul edilmesi ile sona erdi

Polonya’nın Katowice kentinde yapılan COP24 İklim Zirvesi, anlaşma sağlanamaması nedeniyle yaşanan uzatmaların ardından Cumartesi günü sona erdi.


COP24 başkanlığını da yürüten Polonya Enerji Bakanlığı Sekreteri Michał Kurtyka, kapanışı ‘iklim değişikliğine karşı dev bir adım atıldı’ iddiası ile masanın üzerinden atlayarak kutladı!

Zirve sonucunda ülkeler, küresel iklim eylemini daha şeffaf ve detaylı bir biçimde incelemeyi olanaklı kılan ortak kurallarda mutabık kaldı. Böylece Paris Anlaşması’nın nasıl uygulanacağına dair Kural Kitabı‘nın ortaya çıkmasıyla anlaşma işlerlik kazandı. Ülkeler aynı zamanda 2020 yılına kadar mevcut iklim hedeflerini içeren Ulusal Niyet Katkı Beyanı belgelerini yenilemek konusunda da anlaştılar. Taraflar yenilenmiş hedefleri sunmak için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 2019 yılında iklim konusunda düzenleyeceği özel zirvede bir araya gelecekler.

Konferansta Kural Kitabı kabul edilse de, ulusal katkıların (NDC) geliştirilmesi için somut bir adım atılmaması önemli bir eksik olarak değerlendiriliyor. Bilimsel araştırmalar, sera gazı emisyonlarının tekrardan artışa geçtiğini gösterirken, IPCC raporuna göre küresel ısınmanın Paris Anlaşması hedeflerine uygun olarak 1,5 C derecede sınırlandırılması için sadece 12 yıl kaldı.


Christiana Figueres

Kural Kitabı’nın kabul edilmesi konusunda UNFCC eski Genel Sekreteri Christiana Figueres, “Anlaşmanın temelini oluşturan kurallar ve dayanaklar artık daha güçlü. 2019 yılı ise çok önemli bir yıl olacak. 2019 BM Genel Sekreteri’nin düzenleyeceği zirve, ülkeler için yaptıklarını raporlamak konusunda önemli fırsatlar sunacak. Latin Amerika’da Şili ve Kosta Rika ortaklığı ile düzenlenecek olan COP25 ise, mücadeleye yeni bir soluk getirecek. Şili ve Kosta Rika, küresel temiz enerji liderleri olarak ön planda olacaklar. Bu ülkelerin göstereceği liderliği sabırsızlıkla bekliyorum,” diye konuştu.


Laurance Tubiana

Paris Anlaşması’nın mimarları arasında yer alan ve bu anlaşmanın kabul edildiği 2015 yılında Fransa İklim Değişikliği Özel Temsilcisi görevini yürüten Avrupa İklim Vakfı Genel Müdürü Laurance Tubiana ise, “Küresel politik durumun getirdiği karşı rüzgara rağmen, Paris Anlaşması, COP24’te yolundan şaşmadı ve ne kadar dayanıklı bir anlaşma olduğunu gösterdi,” dedi.

Paris Anlaşması Kural Kitabı hakkında Katowice’de alınan kararların, güven tazelemek ve küresel düzeyde dönüşümü hızlandırmak için önemli bir temel dayanak oluşturacağını da vurgulayan Tubiana, “İnsanların iklim değişikliğine dair  endişeleri geçen yıl büyük ölçüde arttı. Bunda, giderek artan aşırı hava olaylarının ve IPCC 1,5 C derece raporunun da payı var. Tüm Avrupa’da iklim yürüşleri düzenleniyor, çocuklar COP24’te iklim eylemini arttırmak için eylemler yapıyor. Avrupa’nın Geleceği Zirvesi Mayıs’ta yapılacak ve bu Avrupa liderleri için ikim eylemini arttırmak ve Avrupa Birliği’ni karbonsuzlaştırmak için inanılmaz bir fırsat,” şeklinde konuştu. 

Ancak konferansta alınan kararların Paris Anlaşması’ndaki kararları güçlendirmemesi, dünyanın mevcut taahhütlerle 3-3,5 derece ısınması anlamına geliyor. İklim değişikliğinin ekonomik etkileriyle ilgili en önemli raporun yazarı ekonomist Nicholas Stern, “karşı karşıya olduğumuz tehlikenin büyüklüğü ve aciliyeti göz önüne alındığında elde edilen ilerleme çok yetersiz, zira karbon dioksit emisyonları hala artıyor,” dedi.

Türkiye’nin talebi reddedildi

Türkiye’nin taleplerinde bu sene de bir somut sonuç alınamadı. Birleşmiş Milletler Çerçeve Sözleşmesi’ne göre Türkiye EK-1 ülkesi olarak, kalkınmış ülke olarak sınıflandırılıyor. Türkiye, Paris Anlaşması kapsamında “kalkınmakta olan ülke” olarak sınıflandırılmayı talep ediyordu.

Türkiye, COP24’e EK-1’den çıkma talebi ile gelmiş, bu talebe karşı Başkanlık, Avrupa Birliği adına Fransız Büyükelçi Bridgette Collet’i ikili görüşmeler ile sorunu çözüme kavuşturmak için görevlendirmişti. Collet, konuşmasında Türkiye’nin sorunu çözmek için gösterdiği iyi niyete ve çabalara dikkat çekerken, tarafların uzlaşamadığını aktardı. Bu talebe özellikle kalkınmakta olan ülkelerden itiraz geldiği belirtiliyor. Collet konuşmasında, Türkiye’nin uzlaşmacı ve yapıcı tavrına dikkat çekerken, konsensüs ve uzlaşma için yeterli zamanın olmadığını ifade etti.

Bunun dışında Katowice İklim Zirvesi, Türkiye’nin ilk defa kamuoyu önünde 1,5 C derece raporuna atıfta bulunduğu zirve olarak da tarihe geçti. COP24’te konuşma yapan Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “IPPC’nin 1,5 C derece raporu, iklim değişikliği eyleminin aciliyetini ortaya koyuyor” dedi. 

.

(Yeşil Gazete)