Almanya’da 2018 yılındaki elektrik faturası ve bileşenleri analizi

Nükleer enerji üretiminden çıkma kararını açıklayıp halihazırda 9 reaktörünü devreden çıkartarak Energiewende(Enerjide dönüşüm) politikasıyla yüzünü yenilenebilir enerji üretimine dönerek güneş enerjisinden elde edilen üretimde önemli mevzi kaydeden Almanya’da 2018 yılında tüketiciler için ortalama elektrik fiyatı 29,42 Cent (Avro) /kilovatsaate tekabül ediyor.


EEG.Umlage =Yenilenebilir enerjiler  yasası gereği  katkı payı     6,79 Cent(avro) ; Offshore, AbLa , KWKG,  19.madde NEV  =diğer katkı payları      0,76 Cent(Avro) ; Umsatzsteuer =  KDV  4,70 Cent(Avro); Stromsteuer    =  Elektrik vergisi   2,05 Cent(Avro) ; Konzessionsabgabe = Belediyeler ait ruhsat/izin 1,66 Cent(Avro)   (Bu 5 kalem  vergi  ve ödentiler/katkı payları toplam elektrik fiyatının %  54,3’ünü teşkil ediyor)

Stromerzeugung =  Elektrik üretimi 6,18 Cent (Avro)    (%21)   ; Netzentgelte  = Elektrik hatları kullanma ücreti 7,27 Cent(Avro)  (%24,7)   Yani Almanya’da elektrik fiyatının %21’i üretim,  %24,7’si elektrik nakil hatları kullanma ücreti ve % 54,3’ü vergi ve katkı paylarından  oluşuyor.

(Grafiğin iç çemberinde  2017 yılına ait oranları görüyorsunuz)

Şimdi bu hesaplamayı  ortalama tüketici fiyatı ve bileşenleriyle  tek tek grafik üzerinden  inceleyerek durumu güneş enerjisinin imkanları açısından izah etmeye çalışalım:

Almanya’da Yenilenebilir Enerjiler  Yasası gereği  bu alanda uygulanan katkı payı (EEG-Umlage)  6,79 Cent(Avro) ile halihazırda fiyatın % 23,1′ ine tekabül ediyor . Bununla birlikte  yenilenebilir  enerji   kaynaklarından  elde edilen  elektrik olduğu gibi şebekeye verilirken  bunun fiyatı kurulum yılındaki maliyetleri karşılayacak şekilde  20 yıl süreyle sabit olmak üzere tesbit ediliyor. Yasanın çıktığı 2000 yılından beri ise güneş enerjisi kurulum maliyetleri sürekli düşüyor. Bu nedenle örneğin 2010 yılında kurulan bir çatı santrali için 2030 yılına dek geçerli verilen fiyat 2002 yılında verilen ve 2022 yılına dek geçerliliğini koruyacak olan fiyatın daha altında.Günümüzdeki güneş enerjisi kurulum maliyeti ise diğer elektrik  üretim araçlarına göre benzer seviyelerde ve bunun da altına inmeye başladı. Dolayısıyla fonlama gerekçesi kalmadı.

Sayısal olarak ifade edersek,  2000 yılında yayınlanan Yenilenebilir Enerji Yasasına  göre her yıl kurulan güneş enerjisi maliyetleri de tespit edilerek fiyatlar yeniden belirlenmişti (maliyetlerin düşmesine bağlı olarak şebekeye verilen elektrik için yapılan ödeme kilowatsaat başına 2006 yılında 40 Cent(Avro) civarına , 2010 yılında 30 Cent (Avro) civarına düştü).

Grafik açıklaması:

2006’dan 2013′ e dek 1 kilovatt çatı solar santral kurulum toplam fiyatı 5000 Avro’dan 1684 Avro’ya düştü. Yenilenebilir Enerjiler  Yasası gereği  bu alanda uygulanan katkı payı   tüm elektrik tüketicileri tarafından ödenmesi gerekirken  sanayi sektörü kendisine bu alanda bir muafiyet sağlamayı başararak katkı paylarının mesken tipi tüketicilerin faturasına fazla yansımasına neden oldu.

Elektrik vergisi : Elektrik  vergisi ise  “Çevre Vergisi” nin bir parçası olarak 1999 yılında iklim koruma tedbirlerinin finansmanı için uygulanmaya kondu. Ancak zamanla hükümetler bir yerden sonra bu vergi  gelirlerini  büyük ölçüde emeklilik sigortasını ayakta tutabilmek için  sarf etmeye başladılar.

KWK /Bileşik ısı ve elektrik/Combined Heat and Power (CHP) katkı payı : Isı üretiminin yanısıra elektrik de üreten teknolojiler için   2002  yılında uygulanmaya başlamış olan bir ödenektir.

 19 NEV Katkı payı :  Sanayi kuruluşlarına enerji  nakil hatları ücretlerinde indirim sağlayan ve   2012 yılından beri uygulamada bulunan bir ödenektir.

Offshore Mali Mesuliyet katkı payı : Denizlerde kurulan rüzgar santrallerinin ulusal şebekeye bağlanmasında gecikmeler  veya  aksamalar ortaya çıkması halinde doğacak tazminat taleplerinin finansmanı için kilovat saat başına 0,25 cent(Avro) olarak tahsil ediliyor.

Ruhsat/izin ücreti: Belediyelerin payı, belediye sınırları içinde nakil hatları inşası ve işletme masrafları karşılığı tahsil edilen bir ücrettir.

2018 yılında güneş enerjisinden üretilen elektrik ise artık en ucuz elektrik denebilir . Zira bu yılın ihalelerinde üreticiler  güneşten elde edilen elektrik için 4,3 Cent(Avro)/ kilovattsaat fiyat verdiler. Bu fiyat, kömür üreticilerinin  (uzun vadede çevreye ve insana  verdiği zararların parasal karşılığı itina ile maliyet hesaplarının dışında tutulmasına rağmen) ürettiği elektrikten  daha ucuz, hatta rüzgar  enerjisi  için verilen fiyatın da altında bulunuyor.

Onshore rüzgar enerjisinde ise  fiyat son ihale ile 4,6 cent(Avro)/kilovattsaat ile öncekine göre artış gösteriyor.1

Anlaşılan o ki Yurttaşın Enerji  santrali (Y.E.S.) açısından işler  giderek öztüketim için üretim yapmak ile özdeşleşiyor. Bu eğilimi güçlendiren bir faktör  ise depolama (akü) teknolojilerindeki  gelişme. Üretici  fiyatlarındaki   düşme   fazla elektriği satmanın muhtemel  getirisini  -bir evin çatısından hareket edersek-  mali bakımdan ihmal edilebilir düzeylere  indiriyor.2 Güneş enerjisinden üretilen elektiriği üreticiler tamamını şebekeye veriyor, kendi kullanacakları elektriği ise satın alıyorlar. Fakat maliyetler düştüğü için bu hesap tersine döndü. Artık çatısına panel kuran yurttaş açısından güneş enerjisini kullanmak daha akıllıca görünüyor.

Son notlar

1: https://www.erneuerbareenergien.de

2: Stromreport Newsletter 21.2.2018

Dr. Alper Öktem  

(Güneş Gönüllüsü)