Çay ve su bardağı üreten işçilerin grevi ‘milli güvenliği bozduğu’ için ertelendi

Kristal-İş Sendikası’nın Şişecam’a bağlı bazı cam sanayi işyerlerinde aldığı grev kararı milli güvenliği bozucu nitelikte görüldüğünden iki ay süreyle ertelendi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Bakanlar Kurulu kararıyla, Kristal-İş Sendikası tarafından Trakya Cam AŞ, Paşabahçe Cam AŞ, Anadolu Cam Elyaf AŞ, Anadolu Cam Yenişehir AŞ, Trakya Yenişehir Cam AŞ ve Şişecam Otomotiv AŞ ile bunlara bağlı işyerlerinde aldığı grev kararı, milli güvenliği bozucu nitelikte görüldüğünden 60 gün süreyle ertelendi.

Şişecam ve bağlı ortaklıkları Trakya Cam ile Anadolu Cam, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde Kristal-İş sendikasının 24 Mayıs tarihinde grev kararı aldığını açıklamışlardı.

Şişecam işçilerinin grev kararının ertelenmesine, Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) tepki gösterdi. TÜMTİS tarafından yapılan açıklamada, “Pencere, otomobil camı, çay ve su bardağı ile meşrubat şişesi üreten fabrikalarda uygulanan grevin ‘milli güvenliği bozucu’ olduğunun mantıklı, bilimsel izahı yoktur.” ifadeleri yer aldı.

TÜMTİS tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Sendikal hakları ve ücret zammı talebiyle direnen cam işçilerinin grevinin Bakanlar Kurulu kararıyla bir kez daha ertelenmesini, yani açıkça yasaklanmasını son derece keyfi, hukuksuz ve anti demokratik buluyor, bu yasak kararını protesto ediyoruz.

“Son dönemlerde bütün grevler hükümet eliyle ‘erteleme’ adı altında yasaklanmış; toplu sözleşme görüşmeleri adeta işlevsiz hale getirilmiştir. Grev kararı alınsa bile nasıl olsa yasaklanır umudu, işverenleri keyfi ve pervasız davranmaya sevk etmiştir.

“OHAL, bir yönetme tarzı haline getirilmiş, son grev yasaklarıyla birlikte, grev hakkı yasal metinlerde yazılı, ancak kullanılamaz bir hak haline getirilmiştir. Hükümet bu yasaklama kararlarıyla, işçi sınıfına ve sendikalarına meydan okumakta; OHAL sürdüğü müddetçe yasal bir hak olsa bile hiçbir sendikaya grev hakkını kullandırmayacağını ilan etmiş bulunmaktadır.

“Erteleme adı altında grev hakkına getirilen yasak, açık bir insan hakkı ihlalidir. Hükümet işçi sınıfının kazanımlarına ve haklarına yönelik bu tutumundan bir an önce vazgeçmelidir.

“Cam işçilerinin grevi “millî güvenliği bozucu” nitelik taşıdığı gerekçesiyle yasaklanmıştır. Oysa kamuoyuna sunulan bu gerekçenin gerçekle hiçbir ilişkisi yoktur. Pencere, otomobil camı, çay ve su bardağı ile meşrubat şişesi üreten fabrikalarda uygulanan grevin “milli güvenliği bozucu” olduğunun mantıklı, bilimsel izahı yoktur.

“Geçmişte Çaykur, THY, Metal ve Bankacılık grevlerinde olduğu gibi AKP Hükümeti bu karar ile tarihsel rolünü yeniden oynamış, işçi sınıfına karşı sermaye sınıfının hizmetinde olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

“Yasak, sadece cam işçilerini değil, tüm işçi sınıfını ve emekçileri hedeflemekte, hak ve kazanımlarını tehdit etmektedir. Bu nedenle işçi sınıfı ve emekçiler bu saldırıyı boşa çıkarmak için sendika ve konfederasyon ayrımı gözetmeden omuz omuza mücadele etmelidir.

“Kardeş sendikamız Kristal-İş’in ve cam işçilerinin haklı ve meşru mücadelelerinin yanındayız. Haksız ve hukuksuz yasaklama kararına karşı Kristal-İş sendikamızla dayanışma içinde olacağız.”

(Yeşil Gazete)