Bayramiç “Katılımcı Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler” çalıştayı notları – Ayşegül Çerçi

Kaz Dağları Buluşması kapsamında etkinlikler ardışık tarihlerde gerçekleşti. 25 Nisan Cuma günü Bayramiç’te Belediyeye ait düğün salonunda eş zamanlı iki çalıştay (Katılımcı Gıda Toplulukları’nda sorunlar ve çözümler ile Kurak Ekosistemlerde Meyvacılık) yapılırken 26 Nisan Cumartesi günü Bayramiç Halk Pazarı’nda geleneksel hale gelen Bayramiç Tohum Takas Şenliği‘nin ardından 26/27 Nisan’da Bayramiç’e bağlı Ayazma’da altın madencilerine karşı çadır kampı kuruldu. Kaz Dağları Buluşması 27 Nisan Pazar günü Bayramiç’e bağlı Evciler köyündeki Altın Madenlerine Karşı Buluşma‘nın ardından sona erdi.

Ankara DBB (Doğal Besin, Bilinçli Beslenme) grubundan Ayşegül Çerçi‘nin Katılımcı Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler” çalıştayı ile ilgili tuttuğu ayrıntılı notları sizlerle paylaşıyoruz

* * *

“Katılımcı Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler” Çalıştayı

Kolaylaştırıcı: Güneşin Aydemir / 25 Nisan 2014 Bayramiç/Çanakkale

Hazırlayan: Ayşegül Çerçi (Ankara DBB)

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nden yapılan çalıştay çağrısı;

“Gerçek gıdanın değerli savunucuları,

25 Nisan 2014 Cuma günü Çanakkale Bayramiç’te “Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler” çalıştayında bir araya geliyoruz ve sizi de aramızda görmek istiyoruz.

Topluluk Destekli Tarım, Katılımcı Onay Sistemleri ve benzeri modeller dahilinde doğal ve yerel gıdayı üretenler, bu gıdayı talep edenler, üreticiyle kullanıcı arasında köprü olanlar ve bu bileşenlerin oluşturduğu, Türkiye’nin farklı yerlerinden gıda toplulukları olarak sürekli dayanışma ve paylaşım içinde olmamız gerektiğine inanıyoruz. “Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler” çalıştayında, gıda topluluklarımızın işleyişinde karşılaştığımız sorunları masaya yatırıp her birimizin bu sorunlara getirdiği çözüm alternatiflerine odaklanacağız. Bu çalıştayda amacımız sorunları tartışmaktan ziyade onları tespit edip somut çözümleri konuşmak ve uyguladığımız çözüm yollarını birbirimizle paylaşmak.

Bu bağlamda Çanakkale Ekolojik Yaşam İnisiyatifi (ÇAYEK) üretici kontrolü, ürün değerlendirme kriterleri ve pazarlama sorunlarına getirdiği çözüm önerilerini paylaşacak. Aynı şekilde diğer illerden gelen katılımcı gruplardan da kendi vakalarını ve uyguladıkları çözümleri anlatmalarını bekliyoruz.”

10 bayramiç tohum takas senliği 

Gıda Toplulukları Niçin Önemli?

Gıda toplulukları ABD, İngiltere, Fransa, Brezilya gibi pek çok ülkede değişik şekillerde uygulanmaktadır. Dünyanın belkide ilk kent bahçeciliğinin yapıldığı Çatalhöyük, Hevsel Bahçeleri (Diyarbakır), Yedikule Bostanları (İstanbul) gibi kentlerde yer alan tarım alanlarında gıda üretimi yapılmasının geçmişi çok eskiye dayanmaktadır.

Kent bahçeciliğinin(kent içindeki alanlarda bir grup insanın biraraya gelerek gıda üretimi yapması)  yanısıra kır-kent işbirliği üzerine kurulan topluluk destekli tarım uygulamaları ve katılımcı onay sistemi esasıyla çalışan gıda toplulukları dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygınlaşmaktadır.

Topluluk destekli tarım uygulamasında bir grup tüketici belirli bir üretici grubunu değişik şekillerde desteklemekte (teknik olarak üretim bilgisi temin etmek, planlamaya yol göstermek, ön ödeme yapmak, satın alma garantisi vermek vb.) ve üreticilerin ekolojik olarak ürettiği gıda ürünlerini satın almaktadır. Katılımcı onay siteminde ise ekolojik olarak yetiştirilmiş ürünleri talep eden bir tüketici grubunun, belirledikleri kriterlere uygun üretim yapan üreticilerle biraraya gelmesi  sözkonusudur. Katılımcı onay sisteminde, ülkemizde bilinen adıyla organik gıda sertifikası türünde resmi sertifikasyon araçları zorunlu değildir ancak belirlenen kriterlere uygunluk tüm tüketicilerin ve üreticilerin sorumluluğundadır.

"Katılımcı Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler" Çalıştayı'nın kolaylaştırıcısı Güneşin Aydemir

“Katılımcı Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler” Çalıştayı’nın kolaylaştırıcısı Güneşin Aydemir

Ankara, Güneşköy (2005) ve Yeryüzü Derneğinin İstanbul’daki girişimleri, BÜKOOP Boğaziçi Üniversitesi Mensupları Tüketim Kooperatifi  başarılı birer topluluk destekli tarım modelleri olarak dikkat çekerken, Bir Umut Var Derneğinin tüketim dayanışmasında izlediği  doğrudan ve doğal üretim yapan üreticilerin desteklenmesi de bir tür topluluk destekli tarım modeli kapsamında değerlendirilebilir. Ankara Doğal Besin ve Bilinçli Beslenme Grubu (DBB/2008) ile Çanakkale Ekolojik Yaşam İnsiyatifi (ÇAYEK)  ise yerel üret yerel tüket yaklaşımıyla çalışan başarılı katılımcı onay sistemi örnekleri arasında sayılabilir.

Yoğun ilaç, suni gübre kullanımı ve monokültür üretim özellikleriyle tanımlanabilecek endüstriyel gıda üretimine alternatif, doğal ve organik üretim yöntemlerini destekleyen gıda ağlarının oluşumu ve yaygınlaşması  küçük aile çiftçiliğinin varlığını sürdürebilmesi için çok önemlidir. Bu amaçla yola çıkan gıda toplulukları bir yandan tüketicilerin sağlıklı, mevsiminde ve doğal gıdaya ulaşımın sağlarken üreticisi için de adil bir fiyatın oluşmasını mümkün kılmaya çalışmaktadır.  Bu sistemde tüketici kendisine sunulan ürünü satın almanın ötesine geçip türetici ya da eş-üretici işlevini üstlenmekte, üretim sürecinde sorumluluk almakta ve üreticiyle işbirliğine gitmektedir.

Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler

Ankara DBB Grubundan Ayşegül Çerçi çalıştayda grubun deneyimletini paylaşıyor

Ankara DBB Grubundan Ayşegül Çerçi çalıştayda grubun deneyimletini paylaşıyor

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin değişik bölgelerinden gelen (Ankara, İstanbul, Çanakkale, İzmir, Adana, Tunceli)  üreticiler, tüketiciler ve gıda topluluklarının temsilcilerinin katılımlarıyla gerçekleşen “Gıda Topluluklarında Sorunlar ve Çözümler” çalıştayında konu aşağıda belirtilen üç başlıkta tartışılarak deneyimler paylaşılmıştır.

  1. Katılım kriterleri
  2. Değerlendirme ve Kontrol
  3. Pazarlama (fiyat, değer, dağıtım,tanıtım) 
  1. 1.       Katılım/Üretim Kriterleri

Katılımcı onay sistemlerinde organik tarım sertifikasyon kuruluşu aradan çıkarıldığı için kriterlerin belirlenmesi de denetim görevi de katılımcılara düşüyor. Sisteme katılacak üreticilerin uyması gereken temel kriter ekolojik üretim yapmaları ve üretim süreçlerini katılımcıların denetimine açmalarıdır.

Örneğin DBB’de ülkemizde organik tarım sertifikasyonunda tanımlanan kriterlerin altına düşülmesi kabul edilmiyor. Başka bir ifadeyle sistematik kimyasal kullanımının olmadığı, doğaya, biyoçeşitliliğe ve insan sağlığına uygun ve emek sömürüsünden kaçınan bir üretim sürecinin benimsenmesi  gerekiyor. Üreticinin organik ürün sertifikasına sahip olması bir koşul değil ancak üreticinin doğal üretim yaptığını beyan etmesi gerekiyor. Unun yanısıra üreticiler, üretimlerini kollektif denetime açmayı kabul etmelidir. Tüketiciler ise başlangıçta sistemin katılım ve işleyiş ilkelerini kabul etmeleri gerekmektedir.

ÇAYEK örneğinde ise DBB benzeri kriterler sözkonusudur. İlaveten, ÇAYEK’de üreticilerin değerlendirildiği bir form oluşturulmuştur. Kriterler ve bu kriterlerin değerlendirilmesi için üretici ziyaretlerinde doldurulan bu formlar katılımcılarla paylaşılmaktadır.

  1. 2.       Değerlendirme ve Kontrol  
Bayramiç Belediyesi Düğün salonunda iki çalıştay (Katılımcı Gıda Toplulukları'nda sorunlar ve çözümler ile Kurak Ekosistemlerde Meyvacılık) eş zamanlı olarak gerçekleşti

Bayramiç Belediyesi Düğün salonunda iki çalıştay (Katılımcı Gıda Toplulukları’nda sorunlar ve çözümler ile Kurak Ekosistemlerde Meyvacılık) eş zamanlı olarak gerçekleşti

Katılımcı onay sistemlerinde üreticilerin değerlendirilmesi ve denetim/gözetim konusunda herhangi bir sertifikasyon ya da kontrol kuruluşu olmadığı için katılımcılar bu işlevi üstlenmektedir. Gıda topluluğunun yerel olması sistemin özünü oluşturmaktadır. Yerellik, üreticilerle tüketiciler arasında kişisel ilişkilerin kurulması, sosyal bağların oluşması ve güçlenmesine de yardımcı olmaktadır. Dolayısıyla yerellik, esasen güvene dayalı olarak işleyen sistemin dengeleyici unsurunu oluşturmaktadır.

Değerlendirme ve gözetim açısından topluluktaki üretici ve tüketici sayısı ve oranı da diğer önemli faktörlerdir. Belli bir büyüklüğe ulaşıldıktan sonra sayının artmaya devam etmesi üretimde ölçek baskısını doğurabilecektir. Oysa temel amacın küçük üreticiyi desteklemek olduğu unutulmamalıdır.

Değerlendirme ve kontrol açısından başka bir faktör çiftçinin eğitimidir. Her ne kadar organik sertifikası talep edilmese de organik sertifikasyon sürecinin çiftçiyi eğitici, yönlendirici ve üretim süreçlerini planlamaya yöneltici bir etkisi bulunmaktadır. İşleyen ve tekrar edilebilir bir model oluşturulması ve geliştrilmesi sözkonusu modelin taklit edilmesini kolaylaştırmaktadır. Bu anlamda Güneşköy modelinin çiftçiyi planlamaya yöneltmekte etkili olduğu söylenebilir. Üretici açısından üretimin planlaması maliyet tahmini ve fiyatlama açısından da önemli olmaktadır.

ÇAYEK’in değerlendirme ve kontrol amacıyla kullandığı formlar ABD’de başka bir  topluluk tarafından kullanılan formlardan esinlenilerek hazırlanmıştır. Üretici ziyaretleri sırasında doldurulan bu formlar web sitesinde ve facebook’ta grupla da paylaşılmaktadır. Aslında denetim/kontrol güven ihtiyacından ortaya çıkmaktadır ve bu formlar da uzakta olan tüketiciler için güven tesisinde etkili olmaktadır.

Ancak burada kontrol işlevinin yanısıra üreticiler ile tüketiciler arasında insani ilişkiler kurulması ve karşılıklı güven ve iletişimin sağlanması gıda topluluğun temel amaçları arasındadır. Nihayetinde hiçbir form üretici ile tüketicinin birbirini tanımasıyla oluşan güven ortamının yerini tutamayacaktır.

  1. 3.       Fiyat-Dağıtım-Pazarlama-Tanıtım

Ekolojik üretimin konvansiyonel üretim karşısında devlet destekleri ve sübvansiyonlar, krediler gibi finansal desteklerden yoksun olduğu bilinmektedir.  Bu nedenle tüketicilerin ön ödeme gibi yöntemlerle üreticileri desteklemeye devam etmeleri gerekmektedir.

Tüketiciler için ekolojik ürün fiyatlarının  endüstriyel ürünlere göre daha yüksek olacağı kabul edilmekle birlikte şeffaflık esastır. Satın alınan ürünün içeriğindeki malzemelerin açıklanması, örneğin geleneksel yöntemle yapılan bir salçanın domatesinin de ekolojik ürün olup olmadığına ilişkin bir bilgi önemlidir ve fiyatı doğrudan etkileyecektir.

Ayrıca benzer ürünler için farklı üreticilerin birbirinden çok farklı fiyatlar belirlemeleri üretim süreçleri hakkında pek fazla bilgisi olmayan tüketici açısından kafa karıştırıcı olabiliyor. Bu yüzden tüketicinin bilgilendirilmesi  güvenin korunması açısından çok önemlidir.

Güneşköy deneyiminden yola çıkarak fiyatı etkileyen en önemli unsurlar  kabaca şöyledir:

  1. Üretim ücreti/emek maliyeti  +
  2. Taşıma maliyetleri (yakıt) +
  3. İlave emek maliyetleri (dışarıdan çapa zamanı ihtiyaç duyulan) +
  4. Elektrik, su vb. giderler

Toplam maliyet/ürün miktarı = Birim fiyat  

Fiyat belirlenirken üreticilerin, üretim ve maliyet tahminleri yapmaları ve fiyatı buradan hareketle belirlemeleri  gerekmektedir. Ancak gerçek maliyetler ortaya çıktığında fiyat,  satılabilir  bir fiyat olmadığından köylü/çiftçi hiçbir zaman kendi emeğini maliyete yansıtmamaktadır. Bunun yerine satılabilir bir fiyat seviyesine razı olmaktadır.

Bununla birlikte fiyat oluşumunun topluluk içinde gerçekleştirildiği örnekler de bulunmaktadır. Örneğin topluluğa yeni sunulan bir ürünün fiyatı üreticinin teklifi, tüketicilerin görüşleri doğrultusunda belirlenebilmektedir.  ÇAYEK’de ve DBB’de benzer örnekler bulunmaktadır.

Maliyet düşürücü yaklaşımlar da (perma kültür teknikleri gibi) topluluk içinde üretilebilir, bilgi paylaşımı yapılabilir.  Topluluk içinde üreticiler ile tüketiciler arasında mal ve hizmet takası fırsatları yaratılabilir. Özellikle üreticiler arasında takasın artması para ihtiyacını azaltabilir. Ancak üreticilerin, üretimlerini kesintisiz sürdürebilmek için kesinlikle sıcak/nakit paraya ihtiyaç duydukları unutulmamalıdır.

Tanıtım ve pazarlama açısından tüketiciler üreticilere destek verebilirler. Örneğin DBB’de tüketicilerden bazıları üreticilerin dijital ortamdaki fiyat ve tanıtım sayfalarına gönüllü destek vermektedir.

Dağıtım konusunda ise topluluklar çeşitli kargo çözümleri denemektedir. Örneğin Yeryüzü derneği, ayda bir kez toplu sipariş veriyor ve ortak bir dağtım noktasına katılımcılar gelerek ürünlerini teslim alıyorlar. Böylece maliyetin yanısıra  karbon ayakizi de daha düşük gerçekleşmiş oluyor.

Üreticiler açısından üretimlerin yasal (üretim izni açısından) ve vergisel boyutu  diğer sorun alanları olarak öne çıkmaktadır. Toplulukların bu konularda üreticilerini aydınlatmaları ve haklar ve sorumluluklar konusunda bilgilendirmeleri gerekmektedir.

Gelişmeler ve Fırsatlar

  • ÇAYEK web sitesi  www.cayek.org  yayına başlamıştır.  ÇAYEK web sitesi üzerinden ürün satışı da yapılmaktadır.
  • ÇAYEK katılımcıları gönüllülük yaklaşımıyla yapılan web sayfasıının talep edilirse diğer topluluklarla da paylaşılabileceğini belirtmişlerdir.
  • Ayrıca Çanakkale Belediyesi şehir merkezinde bir dükkanı ÇAYEK’e tahsis etmiştir. Katılımcılar burada iki haftada bir toplanmaktadır. Dağıtım ve etkinlik amacıyla kullanılabilecek bir mekanın olması önemli bir avantajdır.
  • Adana’da yeni bir gıda topluluğu kurulması planlanmaktadır. Belirli üreticileri çeşitli yöntemlerle destekleyerek ve üretimi yönlendirerek çalışmayı düşünmektedirler.
  • ÇAYEK’teki gibi internet üzerinden satış yapılabilir olması bir tür gıda toplulukları ağının sanal ortamda kurulması demektir. Topluluklar arası bilgi paylaşımını ve üreticilerin öteki topluluklar tarafından da bilinmesini sağlayarak, gerektiğinde işbirliği fırsatlarını artıracaktır.

DBB için Öneriler

  • ÇAYEK’in kullandığı değerlendirme formları DBB üreticileri için de kullanılabilir ve bu formlar ÇAYEK’de olduğu gibi katılımcılarla paylaşılabilir (http://cayek.org/sertifikalar/

Formların tüm katılımcılarla paylaşılması  şeffalık açısından çok yararlı olacaktır. 

  • ÇAYEK web sayfası temin edilerek DBB için de uyarlanabilir. 
  • Grup içinde(e-posta listesinde) ürünlerin tanıtımı amacıyla katılımcılar ürünlerle hazırladıkları yemek tariflerini paylaşabilirler. Böylelikle katılımcılar, satın aldıkları ya da almayı düşündükleri ürünler için yeni pişirme yöntemleri de öğrenmiş olurlar. Üreticiler de kendi ürünlerine ilişkin tarifleri paylaşabilirler. 
  • Ürünlerin tanıtımı amacıyla yerel ve ekolojik üretimi destekleyen blog yazarlarıyla birlikte etkinlikler  düzenlenebilir. Hatta bu etkinlikler üreticilerin mekanlarında düzenlenebilirse daha ilgi çekici de olur. 
  • Grup içinde gençlere ve çocuklara yönelik gıda eğitimi/yemek pişirme eğitimleri/atölyeler düzenlenebilir. Gençlerin ve çocukların bu konudaki bilgi ve becerilerini geliştirme fırsatları yaratılması, gençlerin topluluğa dikkatini çekebilir. Böylelikle sağlıklı, doğal ve gerçek gıda yalnızca titiz anneler ve gurme babaların ilgi alanı olduğu agısı değişime uğrayabilir  gençlerin de katılımı sağlanmış ve   yemek kültürü ve bilgisi gelecek nesile aktarılmış olur.

 

Fotoğraflar: Alper Tolga Akkuş (Yeşil Gazete)

Ayşegül Çerçi

 

 

Ayşegül Çerçi

Ankara DDB

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page