Yeşeriyorum

İki kadın bir tartışma programı

Bu akşam (Siz bu yazıyı okurken dün akşam) son zamanlarda izlediğim en keyifli tartışma programlarından birini izledim. Ayşe Böhürler ve Binnaz Toprak 22 Aralık Çarşamba günü, Mirgün Cabas’ın NTV’deki Herşey programına katıldılar.  Program, konuklarıyla birlikte “İki Kadın İki Türkiye” temasıyla sunuldu.

Malumunuz, Binnaz Toprak yeni oluşan CHP Parti Meclisi’nde yer alıyor. Ayşe Böhürler de AKP MKYK’sında görev alan, aynı zamanda AKP’nin kurucuları arasında yer alan bir kadın. Programı keyifle izlemem sebep olan şey ise, ilk defa iki partinin üst düzey yönetiminde olan iki politikacının CHP’li olanın AKP’nin belli politikalarını, AKP’li olanın da CHP’nin siyasi duruşunu eleştirmesinin ardından, ikisinin de partilerine yönelik yapılan eleştirilere hak vermesi ve değişim ümidi taşıdıkları için politika yapıyor olduklarını söylemeleriydi.  Bugünleri göreceğiz deseler sevinir, ama inanmazdım. Burada Binnaz Toprak’ın akademik kimliği ve politik görüşleri kadar, tartışanların iki kadın olmasının da etkili olduğunu düşünüyorum.

Bunu düşündüren bir diğer emare de, programın ilerleyen bölümlerinde taban tabana zıt görüşleri savunurlarken bile bu iki kadının şiddetsiz bir dil kullanmış olması, kendilerini tekrar etmektense, karşısındakini dinleyip, konuyu bir sonraki adıma taşımayı tercih etmeleriydi. Bu tercih, tartışma ilerledikçe bize daha büyük resmi görme şansı, daha zengin bir kavrayış fırsatı da yarattı. Böylece aslında iki tarafın da haklı tespitleri olduğunu, bu tespitleri farklı gözlem alanlarında yaptıklarını, birbirlerine “zıt” görüşte olmadıklarını, sadece birbirlerini görmediklerini, oysa bu kesimlerinin kendi içlerinde değişimler yaşayarak aslında bir anlamda birbirlerine yaklaştıklarını anlıyorduk.

Diğer sevindirici konu da, programda, toplum hayatındaki kadın varlığının boyutları ve şekilleri üzerine tartışılıyor olmasıydı.  Binnaz Toprak’ın akademisyen kimliğinin etkisini burada yadsıyamayız. Fakat zaten sevindirici olan bir şey de bu, artık Binnaz Toprak’ı bir politikacı olarak izliyor oluşumuz. Toplumda kadının konumunun takip edilen bir siyasi kriter oluşu.

CHP’nin değişim iddiasını, bu isimleri partiye dahil ederek gerçekleştirmeyi tercih etmesi de dikkat edilmesi gereken bir diğer gelişme. Bu bana Türkiye’deki ana muhalefetin, daha çok kavramak isteyen, daha empatik, daha yapıcı, daha şiddetsiz bir yol izleyeceği, böylece ülkede daha feminen bir politika alanının doğacağı umudunu veriyor. Belki bunu söylemek için çok erken, belki fazla iyimserim, ama umut etmek ve bu umut hakkında yazıp  konuşmak, eylemek, ona ulaşmanın tek yolu.

Ülkede birbirini duymayan politik grupların kadınları politikada daha çok yer aldıkça, siyasette şiddetsizlik geleneği yaygınlaştıkça, uzlaşma, anlama, barışma şansımız çok daha büyük olacak.

Kategori: Yeşeriyorum