Wikileaks; ayna tutan çocuk.

Bakalım Wikileaks Türkiye’yi teğet geçecek mi?

Türkiye’nin yeni yeni aşina olduğu hukuksal zeminde, mesele belgelerle konuşmak ise; alın belgeler!

Üstelik bu belgeler henüz hiçbir şey. Dezenformasyonsa, biz de şöyle diyelim madem, “henüz milyonda bir.”

Esasında bu olaya da gözlerimizi kapardık ama belge çok işte… Üstelik yalnızca politik, askeri (sıkıcı) meseleler olsaydı sorun yoktu. Ama öyle değil. Politik ve askeri belgelerin içinde o kadar çok magazin içerikli bilgi varki tartışılmaması mümkün değil.

Birbirlerine “yandaş medya” diye çemkiren, “bildik medya” düzeni şokta. Gazeteciler, içinde bulundukları güç ilişkileriyle, neyi, nasıl yorumlayacaklarından emin değil. Gazeteci olarak sızdıramadıkları, ele geçirip nitelikli haber yapamadıkları, hortumlama, yolsuzluk vakalarının bilindiği ama buna nadiren örnek gösterildiği dahası bu sebeplerden dolayı kimseyi koltuğundan edememiş bir ülkedeyiz.  ….Kısaca Assange dünyaya gazetecilik dersi verdi.

Başbakan ise bugün açıklama yaptı. “Yok İsviçrelerde hesap numaram falan…” diye.

Dertlenme başbakan,

sen ki gurur duyduğun, Adnan Menderes’lerin, Turgut Özal’ların soyundansın, utanılacak-çekinilecek bir şey yok.

Turgut Özal nasıl “benim memurum işini bilir.” diyorduysa, ondan miras kalan Türkiye halkı senin için “bizim başbakanımız (tıpkı bizim gibi) işini bilir.” diyecektir. Bal tutan parmağını yalar ne de olsa.. Yolsuzluktan dolayı görevden alınmalar falan,  ….Biz Türkiye’de aştık bu işleri.

Yeni dünya düzeni ne diyor? Onlar ceplerini dolduracak ki zengin sınıf oluşacak, böylelikle halka istihdam sağlayacak ve dualarını alıp,  (kuru) ekmek verecek. Hala ne eleştiriliyor? Anlamak mümkün değil… Ortada yolsuzluk varsa, demir parlıyor işte,    ….Biz bunu öğreneli çok oldu.

*****

“Bildik medya”da bu durum, “Ne, kimin işine yaradı – kime, ne yaramadı” üzerinden, sabit kutuplar içinde tartışılıyor. Anlayacağınız hala aynı tas, aynı hamam,   …bozuk plak gibi.

“Bu olay her şeyden önce, devlet, vatandaş ve medya arasındaki ilişkilerde iki yüzlülüğü göstermesi bakımından bariz bir skandal.” diyor Eco. Haksız mı?

Tabi bilinen köy kılavuz istemez misali, en güzel haber Zaytung’dan geldi. Berberler ve taksiciler “bunlar hep bildiğimiz şeyler. Biz söylüyorduk” demiş. Umberto Eco ile Zaytung aynı dili konuşmuş.

Yani şunu söylemişler;

Devletlerin katil olduğunu bilmiyor muyduk?

Yolsuzluk, adam kayırma, kardeş kardeş ihale paylaşımlarının içindeki diplomasiyi yakından gördük, ama bilmiyor muyduk?

Birilerinin terörist ilan edilmesine, üçüncü sınıf Amerikan aksiyon filmlerindeki gibi gemide, otelde, gökdelende sebepsiz insan öldürmesi neden olmuyormuş. Herkes, her an terörist ilan edilebilirmiş. Tabii bu anlamda teröristin bir anda kahramana dönüşmesi de mümkündür, ki bunu bile biliyorduk aslında…

Parlamentolarda oturanların ne işe yaradığını sanki bilmiyor muyuz? Vb.

******

Bu olay, temsili demokrasilerin, derin devletlerin, onların vitrini olan medyanın ipliğini küresel anlamda pazara çıkaran sıkı bir örnek. Buradan feyz alacak olan ise yöneticilerine ağzı açık bakan yönetilenler olmalı. Kendisinden yabancılaştırılmış insanlara ayna tutan bir örnek bu. İkiyüzlülüğün pazara çıktığı… Yalnızca kralın çıplak kalması değil, kral giyinikken ona hörmet eden insanların kendisiyle yüzleşme fırsatı.

Şunu anlamak lazım, doğrudan demokrasi kendisini var etmek için parlamentolardan izin istemeyecek. Devletin şeffaflaşması, devlet tarafından asla onaylanmayacak ve buna yönelik etik girişimler dahi bu medyada haber olmayacak. Ancak bu süreç hızla devam edecek.

Anlaşılan, toplumların zihinlerinde çoktan bitmiş olan bu sistemler, kontrol ve denetim mekanizmalarını da yavaş yavaş kaybediyor. Çözülüyor…

*****

Tabi birkaç komplo teorisi de üretmeden bırakmam…

Amerika;

savaş sonuçlarını, prestij amacıyla piyasaya mı sürdü? (Kimse sesini çıkarmazsa muhtemel…)

İran’a girmek için yeni bahaneler mi yaratılıyor?

Yoksa yeni dünya savaşında kim müttefik? Kim değil? Ya da ittifak oluşturmaya yönelik piyasa araştırmaları mı başladı?

Yoksa yoksa uzaylılar, Nasa vb.

muhabbetle…

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page