KadınManşetTürkiye

13 kadın+ Filmmor’da yaşadıkları süreci anlattı: Sistematik mobbing ve emek sömürüsüne maruz kaldık

2016-2020 yılları arasında Filmmor Kadın Kooperatifi‘nde çalışan ya da gönüllü olarak yer alan 13 kadın+ çalışma süreleri boyunca sömürüye, şiddet-ayrımcılık içeren söylem ve eylemlere maruz kaldıklarını ileri sürerek bir metin kaleme aldı.

Metinde, 13 kadın+ Filmmor’un koordinasyonunu yürüten Melek Özman Elhan, Ülkü Songül Özman ve Hülya Uğur Tanrıöver tarafından maruz bırakıldıkları süreci anlattı.

‘Kadın düşmanlığı yapılmaktadır’

Kaleme alınan metinde yaşanılan süreçler iki kategoriye ayrıldı. Ayrımcılık kategorisinde anlatılan olayların bir kısmı şöyle:

Kadın düşmanlığı, transfobi, ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslamofobi, yaşçılık, sağlamcılık, beden ayıplama, Filmmor’un yansıttığı kimlikle tamamen çelişir biçimde, yaygın olarak uygulanmaktadır. Gündelik iş yaşamındaki diyaloglarda ve yazışmalarda, işe alım süreçlerinde, yapılan toplantılarda, atölyelerde, işlerle ilgili verilen geri bildirimlerde ayrımcılık içeren eylem, söylem ve tutumlar sıradanlaştırılarak, iş ortamında olmaması gereken bir iletişim ve ilişki biçimi ardına saklanarak sürdürülmektedir. Emek sömürüsü, feminist dayanışma adına verilmesi gereken olağan tavizler gibi dayatılıp sürdürülürken, hem Filmmor içinde hem de dışarıya karşı örgütün networkü kullanılarak kadınları itibarsızlaştırılmakta, kadın düşmanlığı, cinsiyetçilik yapılmaktadır.

İşe alınanlar ‘tesadüfen’ ilk iş tecrübesi olacak olan, deneyimi başka alanlarda olan, eğitimi devam eden veya yeni mezun kişilerden seçilir. Çalışanların iş bilmedikleri, yetersiz oldukları, jenerasyonla ilgili genel sorunlar olduğu devamlı vurgulanır; bu söylemler bir otorite sağlama aracı olarak kullanılır. Buna karşın, ait oldukları jenerasyonun hakim görüşünün karşısındaki her düşünce küçümsenir, aşağılanır ve alanda otorite ya da fikri denetim mekanizmasıymış gibi davranılır.

Filmmor, iş ilişkisi kurduğu özellikle genç yaşta, idealist ve fazlasıyla kalifiye kadınların tüm vasıflarını görmezden gelerek yalnızca dayanışma için işe alındığını belirtir. İşe aldıkları göçmen, azınlık veya şiddete maruz kaldığını bildikleri kadınların kimlikleri siyasi rant ve çevre elde etmek için sürekli kamusal olarak dillendirir, güvenliklerini tehlikeye atan ve özel hayatlarının gizliliğini ihlal eden bilgileri 3. kişilerle onayları ve haberleri olmadan paylaşır. Bu çalışanlara sık sık toplu e-maillerde ‘had bildirici’ söylemlerde bulunulur; kendileri egemen ve üstenci dilleri konusunda uyarıldığı takdirde siyasi ayrıcalıklarını sorgulamaksızın ürettikleri “içindeki beyaz adam” gibi karşı söylemlerle, hem ırkçılığı uyarıda bulunana yükler hem kadın dayanışmasını bilmemeyle itham eder ve ‘T.C. mahkemelerinde hesaplaşmaya’ davet ederler.”

‘Çalışanın emeğini azımsayan söylemlerde bulunuldu’

İş Ortamında İhlal Edilen İnsan Hakları ve Sistematik Şiddet kategorisinde ise yaşanan bazı olaylar şöyle anlatıldı:

Sistematik mobbing ve gaslighting, itibarsızlaştırma, yalnızlaştırma, taciz, emek sömürüsü, çalışanlara ait en temel hakların ihlali, Filmmor’un adeta çalışma, iş yaptırma biçimi haline gelmiştir. Öyle olmadığı ve var olanların da kötü yönetilmesine rağmen kısıtlı kaynaklara sahip olunduğu bahane edilerek iş yaşamına ait en temel hak ve gereksinimler hiçe sayılmaktadır.

İş tanımları, başvuran kişinin deneyimi ve çalışma alanı gözetilmeden, tamamen keyfi bir atamayla yapılmakta ve işe alınan kişi hiçbir oryantasyon sürecinden geçmeden, işleyişe dair bilgilendirilmeden ve hatta bunları ‘düzeltmesi’ gerektiği empoze edilerek çalıştırılır. Mesai gün ve saatlerinin belirli olmaması, bunlarla ilgili esnekliğin koordinasyon ekibinin takdirinde olması, çok kısa süre kalmış deadlineların sistematik geç bildirimi ve bu yüzden mobbing, gaslighting ve şiddetin iş yetiştirme kaygısı yüklenerek ve bunların arkasına gizlenerek her çalışana veya gönüllüye yansıtılması söz konusudur.

Gece 11, 12, sabaha karşı saatlerde çalışanlarına mesaj ve e-mail göndermek, herhangi bir konuşma sürmüyorken ‘Uyudun mu?’, ‘Beni seviyor musun?’ gibi mesajlar göndermek, yanıt almakta ısrarcılık, buna benzer davranışlarla beraber, çalışanların özel hayatına ve çalışma biçimine dair bilgileri izinleri alınmadan üçüncü taraflarla, çeşitli irtibatlarda  paylaşmak, dedikodu yapmak, iftirada bulunmak, çalışanların özel durumlarını onlara karşı kullanmak, çalışma ortamında çalışma arkadaşları veya iş yapılan kimseler ile çalışan arasında güvensizlik yaratacak şekilde çalışanın yetkinliğini ve emeğini azımsayan ve görünmez kılan söylemlerde bulunmak da Filmmor’da gerçekleşmiştir.”

Metinde, ayrıca “Elimizdeki tüm ispat araçları ve tanıklıklarla hukuki yollara başvurma hakkımızın saklı olduğunu belirtmek isteriz” ifadesi kullanıldı.

Metnin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

2015 yılında Filmmor’dan ayrıldığını bildiren 14 kişi de benzer bir metni kamuoyuyla paylaşmıştı.

Kategori: Kadın