TürkiyeEkonomiKentManşet

Pandemi döneminde derin yoksulluk araştırması: Çocuklar çalışıyor, ortalama gelir 700 TL

Derin Yoksulluk Ağı, Heinrich Böll Stiftung Derneği ve Açık Alan Derneği, Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görüldüğü dönemden haziran sonrasına kadar, pandemide yaşanılan yoksulluk tablosunu araştırdı.  “Pandemi Döneminde Derin Yoksulluk ve Haklara Erişim Araştırması” İstanbul’da pandeminin getirdiği yeni koşulların zaten geçinmekte güçlük yaşayan bireyleri açlık ve yoklukla baş başa bıraktığını gösterdi.

Çalışma kapsamında 103 haneyle görüşüldü. Bunlardan 38’inde bir ila dört  kişinin, 56’sında beş ila sekiz, dokuz hanede ise sekiz kişiden fazla yaşadığı ortaya çıktı.

Görüşme yapılan hanelerdeki yetişkinlerin yüzde 18’i düzenli bir işe sahipken, yüzde 64’ü ise günlük işlerde çalışıyor. Geri kalan yüzde 18 herhangi bir işte çalışmıyor. Görüşme yapılan bazı kişilerin isimleri değiştirildi.

Fotoğraf: Özge Ergin

Ortalama gelir 700-800 TL

Kişiler aylık gelirlerinin ortalama 700-800 TL civarında olduğunu söylüyor. Bunun yanında yüzde 82’sinin kira, fatura, gıda gibi sabit giderleri var.

Görüşmecilerden Meltem, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

Benim evde düzenli çalışanım olsa devletten niye yardım isteyim. Devlet bize erzak vereceğine iş imkanı sağlasın. Konfeksiyon olsa, iş alanları olsa çalışırlar. Çalışsalar devlete muhtaç olmazlar

Çalışanların çoğu da günlük kazançlı iş yapıyor. Bu tür işlerde de yetersiz ücret, uzun çalışma saatleri ve güvenlik ihlalleri birbirini izliyor.

Çalışan çocuklar

Görüşülen hanelerin yüzde altısında sadece çocuklar, yüzde yedisinde ise yetişkinlerle birlikte çocuklar da çalışıyor. Yüzde sekizinde sadece anne, yüzde 44’ünde sadece baba, yüzde beşinde hanedeki diğer yetişkin çalışırken, hanelerin yüzde yedisinde ise kimse çalışmıyor. Çocukların bazıları çalışan aile bireylerinin hasta olması veya yetersiz gelir sahibi olması sebebiyle çalışmak zorunda kalmış.

Melike, çalışması için çocuğunu okuldan aldığını anlatıyor:

Kocam kanser olunca çalışamadı. E napıcaz, okuldan aldık işe koydum biz kalabalığız. Koca çalışırken bile yetmiyordu. Ev kira her şey gider ne yapacak, oğlan büyüdü diye aldık koyduk işte işe.”

Fotoğraf: Özge Ergin

Pandemi döneminde çalışma

Görüşülen kişilerden yüzde 66,9’u günlük işlerde çalışıp pandemi döneminde çalışamadığını, yüzde 16,1’i işten çıkarıldığını, yüzde 10,1’i ücretsiz izne çıkarıldığını söylüyor. Yüzde 5,9’u ise bir değişiklik yaşamadığını belirtiyor.

Raporda değinilen bir diğer önemli bilgi ise kişilerin hiçbirinin evden, uzaktan çalışma imkanına sahip olmaması.

Pelin, pandemi süreciyle birlikte yaşadıklarını şöyle ifade ediyor:

Ben çocuklara bakıyordum, çalışıyordum. Sonra pandemi başladı o zamandan beri işe gidemedim. Eylüle kadar da iş olmaz dediler, bekliyoruz bakalım inşallah olur, kimse temizlikçi de almak istemiyor şimdi şu dönemde. Ben mesela Tüyap’ta temizlik görevlisi olarak da gidiyordum arada ama şimdi oralar da çalışmıyor ki…”

Fotoğraf: Derin Yoksulluk Ağı Gönüllüsü

Kişilerden yüzde 64’ü kirada otururken, yüzde 26’sı ev sahibi ya da oturduğu eve kira ödemiyor. Yüzde 10’u ise baraka, konteyner ya da çadırda yaşıyor. Pandemi döneminde evlerini kaybetme riski yaşayıp yaşamadıkları sorulduğunda kirada yaşayan kişilerin yüzde 38’i yaşadığını söylüyor.

Nurdan konuyla ilgili şunları söylüyor:

En azından kira sorunu olmasaydı çok iyi olurdu. Yemek bulamasan da idare edersin ama kirayı ödeyemeyince sokakta mı yatacaksın?”

Beslenme sorunu

Yapılan görüşmelerde ailelerin yeterli gıdaya ulaşamadıkları, bunun sonucunda vitamin eksikliği gibi sağlık sorunlarıyla karşılaştıkları da ortaya çıkıyor. Çocukların gelişimleri yetersiz beslenme sebebiyle olumsuz etkileniyor.

Pandemi döneminde gıdaya erişim sorulduğunda ise yüzde yedisi bir şeyin değişmediğini, yüzde 53’ü daha fazla öğün atladığını, yüzde 49’u bazı besin gruplarına hiç ulaşamadığını, yüzde 14’ü hiçbir gıdaya erişemediğini belirtiyor.

Fotoğraf: Derin Yoksulluk Ağı Gönüllüsü

Görüşülen 103 haneden 73’ünde okula giden çocuk bulunuyor. Bu çocukların yüzde 44’ü ilkokula devam ederken, yüzde 34’ü ortaokula, yüzde 22’si liseye gidiyor.

Pandemi dönemiyle birlikte başlayan uzaktan eğitim sistemini çocukların yüzde 57’si takip edemiyor. Tablet, bilgisayar ya da televizyonun olmaması yüzde 60’ı için engel. Ardından yüzde 54’ünün internet bağlantısı olmaması, yüzde 45’ini takip eden bir yetişkin olmaması, yüzde 39’unun yeterli bilgiye sahip olmaması, yüzde 18’i için isteksizlik ve yüzde yedisi için çalışmak zorunda olmak engel teşkil ediyor.

Çocukların yüzde 59’u bu engellerden en az ikisiyle karşı karşıya.

Fotoğraf: Özge Ergin

Ailelerde görüşülen kişilerin birçoğu pandemi sürecinde ev içindeki çatışmaların arttığını söylüyor. Bazı aileler pandeminin yarattığı korkunun, temek ihtiyaçları karşılayamama kaygısıyla birleştiğini, bazıları evde, küçük bir alanda bir arada kalmanın evdeki stresi artırdığını söylüyor.Ebeveynlerden bazıları çocuklara karşı öfkelerini kontrol edemediklerini anlatıyorlar.

Arife, şunları paylaşıyor:

Sakinleşemedim, çocuklara yapma etme dedim, sürekli bağırdım çağırdım.”

Araştırmanın tamamına ulaşmak için tıklayın

 

Kategori: Türkiye