Yıllar yıllar önce henüz ilk köprü bile kurulmamışken Türkiye’deki devrimci gençlik İstanbul’da köprü kurulmasına şiddetle karşı çıkmıştı. Çünkü köprünün çözüm olmayacağına inanıyorlardı. Sorunun giderilmesi için ciddi önerileri vardı. Örneğin iş yeri ve evlerin aynı bölgelerde olmasını savunuyorlardı.
3. Köprüye Karşı Çıkmak Denizlere Sözümüzdür
İnsan Neyle Yaşar
Hangi İnsan(*)
Çalıyorlar yaşamımızı
Ben kurdum bu dünyayı
Ekmeğe hasret kaldım
Emeğimizi çalıyorlar gülüm
Şiddetin Anlaşılmaz Suları
Taraf Gazetesinde yazan Roni Margulies’e yapılan saldırı sonrası konu pek çok yerde olduğu gibi biz Yeşiller arasında da tartışıldı. Bir grup bu saldırıyı kınayarak ve ÖDP’nin bu saldırıyı sahiplenmesini yanlış buldu eleştirdi. Bir diğer grup ise bu saldırının bir şiddet eylemi olmadığını, sembolik bir eylem olarak benimsenmese de kınanamayacağını söyledi.
Derelerin Islahı ve Geliyorum Diyen Sel Felaketi
Rana Arıbaş
Akşamdan itibaren sel felaketini izlerken sanki bir şovu izler gibi durağan öylece, insanın doğa karşısında gerçekten bu kadar çaresiz olup olamayacağını yeniden sorguladım, Ben ki yaşamı her türlü inat isyan ve inadına yaşamış biri olarak üç yaşında beş yaşında ,on yaşındaki üç kız çocuğunun bunu hak etmelerinin kader olup olmadığını sorguladım ve bir anne olarak kızıma sarılıp saatlerce düşündüm, bu kader olmamalıydı.
Tüketim Toplumunda Tükenmeyen Seçenekler; Cep Telefonları
Ev telefonunun tek düze mekanik çalış sesini hatırlayan kaldı mı bilmiyorum. Kim tarafından arandığını dahi bilmeden “telefon çalıyooor”, heyecanı ile koşuşturmayı? O zamanlar, bilgisayar da bu kadar revaçta değildi, cd’ ler yerine kasetler bir de koca walkmanlar vardı… Bir de başkaydı sosyal yaşamımız ve iletişim; çocuktum, mahallede, kah çamurdan yemek yapıp, kah top peşinde koşturup, ebe sobe yaparak oyun oynardık hatırlıyorum, sokaktan içeri girmeyi de istemezdi canımız.
Ulus Devlet ve Kürt Açılımı
Köle Şair Epiktetos – Özdener Güleryüz

Özdener Güleryüz
Hayır, kar yağmıyordu…
İçim titriyordu, ellerim buz gibiydi, ama kar yağmıyordu.. Yağsaydı bu denli üşümezdim ki…
Yağan, hafif bir rüzgârla dahi dallarında tutunamayan, savrulan yağmura dönüşen kuru yapraklardı… Lapa lapa yapraktı yağan…

Dünyaca ünlü İtalyan yazar ve düşünür Umberto Eco’nun, Silvio Berlusconi ve Berlusconi özelinden İtalya’daki basın özgürlüğünü tartıştığı bir yazısı geçenlerde Radikal Gazetesi’nde çıktı.