Ana Sayfa Blog Sayfa 5454

İklim Değişikliğine 10 Maddelik Çözüm Paketi

Küresel ısınmayı durdurmak için çözüm paketleri ve reçeteler ortalarda dolaşıyor. Bunlardan birine geçtiğimiz günlerde Yeşil Gazete’de de yer verildi. Bir İngiliz gazetesinin yayınladığı bu 20 maddelik reçetede de, çoğunda olduğu gibi yüksek teknolojiye umut bağlanmış ve hayatımızı iyice ay üssü Alfa’ya çevirecek bir hayal gücü kullanılmış durumda. İnsanı neredeyse iklim değişikliğine karşı mücadele etmekten soğutan bu reçetenin maddelerine göre hızlı trenler, hidrojen arabaları, Boeing firmasının ürettiği çevreci uçaklar, karbon depolama teknolojileri ve hatta uzaya konulacak yansıtıcılar ve nükleer santrallar küresel ısınmayı çözecekmiş!!?

Teknofiks zihinler çiviyi çiviyle sökme konusunda kararlı görünüyor. Fosil yakıt bağımlılığı ile bütün dünyaya yayılan yüksek teknolojiyi, mantığını ve altında yatan zihniyeti hiç değiştirmeden yenilenebilir enerjiler kullanarak devam ettirmenin, hatta daha da ilerletmenin mümkün olduğunu, üstelik bunun iklim değişikliğini çözmenin tek yolu olduğunu düşünmek nasıl bir akıldır. Bir sorunu, o sorunun kaynağına güvenerek çözmeye kalkmak, sorunun asıl nedenine kutsiyet atfetmek değil midir?

***

Bu tartışma bitmez… Ama benim meselenin kökenlerini araştırmaktan çok daha basit bir fikrim var. Madem bu tür listeler çok seviliyor, alın size benim 10 maddelik çözüm reçetem… Size garanti ederim ki, bu listede yazanlar tavanları güneş paneliyle kaplı evler yapmaktan ve haftada bir tane nükleer santral inşa etmekten hem daha ucuz, hem daha kolay olacak. Üstelik işe yarayacağı da kesin…

1- Otomobil kullanmayın. Eğer bir otomobiliniz varsa en kısa zamanda elden çıkarın. Üstelik acele etseniz iyi olur, çünkü herkes bu tavsiyeye uymaya başlarsa fiyatlar hızla düşecektir. Daha önce otomobille gitmeye alıştığınız yerlere ise: a- Gitmeyin b- Mutlaka gitmek zorundaysanız yürüyün, yaşadığınız yer bisiklet kullanmaya uygunsa bisikletle gidin veya otobüse falan binin. Ama tabii sizin kendi iradenizle otomobilden vazgeçmenizi sağlamak zor olacaktır. Bunu kolaylaştırmak için hükümet de önlem almalıdır. En garanti önlem tüketim vergilerini arttırmak ve otomotiv endüstrisine yönelik teşvikleri kesmek olabilir. Bu nedenle kapanacak otomobil fabrikalarının yerine bisiklet üretim tesisleri açılabilir.

2. Uçağa binmeyin. Uçağa binmek zorunda oldıuğunuz yere gitmeyin, ya da aynı yere trenle üç günde gitmek zorunda kalacağınız için kırk yılda bir gidin. Sizin uçağa binmenizi engellemek için hükümetin uçak biletlerine çok yüksek vergiler koymasını sağlayın. Kapanan havaalanlarında tarım yapılması ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayacaktır.

3. Petrol boru hatları kapatılsın. Petrol tankerlerine geçit verilmesin. Petrol bir yerden bir yere taşınamayınca petrol krizi çıkabilir. Bu sayede petrolsüz bir ekonomi için yaratıcı olmak mümkün olabilir.

4. Kömür taşımacılığı durdurulsun. Kömür taşınamayınca daha az çıkartılacaktır. Kömür ile enerji üretimi giderek daha pahalı hale geleceği için terk edilecektir. Birkaç yıl içinde bütün kömür santrallarının kapatılmasını sağlayabilirsek iklim değişikliği gerçekten durabilir.

5. Televizyon yayınlarına sınırlama getirilsin. Bu kadar çok enerji ve bu kadar çok mal üretilmesinin nedeni ihtiyaç duymamız değil, televizyonlar tarafından bütün bu mallara ihtiyaç duyup duymadığımızı bile düşünemeyecek kadar aptallaştırılmamız. Reklamlar da işin kreması… Televizyon iki kanala indirilsin, televizyon izleyemediği için sıkılanlar sinemaya, tiyartroya, konsere ya da lunaparka gitsin. Böylece bir sektör ortadan kalkarken diğerleri canlanır, hatta ekonomi için de böylesi daha iyi olur.

6. Lüks tüketim maddelerinin kapsamı genişletilsin. Sadece parfüm, mücevher ya da pahalı otomobillerin değil, et, endüstriyel gıda, her türlü otomobil, televizyon, egzotik gıdalar gibi tüketimi zorunlu olmayan malların da lüks tüketim kapsamına alınması sağlansın. Böylece ekonomi tüketime dayalı olmaktan çıkarılır ve ölçekler küçülür.

7. Endüstriyel hayvancılık yasaklansın. Böylece hem hayvancılıktan kaynaklanan sera gazı salımları düşmüş olur, hem de hayvanlar, hayvan haklarına aykırı şartlarda yaşamak zorunda bırakılmazlar. Sağlığa zararlı olan endüstriyel üretilmiş et ve hayvani gıdalardan kurtulmak pek çok sağlık sorununu da azaltacaktır.

8. Geleneksel hayvancılığa, süt ve yumurta üretimine teşvik verilsin. Böylece et yemek eskiden olduğu gibi bayramlarda, düğünlerde ve özel günlerde mümkün olacağı için daha değerli hale gelecek, geleneksel yöntemle üretilmiş süt ve süt ürünleri ile yumurta da protein ihtiyacını karşılamış olacaktır. Sera gazı salımının en az beşte birinin nedeni olan et bağımlılığı ortadan kalkarken endüstriyel yaşam biçimine dair başka unsurları da peşinden sürükleyecektir.

9. Uzun mesafe taşımacılık zorlaştırılsın, pazarlar yerel ve bölgesel hale gelsin. Bugünkü aşırı küreselleşmiş dünya gıda ve ticaret piyasası zaten yeni ve yapay bir durum. Bu durum sadece adaletsizlik doğurmakla ve sömürüyü katmerlemekle kalmıyor, kürsel ısınmaya neden olan bütün süreçleri tırmandırıyor (tüketimi arttırmaktan, ulaşımdan kaynaklanan emisyonlara kadar). Bunun yerine yerel ve bölgesel pazarların geliştirilmesi, ama bunun da ulusal sınırları aşacak bir şekilde yapılması sağlansın. Örneğin bölgesel bir Trakya pazarında Türkiye, Yunanistan’ın Batı Trakyası ve Bulgaristan’ın güneyi tek bir pazar olarak ticareti serbestleştirebilir. Yerelleşen ve küçülen bir ekonomi tamamen tarıma bağlı olmasa da sera gazı salımı bugünkünden çok daha düşük olacaktır.

10. Kitle turizmine yüksek vergi konulsun. Böylece insanlar televizyondan ve reklamlardan sonra aptallaştırıcı ve tüketimci bir tatil anlayışından da kurtulmuş olurlar, gereksiz kilometreler katedilmemiş, sera gazı salımları azaltılmış olur. Tatil yapmanın, eğlenmenin ve dinlenmenin binlerce farklı yolu kitle turzimi olanaksız hale getirilirse hızla keşfedilecektir.

***

Bu çözüm paketi size fazla mı hayalci geldi? Peki bunlar hayalci de uzaya ayna koymak, haftada bir tane nükleer santral yapmak, bütün çatıları güneş panelleriyle kaplamak, olmayan karbon gömme teknolojisine bel bağlamak mı gerçekçi?

Yoksa bu paketteki öneriler uygulanmaz, uygulansa bile emisyonlar düşmez mi diyorsunuz? İleri teknoloji gerektiren o kadar büyük miktarda rüzgar türbinini, güneş panelini veya hidrojenli arabayı üretirken nasıl olacak da sera gazı salımı olmayacak?

Yoksa asıl niyet küresel ısınmayı durdurmak değil mi?

Bu ve bunun gibi işe yarayacağı garanti paketler yerine teknolojik çözümlerle milleti oyalamanın nedeni karları azalan şirketlere yeni yatırım alanları açmak olmasın? Nükleer endüstriyi kurtarmak, otomotiv sanayiini ihya etmek, yeni uçak filoları yaratmak olmasın?

Bu tür hakiki ve gerçekçi çözüm önerilerini düşünmekten bile korkmak, bunları “gerici” olarak görmek ve teknolojiye umutsuzca bel bağlamak da bir tür inkar psikolojisi değil mi?

Domuz Gribi, Aşı, Endüstriyel Hayvan Çiftlikleri (Karışık Meseleler)

Yolu bilmekle o yolda gitmek arasında fark vardır

Morpheus -The Matrix

Kitlesel davranış biçimi tarihin her döneminde çoğunlukla aynı dairesel/mantıksal süreç içinde işler ve yine çoğunlukla akılcı değildir.

Ayna Ya Da Madalyon

Bir siyasi lider ya da bir partinin önemli bir temsilcisi… Türk milliyetçisi ve hatta tüm Türklerin temsilcisi olduğunu söylüyor. Politikalarının buna göre belirliyor.

Ekolojik Sanat’a İlişkin Polemik Kaygısı

 

Bu bir pipo değildir.

Foucault, Magritte’in “Bu bir pipo değildir.” isimli tablosuna boşuna özel dikkat çekmemiştir.i Magritte, bu tabloda özellikle dil ve imge arasındaki ilişkiyi açığa çıkarmak istediğini belirtmiştir.

Siyah Pembe Üçgen Kapatılmak İsteniyor!

Ulke gündeminin birbiri ardına değiştiği, bilgi bombardımanına maruz kaldığımız bir döneme daha girdik. Bu durum bizlerin önüne hızla atılan haberleri doğru analiz etmemizi engeller nitelikte.

Çile mi Vize?

Sanırım her TC vatandaşının kendini en çok ezilmiş hissettiği yerlerin başında büyük elçilikler ve konsolosluklar geliyor. Vizeyi alıp almamanın ötesinde, potansiyel suçlu yerine konmanız, insan haklarından bahsedenlerin, size ikinci sınıf insan muamelesi yapması ve görevlilerin daha birçok tahakkümvari davranışları, vize almaya giderken üstünüze dayanılmaz bir ağırlık bırakıyor.

Habur Tanıklığı: Doğudan Batıya Esen Barış Fırtınası

Hasankeyf Festivali için Batman’daydım. Haber aldım ki Kandil’den, Mahmur’dan barış elçileri geliyormuş. Öyle bir heyecan kapladı ki yüreğimi…

İzmir Yine İlk Kurşunu Mu Attı?

Izmirliler, şehirlerinin güzelliği, mutfaklarının sağlığı ve kızlarının güzelliğinin yanında, Kurtuluş Savaşı’nda ilk kurşunun atıldığı mekan olmakla da övünürler.

Hangi Bedel?

Sayın Başbakan; grev yasal değil, bedelleri neyse ödenir diyor. Ben de merak ediyorum.

Kefensiz Ölüler Gökteki Yıldızlar Gibidir

Bu yazımı yüzyılın başından bu yana dünyada şiddete uğramış bütün kadınlara ve özellikle Anadolu coğrafyasında yaşamış SÜRYANİ kadınlarına ve Barış analarına atfediyorum.

25 Kasım tüm dünyada “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü”dür.