Köşe Yazıları

Hangi Bedel?

Sayın Başbakan; grev yasal değil, bedelleri neyse ödenir diyor. Ben de merak ediyorum.

İnsan haklarına göre, insan sağlığına aykırı ürünlere izin vermek yasaları geçin zira 12 eylül yasaları tartışmalı ve görecelidir, insan haklarına uygunmudur. Devletlerin birinci vazifesi

Siz gdo’dan çok şikayet ettiniz alın değiştirdik derken, GDO tekellerine daha fazla haklar verilirken, hadi bari millet uyanmasın mantığı ile etiket ibaresini koyalım diyerek halkı aptal yerine koymakmıdır ?. 12 eylül ruhlarda bıraktığı ruhsal tramvların neticesinde tam da istediği gibi suskun –ürkek nesiller yaratmışdır doğal olarak ama bu insanları lobilerin egemenliğine teslim etmek anlamına gelmez.

Çernobil olduğunda çay içenler, Aksarayda su faciası yaşandığında şişe suyunu içip bakın çeşme suyunu içiyoruz diye şov yapanlar, maden köyünde eylem yapınca karşımıza ne hikmetse elinde demirle çıkan bir kadına sokak ortasında elindeki demirle çocuğunun yanında döven ama asla asla polisin bir avuçluk aksarayda yakalayamadığı tipçikler, ben gdolu ürün yemem diyenler ama onuda aşarak gdonun her şart altında geçmesine izin vereler yasalar, başbakanın aytı, sağlık bakanın ayrı düştüğü bir girp vukuatı , es kaza hastanelere gittiğinizde herkese verilen aman gripsin penilisin iğneni al  vurun diyenler, bu ülke ciddi anlamda bir kentsel-ruhsal dönüşümden geçmektedir, korku insanların bariz reflekslerine yansımaya başlamıştır işte tam da bu nokta da KESK’in eyleminin zamanı ve anlamı büyüktür.

Halkın korkarak girpten ölmezseki lesitinli çikolatadan ölebiliriz gibi nerden nasıl yaşayacağı mucize olan bir ülkede, tam da bu noktada KESK eylemine katılım önemlidir. Her alanda, eğtimde, odalarda, ulaşımda yaşamı durdurmanın zamanı gelmiştir. Topluca her katılım önemlidir, katkı payı denilerek devlet okullarında alınan uçuk kaçık alınan paralara tepki vermenin zamanıdır, yoksullaştırmaya bu kadar prim verilmesine tepki vermenin zamandır, haklarını bildiğinin farkında olduğunu göstermenin zamanıdır. İnsan olduğunu insanca yaşamak istediğini söylemenin zamanıdır. Geç bile kalınmıştır.

Ben bu satırları yazarken İstanbul, Niğde  ve Ankarada fena gitmiyordu eylem, Aksaray gibi AKP nin en başarılı olduğu 2. ildei emoyu kapattık inadına zaten Ankara Şube kararı gelmişti biz pazartesiden bu kararı almıştık, elemanımız yıllardır kullanamadığı yıllık iznine çıktı bile, ama izni olmasada bugün açılmayacaktı o ayrı.

Bazı şeylere tepki vermek için illa solcu olmak gerekiyor dün akşam “bu kalp seni unuturmu “ da final cümlesi idi bu, kesinlikle vicdan ve tepkiselllik solun tekelinde değil zaten maalesef ki eğer aşırı uçlara kayarsanız, idealleriniz, davanız herşeyin önüne geçiyor ve siz biryerlerde pardon insan olmayı unutuyorlar, o yüzden tam da bu noktada belki bir vicdan muhakemesi yapmak gerekiyor, biz nerdeyiz ne yapıyoruz amacımız ne ve tabi ki hangi bedel? Bedel bazen tam da bulunduğun durumdur. Bazen bedel onursuzca seni yok –hiç sayanları kabul ederek yaşamaktır. Bedel bazen Oğuz ATAY’in deyimiyle tutunamadığı bilmektir. İşte o noktada daha fazla kaybedilecek bedel yoktur. Sen kendin için, kendini geç torunların için bir eylem yapar işe gitmezsin, bunun bedeli bulunduğun noktadan daha kötüsü olamazdır bilirsin zaten. O yüzden eylemde sayı ki ben hep nitelik demiştim bu eyleme kadar ama bu eylemde durum farklıdır , sayısalllık da öenmlidir, bu eylem belki de üzerime sinen sisin kalkmasını sağlayacaktır. Bu eylem belkide beraberce olursak birşeyleri değiştireceğimizi bize ispat edecektir, Bu eylem aptal olmadığımızı gösterecektir biraz. Bu eylem bize insan kalmayı öğretecektir biraz.Bedel zaten ödenmektedir. Gerisi ise koskaca bir masaldır. Gerçi şarkılı bir masal da olsa yaşamak Ve bu eylem sol ve sağ sendikaları biraraya getirmiştir bu da göstermektedir ki, bu cennet ve cehennem hepimizin. Başta KESK olmak üzere memurunu-işçisini biraraya getiren  herkese selam olsun. Bunu bu ülkede gölgede sıcaklık 50 derece iken yapmak büyük bir kazanımdır. Helal olsun.