Ana Sayfa Blog Sayfa 4212

Hücrede unutulan zanlıya 4 milyon dolar tazminat

0

Amerika Birleşik Devletleri’nin San Diego şehrinde bir üniversite öğrencisi, dört gün boyunca nezarethanede unutulmasının ardından açtığı davada devletten 4 milyon dolardan fazla tazminat almaya hak kazandı.

Daniel Çong, hayatta kalabilmek için idrarını içmek zorunda kaldığını, ölüm korkusuyla koluna annesi için bir mesaj kazıdığını ve halüsinasyonlar gördüğünü söyledi.

2012’de düzenlenen bir uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Çong’a bir suçlama yöneltilmeyeceği söylenmiş ancak bunun ardından dört gün boyunca, tutulduğu hücreye hiç kimse gelmemişti.

Adalet Bakanlığı müfettişleri, hâlâ, Çong’un hücrede nasıl unutulduğunu araştırıyor.

Dört gün sonra hücreden kurtarılan Çong, aşırı su kaybı, böbrek yetmezliği, kramplar ve yemek borusundaki yırtık nedeniyle tedavi görmüştü. Çong’un bu süre içinde 7 kilo kaybettiği de belirtiliyor.

Daniel Çong, yaşananların bir hata olduğuna inanıyor.

Çong’un tutulduğu hücrenin pencereleri olmadığı ve dört gün boyunca su ya da yiyecekten mahrum kaldığı ifade ediliyor.

Çong’un avukatı, müvekkilinin yaşadıklarının ardından, Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi’nin gözaltı uygulamalarında değişiklik yapıldığını bu çerçevede hücrelere kameralar yerleştirildiğini ve artık tüm nezarethanelerde hücrelerin her gün kontrol edildiğini belirtti.

 

Afrika’nın en eski millî parkı tehdit altında

Dünya Doğayı Koruma Vakfı WWF, İngiltere merkezli bir petrol şirketine, Afrika’nın en eski milli parkında petrol arama planlarından vazgeçmesi çağrısında bulundu.

Vakıf, Soco International şirketinin planlarının Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki Virunga Millî Parkı’nı tehlikeye attığını açıkladı.

Virunga Millî Parkı, aralarında nesli tükenme tehdidi altında olan dağ gorillerinin de bulunduğu yaklaşık üç bin farklı tür hayvanı barındırıyor. Soco International, yaptığı çalışmaların Milli Park’ı tehlikeye attığı iddialarını reddediyor ve bu aşamada sadece o bölgenin potansiyel kaynaklarıyla ilgili fizibilite çalışmaları yapıldığını belirtiyor.

Bölge tehdit altında

WWF, hazırladığı raporda, Dünya Mirası listesinde bulunan Virunga Millî Parkı’ndaki petrol kaynaklarının kullanıma açılmasının geniş çaplı kirliliğe, çevrenin zarar görmesine ve anlaşmazlıklara ve çatışmalara neden olabileceği uyarısında bulundu.

Vakfın Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki ülke yöneticisi Raymond Lumbuenamo “Bu bölgeyi bir petrol sahasına çevirirseniz, bundan geri dönüş mümkün olmaz. O güzellik mahvedilecek, kirletilecek” dedi.

Fransız Total şirketinin bu bölgeyle ilgilenmediğini açıklaması ardından Soco International Virunga Millî Parkı’nda çalışan tek şirket olarak kaldı.

WWF, petrol aramak yerine, bu bölgeye fayda sağlayacak hidroelektrik üretimi, balıkçılık, çevre turizmi gibi sürdürülebilir çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.

1925’te kuruldu

Göller, ormanlık alanlar, ovalar ve yanardağlardan oluşan Virunga Millî Parkı, 1925 yılında Belçika Kralı Birinci Albert tarafından kurulmuştu.

Millî Parkın resmî internet sitesine göre, parkta, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan 200 dağ gorili yaşıyor.

Uluslararası Gorilleri koruma Programı, tüm dünyada 880 dağ gorili bulunduğunu belirtiyor.

Silahlı gruplar arasında devam eden çatışmalar ve bölgedeki güvenlik durumuyla ilgili endişeler nedeniyle tüm turistik çalışmalar askıya alınmış durumda.

(BBC)

KKTC Meclisinde feminist bir vekil, Doğuş Derya

KKTC’nin ilk feminist vekili olan Doğuş Derya, sadece 4 kadın vekilin seçildiği yeni mecliste, ülkede eşitliği sağlamak için çalışmalar yürütecek.

Doğuş Derya, Kuzey Kıbrıs Feminist Atölye (FEMA)nin de kurucuları arasında bulunuyor

KKTC’de 28 Temmuz’da yapılan seçimlerde Meclis’e, Kuzey Kıbrıs Feminist Atölye (FEMA) kurucusu Doğuş Derya da girdi. Böylelikle Derya,  KKTC tarihinin ilk feminist milletvekili oldu.

“Kıbrıslı Türklerin hak ettiği eşitliği ve cinsiyet eşitliğini sağlamak istediğini” Derya, “Bu ülkede; dini, dili, ırkı, cinsiyeti, cinsel yönelimlerin ayrım yapılmaksızın kucaklanması gerektiğini savunuyorum” diye konuştu.

Doğuş Derya

Feminist Atölye’nin başını çeken isimlerden olan Derya 2011’de Meclis Genel Kurulu’nun izleyici bölümüne girerek eylem yapmış ve UBP iktidarının uygulamalarını eleştirmişti.

35 yaşındaki Doğuş Derya, İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde yüksek lisans yaptı. KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Mekanizması (TOCEM)’in kuruluş çalışmalarını yürüttü.

Uruguay’da parlamento ‘yasal marihuanayı’ onayladı

Uruguay’da Temsilciler Meclisi, marihuanayı yasallaştıran bir tasarıyı onayladı.

Tasarı Senato tarafından da onaylanırsa Uruguay, marihuananın üretimini, dağıtımını ve satışını yasalarla kontrol eden ilk ülke olacak.

Jose Mujica hükümeti, hazırlanan yasanın, ‘uyuşturucu tacirlerinin kâr kapısını kapatıp, uyuşturucu kullanan kişileri daha ağır maddelerden uzak tutacağını’ savunuyor.

Yeni yasaya göre ülkede marihuana satışını sadece devlet yapabilecek.

Yasa bu yetkiyi ‘marihuananın ve tüm yan ürünlerinin kontrolü, ithalat ve ihracat yetkileri, ekimi, yetiştirilmesi, hasadı, üretimi, saklanması, ticari olarak satılması ve dağıtımı devlete aittir’ ifadeleriyle tanımlıyor.

Ayda 40gr satın almak serbest

Marihuana satın almak isteyen kişilerin 18 yaşını geçmiş ve bir veri tabanına kayıt yaptırmış olması gerekiyor. Bu kişiler özel ruhsata sahip eczanelerden her ay 40gr marihuana satın alabilecek ya da evlerinde altı kök kenevir bitkisi yetiştirebilecekler.

Yasa tasarısı Parlamento’nun alt kanadında 13 saat süren sert tartışmaların ardından 96 milletvekilinin 50’sinin oyuyla kabul edildi.

Yasa tasarısına destek veren milletvekilleri, Temsilciler Meclisi’nde bir sandalye çoğunluğa sahip iktidardaki Geniş Cephe koalisyon hükümetinin üyeleriydi.

Koalisyon üyesi Dario Perez, tasarıyı reddedeceğini açıklamıştı ancak yapılan oylamada değişikliğe destek verdi.

Sol kanat hükümetin daha büyük bir çoğunluğa sahip olduğu Senato’nun da yasayı onaylaması bekleniyor.

Yasa tasarısını geçen yıl gündeme getiren Savunma Bakanı Eleuterio Fernandez Huidobro, ‘bazı uyuşturucuların yasaklanmasının, toplumda, uyuşturucunun kendisinden daha büyük sorunlar yarattığını’ savunuyordu.

Ancak muhalefetteki Colorado Partisi, dünyanın hiçbir yerinde uyuşturucuları yasallaştırmanın, uyuşturucu kullanımını azaltmadığını savunuyor.

Latin Amerika’nın önde gelen bazı siyasetçileri ve toplumun etkili isimleri uzun süredir marihuananın yasallaştırılması çağrısında bulunuyorlardı.

(BBC)

Tutuklu 8 KESK’li için tahliye kararı

DHKP/C üyesi olmak iddiasıyla Şubat ayında tutuklanan ve aralarında KESK yönetici ve üyelerinin de bulunduğu soruşturmada, 8 kişi için tahliye kararı verildi.

DHKP/C örgütüne üyelik iddialarına ilişkin soruşturmada tutuklu bulunan 8 KESK yönetici ve üyesinin tahliyelerine karar verildi.

Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10. maddesiyle görevli Hakim Halil İbrahim Kütük, Şubat 2013’ten bu yana cezaevinde bulunan şüphelilerin tutukluluk durumlarını duruşmalı olarak inceledi. Hakim Kütük, şüphelilerin ve avukatları Deniz Özbilgin’in beyanlarını aldıktan sonra, 8 kişinin de adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi.

Tahliyesine karar verilenler KESK Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Akman Şimşek ile Arzu Koluaçık, Acun Karadağ, Gülcan Kalkan, Salih Baydemir, Dinçer Öztürk, Abidin Sırma ve Mehmet Toğan. Adli kontrol kapsamında şüphelilere yurtdışına çıkış yasağı ile karakola imza verme şartı getirildi.

Hakim Kütük, tahliye kararını gerekçelendirirken, “soruşturma dosyasının geldiği aşama, delillerin önemli ölçüde toplanmış olması, tutuklulukta geçen süre ve mevcut delil durumuna” dikkati çekti ve bu aşamada, şüpheliler hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yeterli olduğunu tutanağa geçirdi.

İngiltere’de kayıp Stradivarius kemanı bulundu

İngiltere’de üç sene önce çalınan 300 yıllık Stradivarius kemanı bulundu.
Polis, 1696 yapımı ve dünyada benzerinden sadece 400 civarında bulunan keman ve yaylarının, geçen hafta ülkenin orta kesminde özel bir mülkiyette hafif hasarlı halde bulunduğunu açıkladı.

Piyasa değeri 1,2 milyon pound (3,5 milyon TL) olan kemanın sahibi, Güney Koreli müzisyen Min-Jin Kym’di. Min-Kim, kemanını, 2010 yılı kasım ayında Londra’da bir sandviç dükkanında çaldırmıştı. Kemanın yaylarının da 67 (yaklaşık 200 bin TL) bin pound değerinde olduğu biliniyor.

Olayla ilgili olarak 2 kişinin hırsızlıktan cezaevine koyuldukları belirtildi.

Poe’nun el yazması şiiri ABD’de 300 bin dolara satıldı

Şair Edgar Allan Poe’nin orijinal el yazması şiiri Massachusetts’te düzenlenen açık artırmada 300 bin dolara satıldı.
Şiirin, Boston’ın yaklaşık 80 kilometre güneyindeki Marion’da 10 gün önce kendisine orijinal olup olmadığını tespit etmek için getirilen bir koleksiyoncu tarafından satın alındığı belirtildi. “The Conqueror Worm” adlı şiirin 1830’larda yazıldığı ve 1920’lerden bu yana Rhode Island’daki bir aileye ait olduğu ifade edildi.

Richmond’da bulunan Edgar Allan Poe Müzesi küratörü Chris Semtner, şiirin kaybolduğunun düşünüldüğünü kaydetti.

Şairin imzasının da bulunduğu şiirin en fazla 20 bin dolara satılması bekleniyordu.

TGB’nin Silivri çağrısını Gezi Parkı bileşenleri geri çevirdi

Ergenekon davasının kararının açıklanacağı 5 ağustos pazartesi günü için ulusalcı gruplar Silivri’de ayaklanma çağrısı yapıyor. Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Kocaeli, Tekirdağ, İzmir ve İstanbul’un çeşitli semtlerinden Silivri’ye otobüs kaldırılacağını duyurdu. Broşür dağıtan, standlar kuran TGB’liler Gezi eylemcilerini de Silivri’ye davet ediyor.

Taraf gazetesinden Aysun Yazıcı‘nın haberine göre, TGB’liler yayımladıkları bildiride, “Ergenekon’un kahramanları ile Haziran direnişinin kahramanları kucaklaşıyor. Kahramanlar Silivri’de buluşuyor” ifadelerine yer verdi. Taraf Gazetesi Gezi eylemlerine katılan kişi ve gruplara bu çağrıyı nasıl değerlendirdiklerini sordu.

Gazetenin görüştüğü Taksim Gezi Parkı derneği, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İstanbul Eş Sözcüsü Naci Sönmezi DSİP Eş Sözcüsü Şenol Karakaş, Antikapitalist Müslümanlar, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Taksim Gezi Parkı Derneği, Gazeteci Hayko Bağdat, Fenerbahçe taraftar grubu Vamos Bien’den Haluk Koşar, LGBT Blogundan Levent Pişkin, Halkevleri, HDK Yürütme Kurulu üyesi Gençay Gürsoy, Sanatçı Aylin Aslım, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş, Gazeteci Aydın Engin konu hakkında görüşlerini dile getirdiler.

Gezi Parkı bileşenlerini oluşturan kişi ve örgütlerin ortak yanıtı Gezi Direnişi’nin özünde her türlü ırkçılığa, faşizme, darbeciliğe, despotluğa ve ulusalcılığa karşı olmanın yattığı vurgulanarak her türlü ulusalcı partiden uzak durdukları kaydedildi.

Taksim Gezi Parkı Derneği, “Gezi Parkı Direnişi Türkiye tarihinde ilk defa sivil, kendiliğinden gelişen bir harekettir. Gezi Parkı Derneği, dar bir ekibin “Haziran Direnişi ruhu” adını kullanarak çağrı yapmasını tamamen halkı yanıltmaya yönelik bir manevra olarak görmektedir” şeklinde yanıt verdi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi İstanbul eş sözcüsü Naci Sönmez ise, “Gezi’de ortaya çıkan otoriter ve baskıcı her türlü yönetme anlayışına itirazın, isyanın kimi çevreler tarafından farklı amaçlarla kullanılmak istendiğini görüyor ve bu duruma ortak olmadığımızı duyurmak istiyoruz. Gezi Silivri ile değil, 2013 Nevrozu’ndaki ruhla buluşursa, Türkiye Demokrasi mücadelesinde bir üst noktaya sıçrayabilir” vurgusunda bulundu

(Yeşil Gazete, Taraf)

 

 

Greenpeace, hükümetinde 3 bakanı ile içinde olduğu skandalın adını koydu: “GDO’nun Susurluk’u”

Greenpeace, Mersin Limanı’nda bulunan genetiği değiştirilmiş pirinç konusunda kabinedeki üç bakanın, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Ekonomi Bakanı Zafer Cağlayan ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in sorunun üstünü örtmeye çalıştığı iddiaları üzerine yazılı bir basın açıklaması yayınlayarak yaşananları, “GDO’nun Susurluk’u” olarak nitelendirdi.

Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç, Tarım Bakanlığı önünde yapılan "GDO mu? Yemezler" eyleminde açıklama yaparken

paylaşmak için tklynz / click for to share

Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç Mersin’de bulunan GDO’lu pirinçle ilgili süreçteki çelişkilere dikkat çekerek, ““Önce Tarım Bakanlığı, GDO’nun soyadan bulaştığını söyledi ve sanki pirince başka üründen GDO bulaşması kabul edilebilir bir şeymiş gibi, gıdamızdaki sıfır GDO toleransını esnetmeye çalıştı” diye belirtti.

Basın açıklamasında Dinç’in ağzından, İTÜ’deki rapor hazırlanırken Tarım Bakanı Mehdi Eker’in baskı uyguladığı, aralarında Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in de bulunduğu pek çok bakanın bu skandalın içinde yer aldığı iddialarının bulunduğu da dile getirildi.

Karikatür: Kazım Kemal Kırım - Greenpeace

Mehmet Baransu’nun Taraf gazetesinde yer alan özel haberine göre AKP’li işadamı Mahmut Arslan‘ı kurtarmak için, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Ekonomi Bakanı Zafer Cağlayan ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Başbakan’ı da yanıltarak GDO ile ilgili raporların asılsız hazırlanmasına önayak olmuşlardı.

Greenpeace basın açıklamasında ayrıca Greenpeace’in GDO’lara tamamen yasak getirilmesini talep eden kampanyası içinde çağrı yaptı greenpeace.org/harekete-gec/geri-donusu-olmaz/

Greenpeace tarafından yapılan basın açıklamasının tam metni;

GDO’nun Susurluk’u

Bu yıl Nisan ayında Mersin Limanı’nda bulunan genetiği değiştirilmiş pirinç skandalında yeni bir halka daha ortaya çıktı. İddialara göre AKP’li üç Bakan skandalı kapatmak için devreye girdi; GDO’lu pirinç ithal eden firmaların yetkilileri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Ekonomi Bakanı Zafer Cağlayan ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’den soruşturmanın kapatılması için yardım istedi. Adalet Bakanlığı’nın devreye girerek şüphelilerin sevk edildiği mahkemeyi değiştirdiği, Mehdi Eker’in de İTÜ rektörü ve bazı öğretim üyelerine ‘Pirinçler GDO’ludur’ raporunun değiştirilmesi talimatını verdiği iddialar arasında yer alıyor.

Tek çözüm %100 GDO’suz Türkiye

GDO’nun sadece gıdamızı değil, siyaseti, hukuku ve bilimi de kirlettiğinin ortaya çıktığını ifade eden Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç, “Mersin Limanı’nda GDO’lu pirinç skandalı ilk ortaya çıktığından beri pek çok masal ve çelişkili ifade dinledik. Önce Tarım Bakanlığı, GDO’nun soyadan bulaştığını söyledi ve sanki pirince başka üründen GDO bulaşması kabul edilebilir bir şeymiş gibi, gıdamızdaki sıfır GDO toleransını esnetmeye çalıştı. İTÜ’nün ‘pirinçler genetiği değiştirilmiştir’ raporunun geçersiz sayılmasının arkasında Bakan Mehdi Eker’in baskısının olduğu da şu an iddialar arasında. Ayrıca pek çok bakanın, hatta Adalet Bakanlığı’nın skandala karıştığı iddiaları var. Olay kurcalandıkça, adeta GDO’nun Susurluk’uyla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkıyor. Gıdamız üzerinde tehlikeli bir deney olan GDO’lar için hem bilimin, hem siyasetin kirletilmesi, GDO lobisi için halk sağlığı ve halkın taleplerinin görmezden gelinmesi kabul edilemez. GDO’lar bir kez sisteme girdikten sonra, kontrolünün imkansız olduğunu, bu tarz şaibeli olayların önünün açılacağını Greenpeace olarak başından beri söyledik. Bu yüzden Sayın Mehdi Eker, skandalı ört bas etmenin yollarını aramak yerine, GDO’ları tamamen sistem dışına çıkartarak, %100 GDO’suz Türkiye yaratmak için acilen bir yol haritası açıklamalı ve bu adımları hızla devreye sokmalıdır” dedi.”

(Yeşil Gazete)

Fenerbahçe’den tura “Gezi”li selam

Ersun Yanal yönetiminde ilk resmi maçına çıkan Fenerbahçe beklentilerin altında kalan oyunu sonrasında Salzburg karşısında beraberliği son dakikada kazandığı penaltı atışında Baroni’nin golüyle buldular.

paylaşmak için tklynz / click for to share

Gol sevinci “Gezi”ye selam mı tartışması

http://www.youtube.com/watch?v=428fkZsi1q0

Geceye damgasını vuran gelişmede Baroni’nin golünden sonra Fenerbahçeli futbolcuların gol sevinci sırasında yaşandı. Daha önceden tasarlandığı belli olan gol sevincinde futbolcular kameranın karşısına geçerek ellerini T şekline getirip avuçları ile yüzlerini kapattılar. Gol sevincinin hemen sonrasında ise sosyal medyada çok hızlı bir şekilde bu sevincin Gezi Parkı Direnişi’ne Fenerbahçeli futbolcuların selamı olarak lanse edildi. Taksim’in T harfi işareti ile, polisin orantısız şiddetinin de Gaz Maskesi hareketi ile simgelendiği haberi kısa zamanda yayıldı.

Ancak Radikal gazetesinin iddiasına göre bu gol sevincinin asıl niyeti “Gezi Parkı Direnişi” değildi. Radikal gazetesi futbolcuların bu hareketi Baroni’nin sağlık sorunu yaşayan arkadaşı Thiago (kolları ile T yapmak) ve beş yaşına giren oğlu Cristian JR. için(avuçları ile yüzlerini kapatmak) yaptığını iddia etti.

Maçtan Notlar

Maça etkili başlayan Salzburg takımı ilk dakikalardan itibaren orta sahada kaptıkları topları hızlı kullanarak pozisyonlar buldu.Fenerbahçe’nin orta sahada çok top kaybetmesi sonrası doğan pozisyonları başarılı kurtarışlara imza atan kaleci Volkan skoru dengede tutan isim oldu. Sarı lacivertli ekip soyunma odasına giderken ilk yarı boyunca rakip kaleye henüz şut atma başarısını gösterememişti.

İkinci yarıya hızlı başlayan ve kanatları etkili kullanan Avusturya temsilcisi 68. Dakikada Alan’ın güzel slalomu sonrası aşırtma bir vuruşla skoru 1-0 a getirdi. İkinci yarıda Alper ve Emre’nin yerine geçen yılki hucüm hattı oyuncuları Sow ce Baroni’yi oyuna alan Yanal, Fenerbahçe’nin oyunu karşı alana yıkmayı başardı.

Maçın son dakikalarında rakibine karşı baskı kuran Fenerbahçe uzatma dakikalarında kazandığı penaltı atışı gole çeviren Baroni takımının rövanş için avantajlı bir skor kazanmasını sağladı.

Fenerbahçe geçen sezon Avrupa mücadelesi sırasında 4 penaltı kazanıp 3’ünü gole çevirmeyi başarmıştı .Üstüste son 3 Avrupa mücadelesinde penaltı kazanan Fenerbahçe’de geçen yıl yarı final ilk maçında penaltıyı kaçıran isim Baroni’ydi.

(Yeşil Gazete)