Ana Sayfa Blog Sayfa 4009

Oy Ver! (veremedi)

Şehzade Mehmet sizleri oy vermeye çağırıyor.
Şehzade Mehmet sizleri oy vermeye çağırıyor.

Ömrümde gördüğüm en duygusal kamu spotu herhalde. Tüm meşhurlarımızı toplamışlar, oy ver diyorlar. Duygulanıyorum. Öyle oy ver diyorlar ki bir anlık bu ülkenin geleceği benim diyorum. Bir oy bile değerli. Demokrasinin tüm yükünü omuzlarımda hissediyorum. Bir oycuk. Bir tane oycuk deme, her şeyi değiştirir.

Değiştirir elbet! Değiştirir tabii! Yoksa niye devlet bir oycuk diye ünlüleri ağlatır? Niye muhalefet ajanslara tatava yapma #basgeç reklamları çalıştırır? Niye insanlar feryat figan oyları bölmeyin diye ağlar dururlar?

Küçücük, minicik, miniminicik, bir tanecik oy bile değerli.

Peki kocaman 400 binden fazla oy ne kadar değerli?

Türkiye’de yüzbinlerce engelli seçmen var. Yüzbinlerce diyoruz çünkü tam sayıyı bilemiyoruz, zira tüm mahremimizi kayıt altına alan bu devlet nasıl oluyorsa oluyor, engelli seçmenlerin kayıtlarını tutamıyor. Bun nedenle seçim öncesinde engelli vatandaşlar YSK internet sitesinde yayınlanan “YSK Engelli Seçmen Beyan Formu”nu doldurmak ve engelini beyan etmek zorunda. Ha bir de o formu muhtara teslim etmek zorunda.

Formu dolduran ortopedik engelli vatandaşlara en azından zemin katta bir sandıkta yer ayrılıyor. Görme engelli vatandaşlar ise yanlarında bir akraba, sandık görevlisi veya herhangi bir seçmenle birlikte oy kullanabiliyor.

Formun nasıl yeterince duyurulmadığının haberini şuradan okuyabilirsiniz.

Buram buram demokrasi kokusu size de geldi mi?

Kaç paradır Braille alfabesiyle pusula basmak? Kaç ayakkabı kutusu gerekli? Kaç para, kaç para kapalı oy kullanma hakkı kaç para?

Almanya’da 2002’den beri körler derneklerine üzerine Braille alfabeli parti adlarının yazıldığı pusula şablonları veriliyor. Dernekten bu taslakları alan kör vatandaşlar yanlarında getirdikleri şablonlarla seçim sandığına gidiyorlar, orada onlara verilen oy pusulasının üzerine bu şablonları yerleştirerek oylarını yardıma ihtiyaç duymadan kullanabiliyorlar. Tüm oy pusulalarının sağ üst köşesi şablonun doğru yerleştirilmesi için deliniyor, şablonla birlikte gerekli tüm açıklamalar CD ve yine Braille ile yazılmış kitapçıklarla vatandaşlara dağıtılıyor. [1]

Birleşmiş Milletler Engelli İnsanların Hakları Kongresi 2008’den beri engelli seçmenler için gizli oyun sağlanması gerektiğini söylüyor. Hollanda, Slovenya, Arnavutluk ve Hindistan seçmenlerin elektronik oy makinalarıyla oy vermesini sağlıyor. Azerbaycan, Gana, çoğu Asya ve Afrika ülkesinin de aralarında olduğu ülkeler ise Braille alfabeli oy pusulaları kullanıyorlar. Amerika, İngiltere ve İsviçre ise engellilere tam erişim sağlamış halde.[2]

Çok zor olmasa gerek?

Bir tanecik oycuk için bağıran çağıranlar 400 bin görme engellinin oyu için bir kerecik bile seslerini niye yükseltmiyorlar?

İktidara ve analı babalı tüm muhalefet partilerine soruyorum:

  1. Engelli vatandaşların engelsiz oy kullanma hakları için ne yapıyorsunuz?
  2. Sizlere oy vermesi için bile destek vermediğiniz engelli vatandaşlara yerel yönetimlerde söz hakkı vereceğinizi, temsiliyet vereceğinize nasıl inanalım?
  3. Engelsiz seçim pusulası, engelsiz sandık bile sunamıyorken engelsiz şehir sunacağınıza nasıl inanalım?

Referanslar


[1]http://www.bundeswahlleiter.de/en/bundestagswahlen/BTW_BUND_13/presse/015w13_Barrierefreies_Waehlen.html

[2] http://en.wikipedia.org/wiki/Secret_ballot

Yeşil mutfak denemeleri- Patatesli gelincik otu

İki haftadır tariflere zorunlu bir ara vermek zorunda kaldık. Gazete teknik bakımdaydı. Hal böyle olunca tarifler birikti, yeni yeni denemeler yapıldı, büyük değerlendirme kurulu (aka aile) kimilerini beğendi kimilerini beğenmedi. Bu dönemin meyvelerini önümüzdeki günlerde toplayacağız umuyorum.

Gelelim biriken tariflerden ilkine. Benim de çok uzun olmayan bir süre önce daldığım yenilebilir yeşil otların sade ama lezzetli dünyası sizlere kolay fakat bir o kadar lezzetli ve şifalı yemeklerin kapılarını açacak. Benim için geçen yıl Çamtepe’ deki gençlik kampında toprak kapta pişirdiğimiz şevketi bostan ile başlayan yolculuk bu kış ısırgan, gelincik ve kazayağı ile devam etti. Niyetim bilmediğim nicelerini yaklaşmakta olan Alaçatı Ot Festivalinde keşfetmek.

O zamana kadar elimizde bu var, afiyetle!

patatesli gelincik otuPatatesli gelincik otu 

Malzemeler:

1 bağ gelincik otu

2 küçük patates

1 soğan

2 diş sarımsak

Su, süt, zeytinyağı

Tuz, karabiber, kırmızı biber

 

 

Hazırlanışı: IMG_2539

Gelincik otunu iyice yıkayıp, elimizle ufaltıyoruz. Soğan ve sarımsakları küp küp doğrayıp yüksek ateşte soteliyoruz. Patatesleri de küp küp doğrayıp tavaya ekliyoruz. Yüksek ateşte soteledikten sonra göz kararı-derin bir tavada yaptım ben ve üzerini kaplayacak kadar koydum- su ve süt ekleyerek pişiyoruz. Bu pişme patatesler su ve sütü çekene kadar devam edecek. Klasik kavurma gibi sadece soğan sarımsak ile de yapmak mümkündü tabii ama hem biraz farklı bir tat istedim hem de yemeği aileye yetecek kadar çoğaltmam lazımdı, patatesler tam da bu noktada devreye girdi. Patatesler yeterince yumuşadığında gelincik otunu ve üstüne baharatları ekleyip 7-10 dakika kadar pişirip, bitiriyoruz.

İşte Mersin’de nükleere karşı olan partiler

Türkiye yerel seçimlerde İstanbul, Ankara ve İzmir’e odaklanırken, Mersin’de gündemi nükleer santral karşıtı kampanyalar belirliyor. Greenpeace Akdeniz ve Mersin Nükleer Karşıtı Platform‘un (NKP) çalışmaları neticesinde Mersin’de Belediye Başkan adayları Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santralle ilgili görüşlerini açıkladı.

mersin-nukleer

BDP, CHP ve DSP nükleere karşı 

Sivil toplum örgütlerinin adaylarla yaptığı toplantılardan çıkan sonuca göre BDP, CHP ve DSP Büyükşehir ve diğer ilçe adayları nükleere karşı. MHP Büyükşehir Belediye Başkanı adayı ise partisinin nükleere karşı olmadığını ancak kendisinin karşı olduğunu ifade etti. AKP adayları görüş bildirmedi. Nükleere karşı bir duruş sergileyenler, Mersin NKP’nin bildirisini imzaladı.

Mersin’de yerel seçim çalışması boyunca Greenpeace, “Mersin’in %72’si nükleer istemiyor, ya sen?”, Mersin NKP ise “Mersin’de nükleere oy yok” adıyla kampanyalar  yürütmüş, kamuoyunda nükleer enerjiye karşı olan tepkinin yerel sçeim öncesi daha da görünür olmasına çalışmıştı.

“Nükleere karşı duruş sergilemek siyasi değil vicdani”

Greenpeace Akdeniz Kampanyalar Yöneticisi Hilal Atıcı: ‘Türkiye’de nükleer santral yapımına karşı bir duruş sergilemek siyasi farklılıkların ötesinde bir vicdan meselesidir. Türkiye’ye nükleer enerji değil enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji vizyonu yakışıyor. Bunu bugünden görenler, hem Mersin’i kuşaklar boyu devam edecek radyoaktif kirlilikten koruyacak, hem de güneş, rüzgar ve verimlilik çalışmalarıyla istihdam yaratacaklar’ dedi.

Akkuyu’yu korumak için geç değil 

Greenpeace ve NKP’nin nükleere karşı siyasilerle olan görüşmelerinin yanı sıra Greenpeace’in Mersin’de santral projesini durdurmak için başlattığı imza kampanyası da devam ediyor. Şuradan ulaşılabilecek kampanyaya şimdide kadar 77bin 114 kişi katıldı.

(Yeşil Gazete)

200 yıllık koruya çılgın proje

Yerel seçim arifesinde Üsküdarlılar Validebağ Korusu’nun ahvalini hatırlatıyor. AKP’nin Üsküdar İlçe Belediye Başkanı adayı olarak gösterdiği Hilmi Türkmen‘in ‘çılgın proje’ olarak sunduğu ‘kent parkı’ projesine karşı çıkan mahalleliler, korunun 1. derece Sit alanı olma özelliğini kaybettirip imara açacak projeyle ilgili imza kampanyası başlattı.

wkwDNNIusZKvCKe-556x313-noPad

AKP’nin şu anki Belediye Başkanı Mustafa Kara gibi, yine AKP’nin aday gösterdiği Hilmi Türkmen’in de seçim vaatlerinden biri, geçmişi 200 yıl önceye dayanan Validebağ Korusu’na çocuk parkı, seyir terasları, göletler, açıkhava tiyatroları ve düğün salonları gibi yapıları içeren bir ‘kent parkı’ yapmak. Türkmen, ‘ projeyi kimsenin provoke etmesine izin vermeyeceklerini, burayı kendi çıkarları için kullanan belli bir marjinal grubun tüm engellemelerine karşın Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle geniş kapsamlı bir düzenleme yapacaklarını ve tüm halkın kullanımına sunulacağı” yönünde açıklamalarda bulunmuştu. 

Tartışmalar 2009 yılından beri devam ediyor 

Mülkiyeti Hazine’ye ait olan ve kullanımı Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) tahsis edilen 354 dönümlük Validebag Korusu için Üsküdar Belediyesi ile MEB, 2006 yılında bir protokol imzalanmış, protokolün amacı temizlik, bakım ve onarım olarak belirtilmişti. 

2009 yılında Üsküdar Belediyesi koruda koşu parkuru yapmaya başladı. Türkiye ve Avrupa Kros Şampiyonası da burada düzenlendi. Korudaproje yapılmasına karşı çıkan mahallelilerse bu organizasyonların koruya büyük zarar verdiği görüşünde.

Ekran Resmi 2014-03-28 18.33.30.png

Kuşlara, ağaçlara, orman canlılarına ne olacak?

Mahalleliler koruda yapılacak her türlü projeye neden karşı olduklarını şöyle açıklıyor:

“Validebağ Korusu İstanbul’da kalmış son yeşil alanlardan biridir,1.derecede doğal SİT alanıdır. Çivi bile çakılırken ilgili koruma kurulundan izin alınması gerekir,

-Koru zaten halka açık bir yerdir. Önemli olan Koru’nun korunarak gelecek kuşaklara bir bütün halinde devredilmesidir.

-Validebağ Korusu Dünyanın başlıca önemli kuş göç yollarından biri üzerindedir ve doğal yaşamın denge noktalarındandır. Koruda çoğunluğu göçmen olmak üzere 100’ün üzerinde kuş türü tespit edilmiştir. Onları her sene görmek istiyorsak, yaşam alanlarına müdahale edilmesini önlememiz gerekiyor.

-Yapılmak istenen bu yapılaşmalar, koruda yuva kuran, üreyen, beslenen, saklanan, sığınan, Koru’nun gerçek sahiplerini, yani böcekleri, memelileri, sürüngenleri ve kuşları yok edecektir. Son 15 yılda yapılan yapılaşmalar yüzünden artık leylekler korumuza gelmemektedir ve göç yollarını değiştirdiler.

-Koruda, anıt ağaçlar ve koruma altına alınması gereken bir çok türde ağaç bulunmaktadır.

-Koru içinde, koruma altına alınan Adile Sultan Kasrı,Abdülaziz Köşkü ve ek olarak Validebağ sanatoryumu,Mustafa Necati Bey Öğretmen Huzur evi , Çamlı Köşk ve Kuş evi mevcuttur.

– Böğürtlenliklerin, çalıların,sarmaşıkların kesilmemesi, kestirilmemesi gerekiyor. Kuşların evleri, sığınakları ve herşeyleri…İnsan hayatı için tehlike yaratmadıkça kurumuş ağaçlara da dokunmamalıyız. Erkek ağaçkakanlar üreme taklamalarını bu ağaçlardan yaparlar. Barındırdıkları kurtlar, kuşlara ve böceklere yem oluşturur. Çalılar: karatavuk, çıt kuşu, kızılgerdan için iyi birer sığınaklar. Meşelerden alakargalar besleniyor.”

Validebağ Korusu’nu korumak için başlatılan imza kampanyasına şuradan ulaşabilirsiniz.

(Yeşil Gazete)

Berkin’i 275 polisten hangisi vurdu?

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, Berkin Elvan’ı hangi polisin gaz tüfeğiyle vurduğunu araştıran Savcı Faruk Bildirici’ye olay tarihinde görevli olan 1065 çevik kuvvet polisinin adını verdi. Bu rakamdan, olay yerinde görevli olanların sayısı ise 275.

polbuyuk

Kask numaraları verilmedi 

Emniyet’in gönderdiği isimler arasında, olayla ilgisi bulunmayan Eğitim Büro Amirliği’nde görevli polislerin listesi de var.

Bianet‘in haberine göre, Emniyet, adını verdiği personelinin kask numaralarını da savcılığa belirmedi. Emniyet’in savcılığa gönderdiği yazıda, bu polislerden hangilerinin gaz tüfeği kullanma görevini yürüttüğü de belirsiz.

Avukat Evrim Deniz Karatana, bugün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar dilekçe vererek eksik bilgilerin tekrar Emniyet’e sorulmasını talep etti. Dilekçede, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nden olay günü olay saatinde, Elvan’ın vurulduğu Okmeydanı Mahmut Şevket Paşa Mahallesi Eren Sokak’ta görev yapan polislerin kask numaralarının verilmesi talebi yer aldı.

TİB yoluyla yer tespiti

Avukat Karatana, bugüne dek ifade veren 21 polis de dahil, şüpheli görülen tüm polislerin ve amirlerinin cep telefonlarının tespitini istedi. Bu şekilde, hangi polisin Elvan’ın vurulduğu 16 Haziran sabahı nerede olduğuna dair Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na yazı yazılarak yer tespiti yapılmasını talep etti.

İsim listesi bir kere daha talep edildi

Avukat Karatana, Berkin Elvan’ın vurulduğu 16 Haziran 2013’ten bu yana savcılığa verilmesini talep ettikleri isim listesinin, bir kez daha dosyaya konmasını istedi:

“Olay yerinde olay saatinde bulunma ihtimali olan çeşitli unvan ve teçhizattaki (başkomiser, komiser, komiser yardımcısı, polis memuru) kişilerden, gaz tüfeği (ZET) eğitimi almış olanların, eğitim almamışsa bile bu silah kullandırılanların ve bu silahın ateşlenmesi talimatını veren, silahlı personeli sevk ve idare eden birim amirlerinin tespit edilmesi gerekmektedir.”

(Yeşil Gazete)

‘Kadınları yok sayanlara oy yok’

Kadın Koalisyonu, bugün bir açıklama yaparak kadınları yok sayan ve toplumsal barışı tehdit edenlere oy vermeyeceklerini vurguladı. Peki kadınların gündelik hayatını belirlediği politikalara kadınlar eşit olarak katılabiliyor mu?

2108250426

‘Varlığımıza kast edenlerden demokratik yollarla hesap soracağız’

Kadın Koalisyonu, yerel seçim çalışmalarında siyasi partilerin ” yerel yönetimlerde cinsiyet eşitliğini hedefleyen hangi düzenlemelere yer verdiklerine, katılım hakkını hayata geçirecek neler getirdiklerine, kadınların katılımı için ve katılımlarının önündeki engelleri kaldıracak hangi düzenleme ve önerilerinin olduğuna, ayrımcılığa uğrayanların katılımına dair neler vadettiklerine  ve kampanyaların cinsiyetçi unsurlardan arındırıp arındırmadıklarına baktıklarını” belirterek şöyle dedi:

“Seçimler, büyük iktidar paylaşımlarının, ittifaklarının savaş meydanı haline getirilirken kadınlar, mülksüzler, iktidarın ayırdığı “ötekiler” de hayatın dışına atılıyor. Kadınları yok sayan, eşit bireyler değil, iktidarlarının hizmetkârları olarak gören, her türlü şiddetle varlıklarına kasteden, toplumsal barışı tehdit eden, tüm bunlara destek veren, sessiz kalan hiçbir siyasi partiye ve adaya oy vermeyeceğiz. Özgürlüğümüze, varlığımıza, hayatımıza kastedenlerden tüm demokratik araçlarla hesap soracağız.”

Yerel seçimde eşitlik mi dediniz?

Kadın Koalisyonu’nun verilerine göre, Yerel seçimlerde oy pusulasında  yer alacak belediye başkan adaylarının sadece yüzde 3,3’ü kadınlardan oluşuyor.HDP ve BDP’nin eşbaşkan sistemiyle  bu oran yüzde 6,8‘e çıkıyor. Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER) Başkanı Çiğdem Aydın da  AKP yüzde 1, CHP yüzde 4 , MHP ise yüzde 3 oranında kadın aday gösterdiğini açıklamıştı. HDP‘nin oy pusulasında ismi yer alacak 232 belediye başkanı adayından 50’si, yani yüzde 21,5’i kadın. Bu 50 kadın adaya ek olarak 119 kadın eşbaşkan adayı var. Kadın aday kotasına en çok yaklaşan parti olan HDP’nin İstanbul yerel seçimlerinde yarışa girdiği bir bölge ise özellikle dikkat çekiyor: Belediye Başkan adayının yanı sıra 11 meclis üyesi adayının da kadın olduğu Adalar ilçesi.

unnamed (1)

Adalar’da oran %100!

Adalar Belediye Başkan Adayı Kayuş Çalıkman Gavrilov ve meclis üyesi adaylarının katılımıyla HDP bugün Büyükada’da son seçim toplantısını yaptı. Yağmura inat epey şenlikli geçen toplantıda Yeşil Gazete ekibinden Savaş Çömlek‘in belirttiğine göre HDP seçim sonucunu beklemeden zaferini ilan etti, adaylar asıl başarının güleryüzlü ve barış dolu bir kampanya yürütmek olduğunu dile getirdiler. Belediye Başkanı adayı Çalıkman konuşmasında, Ermenice, Kürtce ve Rumca cumlelerle baris mesajı verdi.

 (Yeşil Gazete)

‘Ötekilerin Postası’ editörüne Gezi davası

Yurttaş haberciliği yapan ‘Ötekilerin Postası’ internet sitesi editörüne, Gezi eylemlerindeki paylaşımlarından dolayı savcılık tarafından dava açıldı.

395084_404000926339713_1573561790_n

Gezi Parkı protestoları sırasında yapıaln paylaşımlar nedeniyle @radikalaktivist adıyla paylaşımda bulunan editör hakkında savcılığın iradesiyle ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ ve ‘başbakana hakaret’ iddiası ile şikayetçi olundu.

Ötekilerin Postası editörü dün Savcı Orhan Uzun tarafından Küçükçekmece Adliyesi’ne çağrıldı ve ifadesi alındı. Editör, BirGün‘e yaptığı açıklamada savcının sosyal medya işleyişini bilmediğini aktararak şöyle dedi:

‘Paylaşımlarda hakaret yoktu’

“Dosya daha önce başka savcıların elindeymiş ama son dönemdeki atama dalgasıyla bu savcının eline gelmiş. Türkiye’deki yargı sisteminin durumu ortada. Biz paylaşımlarımızda Başbakan’a hakaretle suçlanıyoruz. Paylaşımlarında tek bir hakaret bulunmayan bir platform olsak da yargının şu anki hali nedeniyle bu soruşturmanın bir davayı dönüşeceğini düşünüyorum. Çünkü karşımızda sosyal medyayı yasaklayan, Gezi’ye dair her şeye dava açan bir irade var”.

Bolaç: Gezi’ye dair sosyal medya cadı avı başlayabilir

Radikal Aktivist’in avukatı Efkan Bolaç ise bu soruşturmanın buzdağının görünen kısmı olabileceğini vurguladı. Bolaç, “Bu soruşturma başka bir dosyadan ayrılarak Savcı Uzun’a gelmiş. Ana dosyanın içinde Gezi’ye dair kitlesel bir sosyal medya cadı avı olması ihtimali var” diye konuştu.

Pen yazarları: Umarız Türkiye’nin liderlerleri çeşitliliğin kıymetini anlarlar

Uluslararası Yazarlar Birliği PEN International, ‘twitter’ın ardından ‘Youtube’un da kapatılması üzerine pek çok yazar ve yadının imzasıyla bir açık mektup yayınlayarak, Türkiye’de ifade özgürlüğüne yapılan son saldırı olan yasağı eleştirdi, iki sitenin de erişime açılmasını talep etti.

Ekran Resmi 2014-03-28 12.01.06.png

Aralarında Türkiye’de Fethiye Çetin, Can Dündar, Bejan Matur, Orhan Pamuk, Elif Şafak gibi isimlerin yanı sıra Günter Grass, Salman Rushdie ve Elfriede Jelinek gibi dünyaca tanınan yazarların da bulunduğu 60 ismin imzaladığı mektup şöyle*:

“Biz aşağıda imzası bulunanlar; sözcüklere tutkuyla bağlı, sözcüklerle yaşayan, onlarla nefes alan, farklı bir çok ülkenin yazarları olarak; kendini ifade etme özgürlüğünün temel ve evrensel bir hak olduğuna dair olan inancımız doğrultusunda bir araya gelmiş bulunuyoruz. Günümüz Türkiye ’sinde ‘sözcüklerin özgürlüğüne’ karşı duyduğumuz kaygıyı dile getirmek ihtiyacı ile beyan ediyoruz ki;
İnsanlar ülkelerin sınırları içerisinde ve dışarısında, yazılı ve sözel olarak sözcükler sayesinde birbirleriyle iletişim kurarlar. Bu yüzdendir ki demokrasinin olduğu kadar, yaratıcılığın, empati ve hoşgörünün de temel ilkesi fikirlerin özgürce paylaşılmasıdır.

“İnternette kendini ifade etme özgürlüğü çeberi daralmakta”

Geçen seneki Taksim Gezi Parkı protestoları hakkında PEN’in hazırladığı son raporda da görüldüğü üzere; hakaret suçlarından, ana akım medya kuruluşlarının uyguladığı otosansüre, polisin gazetecilere uyguladığı orantısız güce kadar Turkiye kendini özgürce ifade etme konusunda büyük sorunlar yaşamaktadır ki bu da İnternetteki kendini ifade etme özgürlüğü çemberini iyice daraltmaktadır.

‘Çevirmenler, eidtörler, yazarlar hapis cezasıyla yargılandı’

Dünya basın özgürlüğü endeksinde, Türkiye toplam 180 ülke içerisinde 154’üncü sırada gelmektedir. Günümüze kadar çevirmenler, editörler, yayımcılar, şairler ve yazarlar suçlu olarak yargılanmakla yüz yüze geldiler, hatta meşru bir şekilde kendilerini ifade etmelerine rağmen; Terörle Mücadele Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve Türk Ceza Kanununun maddelerinden olan: Hakaret (125. Madde), Dini Değerlere Hakaret (216. Madde), Müstehcenlik (226. Madde), Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin Kurum ve Organlarını Asağılama (301. Madde), Halkı Askerlikten Soğutmak (318. Madde) gibi maddeleri uyarınca hapis cezası ile karşılaştılar.

‘İnternet demokrasiyi destekleyen bir iletişim ağıdır’

Geriletici bir hamle olan, yeni internet yasasısının yürürlülüğe girmesiyle Twitter ve YouTube’ın tamamiyle kapatılması, iletişim özgürlüğüne karşı yapılan kabul edilemez bir saldırıdır. Türkiye’nin, 36 milyondan fazla kullanıcı ile Avrupa’nın en genç internet kullanıcı kitlesini oluşturuyor olması gurur vericidir. Bu da Türkiye’yi, İslam dünyasında, küresel olarak interneti en çok kullanan ülkelerden biri haline getirmektedir. Farklı kitleleri birbirine bağlayarak, düşüncelerini ifade etme özgürlüğü sağlayan internet, demokrasiyi destekleyen ve güçlendiren faydalı bir iletişim ağıdır.Twitter ve YouTube, sınıf, din, etnik köken, politik görüş gözetmeksizin her kullanıcıya tek tek sesini duyurma olanağı veren ifade araçlarıdır. Twitter’ın Türkiye’de 12 milyon kullanıcısı bulunmaktadır ki bu da Türkiye’deki sivil toplumun canlılığının bir kanıtıdır. Türkiye ifade özgürlüğünü meşrulaştırarak savunan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesince ve Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesince taraf devlet statüsündedir.

Ankara İdare Mahkemesinin Twitter’a erişim engelini durdurma kararını memnuniyetle karşılayıp telekomünikasyon otoritesinden Twitter’a erişimin bir an önce sağlanmasını talep ediyoruz.

‘Türkiye uluslararası toplumun bir parçasıdır’

Aşağıda imza sahibi olanlar arasında, Türkiye’den olduğu kadar dünyanın ceşitli yerlerinden de yazarlar bulunmaktadır. Aynı dünyayı paylaşan, insanlığın bir parçası olarak, bir diğerinin problemini önemsiyor ve biliyoruz ki hepimiz birbirimize bağlıyız.
Türkiye batının demokratik değerlerini laiklik ve İslam kültürü ile bir araya getiren bir ülkedir. Etrafı düşmanlarla sarılı değildir. İzole olmuş veya içe dönük bir ülke değildir. Uluslararası toplumun bir parçasıdır. Türkiye’nin liderlerinden rıcamız şudur ki demokrasinin temel taşlarından biri olan ifade özgürlüğü konusunda geri adım atmamak, tersine yükümlülüklerini tanıyarak, uluslararası anlaşmalar ışığında Twitter ve YouTube’ın acilen erişime yeniden açılmasıdır. Umarız ki, onlar, eğer bir gün olur da coğulculuğun, çeşitliliğin ve sözcüklerin özgürce kurulduğu bir dünyanın kıymetini anlarlar ve işte o zaman bu güzel ülkenin daha da güçlü ve mutlu olacağının farkına varırlar.

* Ara başlıklar Yeşil Gazete’ye aittir.

(Yeşil Gazete)

28 Mart 2014

Kongolu 250’den fazla mülteci hayatını kaybetti

Uganda’nın Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırında Albert Gölü’nde Kongolu mültecileri taşıyan teknenin alabora olması sonucu 250’den fazla mülteci hayatını kaybetti.

Filipinler’de barış anlaşması imzalandı

Hükümet ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında, 45 yıllık çatışmayı sona erdirecek nihai barış antlaşması imzalandı.

Kaybolan uçakla ilgili olabilecek cisimler tespit edildi

Kayıp olan Malezya uçağını bulma çabalarıyla ilgili olarak Tayland’dan önemli bir haber geldi. Tayland’a ait bir uydu, arama çalışmalarının yoğunlaştığı Avustralya’nın güneybatısındaki bölge yakınlarında 300 cisim tespit etti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kırım referandumunu geçersiz olarak kabul etti

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Kırım’da yapılan ve Rusya’ya bağlanma kararı çıkan referandumun geçersiz olduğunu içeren tasarıyı oy çokluğuyla kabul etti.

Timoşenko devlet başkanlığı seçimlerinde aday olacak

Ukrayna eski Başbakanı Yulia Timoşenko, Mayıs ayında yapılacak devlet başkanlığı seçiminde aday olacağını açıkladı.

Sisi cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağını resmen açıkladı

Mısır’da askeri darbenin mimarı Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Sisi, ordudaki görevinden istifa ederek nisan ayında yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacağını açıkladı.

(Yeşil Gazete)

 

İklim değişikliğine karşı ışık 1 saat kapalı

Yarın ‘Dünya Saati’ günü. 154 ülkeden 7 bine yakın şehirde bir saatliğine ışıklar kapatılacak.

WWF Türkiye'nin dünya saati afişi
WWF Türkiye’nin dünya saati afişi

Dünya Saati‘ projesi, 2007 yılında WWF‘in Avustralya’da iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak için bulduğu projelerden biri. İlk olarak Sydney’de kutlanmış olan ‘Dünya Saati Günü’ne katılmak için tek yapmanız gereken yarın yerel saatle 20.30-21.30 arasında ışıklarınızı kapatmak.

Bir saatlik tasarruf şehrin elektriğini %13’e kadar azaltabilir 

WWF’nin bu küresele kampanyanın sonuçlarıyla ilgili veriler bir saatin bile elektrik tasarrufu ve karbon salınımını azaltmak için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor: Geçtiğimzi senelerde yapılan dünya saati eyleminde Kanada’nın Ontario şehrinde yaklaşık 900 megavat az elektrik kullanıldı; İrlanda’da ise bir saatlik etkinlik gece kullanılan elektriği yüzde 1,5 oranında azalttı. Dubai’de şehir ışıklarının da kapatılmasıyla yüzde 100 megavatlık tasarruf sağlandı. Yeni Zelanda’daki Christchurch gibi bazı ülkelerde ise yüzde 13 elektrik tasarrufuna ulaşıldı.

Dünya saati eylemiyle ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Türkiye’de yapmayı planladığını etkinlikleri de bu siteye yüklemek mümkün. Dünyadaki etkinlikleri eş zamanlı öğrenmek içinse twitter adresleri #EarthHourPledge ve #IhearttheReef kullanılabilir. 

(Yeşil Gazete)