Ana Sayfa Blog Sayfa 1715

Joe Biden koronavirüs yardım paketini açıkladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) seçilmiş Başkanı Joe Biden, koronavirüs salgınında kötüleşen ülke ekonomisini canlandırmak için 1,9 trilyonluk bir yardım paketi açıkladı.

Paketin Kongre’de onaylanması halinde koronavirüsle mücadeleye 415 milyar dolarlık kaynak aktarılması öngörülürken, küçük işletmelere 440 milyar dolarlık destek sağlanması planlanıyor.

Ailelere ise toplam 1 trilyon dolar yardım dağıtılması ve tüm Amerikalılara da 1.400 dolar verilmesi hedefleniyor.

Ayrıca, ek işsizlik sigortasının da şu anki haftalık 300 dolar seviyesinden 400 dolara çıkartılacağı da yapılan planlar arasında.

Biden, seçim kampanyasında salgını sona erdireceği vaadinde bulunmuştu.

‘Harekete geçmemiz gerekiyor’

Biden ekonomi teşvik paketini açıklarken harekete geçilmesi gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:

Ülkemizin sağlığı tehlikede. Hemen şimdi harekete geçmemiz gerekiyor. Önümüze engeller çıkacak. Ama kaydettiğimiz ilerlemeler ve karşılaştığımız zorluklar konusunda size her zaman dürüst olacağız.”

100 günde 100 milyon aşı planı

Biden, başkan olduğu ilk 100 günde 100 milyon Amerikalının koronavirüs aşısı olması için hazırladığı aşı planını da cuma günü açıklayacağını söyledi.

Joe Biden, bu harcamaları şimdi yapmanın ekonominin uzun dönemli göreceği zararı önleyeceğini de vurguladı.

Fotoğraf: AA

Pakette neler var?

Ekonomi planında küçük işletmelere destek, ilk müdahale görevlilerinin, toplu taşıma çalışanlarının ve diğer zaruri işlerde çalışanların işlerinin korunmasını sağlamak var.

Biden, bu paketle koronavirüsü kontrol altına almayı, okulların güvenli bir şekilde açılmasını, ülke genelinde toplu aşılama alanlarının oluşturulmasını, test sayısı ve temas takibinin artırılmasını, ücretli hastalık izni verilmesini, sağlık alanında eşitsizliklerin giderilmesini amaçlıyor.

Joe Biden, konut ve gıda desteği, güvenli çocuk bakımına erişim, erişilebilir sağlık sigortası sağlanacağını, asgari ücretin arttırılacağını, işsizlik sigortasının genişletileceğini, çocuklu ailelere ve çocuksuz işçilere bu yıl için acil durum desteği sağlamayı da planlıyor.

Ülkede resmi rakamlara göre 385 bin kişi koronavirüs salgını sebebiyle hayatını kaybetti.

İBB Meclisi’nden 142 Halk Ekmek büfesine gecikmeli ve şartlı onay

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 142 yeni Halk Ekmek büfesi kurulmasına onay verdi. Daha önce AKP ve MHP’li üyelerin oylarıyla reddedilen büfesinin kurulması önergesi bu defa bazı şartlar getirilerek kabul edildi.

Yenikapı Avrasya Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Meclis 1. Başkanvekili Zeynel Abidin Okul‘un başkanlık yaptığı oturumda CHP’nin 142 Halk Ekmek büfesi için talep ettiği yer tahsisi görüşüldü.

Gündem maddesi görüşülürken Meclis’te söz alan Hukuk Komisyonu Başkanı AKP’li Muhammet Kaynar, ikinci dereceye kadar şehit yakınlarına, gazilere, yüzde 40 üzeri raporu olan engellilere verilmesi ve devir yasağı konulması şartıyla büfelere izin vereceklerini belirtti.

Kaynar, ayrıca büfelerde İstanbul Halk Ekmek A.Ş, Hamidiye A.Ş ve Belbim A.Ş tarafından üretilen ürünler dışında ürün satışı yapılmaması ve Halk Ekmek’in İstanbul halkı için daha ulaşılabilir olmasının sağlanması amacıyla talep eden tüm bakkallara Halk Ekmek satış yetkisi verilmesini talep ettiklerini bildirdi.

Büfeler şehit yakınları, gaziler, engelliler ile dul ve yetimlere..

CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı ise isteyen bakkallara ekmek satışı yapıldığını söyledi. Balyalı, “AKP grubu, bakkallara da halk ekmek verilsin diye teklif getiriyor da zaten şu anda isteyen bakkallara ekmek veriliyor. Bunu bildikleri halde buradan politika yapmak istiyorlar” dedi.

Yapılan oylamada 142 yeni Halk Ekmek büfesi kurulması oy birliğiyle kabul edildi ve büfelerin işletme hakkı yalnızca üçüncü dereceye kadar şehit yakınları, gaziler, yüzde 40 ve üzeri engelli raporu olanlar ile dul ve yetimlere tanındı.

Ne olmuştu?

Yeni Halk Ekmek büfeleri kurulması talebi, 14 Mart 2020’de AKP ve MHP’nin oyları ile ikinci kez reddedilmişti. AKP Grup Başkanvekili Tevfik Göksu, 11 Ocak 2021’deki konuşmasında “Çıksın desin ki Meclis’e, yeni halk ekmek büfeleri açmak için teklif geldi ve siz bunu reddettiniz, ispatlayın” demiş, CHP milletvekili Tuncay Özkan da toplantının görüntülerini paylaşmıştı. 

İBB, ret kararı üzerine 8 Ocak’ta mobil büfeler açmıştı. 

 

Yeşil Siyaset Dergisi 18 Ocak’ta yayın hayatına başlıyor

Türkiye’de uzun bir geçmişi olan yeşil hareketin içinden gelen bir grup insanın yaşadığımız olumsuz pandemi koşullarında eylül ayından bu yana süren çabaları ile Yeşil Siyaset Dergisi dijital platformda yayına başlıyor.

Dergi, Türkiye’de Yeşil Hareketin gelişmesinde ihtiyaç duyduğu sağlam bir düşünsel zeminin oluşmasına katkı sunmak amacı ile yola çıkıyor.

Umut veren siyasetin gelişmesine katkı

Günümüzde bütün dünyanın başta iklim krizi olmak üzere yaşamakta olduğu diğer sosyal ve ekonomik sorunlar karşısında mevcut siyasal akımların yetersiz kaldığı bir ortamda Yeşil Siyasetin sunduğu çözüm önerilerini, uygulamalı örneklerini, başarılarını ve koşullarını tartışacak.

Bugünün politikalarının dünyanın geleceği açısından iklim krizinin çözümü çerçevesinde günlük hayatımızın sorunlarına nasıl yaklaşabileceğini tartışarak ülkemizde de umut veren bir siyasetin gelişmesine katkı sağlamaya çalışacak.

İlk sayıda kimler var?

Bu perspektifle ilk sayısında Yeşil Partilerin Avrupa başta olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde elde ettikleri başarıları, yeşil çözüm önerilerinin her gün daha çok benimsenerek hükümet programlarına girmesi gibi gelişmeler, yükselen Yeşil Dalga üzerinden bir bakışla ele alınıyor.

İlk sayıda Ahmet Atıl Aşıcı, Orhan Esen, Berkay Erkan ve Sema Alpan Atamer’in bu çerçevedeki yazıları yanında çeşitli çeviriler de yer alıyor. Türkiye’de yeniden kurulan Yeşil Parti eş sözcülerinden Koray Doğan Urbarlı ile yapılan röportajın yanında Lyon uluslararası ilişkiler, işbirliği ve dayanışmadan sorumlu belediye başkan yardımcısı Sonia Zdorovtzoff ile yapılan geniş bir röportaja da yer veriliyor.

Yeşil Siyaset Dergisi’ni önümüzdeki pazartesi gününden itibaren yesilsiyaset.org adresinden okuyabilir, sosyal medyada takip edebilirsiniz.

Arjantin’de kürtajı suç olmaktan çıkaran yasa Devlet Başkanı tarafından imzalandı

Arjantin Devlet Başkanı Alberto Fernandez, ülkede kürtaj yasağını kaldıran yasayı imzaladı.

Kadınların hamileliklerinin 14. haftasına kadar herhangi bir kısıtlama olmadan kürtaj olabilmelerini sağlayan yasa tasarısı 30 Aralık tarihinde Senatoda da onaylanmıştı.

AA‘nın aktardığına göre, yasa kadınlara hamileliği 14. haftaya kadar isteğe bağlı sonlandırması ve gerekli tedavinin ücretsiz sağlanmasını da kapsıyor.

Hamileliğin tecavüz sonucu olması ya da annenin hayati risk taşıması durumunda da 14. haftadan sonra da kürtaj uygulanabiliyor.

Doktorların vicdani red hakkı var

Yasada doktorların vicdani red hakkı bulunurken, bir kişinin kürtaj olmak için başvurduğu sağlık merkezinde bütün doktorların uygulamayı reddetmesi durumunda kişiye kürtaj yapacak uygun bir hastanenin bulunması da yasa kapsamında.

Kürtaj için başvuru yaşı 16. Ancak, 13-16 yaş aralığındaki kişiler bir kişinin eşliğinde, 13 yaşından küçük kişiler de anne babası veya bakım vereni tarafından yetkilendirilmesi durumunda kürtaj olabiliyor.

‘Ataerkilliğe son veriyor olmaktan çok mutluyum’

Fernandez, yasayı toplumun daha eşitlikçi olması yönünde yeni bir adım olarak değerlendirdi. Ayrıca, Alberto Fernandez “Ataerkilliğe son veriyor olmaktan çok mutluyum” dedi.

Kürtajın yasal hale gelmesi Fernandez’in seçim vaatleri arasında yer alıyordu.

Greta Thunberg’in illüstrasyonları İsveç posta pullarında yerini aldı

İklim aktivisti Greta Thunberg’in resimleri “İsveç’in eşsiz doğasını gelecek nesiller için koruma” çalışmaları nedeniyle yeni İsveç posta pulu serisi üzerinde yer aldı.

3 Ocak’ta 18 yaşına giren Thunberg, sanatçı ve illüstratör Henning Trollbäck‘ın Valuable Nature adlı setinin bir parçası olarak, kayalık bir uçurumun tepesinde sarı yağmurluğuyla dururken resmedildi.

İsveç’in doğa harikaları yer alıyor

The Guardian’ın haberine göre ulusal posta hizmeti PostNord, perşembe gününden itibaren piyasaya sürülecek olan serinin, İsveç hükümeti tarafından yakın zamanda hazırlanan 16 çevresel kalite hedefinden bazılarını sunduğunu söyledi.

Mektuplar için tasarlanan serinin diğer pullarında yüksek dağları, ormanları, tarım arazilerini ve benzersiz biyolojik çeşitlilik içeren bataklık yer alıyor. Ayrıca nesli tükenmekte olan yeşil benekli kurbağanın bir resmi de yine bu seri içerisinde.

‘Üzerimize düşeni yapmalıyız’

PostNord’dan Kristina Olofsdotter, “Önemli nitelikteki birkaç örnek arasında Greta’nın pullarımızda simgelenmesinden memnuniyet duyuyoruz. Bu doğal yerler çok önemli ve onları korumak için hepimizin üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İsveç’teki önceki pul serilerinde, Pippi Longstocking‘i yaratan çocuk yazarı Astrid Lindgren, futbolcu Zlatan Ibrahimović ve son dönemde ünlü olan DJ ve yapımcı Avicii yer almıştı.

 

İngiltere’de mutasyonlu koronavirüs etkisi: Ölüm sayıları rekor seviyede

İngiltere‘de yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle son 24 saatte 1248 kişi hayatını kaybetti. Bir önceki gün ise 1564 kişinin daha yaşamını yitirmiş ve kaydedilen en yüksek günlük ölüm sayısına ulaşılmıştı.

İngiltere Halk Sağlığı Kurumu‘nun yayımladığı verilere göre, son 24 saatteki 48 bin 682 yeni vaka tespit edildi, toplam vaka sayısı 3 milyon 260 bin 258’e yükseldi.

Can kaybı 85 bin 15’e çıktı

Son 24 saatte 1248 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle can kaybı sayısı 86 bin 15’e çıktı. Bir günde 628 bin 556 test yapılırken, test sayısı mükerrerler dahil 59 milyon 538 bin 320 oldu.

AA’nın aktardığına göre ülkede Covid-19 nedeniyle 36 bin 797 kişinin hastanelerde tedavisi sürüyor, bunlardan 3 bin 626’sı yoğun bakımda bulunuyor. İngiltere’de Covid-19 aşısının ilk dozunu yaptıranların sayısı 2 milyon 918 bin 252’ye ulaşırken, bunlardan 437 bin 977’sine aşının ikinci dozu yapıldı.

Fotoğraf: AA

‘Londra’ya yeterli miktarda aşı sağlanmıyor’

Öte yandan, Londra Belediye Başkanı Sadık Khan, Londralılara ülke geneline dağıtılan aşıların yalnızca 10’da birinin sağlandığını aktardı.

Khan, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, bu durumdan endişe duyduğunu, kentteki vaka sayılarını, yoğunluğunu ve ihtiyaç durumunu yansıtan aşı miktarını almak için hükümetle görüşeceğini belirtti.

Hastaneler ve yoğun bakım servisleri baskı altında

Birleşik Krallık’ta Covid-19’un daha hızlı yayılan bir mutasyonunun ortaya çıkmasının ardından vakalar ve can kayıplarında ciddi artışlar görülmeye başlanmıştı.

Bunun üzerine ülke, 5 Ocak’tan itibaren yeniden karantinaya girmiş, Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson halktan sokağa çıkmamalarını istemişti.

Johnson, Covid-19 salgını nedeniyle hastanelerin her zamankinden daha fazla baskı altında olduğunu bildirmişti.

TTB’den koronavirüs aşısıyla ilgili açıklama: Sağlık çalışanları aşıyı tanımıyor

Türk Tabipleri Birliği, (TTB) Türkiye’de başlanan koronavirüs aşılama çalışmalarıyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada ülkedeki aşı sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiği, sağlık emek meslek örgütleriyle ve uzmanlık dernekleriyle ortak çalışmanın yapılması gerektiği vurgulandı.

TTB açıklamasında aşıların etkililik ve güvenirlik verilerinin özellikle Faz 3 verilerinin bağımsız bilim kurulları tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirttiklerini hatırlattı. Türkiye’de yapılmaya başlanan koronavirüs aşısının hangi bilimsel kurul ve hangi verilerle değerlendirilerek Acil Kullanım Onayı (AKO) aldığının belirsizliğini koruduğuna da tekrar dikkat çekti.

‘Sağlık çalışanları aşıyı tanımıyor’

Açıklamada koronavirüs aşısıyla ilgili toplumda ve sağlık çalışanlarındaki tereddütlerin başlıca nedenleri de şöyle sıralandı:

Aşılara toplum katılımının ve kabullenmesinin en önemli gerekliliği de hekim-hasta ilişkisinin başlangıcı olan güvendir. Aşı ile ilgili toplumda ve sağlık çalışanlarındaki tereddütlerin başlıca nedenleri: Sağlık çalışanlarının aşıyı tanımıyor olması, çok kişinin kısa zamanda aşılanması baskısı yaşamaları; yeni aşıların yan etkileri hakkında yeterince bilgi sahibi olunmaması ve aşılama sonrası istenmeyen etkiler konusunda kaygıların körüklenmesi; bilim dışı görüşlerin toplumda etkili olması şeklinde sıralanabilir. Bu tereddütleri ortadan kaldırma görevi Sağlık Bakanlığı’ndadır.

Toplumsal bağışıklık için yeterli dozda aşı yok

Türkiye’de uygulanacak aşının toplum bağışıklığını sağlaması için altı ay içerisinde yaklaşık 120 milyon doz uygulanması gerektiği, ancak gelen ve geleceği söylenen dozların bunu karşılamayacağının da altı çizildi:

Toplum bağışıklığının sağlanabilmesi için %80 etkili olan bir aşıda toplumun %75-90’ının aşılanması gerekmektedir (Ro 2,5-3,5)[6]. Daha düşük düzeyde etkili aşılar için ise tüm toplumun aşılanmasının gerektiği ifade edilmektedir. Bu değerlendirme ışığında Türkiye’de uygulanacağı söylenen aşının toplum bağışıklığı sağlaması için 6 ay içerisinde yaklaşık 120 milyon doz uygulanması gerekmektedir. Ancak aşılama programı tüm ayrıntılarıyla açıklanmadığı gibi geldiği ve geleceği belirtilen aşı dozlarının bu sayıya yaklaşması dahi mümkün görünmemektedir. Sağlık Bakanlığı’nın gerçekçi ve toplum bağışıklığını sağlayacak bir aşı programını kamuoyuyla paylaşmasının güven ilişkisinin bir parçası olduğu açıktır.”

‘Tüm veriler açıklıkla paylaşılmalı’

TTB, koronavirüs geçirmiş kişilerin 3-6 ay boyunca aşılanmaması gündemdeyken alınan ani bir kararla aşılanmalarının söz konusu olduğunu, bu karar değişikliğinin hangi bilimsel verilere göre yapıldığının açıklanmasını da istedi:

Güvenli bir toplum bağışıklığı sağlamak ve aşı tereddüdünü ortadan kaldırmak için TTB Aşı Tutum Belgesi’nde de belirtilen tüm aşamaların açıklıkla paylaşılması ve yeterli yaygın aşılama için gerekli adımların atılması gerektiğini hatırlatıyoruz. Tüm dünyada kullanılan diğer aşılarla ilgili olarak da acilen gerekli görüşmelerin ve tedariğin yapılmasının zorunlu olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”

TTB’nin soruları

Ayrıca, yapılan açıklamada cevaplanması istemiyle şu sorular da yöneltildi:

  1. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) bünyesinde hangi verilere göre AKO uygun görülmüştür?
  2. Çeşitli aşıların farklı yaş ve risk gruplarına yukarıda özetlenen birbirlerine göre farklı avantaj ve dezavantajları olduğu dikkate alındığında Türkiye’deki aşı çeşitliliği artırılacak mıdır?
  3. Aşı temininin sürekliliği sağlanabilecek midir?
  4. Satın alınan aşıların birim doz maliyeti kaç TL olmuştur? 3 milyon doz aşıya kaç TL ödenmiştir?

Partilerin üye sayısı açıklandı: AKP üye sayısı 11 milyonu geçti

Siyasi partilerin sicilini tutan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12 Ocak tarihi itibariyle siyasi parti ve üye sayılarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her yıl 1 milyon olmak üzere 2023 yılı için 15 milyon üye hedefiyle başlattığı kampanya sürecinde, üye sayısını en çok arttıran parti AKP oldu.

Güncel üye sayısı 11 milyon 157 bin 566

Yargıtay’ın 11 Kasım 2020’de açıkladığı 11 milyon 49 bin 956 üye sayısını geride kalan iki ayda 107 bin 700 arttıran AKP’nin, güncel üye sayısı 11 milyon 157 bin 566 oldu.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre açıklanan son sayılarla birlikte, Şubat 2020’de 10 milyon 195 bin 904 üyesi olan AKP geride kalan 11 ayda bu rakamı 961 bin 752 arttırdığı ortaya çıktı.

2018 yılı milletvekili seçimlerinde AKP 21 milyon 335 bin oy almıştı. Bu sonuç dikkate alındığında AKP’ye oy vermiş her iki seçmenden birinin parti üyesi olduğu görüldü.

MHP’nin üye sayısı azaldı

Siyasi parti üye sayılarında Cumhur İttifakı ortağı MHP’de ise AKP’nin aksine azalma yaşandı.

11 Kasım 2020’de 492 bin 994 üyesi olan MHP’nin, geride kalan iki ayda üye sayısı 2 bin 886 azalmayla 490 bin 131 olarak kayıtlara geçti.

CHP’de düşüş HDP ve İYİ Parti’de artış

Ana muhalefet partisi CHP’nin de üye sayılarında geride kalan iki ayda azalma meydana geldi. Kasım 2020’de 1 milyon 252 bin 905 üyesi bulunan CHP’de bu rakam 2 bin 270 azalmayla toplam 1 milyon 250 bin 635’te kaldı.
2020 yılında 400 bin üye hedefi koyan İYİ Parti ise henüz bu rakama ulaşamadı.

11 Kasım 2020’de 316 bin 319 üyesi olan parti iki ay içerisinde üye sayısını 14 bin 131 arttırdı ve toplam 330 bin 450’ye çıkardı.

Cumhur İttifakı ortağı MHP liderinin kapanmasını talep ederek hedef aldığı HDP ise geride kalan iki ayda üye sayısını arttırdı. 11 Kasım 2020’de 40 bin 509 üyesi bulunan HDP, 530 yeni üyeyle toplam 41 bin 39’a ulaştı.

Gelecek ve Deva yükseliyor

AKP’den istifa eden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi ve yine AKP’den ayrılan Ali Babacan’ın kurduğu Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) geçtiğimiz yıl sonunda 1’inci Olağan Kongrelerini tamamladı.

Örgütlenme çalışmalarına devam eden iki parti de geride kalan iki aylık süreçte üye sayısını arttırdı. 11 Kasım 2020’de 14 bin 986 üyesi bulunan Gelecek Partisi, üye sayısını 3 bin 295 arttırarak toplam 18 bin 281’e ulaştı. İki ay önce 9 bin 531 üyesi bulunan DEVA Partisi üye sayısını 6 bin 331 arttırarak toplam 15 bin 862’ye çıkardı.

Refah Partisi 100 bin barajını geçti

Eski başbakanlardan Necmettin Erbakan‘ın oğlu Fatih Erbakan öncülüğünde kurulan Yeniden Refah Partisi’nin üye sayısı da açıklanan son sayılarla birlikte 100 bini geçti.

Kasım 2018’de kurulan partinin Şubat 2020’deki üye sayısı 57 bin 175 iken, Ocak 2021 itibariyle 102 bin 841 oldu.

27 yeni siyasi parti

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre 2018 yılında 2, 2019 yılında ise 3 yeni siyasi parti kuruldu. Türkiye siyasetine 2020 yılında ise 27 yeni siyasi parti katıldı. Toplam siyasi parti sayısı 107’ye yükseldi.

Ali Babacan liderliğinde kurulan DEVA’nın yanı sıra yeni kurulan siyasi partilerden Güç Birliği Partisi’nin 2 bin 23, Yenilik Partisi’nin 420, Anadolu Birliği Partisi’nin 127, Merkez Ana Partisi’nin 93, Cumhuriyet ve İstiklal Partisi’nin 85, Yeniden Birlik Partisi’nin 41, Barış ve Eşitlik Partisi’nin 23, Aydınlık Geleceğin Partisi’nin ise 30 üyesi bulunduğu bilgisi Yargıtay tarafından açıklandı.

2020 yılında kurulan ve henüz üyesi bulunmayan 18 siyasi parti ise şu şekilde sıralandı: Toplumsal Özgürlük Partisi, Umut Partisi, Yeni Yol Partisi, Değişim ve Demokrasi Partisi, Güzel Parti, Cesur Düşünce Partisi, Kuvayi Milliye Partisi, Doğru Parti, Bizim Parti, Milli Parti, Devlet Partisi, Milliyetçi Cumhuriyet Partisi, Devrim Hareketi, Uyanış Partisi, Türkiye Değişim Partisi, Vatan ve Hürriyet Partisi, Türkiye’m Partisi, Türkiye Yaşam Partisi.

Beş yıllık zulüm: KHK’liler Türkiye’nin en büyük insan hakları sorunu haline geldi

Video-Haber:Ufuk Çeri

15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası ilan edilen Olağanüstü Hâl’le birlikte (OHAL) Türkiye’nin gündemine Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) girdi. Darbe girişiminin ardından KHK ile 125 bin 678’i ihraç, 3 bin 213’ü rütbe alma, 270’i yurtdışı öğrencilikle ilişiği kesme, 2 bin 761 kurum ve kuruluş kapatma olmak üzere toplam 131 bin 922 tedbir işlemi gerçekleştirildi.

Kamudan ihraç edilenlerin başvurularını inceleyen OHAL Komisyonu’na 126 bin 300 başvuru yapıldı. Komisyon, bu başvuruların 112 bin 310’unu karara bağladı. 14 bin 320 başvurunun incelemesi ise devam ediyor. Komisyon, böylece üç yılda başvuruların yaklaşık yüzde 89’unu sonuçlandırmış oldu. Sonuçlanan başvurulardan 99 bin 140’ı reddedildi. 13 bin 170 başvuruda ise “kabul” kararı verilerek, başvurucuların kamu görevine iadesine sağladı.

55 bin öğretmen mesleğini yapamıyor

Darbe teşebbüsü sonrası Millî Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan yaklaşık 35 bin öğretmen KHK’ler ile mesleğinden atıldı. Özel eğitim kurumlarında çalışan 20 bin öğretmenin de lisansı iptal edildi.  55 bin öğretmenin kamuda ve özel sektörde öğretmen olarak çalışması yasaklandı.

İstanbul’da bir devlet okulunda 11 yıldır sosyal bilgiler öğretmenliği yapan Yurdagül Şahin Şimşek de 7 Şubat 2017’de yayınlanan 686 sayılı KHK ile mesleğinden ihraç edildi.

Dosyası OHAL İnceleme Komisyonu’nda olduğu için neden ihraç edildiğini hala öğrenemeyen Şimşek, “İhraç edildiğimde yedi aylık hamileydim, Kızım şimdi dört yaşında. 4,5 yıldır suçumun ne olduğunu söylemeyen bir siyasi iktidar ile karşı karşıyayız. Yargısız infaz ile işlerimizden atıldık. 4,5 yıldır sistematik işkence altındayız. Çalışma hakkımızı, anayasal haklarımızı ve insan haklarımızı kullanamıyoruz” dedi.

Yeşil Gazete‘ye konuşan Kendisi de bir KHK’lı olan HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Şu anda KHK’lılar Türkiye’nin en büyük insan hakları sorunu haline gelmiştir” dedi. 

6 bin 81 akademisyen ihraç edildi

15 Temmuz sonrasında, “Barış Bildirisi”ni imzalayan 406 akademisyen dahil toplam 6 bin 81 akademisyen, mahkemede doğrulanmayan suçlamalara dayanılarak olağanüstü hal kararnameleri ile ihraç edildi.

14 Temmuz 2017 yılında yayınlanan 692 sayılı KHK ile ihraç edilen akademisyen Mehmet Şerif Aslan da bu akademisyenlerden sadece biri.  Arslan, yaşadıklarını Yeşil Gazete ’ye anlattı.

Dicle Üniversitesi’nde Çocuk Cerrahi biriminde çalışan Aslan, ihraç edilmesini arkadaşlarından öğrendiğini söyledi.

İhraç gerekçeleri arasında Elâzığ’da okurken cemaate ait evlerde kaldığı bulunan Aslan, “Elâzığ’da bir gece bile kalmışlığım yok. Eğitimimi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde tamamladım. Dosyamı açıp baksalardı, görürlerdi. Ama dosyamıza bile bakmadan karar verilmiş” dedi.

İstanbullular güne karla uyandı

İstanbul’da dün başlayan kar yağışı sabah saatlerinde de devam etti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediye ekipleri yollarda kar küreme ve tuzlama araçlarıyla önlem aldı.

 

İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Orhan Şen yağışla ilgili bir açıklama yaparak bu yağışların İstanbul barajlarındaki suyu yüzde 8-10 oranında artıracağını, bunun da 20 günlük su ihtiyacını karşılamaya yeteceğini söyledi. Şen, ayrıca ‘İstanbul’da tasarrufa devam edilmelidir’ dedi.

Kentin birçok bölgesinde etkili olan yağışın önümüzdeki hafta çarşamba gününe kadar devam etmesi bekleniyor.