Ana Sayfa Blog Sayfa 1479

Murat Kurum şantiyeye dönen Salda’yı ziyaret etti: Korunması adına önemli adımlar atıyoruz

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Burdur Yeşilova’da yer alan eşsiz doğal güzelliğe sahip olan ancak Millet Bahçesi yapılmak için şantiye alanına dönen Salda Gölü’ne ziyarete gitti.

İnşaat alanında incelemelerde bulunan Kurum, sonrasında yaptığı açıklamada Millet Bahçesi projesinin “bir doğa koruma ve kurtarma projesi” olduğunu öne sürdü.

‘Arıtma tesisi inşa ediyoruz’

Yapılan projeler hakkında bilgi paylaşan Kurum, “Salda’nın ve Burdur’un korunması adına, önemli adımlar atıyoruz. Burdur merkezde İller Bankası Genel Müdürlüğümüzle ve belediyemizle uluslararası kaynaklardan da finans desteği alarak ileri biyolojik arıtma tesisi inşasını gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Proje değerinin 45 milyon lira yatırım değeri olduğunu belirten Bakan, “Projeyi bitirdiğimizde Burdur’umuzun arıtılan suyunu da Burdur Gölü’nün çekilen alanlarının takviyesinde kullanacağız. Bu da çok önemli bir çevre koruma projesi olacak. Bunun dışında Burdur’daki belediyelerimize gerek çevre düzenlemeleri, gerekse atık su arıtma hizmetleri ve millet bahçeleri yapımına ilişkin 39 milyon lira hibe sağladık” dedi.

Fotoğraf: AA

‘Bu bir doğa koruma ve kurtarma projesi’

AA’nın aktardığına göre bir gazetecinin “Salda projesinde ‘millet bahçesi’ ifadesini kullanacak mıyız?” sorusu üzerine Bakan Kurum, şunları kaydetti:

Millet bahçeleri projelerini Sayın Cumhurbaşkanımız paylaşırken şu düşünceden hareketle bu kararı aldı; ‘Yurt dışında gidip gördüğümüz New York’taki, Londra’daki, kent merkezlerinde bulunan doğal yapının korunduğu, büyük bölge parklarından hareket ettik. Bu çerçevede 81 ilimizde hedefler ortaya koyduk. Şu an 357 millet bahçesi projemiz var. 2023’e geldiğimizde 81 ilimizde en az bir millet bahçesi olsun istiyoruz. Millet bahçesi kavramı aslında doğanın korunması, yeşil alanın arttırılması, vatandaşlarımızın yürüme mesafesinde bu alanlardan istifade etmesidir. Bu amaçla millet bahçesi projelerini yapıyoruz. Millet bahçesini Salda kenarında yapıyorsanız, bir doğa koruma ve kurtarma projesi, eğer şehrin merkezinde yapıyorsanız bir bölge parkıdır. Salda’nın kenarında eğer bu projeyi yapıyorsanız buradaki doğal yapıya uygun yapmanız gerekiyor. Dolayısıyla bizim için millet bahçesi kavramı doğanın korunması, yeşil alan miktarının artırılması projesidir.”

Fotoğraf: Salda Gölü Koruma Derneği

‘İşçi kardeşlerimiz hassasiyeti anlayamadı’

Projenin iki ay içinde tamamlanacağını belirten Kurum, “Bakanlığımızdaki arkadaşlarımızla hakikaten zor bir süreç geçirdik, belki zaman zaman kendimizi anlatamadık, belki anlattığımızı usta ve işçi kardeşimiz tam anlamıyla anlayamadı ama işin sonunda yapmak istediğimiz buradaki doğal yapıyı korumaktı” dedi.

Kurum, “Arkadaşlarımdan burayı bitirmeden Ankara’ya gelmemelerini istedim. Gerek genel müdürlerimiz gerekse TOKİ Başkanlığımız burada olacaklar, işi bitirilme noktasında bir kuyumcu hassasiyetiyle takip edecekler” ifadelerini kullandı.

Bakan Koca ve Prof. Dr. Uğur Şahin açıkladı: 120 milyon doz BioNTech aşısı gelecek

Dün gerçekleşen Bilim Kurulu toplantısına BioNTech‘in kurucu ortağı ve CEO’su Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci de katıldı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Prof. Dr. Uğur Şahin toplantı sonrası açıklamalarda bulundu.

Bakan Koca, 1 milyon dozla başlayan aşı tedarik sürecinde şu an toplam 120 milyon dozluk anlaşma imzalandığını kaydetti ve “120 milyon dozluk anlaşma sizlerin yoğun gayret, efor ve çabanızla imzalanmış oldu” dedi.

‘Şu ana kadar 6,1 milyon doz teslim edildi’

Şahin, Türkiye’ye toplam 120 milyon doz BioNTech aşısının ulaştırılması için imzalanan anlaşmayla ilgili, “Türkiye’ye haziran ayının sonuna kadar 30 milyon doz getirmek istiyoruz. Temmuz, ağustos ve eylül ayında tamamıyla 120 milyon dozu tamamlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan Koca, aşıların tedarik sürecinin planlandığını belirterek, “120 milyon doz aşının şu ana kadar 6,1 milyonu bize teslim edildi. Haziran ayında 30 milyon olmak üzere temmuz, ağustos ve eylül sonuna kadar, yani 4 ayda toplam 120 milyon aşı Türkiye’ye gelecek” dedi.

‘Aşı, mutasyonlara karşı etki gösteriyor’

Fahrettin Koca, Prof. Dr. Şahin’e aşının mutasyonlara etkisine, hastalığı geçirenlere uygulanacak doz miktarına ve üçüncü dozların ne zaman yapılması gerektiğine dair görüşlerini sordu.

Şahin de aşıyı 30’dan fazla virüs varyantında denediklerini ve mutasyonlara karşı etki gösterdiğini kaydetti ve “Bu hafta içinde Hindistan mutasyonunu da deneyden geçirdik. Hindistan varyantına karşı da aşımız yüzde 25-30 oranında etki gösteriyor. Bu etkiden yüzde 70-75 oranında enfeksiyon koruması bekliyoruz. Gelecek haftalarda daha çok bilgi edineceğiz” açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Uğur Şahin, hastalığı geçirenlerde BioNTech aşısının birinci dozunun yapılmasının ardından yüksek antikor oluştuğunu, bu seviyenin virüse yakalanmayıp iki doz aşı uygulananlarla aynı olduğunu belirtti.

Şahin, üçüncü dozların da altı ve dokuz ay sonra yapılmasını önerdi.

Ayrıca, Şahin Türkiye’de aşı üretmek, Ar-Ge çalışması ve klinik deneyler yapmak istediklerini de ifade etti.

‘Aşıyı yapmaktan başka bir gündemimiz olmayacak’

Bakan Koca, kafe ve restoranların 1 Haziran’dan itibaren açılıp açılmayacağına ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı:

Bugünden itibaren 10 binin altına düşen bir vaka sayımız var. Tam kapanmayla birlikte bu düşüş önemli. 63 binden 9 bin 385’e kadar bugün inmiş oldu. Dolayısıyla bizim bundan sonraki süreçte bu kazanımı kaybetmememiz gerekiyor. Artık bu enfeksiyonun, virüsün nasıl bulaştığını bütün vatandaşlarımız biliyor. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte yasaklamaları daha azaltan ama kişisel koruyucu tedbirleri daha yoğunlaştıran, bununla birlikte yaygın aşılamayı yaparak bu dönemi normale döndürmek istiyoruz. O nedenle Bilim Kurulunun bu çerçevede önerisi, gelecek hafta itibarıyla şekillenmiş olur. Yeni dönemde, yani haziran ayı döneminde nasıl bir normalleşme olabileceğiyle ilgili sektörlerle ilgili bir çalışması var, önerisi olacak. Ama genel mantık, daha çok kapatmaktan ziyade kişisel kontrolleri önümüzdeki dönemde aşıyla birlikte sürdürmekten yanayız ve pandemiyi gündemden çıkarmaktan, yaygın aşıyı yapmaktan başka bir gündemimiz de olmayacak.”

Maskeyle ilgili açıklama

Bakan Koca, dışarıda yanımızda iki metreden daha kısa mesafede kimse yoksa maske takmanın gerekli olmadığını kaydetti ve açıklamasını şöyle sürdürdü:

Dışarı çıktığınızda yanınızda 2 metreden daha kısa mesafede kimse yoksa illa maske takmanız gerekmiyor. Ama birileri 2 metreden daha yakın mesafede yanınızda oluyorsa o durumda maskeyi takmak gerekiyor. Evin içindeyseniz, yalnızsanız maskeyi tabii ki takmanız gerekmiyor. Ama evin içinde 2 metreden daha kısa mesafe olabilme potansiyeli varsa, o durumda yine kişisel tedbirler, maske devreye giriyor olmalı”

Gezi Davası yeniden: Dava kurgu Gezi gerçek

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin yedi sanıklı Gezi Davası‘nda verilen beraat kararının bozulmasının  ardından ilk duruşma bugün Çağlayan’daki İstanbul 30’uncu Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülecek.

Duruşma öncesinde Taksim Dayanışması Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada “Geziyi suçla anılan bir eyleme dönüştürmenize izin vermeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

‘Meşruluğu çarpıtılmak isteniyor’

“Gezi Direnişi mesnetsiz ithamlarla 3’üncü kez karalanmak isteniyor. Barışçıl direnişin meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılmak isteniyor” denilen açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

Taksim Dayanışması olarak son derece açık ve net ifade ettiğimizi yeniliyoruz: Geziyi kirletemezsiniz. Geziyi suçla anılan bir eyleme dönüştürmenize izin vermeyeceğiz. Sipariş senaryolarla demokratik hak ve taleplerimizi, Abdocan’ın Ethem’in, Ali İsmail’in, Berkinin düşlerinin kirletilmesine izin vermeyeceğiz. Polise şiddet emri verenler, bu şiddete emir verenler, koruyan kollayanlar yargılanmalıdır. Demokrasiye güç vermiş milyonlarca yurttaşımız yargılanmak isteniyor. Dava geri çekilmeli, arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmesi, Osman Kavala serbest bırakılmalıdır.Taksim Dayanışması’nda suç örgütü çıkarmaya çalışarak kendi hukuksuzluklarını örtmeye çalışanlara bir kez daha sesleniyoruz: Dayanışma ve emek yargılanamaz.

Neler yaşandı?

Gezi Davası’nda Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu, Ali Hakan Altınay, Çiğdem Mater Utku, Tayfun Kahraman, Şerafettin Can Atalay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Mine Özerden hakkında beraat kararı verilmişti.

Bu isimler “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “mala zarar verme”, “nitelik yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi”, “kasten yaralama”, “ağırlaştırılmış yaralama” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet” suçlarından yargılanmıştı.

Mahkeme, suçlamalara ilişkin somut ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermişti. Ancak kararın ardından iş insanı Osman Kavala, tahliye edilmeden 15 Temmuz soruşturması kapsamında tekrar tutuklandı.

Beraat kararına İstanbul Cumhuriyet Savcısı Edip Şahiner tarafından itiraz edildi. 3’üncü Ceza Dairesi Ocak ayında dava dosyasının yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetti. Eksik delillerin sağlanması ile yargılamanın devamına karar verildi.

Bundan kısa süre sonra, 5 Şubat 2021’de Osman Kavala’nın yargılandığı diğer davaların da bu dava ile birleştirildi. Davada tek tutuklu sanık Osman Kavala.

 

Cumhurbaşkanı imzaladı, Resmi Gazete’de yayınlandı: Sekiz fakülte ve iki enstitü kuruldu

Bazı fakülte ve enstitülerin kurulması, bazı fakülte, enstitü ve yüksekokulların kapatılması ile bazı fakültelerin isimlerinin değiştirilmesine ilişkin karar Resmi Gazete‘de yayınlandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan karara göre üniversitelerde yeni kurulan fakülte ve enstitüler şu şekilde oldu:

  • Nişantaşı Üniversitesi‘nde Diş Hekimliği Fakültesi ve Tıp Fakültesi
  • İstanbul Yeniyüzyıl Üniversitesi’nde Spor Bilimleri Fakültesi
  • Ege Üniversitesi‘nde Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi
  • Trabzon Üniversitesi’nde Kur’an-ı Kerim Araştırmaları ve Kıraat İlmi Enstitüsü
  • Gümüşhane Üniversites’inde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  • Avrasya Üniversitesi’nde İletişim Fakültesi
  • Dicle Üniversitesi‘nde Uygulamalı Bilimler Fakültesi
  • Afyon Kocatepe Üniversitesi‘nde Bolvadin Uygulamalı Bilimler Fakültesi
  • Amasya Üniversitesi‘nde Mühendislik-Mimarlık Fakültesi kuruldu.

Kapatılan enstitü ve fakülteler

  • Ege Üniversitesi‘nde İzmir Ödemiş Sağlık Yüksekokulu
  • Gümüşhane Üniversitesi‘nde Sosyal Bilimler ile Fen Bilimleri enstitüleri
  • Afyon Kocatepe Üniversitesi‘nde Bolvadin Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu
  • Amasya Üniversitesi‘nde Teknoloji Fakültesi kapatıldı.

İsim değişiklikleri

  • Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin adı İslami İlimler Fakültesi
  • İstanbul Okan Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin ismi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi,
  • İstanbul Kent Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinin adı İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi olarak değiştirildi.

İsrail ve Hamas arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi

İsrail ile Hamas arasında Mısır‘ın ara buluculuğunda varılan, “karşılıklı ve eş zamanlı olması” kararlaştırılan anlaşma, 02.00’de uygulamaya konuldu.

Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından, Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria‘daki Filistinliler, sokaklara çıkarak sevinç gösterisinde bulundu.

AA’nın haberine göre Gazze Şeridi’nin çeşitli kentlerinde yüzlerce genç yürüyüşler düzenledi. Başta Ramallah olmak üzere Batı Şeria’daki kentlerde de sokaklara çıkan gençler, Gazze’deki Filistin direniş gruplarına destek sloganları attı.

Oylamada kabul edilmişti

İsrail basınında yer alan haberlerde, İsrail Güvenlik Kabinesi’nin Gazze Şeridi’nde 10 Mayıs’tan bu yana devam eden saldırılara son verilerek ateşkese gidilmesi için yapılan oylamayı kabul ettiği bildirilmişti.

Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri de İsrail ile Gazze Şeridi’nde ateşkesin yerel saatle bu gece 02.00’de başlayacağını doğrulamıştı.

Ateşkese bir saat kala saldırı devam etti

İsrail savaş uçakları ateşkese bir saat kala Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar düzenlemeye devam etmişti. İslami Cihad Hareketi’nin silahlı kanadı Kudüs Seriyyeleri de saldırılara karşılık Gazze çevresindeki bölgelere roket attıklarını açıklamıştı.

Gazze’ye yönelik 10 Mayıs’tan bu yana devam eden İsrail saldırılarında 65’i çocuk, 39’u kadın 232 Filistinli hayatını kaybetti.

İkizdere’nin Diren’i – Güngör Baş

Rize‘nin İkizdere ilçesindeki Eskencidere’de Cengiz İnşaat’ın açmak istediği taş ocağına karşı, yöre halkının mücadelesi 30 gündür sürüyor. Yaşadığı alanı ve doğasını korumak isteyenlere, çevre aktivistlerinin, örgütlerin ve siyasetçilerin destek verdiği destekler arasında, en “özel” olanlardan biri de köpek Diren’inki. 

Direnişin başından bu yana, İkizderelileri yalnız bırakmayan Diren’in öyküsünü, yöre halkından Güngör Baş sosyal medya hesabından yayınladı. Yeşil Gazete olarak, bu yürek ısıtan hikayeyi okurlarımıza ulaştırmak istedik. 

*

Diren!

25 Mart’ta İkizdere’ye gittik.

Eskenci’de Dursun‘un kapısının önünde duruyordu.

Adı nedir sordum. Adı yok dedi.

Aşağı belediyelerden bir tanesi evlerimizin yakınlarına bir çok köpek bırakıp kaçıp gittiler.

Köpeklerin hepsi İkizdere yol yapım şantiyelerine gitti.

Bu gitmemiş sadece. kalmıştı.

Bizim hanımlar buna yemek yaptılar.

Artık ayrılmaz oldu bizden.

Direniş çadırını kurmuştu Dursun. Tek başına direniyordu.

Bizler gelince hep birlikte direnmeye başladık.

Bir iki üç gün geçince fark ettim.

Sabah bizimle geliyor akşam bizimle dönüyordu.

Bizlerle birlik olup direniyordu.

Adı yoktu.

Diren koydum adını.

O gün bu gündür hiç devamsızlığı olmadı. Her gün direnenlerle birlikte.

Bir iki anı anlatalım.

Kepçeler sabah 8’de de başlıyordu çalışmaya.

Bir sabah saat 5’de hareketlilik başladı.

Asuman hocayla acele vardık çalışma yerine, tabii yanımızdaydı Diren.

5:30 olmadan iki makine yıkıma başladı.

Ama ne yıkım; o ana kadar böylesini görmemiştik.

O güne kadar taşları yol üzerinde stok yapıyorlardı. Hızlarını düşürüyordu bu şekilde çalışmak. Karar verdi yok ediciler biriken taşları dereye atmaya,  başladılar.

Üzerimize taşlar yuvarlanıyordu kendimizi zor koruyorduk.

Sesimiz çıkabildiği kadar bağırıyorduk, duyan yoktu.

Birden gözüme takıldı, Diren yuvarlanan taşların arasındaydı.

Kaçmıyordu lafımı da dinlemiyordu.

Gidip aldım onu oradan. Önünde durduğu ağaca büyükçe kaya olanca şiddetiyle vurdu.

İkimiz de son anda kurtulmuştuk.

1 Mayıs günü saat 5:00 de geldi jandarma. Bizler makinelerin önünde yerimizi almıştık daha erkenden.

Uyarı falan da yapmadılar, kalkanlılar üzerimize geldi. Jandarma komutanı emir verdi “erkekleri alın” diye. O ara Kemal abim alındı.

Kadınlar set kurdu, önde Ayşe ve Pervin olmak üzere.

Kadınları almıyorlardı, fakat bu sefer kadınları da sürükleyerek aldılar. Kimisi ambulansla götürüldü.

O gün çok büyük arbede oldu.

Ben alabildiğim kadar görüntü aldıktan sonra eve gittim. Basına haber verip yardım çağrısı istemeye.

Milletvekilleri gelince abluka hafifledi.

O gün çok kargaşa oldu.1 Mayıs haberlerinden daha fazla haber yapıldık o gün.

Akşama doğru gelmeye başladı herkes. En son Diren gelirdi.

Gelmemişti hala. Demek ki geride kalan direnişçiler vardı hala.

Yok dedi son gelenler.

Emindiler arkada kimsede kalmadığına.

Terslik vardı.

Diren yoktu. İyice soruşturduk yok yok.

Sonra yukarı köyden haber verdiler.

Bir grup kadınlarımız o kargaşada yol bulmada zorlanıyorlardı.

Diren onlara takılıp peşlerinden gitmiş.

Köylülerimiz onlara yardımcı olduğunu söyledi. “Emin ellerde”, dediler.

Peki, dedik.

İki ayağından yaralıydı ona bakanların da biraz dinlenmeleri gerekiyordu.

2 gün sonra tekrar Makinelerin karşında yerini aldı.

Diren, İkizdere direnişinin en önemli direnişçisidir.

#İkizdereDireniyor
#İkizderetaşocağıolmasın

Antartika’da dünyanın en büyük buzdağı koparak denize sürüklendi

Antarktika’da,  Korsika Adası’nın yarısı büyüklüğündeki bir buz kütlesinin koptuğu bildirildi.

Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Antarktika’nın kuzeybatısında bulunan Ronne Buz Sahanlığı‘ndan kopan dev buz kütlesinin Weddell Denizi‘ne doğru sürüklendiğini duyurdu.

Ajans,  kopan 4 bin 320 kilometrekarelik dev buz kütlesinin uzaydan alınan görüntülerini de internet sitesinde kamuoyuyla paylaştı.

“A-76” adı verilen buz kütlesi 170 kilometre uzunluğa ve 25 kilometre genişliğe sahip. Dünyada daha önce kopan en büyük buz kütlesi olarak bilinen “A-23A” 3 bin 380 kilometrekarelik alana sahipti.

İklim uzmanları, küresel ısınmanın neden olduğu iklim değişikliği yüzünden bu tür olayların her geçen gün artacağını ve etkisinin de büyük olacağını belirtiyor. Buzulların erimesi ve ana parçadan koparak okyanusa açılması, deniz seviyelerinde şimdiye dek görülmemiş ölçüde yükselmeye neden oluyor. Uzmanlar, bu durumun dünyadaki ada devletlerini ve deniz kıyılarındaki kalabalık nüfusa sahip kentleri sular altında bırakacağı uyarısı yapıyor.

İsrail olası ateşkes öncesi Gazze’nin altyapısını hedef alıyor

Uzmanlar, ABD ve BM tarafından da ateşkese zorlanan İsrail’in, ateşkes öncesi Gazze’nin altyapısını büyük ölçüde çökertmeyi hedeflediğini belirtiyor.

İsrail savaş uçaklarının saldırısı sonucu bugün Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bir apartman dairesinde yaralananlar olduğu bildirildi. Saldırılarda Han Yunus’un Japon Mahallesi‘nde ve Refah kentinin Şabura bölgesinde yer alan iki ev hasar gördü.

Savaş uçakları ise Cibaliye Mülteci Kampı‘ndaki Şüheda Meydanı’nı bombaladı. Yaralıların olduğu saldırıda, kentin altyapısı büyük zarar gördü.

Tarım alanları da bombalama altında

Gazze’nin güneyindeki Şeyh Aclin bölgesinde de bir tarım alanı ile boş bir aracı hedef alan İsrail savaş uçakları, Gazze’nin güneyinde, Refah ve Deyr el-Belah‘da bulunan Filistin direniş gruplarına ait üç mevziyi bombaladı.

İsrail ordusu ayrıca, Gazze Şeridi’nin orta kesimlerinde yer alan Nusayrat Mülteci Kampı’ndaki tarım arazilerine de hava saldırıları düzenledi. İsrail ordusunun Beyt Hanun‘da gerçekleştirdiği topçu saldırısında bir tarım arazisinde yangın çıktı. İsrail botları ise Gazze’nin kuzeyinde ve Han Yunus’ta sahil kesimini bombaladı.

Hamas: Ateşkes çabaları 1-2 gün içinde başarıya ulaşabilir

Bu arada Hamas‘ın üst düzey yöneticilerinden Moussa Abu Marzouk, İsrail ile yapılan ateşkes görüşmelerine ilişkin “Devam eden çabaların başarıya ulaşacağını düşünüyorum” açıklamasını yaptı. Lübnan‘da yayın yapan TV kanalı El-Mayadeen‘e yaptığı açıklamada Marzouk, 1-2 gün içerisinde karşılıklı anlaşma temelinde bir ateşkesin sağlanmasını beklediğini söyledi.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek ateşkes yolunda gerilimin azaltılması çağrısında bulunmuş; Netanyahu ise görüşmenin ardından  askeri operasyonlara ilişkin kararlılıklarını dile getirmişti.

Reuters‘a konuşan Mısırlı bir güvenlik kaynağı da arabulucuların yardımıyla tarafların prensipte ateşkesi kabul ettiklerini, ancak ayrıntıların hala gizlice müzakere edildiğini söyledi.

10 Mayıs’tan bu yana süren gerilimde, Filistinli yetkililerin açıklamalarına göre toplamda en az 227 kişi İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatını kaybetti. İsrail ise Filistin’den kendilerine atılan roketler neticesinde 12 kişinin öldüğünü duyurdu.

Meral Akşener’den İkizdere ziyareti: İYİ Parti heyeti direniş alanına alınmadı

İYİ Parti lideri Meral Akşener, Rize İkizdere Eskencidere Vadisi‘nde 30 gündür vadilerine taş ocağı yapılmaması için direnen yurttaşlarla bir araya geldi.

Direniş alanına sadece İYİ Parti liderinin girmesine izin verilirken, Akşener’in esnaf ziyareti sırasında da gergin anlar yaşandı.

İYİ Parti Erzurum İl Başkanı hedef alındı

Bugün saat 11.00 Trabzon Havalimanı‘na gelen İYİ Parti Genel Başkanı, buradan kara yoluyla Rize’ye hareket etti.

Akşener, il sınırında partililer tarafından karşılanmasının ardından İkizdere’ye geçti. Burada esnaf ziyaretinde bulunan Akşener’e bir grup tepki gösterdi. AKP ve MHP’lilerin yer aldığı grup, İyi Parti Erzurum İl Başkanı Melih Kırkpınar‘ı hedef aldı.

Saldırı, partililer ve kolluk güçleri tarafından büyümeden engellenirken, saldırganlar olay yerinden uzaklaştırıldı.

‘Megri megri’yi ben mi söyledim?”

Alanda bulunan bir kadın, Akşener’e “PKK’yla işbirliği yapan, burada ne işiniz var sizin?” deyip, “PKK ile işbirliği yapmıyor mu bu, CHP’yle iş birliği yapmıyor mu bu? Açıklama yapar mısınız?” sözleriyle de devam etti.

Akşener ise, “Yapmıyorum kardeşim, bak ezan okunuyor. Nasıl bir iftira? Sizi Allah’a havale ediyorum. Ayıp, ayıp be. Megri megri’yi ben mi söyledim? Osman Öcalan’ın mektubunu ben mi okuttum? Haydi oradan” ifadeleriyle karşılık verdi.

Akşener, tepkiler üzerine esnaf ziyaretini iptal edip direniş alanına gitti.

‘Burada yapılanların insanlıkla alakası yok’

Eskencidere Vadisi’nde direnen yurttaşlarla bir araya gelen Akşener, yurttaşlara “Sonuna kadar mücadelenizin yanındayız. Burada yapılanların insanlıkla alakası yoktur” dedi.

Akşener’e Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdurrahman Konukman‘ın Mecliste grubu bulunan partilerin bir araya gelerek “İkizdere İttifakı” adıyla bir grup oluşturulması gerektiği ifadelerinin hatırlatılması üzerine Akşener, “Ben milletvekili değilim ancak çok sayıda vekil arkadaşım yanımda. Henüz bize böyle bir teklif gelmedi. Ancak teklif gelirse böyle bir çalışmada yer alırız. Vekillerimizin direnmesi gerekiyor, başka çare görünmüyor” dedi.

 

Yurttaşların yaşadıklarını dinleyen İYİ Parti Genel Başkanı, daha sonra bölgeden ayrıldı.

İYİ Parti heyeti bölgeye alınmadı

Öte yandan, direniş alanına sadece Meral Akşener’in girmesine izin verilirken, İYİ Parti heyeti alana sokulmadı.

 

Bugün, İkizdere köylülerinin avukatlarından Yakup Okumuşoğlu ve İkizdere Dernekler Federasyonu Başkanı Ziya Yılmaz ve CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz de alana alınmadı.

Bölgeye sadece Gürdere ve Cevizli köylülerinin girmesine izin verildi.

Pfizer ve Biontech duyurdu: 60 milyon doz aşı için Türkiye ile anlaştık

ABD merkezli ilaç firması Pfizer ve Almanya merkezli BionTech, Türkiye ile 60 milyon doz koronavirüs aşısı için anlaşma imzalandığını duyurdu.

30 milyon doz opsiyonlu anlaşmayla, bu yıl içinde Türkiye’ye toplamda 120 milyon doz aşı ulaşması bekleniyor.

İki şirket ile Türkiye arasındaki ilk tedarik anlaşması 25 Aralık 2020’de 30 milyon doz için imzalanmıştı. Yani, bu yıl içerisinde Türkiye’ye gelen aşı miktarı 120 milyona çıkabilir.

‘Amacımız pandemiyi sona erdirmek’

BioNTech CEO’su Prof. Uğur Şahin, “Amacımız, pandemiyi sona erdirmek, hastaneye yatışları azaltmak ve normal bir hayata dönmeye yardımcı olmak için dünyanın dört bir yanındaki insanlara Covid-19 aşımızı mümkün olduğunca çok dozda ulaştırmak. Türkiye’nin aşılama çalışmalarına önemli katkılarda bulunabildiğimiz ve bize duyulan güven için minnettarız” açıklaması yaptı.

Pzifer Türkiye Genel Müdürü Cem Açık ise, “Bu anlaşmanın Türkiye’nin Covid-19 aşılama çalışmalarını daha da artıracağını umuyoruz. Pfizer, Türkiye’de halk sağlığına katkıda bulunmakta kararlı. Pandemiye karşı küresel mücadelede BioNTech gibi küresel bir ortağa sahip olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Fotoğraf: Shutterstock

Nüfusun çoğunluğunu aşılayabilir

120 milyon dozluk bir anlaşma, Türkiye’nin 80 milyonu aşan nüfusunun büyük bir kısmı olan 60 milyon insanı aşılamak için yeterli olacak. Türkiye şu anda Çin’in Sinovac aşısı ile Pfizer/BioNTech‘in koronavirüs aşısını kullanıyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 20 Mayıs tarihi itibariyle bugüne kadar toplamda 27 milyon 222 bin 880 doz aşı uygulandı. Birinci doz uygulanan kişi sayısı 15 milyon 576 bin olurken ikinci dozu da alan kişi sayısı 11 milyon 646 bin 800 oldu.

AB ile üçüncü sözleşme

Öte yandan ikili şirket Avrupa Birliği ile de üçüncü sözleşmesini imzaladı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından AB’ye 2023 yılına kadar 900 milyon dozu opsiyonlu olmak üzere toplam 1,8 milyar doz ilave aşı verileceğini belirtti.

Von der Leyen, AB’nin uzun vadede başka şirketlerle de benzer sözleşmeler yapabileceğine dikkati çekti.