İfade ÖzgürlüğüManşetTürkiye

Kavala yine bırakılmadı: Casusluk davası Gezi davasıyla birleştirildi

1193 gündür tutuklu bulunan Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı ve hak savunucusu Osman Kavala‘nın tutuklu yargılandığı dava bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi‘nde görüldü.

Kavala’nın “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “casusluk” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul Adliyesi 36. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülürken, duruşmayı çok sayıda yabancı gözlemci ve milletvekili takip etti. Osman Kavala duruşmaya Silivri Cezaevi‘nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “siyasal ve askeri casusluk” suçlamalarıyla açılan davanın Gezi davasıyla birleştirilmesine karar verdi. Karar, 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Duruşmada tanık olarak Leyla Alaton, Leman Özbay, Filiz Çapa Ak, Gamze Coşkun ve Osman Ereli dinlendi.

Leyla Alaton iddialara cevap verdi

Evrensel‘den Meltem Akyol‘un haberine göre, duruşmada tanık olarak dinlenen Leyla Alaton, bir önceki celsede tanık olarak dinlenen Cem Fadıl Bozkurt‘un ‘Leyla ve İshak Alaton darbeyi Henri J. Barkey’den öğrendi’ iddialarına da yanıt verdi. Bozkurt’un şirketlerinde genel müdür olarak çalıştığını ve 2015 yılında Bozkurt tarafından dolandırıldıklarını söyleyen Alaton, Bozkurt ile dolandırıcılık davalarının olduğunu da ekledi:

 Kendisi bunun üzerine iftirada bulunuyor. Kendisi ile hiçbir ilişkimiz yok, darbeden 1,5 sene öncesine kadar ilişkimiz bitti. Görüşmedik, yani darbeden önce kendisi ile görüşme imkanımız yok, yalan, iftira. Böyle bir şey mümkün değil. Kendisi devam eden davamız nedeniyle iftira ediyor.”

Mahkeme Başkanı, Leyla Alaton’a Açık Toplum Vakfı‘nı ve Osman Kavala’yı sorması üzerine Alaton şöyle cevap verdi:

Babam kendi iş hayatına Osman Kavala’nın babasının yanında başlamıştır, o nedenle Osman Kavala sevdiği bir genç adamdı. Açık Toplum Vakfında da birlikte çalıştılar. Babam öldükten sonra ben de iki toplantısına gittim, onlar da Suriyeli mülteciler için yapılan toplantılardı. Sonra gitmedim.”

Osman Kavala’nın avukatlarından Deniz Tolga Aytöre de Alaton’a  “Henri J. Barkey ile Osman Kavala’yı tanıyorsunuz, ikisini hiç birlikte gördünüz mü?” sorusunu yöneltti. Alaton “İkisini hiçbir zaman bir arada görmedim” dedi.

Dış İlişkiler Konseyi (CFR) kıdemli uzmanı Henri Barkey de Osman Kavala’yla birlikte “casusluk” ve “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Osman Kavala’nın beyanı

Osman Kavala, mahkemede şu beyanda bulundu:

Üzerime atılan sanal, kurgulanmış suçlardan dolayı 39 aydır aralıksız tutuklu bulunuyorum. İlk olarak Gezi olaylarını finanse ettiğim ve 15 Temmuz darbe girişimini organize ettiğim iddiasıyla tutuklandım. İki olayla ilgili aynı anda tutuklanmış olmam savcının bu iki olay hakkında ilişki kurduğunu göstermektedir. Oysa daha sonra 15 Temmuz ile ilgili re’sen tahliyeme karar verilmiş, dosya Gezi davasını finanse ettiğim iddiasıyla devam edilmiştir. Mantık kurallarına aykırı olarak süren tutukluluğum belki ideolojik yaklaşımlar ve iyi niyet eksikliği ile açıklanabilir. 15 Temmuz darbe girişimi suçlamasından iki defa tahliye olmamın gösterdiği gibi, iddia makamı bu suçlamalara dayanak olacak olgu ve bulgu olmadığının farkındadır. Olayları nesnel biçimde değerlendiren tarafsız bir gözlemcinin, hiçbir dayanağı olmayan ve yasadaki tanımına aykırı biçimde kullanılan casusluk suçlamasının AİHM’in derhal tahliye edilmem yönündeki kararını boşa çıkartmak için kurgulanmış olduğunu anlayamaması olası değildir.

Suçlamalara dayanak olacak somut delil yokluğunda, iddia makamı bir takım komplo teorileriyle ve suçlamaları birbirlerinin kanıtıymış gibi iç içe geçirerek algı yaratmaya, bu şekilde yargıyı yönlendirmeye çalışmaktadır. Tahliye talebimin reddedilmesinde gerekçe olarak sayılan delillerin karartılacağı şüphesi makul bir şüphe değildir. Var olmadıkları için bugüne kadar bulunamayan delillerin karartılacak olmaları gerçeklikten tamamen kopuk sanal bir ihtimaldir.

‘Tahliye edilmemem ağır insan hakları ihlaline dönüşecek’

Kavala, tahliye talebinin her reddedilişinin bir öncekinden daha ağır bir hak ihlaline neden olduğunu belirtti ve şunları söyledi:

Geçen zaman paralel bir cezalandırmaya dönüşen bu hukuksuz uygulamanın vahametini sıradanlaştırmamakta, daha da arttırmaktadır. Özgürlüğümden mahrum yaşadığım her geçen gün benim için daha önemli bir kayıp haline gelmektedir. Bana yöneltilen suçlamaların dayanaksız olduğu gittikçe daha fazla aleniyet kazanırken, tahliye talebimin her reddedilişi bir öncekinden daha ağır bir hak ihlali oluşturmaktadır. Tahliye olduğum halde adaletten kaçacağım iddiası önyargılı bir görüştür, bu söz konusu olamaz. Bu aşamada tahliye edilmemem, özgür yaşama hakkımın gasp edilmesine yönelik bu süreci çok daha ağır bir insan hakları ihlaline dönüştürecektir.

‘Ne zaman tahliyesine giden bir süreç olsa bir şey çıkıyor’

Kavala’nın avukatlarından Deniz Tolga Aytöre, beyanınn ardından söz aldı:

Birleştirme kararı ilginç bir karar. İstinaf kararı aslında beraat kararını bozuyor ama sadece birleştirme istiyor. Aman diyor bu dosyaları birleştir. Biz buna alıştık, ne zaman Osman Kavala’nın tahliyesine giden bir süreç işlese o zaman bir şey çıkıyor. İstinaf kararında fiili ve hukuki irtibat var diyor, neye göre diyor, yanıt yok. Sayın heyetinizin dosyanızda tespit ve değerlendirmeler var diyor. İyi de sizin dosyanızdaki iddialar Gezi dosyası iddianamesinin kopyası zaten. Bir karmaşa yaratıp Osman Kavala’nın tutukluluğunu sürdürmek amaçlanıyor. İstinaf mahkemesinin kararı imkansızı aramaktır. İrtibat var deniyor, tek ortak noktası Hasan Yılmaz, bu 3 iddianamenin sahibi. Bu iddianamelerin hukuki ve siyasi tek irtibatı odur.”

 Aytöre ayrıca “Osman Kavala’nın tahliyesini engelleyecek bu durum, ceza hukuku prensiplerine ihanettir. Lütfen bana Osman Kavala’nın Henri Barkey’le görüştüğüne ilişkin tek bir kanıt gösterebilir misiniz dosyadan?” diye sordu.

Aytöre, Kavala’nın tahliyesini talep ederek savunmasını sonlandırdı.

Kavala’nın avukatlarından Köksal Bayraktar ise “Mahkemeniz tutuklamanın devamı kararlarında hep soyut olgular kullanıyor. Adalet Bakanlığı bunu kabul etmiyor somut öğeler istiyor. 3 yıl 4 aydan beri tutuklu olan Osman Kavala’nın hürriyetine bir an önce kavuşturulması lazım. Rehin muamelesi ile karşı karşıyayız” dedi.

Duruşma sonunda Kavala’nın tutukluluk haline devam edilmesine ve  birleştirme kararı verilen Gezi Davası’nın 21 Mayıs 2021’de, 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verildi.