Ana Sayfa Blog Sayfa 1457

Erdoğan’ın açıklamalarının ardından TL değer kaybetti

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın dün katıldığı TRT’deki programda yaptığı faiz oranlarıyla ilgili açıklamalarından sonra, dolar/TL kuru yüzde 4 arttı ve 8,88’e ulaştı.

Dolar/TL kuru böylece tüm zamanların en yüksek düzeyine de gelmiş oldu. TL’nin yılbaşından beri toplam değer kaybı da yüzde 15’i aşmış oldu.

‘Faizleri düşürmemiz şart’ açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün katıldığı televizyon programında büyümenin devamı ile enflasyonun tek haneli rakamlara indirilmesi arasında direkt bir bağlantının kurulamayacağını ifade etmişti.

Erdoğan, “Yani bu konuda ben yine aynı iddianın peşindeyim. Hatta bugün de Merkez Bankası Başkanımızla görüştüm. Yani bizim bir defa faizleri düşürmemiz şart, onun için de yani Temmuz-Ağustos, buraları bulacağız ki faiz düşmeye başlasın” açıklamasında da bulunmuştu.

Kur, sabah saatlerinde Asya piyasasının ilk işlemlerinde biraz toparlanarak 8,60 seviyesi üzerinden işlem görmeye başladı.

TL, sadece Dolar karşısında değil; Euro ve Sterlin karşısında da değer kaybetti. Euro 10,75 TL’ye ulaşırken, Sterlin 12,20 TL’yi geçti.

TL, ekonomi politikalarının yarattığı baskı altında

TL, bir süredir Merkez Bankası‘nın bağımsızlığına yönelik kaygılar, cari açık ve piyasa tarafından sıradışı olarak görülen, genel kabul gören anlayışın dışında kalan ekonomi politikalarının yarattığı baskı altında.

Ekonomistler, Erdoğan’ın sözlerinin Mart ayında Merkez Bankası Başkanlığı’na atanan Şahap Kavcıoğlu‘nun üzerindeki faiz indirim baskısını ortaya koyduğunu dile getiriyor.

Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde tüketimi azaltmak ve tasarrufu teşvik etmek için faizlerin artırılması gerektiği ifade edilirken, böylece enflasyonun aşağı çekilmesi hedefleniyor.

Fakat Cumhurbaşkanı, faiz oranları ile enflasyon arasında doğru orantılı bir ilişki olduğunu ve enflasyonu düşürmek için faizlerin aşağı çekilmesi gerektiğini ileri sürüyor.

Müsilajın araştırılması için verilen önerge AKP-MHP oylarıyla reddedildi

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, parlamentoda Marmara Denizi’nde yaşanan ve halk arasında ‘deniz salyası’ olarak da bilinen müsilajın araştırılması için verdikleri önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedildiğini duyurdu.

Şeker video ile birlikte yaptığı paylaşımda, “Marmara Denizi’nde yaşanan ekolojik felaket müsilaj sorununun araştırılması için verdigimiz önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi” ifadelerini kullandı.

Müsilaj felaketi

Kapalı denizlerde ortaya çıkan beyaz-kahverengi renklerde ve jelatin yapıda olan bir salgı olarak tanımlanan müsilaj kasım ayında Marmara Denizi’nde ortaya çıkmıştı.

Deniz suyu sıcaklığındaki yükselme ve denizdeki kirlilik sebebiyle yaşandığı belirtilen salya şu anda İstanbul sahilleri, adalar, İzmit Körfezi, Yalova, Balıkesir ve Tekirdağ kıyılarını kaplamış durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan canlı yayında konuştu: Parlamenter demokrasi mazi oldu

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün TRT canlı yayınına katılarak önemli açıklamalarda bulundu.

Programda son dönemde Marmara Denizi‘nde yoğun olarak görülen deniz salyası (müsilaj) hakkındaki soruları da yanıtlayan Erdoğan, “Bunu İstanbul Büyükşehir Belediyesinin eline bırakamayız” ifadelerini kullandı.

Üçüncü koronavirüs aşısını olduğunu kaydeden Erdoğan, antikorunun da 2 bin 160 olduğunu açıkladı.

‘128 madde üzerinde çalışacağız’

Yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa için 128 madde üzerinde çalışacaklarını ifade etti:

Detaya, teferruata girersem Cumhur İttifakı’ndaki ortağımıza yanlışlık yapmış olurum. Şu anda anayasa çalışmamızı yapan ekiple önce bizim heyetimiz bir oturup konuşacak, değerlendirmemizi yapacağız 128 madde üzerinde. Bu çalışmamızı yapacağız ve bu çalışmayı yaptıktan sonra çıkarılması gereken, ilave edilmesi gereken ne gibi maddeler vardır, bunları aramızda konuşacağız. ‘Tamam’ dediğimiz anda da Devlet Beye bunu şahsım ve heyetim olarak takdim edeceğiz. Biz, bu arada bu çalışmayı da Devlet Beyin bana göndermiş olduğu kendi çalışmaları ile de ayrıca mezcedeceğiz. Ve birlikte yapacağımız bu çalışma, aynı zamanda Cumhur İttifakı’nın ortak çalışması olacak.”

‘Parlamenter demokrasi mazi oldu’

Gazetecilerin, Millet İttifakı’nın da anayasa çalışmaları yaptığını hatırlatması üzerine Erdoğan, “Bunların anayasa metni hazırlığında millilik bir defa olmayacak, yerlilik o da hiç olmayacak” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

Bunu da zaten çalışmalar esnasında çok açık, net görmek mümkün olacak. Hatırlarsanız çözüm süreci çalışmalarını yaptığımız zaman bunların bazı uzantılarıyla da biz o çalışmalarda bir arada olduk ve bunları gördük. Nerede, nasıl hakikaten milletin derdiyle dertlenmek gibi bir adımları var veya yok bunları gördük.

Şimdi de bunlardan farklı bir şey beklemek yine mümkün değil. Biz bunların yapacağı çalışmadan rahatsız değiliz, varsın yapsınlar ama şunu söyleyeyim, bir defa parlamenter demokrasi dendiği zaman artık parlamenter demokrasi bizim için mazi oldu. Bu millet için de mazi oldu. Hiçbir istikrarı olmayan, sürekli olarak koalisyonlarla iç içe ve bundan dolayı da sürekli zararda olan dönemleri yaşadık biz.”

Erdoğan, Türkiye’nin çok partili koalisyonlardan huzur bulamadığının ve bundan netice de alamadığının söylendiğini ileri sürerek “Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor. ‘Kurtulduk bundan’ diyor, ‘tekrar bizim başımızı belaya sokmayın’ diyor” açıklamasında bulundu.

‘Amerika, ‘geri kalmışız’ diyor’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastanelerine ilişkin eleştirilerin hatırlatılması üzerine de şu açıklamaları yaptı:

Amerika’da bu noktada en büyük hastane Cleveland’dır. Bize yakışan nedir? Onu da geçmek. Biz onu da geçtik. Şimdi onlar buraların methini duyuyorlar, buraları gelip gezdikten sonra ‘Geri kalmışız.’ diyorlar. Çünkü biz onların hepsinin incelemesini yaptırdık ve o incelemeden sonra da bu adımları attık. Şu anda biz büyük şehirlerimizin tamamında bunu gerçekleştireceğiz inşallah, devam ediyoruz. Bu büyük şehirlerin tamamında bu hastanelerimiz olacak ki biz bütün ülkeyi kucaklamış olalım, hepsinde bu olsun.”

‘Bunlar anlamaz bu işlerden’

Türkiye’ye yatırımların güç geçtikçe arttığını ve her gün yeni açılış haberlerinin verildiğini kaydeden Erdoğan, konuyla ilgili şunları söyledi:

Diyorlar ya 128 milyar dolar nereye gitti? Yani Merkez Bankasının parasının nereye gittiği sorulur mu? Bunların hesabı kitabı yok, bunlar anlamaz bu işlerden. Ne hesaptan anlarlar ne kitaplar anlarlar. Bu kadar altyapı yatırımları, bu kadar üstyapı yatırımları, bütün bunlarla beraber bu süreç içerisinde geçirdiğimiz depremler, felaketler…”

Petrol ve doğalgaz aramalarına ilişkin açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma günü Zonguldak’taki Uzunmehmet Camisi‘nin açılışını yapacağını, petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına ilişkin de müjde vereceğini aktardı:

Oradan da Kanuni Sondaj Gemisi’yle bağlantımızı kuracağız ve bağlantıyla beraber de bunları açıklamış olmama rağmen tekrar oradan açıklamamızı inşallah yapacağız. Filyos Limanı’nın açılışını yapacağız. Aynı gün inşallah bir yeni çok modern bir maske fabrikasının da yine açılışını aynı gün yapacağız.”

‘Devlet alacaklarından vazgeçti’

Erdoğan, koronavirüs salgını döneminde kısa çalışma ödeneği ile 3 milyon 768 bin, işsizlik ödeneği ile 1 milyon, nakdi ücret desteğiyle de 2 milyon 806 bin vatandaşa hibe ödemesi yaptıklarını anlattı.

“Merkezi yönetim bütçesinden ilaç, tıbbi malzeme, sağlık personeline ek ödeme, tarım üreticilerine sübvansiyonlu kredi desteği gibi kalemler için yaptığımız harcamalar yıl sonunda 104 milyar lirayı bulacak. Bu rakam, herhalde sıradan bir rakam değil” diyen Erdoğan, “Diyorlar ki esnafa ne verildi? 1 milyon 200 bin esnaf bu destekten yararlandı. Vergi indirimleri ile devletin 26 milyar lirayı bulan alacağından vazgeçerek iş dünyamızı ve esnafımızı destekledik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı, bu desteklerin tutarının haziran ayı sonuna kadar 67 milyar TL’yi bulacağını söyledi:

Bu desteklerin tutarı da haziran sonu itibarıyla 67 milyar lirayı buluyor. Bunların hepsi, bu sıkıntılı dönemin sosyal destek programları. Düzenlediğimiz bütün kampanyalarla toplanan meblağı da ilave ederek 7 milyon haneye çeşitli defalar nakit yardımı gerçekleştirdik. Sadece şu ana kadar saydığım ödemelerin tutarı haziran sonu itibarıyla 181 milyar liraya ulaşacaktır.”

‘Faizleri düşürmemiz şart’

“Enflasyonu tek haneli rakama indirir mi bu büyüme devam ederse?” sorusuna Cumhurbaşkanı şöyle yanıt verdi:

O bağlantıyı direkt olarak burada bu şekilde kuramayız. Yani bu konuda ben yine aynı iddianın peşindeyim. Hatta bugün de Merkez Bankası Başkanımızla görüştüm. Yani bizim bir defa faizleri düşürmemiz şart, onun için de yani temmuz-ağustos, buraları bulacağız ki faiz düşmeye başlasın. Çünkü faiz yükünü yatırımların üzerinden kaldırırsak, maliyetlerin üzerinden kaldırırsak, ondan sonra maliyet enflasyonunu tetikleyen faiz olduğu için orada da bir rahatlama dönemine inşallah girmiş olacağız. Çünkü bütün mesele o maliyet enflasyonundan faiz yükünü kaldırmaktır.”

‘İBB’nin eline bırakamayız’

Son zamanlarda Marmara Denizi’nde görülen müsilaj yoğunluğuna ilişkin soruya da Erdoğan, bu konuda kendilerinin de yapması gereken işler olduğunu fakat İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere özellikle denize kıyısı olan belediyelere sorumluluk düştüğünü kaydetti:

Şimdi işte bir şeye benziyor ama ne kadar benzerse benzesin, kıyısında CHP’li belediyeler olduğu için oralardaki fabrikaların atık sularını engellemiyorlar. Burada da tabii bu müsilaj çok farklı bir olay, yani bu maalesef adeta kenardan kıyıdan, orada oluşturulan bir şey değil.

Adeta suyun kendi nevi şahsından da kaynaklanan oradaki gelen atıkların kıyılara attığı bu tür şeyler de var. Şu anda Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın da burada çalışmaları devam ediyor. Üniversitelerle ortak çalışma içerisine girdiler. Yine Allah’ın izniyle bu işi çözeceğiz, bunun başka çaresi yok. Yani bunu İstanbul Büyükşehir Belediyesinin eline bırakamayız.

Antalya’ya gidiyorsun orda da var. Birçok ilimizde aynı sıkıntı var. Denize kıyısı olan her yerde var. O zaman Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız olarak biz yapacağız. Büyükşehir belediyeleri ile irtibatı geçip müşterek neler yapabiliriz onların üzerinde de duracağız. Çünkü bunların hepsi bir yerde ülkemizin sorunudur. Ülkemizin sorununa kalkıp da ‘Şu belediyenin sorunudur, bu belediyenin sorunudur.’ demeyiz. İmkanları yetmeyebilir ama devlet olarak biz varız ve biz bu işin eninde sonunda hakkından geleceğiz.”

Erdoğan, yeni belediye yönetimiyle birlikte Haliç’in kokmaya başladığını da iddia etti.

Kanal İstanbul ile ilgili açıklamalar

Kanal İstanbul Projesi‘yle ilgili de açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı, bu projenin stratejik bir yatırım da olduğunu kaydetti:

Kanal İstanbul Projesine de bağımsızlığımızın ve egemenliğimizin tesis edileceği stratejik bir yatırım olarak bakıyoruz. Haziran ayının sonunda inşallah Kanal İstanbul için ilk köprünün temellerini atıyoruz. Daha fazla bekleyemeyiz. Çünkü 6 tane köprü yapılacak Kanal İstanbul’un üzerine. Şimdi biz ilk köprünün temelini atacağız ki hızlandıralım işi, ardından 5 köprünün daha temeli atılacak.”

Erdoğan, Kanal İstanbul’un her iki tarafında 250’şer bin konutluk devasa şehirler kurulacağını da söyledi.

‘İstanbul’un her tarafı delik deşik’

Kanal İstanbul Projesi’ne kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kanal İstanbul’a karşı yürüttüğü faaliyetler için de şu açıklamayı yaptı:

Sorsanıza bunlara, sizin karanlık da olsa bir eseriniz var mı? Şu anda bu yapılan eserler, icabında bütün bu yapılan konutlardan geri dönüşüm olmak üzere bir imkan sağlanabilir mi? Sağlanır. Belki bu müteahhitlik firmalarına veya bu ihaleye girecek olan firmalar diyecekler ki ‘Biz bu konutlardan elde edeceğimiz gelirlerle buranın yapımını üstleneceğiz.’ Çünkü biz kaynakların çeşitlendirilmesinden yanayız. Yaptığımız her işi, hani ‘yap, işlet, devret’ diyoruz ya bunun en önemli sırrı nedir biliyor musunuz? En önemli sırrı bunu yap, işlet, devret yönteminde, kaynakların çeşitlendirilmesi suretiyle gelir kaynaklarını artıracaksın, onunla da yatırım yapacaksın. Bunların kafası bu işe çalışmaz. Ya bir şey yapın, ya bir eserinizi görelim ya…

Şimdi bunu yaptığımız zaman bunlar çılgına dönecekler. Marmaray’ı yaptık, nerede gidiyor bu? Denizin altında. Neyle yaptık? İşte aynı anlayışla yaptık. Avrasya’yı yaptık, aynı anlayışla yaptık. Belli bir süre işletecekler, ondan sonra kime devredecekler? Türkiye Cumhuriyeti devletine. Ama bunların kafası basmaz, yok bunlarda böyle bir araştırma. Ben ekonomistim, kaynak üretmek nasıl olur, bunun üzerine çalışacaksın. Böyle sadece saldırmakla hakaret etmekle filan kaynak üretilmez. Bir şey yap, yol yap İstanbul’un her tarafı delik deşik.”

Hayvan Hakları Yasası’yla ilgili açıklama

AKP’li milletvekillerinin hayvan hakları yasasıyla ilgili yaptıkları çalışmanın Mecliste kanunlaşma aşamasında olduğuna işaret eden bulunan Cumhurbaşkanı, Geçen hafta AK Parti Merkez Karar Yürütme Kurulu‘nda hayvan haklarına yönelik konuyu görüştüklerini ve sürecin hızlandırılmasını istediğini söyledi.

Erdoğan, “Şu anda Tekirdağ Milletvekilimiz Mustafa Bey, komisyon başkanı da olması hasebiyle de işi süratle devam ettiriyorlar. İnşallah başaracağız.” dedi.

Ayrıca, Cumhurbaşkanı, “Bu çalışma kamuoyunda evcil hayvanlara yönelik düzenleme gibi algılanıyor ama biz bunu çok daha geniş düşünüyoruz. İnşallah bu kapsamda da bunu bitireceğiz” ifadelerini kullandı.

Boğaziçi Genel Sekreterliği’ne eski Cumhurbaşkanı danışmanının akrabası atandı

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Melih Bulu‘nun rektör olarak atanmasının ardından protestolara sahne olan Boğaziçi Üniversitesi‘nde Genel Sekreterlik görevine Sağlık Bilimleri Üniversitesi Personel Daire Başkanı Nedim Malkoç atandı.

Daha önce akademik kariyerinin hiçbir noktasında Boğaziçi Üniversitesi ile bir ilişkisi olmayan Malkoç, bu atamayla Bulu’nun yakın çalışma ekibinde yer alacak.

Şeref Malkoç’un akrabası

Boğaziçi TV’den yapılan paylaşımda ise “Osmanlı Eğitim Ocakları Kocaeli şube başkan vekilliği de yapmış Malkoç, ayrıca cumhurbaşkanı eski başdanışmanı ve kamu denetçisi Şeref Malkoç‘un akrabası” bilgileri paylaşıldı.

Atamadan sonra Malkoç, Gazete Gebze’ye yaptığı açıklamada “Bana güvenen ve bu göreve layık gören Boğaziçi Üniversitesi Rektörü değerli hocam Prof. Dr. Melih Bulu’ya teşekkür ederim. İnşallah allah bizi utandırmaz, bugüne kadar yaptığım görevlere ek olarak bu görevi yapmaya da bizi nasip eder” ifadelerini kullandı.

Rektör yardımcısına yeni görev

Yükseköğretim Kurulu ise Boğaziçi Üniversitesi’nin atanmış rektörü Prof. Dr. Melih Bulu’nun yardımcısı Prof. Dr. Fazıl Önder Sönmez‘i Mühendislik Fakültesi’nin dekanlığına vekaleten atadı.

bianet’ten Dilek Şen’in haberine göre YÖK Başkanı Yekta Saraç‘ın imzasıyla Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne gönderilen belgede şu ifadeler kullanıldı:

Üniversiteniz Mühendislik Fakültesi dekanlık görevinin yeni dekan ataması yapılıncaya kadar, Üniversiteniz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fazıl Önder Sönmez’in uhdesinde yürütülmesi teklifiniz uygun görülmüştür. Bilgilerinizi ve en kısa sürede yeni dekan adaylarına ilişkin önerilerinizin gönderilmesi hususunda gereğini rica ederim.”

[İkizdereliler Meclis’te] Zeynep Baş: Destek görmek çok güzel

Rize’nin İkizdere ilçesi Eskencidere Vadisi‘nde açılmak istenen taş ocağına karşı günlerdir direnen İkizdereliler bugün Ankara’daydı.

İkizdere direnişçileri önce Saadet Partisi Genel Merkezi‘nde, Genel Başkan Vekili, Başkan Yardımcılarıyla bir araya geldi.

CHP’nin bugün yaptığı grup toplantısına da katılan İkizdere heyeti, daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘yla basına kapalı özel bir toplantı gerçekleştirdi.

Ankara’ya giden İkizdere heyetinde bulunan Zeynep Baş, Yeşil Gazete‘ye görüşmelerle ilgili açıklama yaptı. Baş, görüştükleri siyasilerden destek gördüklerini ve desteklerin devam edeceğinin belirtildiğini ifade etti.

‘Bizleri yeniden dinlediler’

Zeynep Baş, Ankara’da sabah saatlerinde teşekkür ziyareti için Saadet Partisi Genel Merkezi’ne gittiklerini anlattı. Baş, Saadet Partisi’yle görüşmelerin güzel geçtiğini dile getirdi:

Görüşmeler gayet güzel geçti. Sabah önce Saadet Partisi Genel Merkezi’ne gittik. Teşekkür ziyaretiydi kendilerine. Onlar bizleri yeniden dinlediler. Desteklerini bildirdiler ve desteklerinin devam edeceğini, bunu da Mecliste konuşacaklarını bildirdiler.”

Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, 4 Mayıs’ta İkizdere’ye gitmiş ve burada yaşanan doğa talanına tepki göstermişti.

Fotoğraf: İkizdere direnişçileri

‘Arkamızda olduğunu söyledi’

Saadet Partisi’ne yapılan ziyaret sonrası CHP’nin grup toplantısına katıldıklarını söyleyen Baş, burada da gördükleri desteği şöyle anlattı:

Kılıçdaroğlu, kürsüye çıktıktan sonra konuşmasına İkizdere’yle başladı. Bu olayı desteklediğini, arkamızda olduğunu, biz kadınların ne kadar güçlü kuvvetli ve bu direnişte ön planda nasıl dik bir şekilde durduğumuzu söyleyerek tebrik etti.”

Fotoğraf: İkizdere direnişçileri

‘Geleceğin de mücadelesi’

Partisinin bugünkü grup toplantısında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İkizdere’de verilen mücadelenin sadece bugünün değil, geleceğin de mücadelesi olduğunu ifade etmişti:

İkizdere’de verilen mücadele sadece bugünün değil geleceğin de mücadelesidir. Mantığı talan olan bir siyasi anlayış her türlü zorluğu çıkarıyor. Neredeyse bir ordu görevlendirecekler. Kadınlar siz yeri geldiğinde bir orduyu da dağıtırsınız ben buna da inanıyorum. İkizdereliler güçlerinin farkındalar, toplumun her kesiminden destek alıyorlar. Bütün coğrafyadan, bütün insanlardan da destek görüyorlar. Ekosistemi koruyalım, öncülüğünü İkizdereli kadınlar yapıyor.”

Basına kapalı toplantı yapıldı

Grup toplantısının ardından İkizdere grubu, Kılıçdaroğlu’nun odasında CHP lideriyle basına kapalı bir toplantı gerçekleşti. Zeynep Baş buradaki görüşmelerin detaylarını şöyle anlattı:

Kemal Kılıçdaroğlu şu anki mevcut durumu sordu. Biz kendi duygu ve düşüncelerimizi söyledik, mevcut durumu anlattık. Kendisi de bununla ilgili yanımızda olduğunu bildirdi. Desteklerinin de devam edeceğini söyledi.”

Fotoğraf: İkizdere direnişçileri

‘Destek görmek güzel’

Ankara’da yapılan görüşmelerle ilgili görüşlerini paylaşan Baş, Ankara’da destek gördüklerini, bu desteği görmenin de çok güzel olduğunu ifade etti:

Destek görmek güzel. Hatta Ankara’ya geldiğimizde biz anladık ki insanlar İkizdere’yi tamamen duymuşlar. Direniş alanında bunu çok fazla algılayamıyorsunuz. Sadece sosyal medyada kaldığını düşünüyorsunuz. Ama buraya geldiğimizde hatta Meclise girdiğimizde kapıda bizi peştemallerimizle görünce ‘İkizdere direnişçileri’ diye karşıladılar.”

İkizdere heyeti, yarın sabah saat 11.00’de DEVA Partisi, saat 12.00’de de İyi Parti lideri Meral Akşener ile görüşecek.

Suudi Arabistan cami hoparlörlerinin sesini kısmakta kararlı: Ebeveynler şikayetçi 

Suudi Arabistan’daki yetkililer, camilerdeki hoparlörlerin ses düzeyine getirilen kısıtlamaların ardından gelen tepkilere karşı bir açıklama yaparak kısıtlamaların arkasında olduklarını söyledi.

Ülkenin İslami İşler Bakanlığı geçtiğimiz hafta tüm hoparlörlerin maksimum seslerinin yalnızca üçte birine ayarlanması gerektiğini duyurmuştu.

Ancak yeni uygulama sosyal medyada çok fazla tepkiyle karşılaşmıştı. Birçok kullanıcı restoran ve kafelerdeki yüksek sesli müziğin de yasaklanmasını talep eden bir etiket üzerinden tepkilerini dile getirmişti.

‘Ebeveynlerden şikayetler geliyor’

BBC’nin haberine göre İslami İşler Bakanı Abdüllatif el-Şeyh, yeni düzenlemenin halktan gelen şikayetlere yanıt olarak yapıldığını söyledi. Bakan, tepkilerin büyük bir kısmının yüksek sesin çocukların uykusundan uyanmasına neden olduğunu belirten ebeveynlerden geldiğini aktardı.

Devlet televizyonunda yayınlanan bir videoda konuşan Bakan, namaz kılmak isteyenlerin imamın ezanını beklemeye gerek duymayacağını söyledi.

Bakan, uygulamaya eleştiri getiren kişileri ise “krallığın düşmanları” olarak nitelendirdi ve “kamuoyunu karıştırmak istediklerini” iddia etti.

Dinin kamusal hayattaki rolü azaltılmaya çalışılıyor

Kısıtlamalar, Veliaht Prens Muhammed bin Salman‘ın Suudi Arabistan’ı daha liberal hale getirme ve dinin kamusal hayatta oynadığı rolü azaltma girişimleri çerçevesinde gerçekleşiyor.

Bu kapsamda kadın sürücülerin yasaklanması gibi sosyal kısıtlamalar hafifledi. Ancak buna ek olarak ülkedeki ifade özgürlüğüne karşı engellemeler de arttı. Bu politikaları eleştiren binlerce kişi tutuklandı ve hapsedildi.

 

Çin’de kuş gribinin H10N3 türü, ilk kez bir insanda tespit edildi

Çin‘in Jiangsu bölgesinde, kuş gribinin H10N3 türü, ilk kez bir insanda tespit edildi. 

Reuters‘ın aktardığına göre, Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, ülkenin Jiangu bölgesinde ateş şikâyetiyle hastaneye giden 41 yaşındaki bir adamda kuş gribinin H10N3 türünün bulunduğunu açıkladı.

Durumunun stabil olması sonucu hastaneden taburcu edilen adamın, nasıl enfekte olduğu hâlâ tespit edilmedi. Hastanın temas ettiği insanlarda da virüs bulunamadı.

Daha önce hiç görülmemişti

Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, H10N3 virüsünün düşük patojenik ya da daha az ağırlıkta geçtiğini açıkladı. Virüsün geniş çapta yayılma riskinin düşük olduğu belirtildi. Sağlık Komisyonu, daha önce hiçbir insansa H10N3 virüsü tespit edilmediğini açıkladı.

Gıda ve Tarım Organizasyonu‘nun Sınıraşan Hayvan Hastalıkları Acil Durum Merkezi Asya ve Pasifik Ofisi’nden Filip Claes “Bu çok yaygın bir virüs türü değil” dedi. Claes, yeni tespit edilen vakadaki virüsün genetik verilerinin incelenmesi gerektiğini söyledi.

Ülkede 2016-2017 yıllarındaki H7N9 kuş gribi salgınında 300 kişi hayatını kaybetmişti. Çin’de görülen kuş gribi türleri genelde kümes hayvanlarıyla ilgilenen kişilere bulaşsa da, yeni varyantın salgın riski taşıyıp taşımadığı halen bilinmiyor.

Haziran ayında hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?

Hormon takviyesi, pestisitler ve doğal olmayan üretim teknikleri ile sebze ve meyvelere neredeyse istediğimiz her zaman market raflarından ulaşabiliyoruz. Ancak besinleri mevsiminde tüketmek hem doğa hem de sağlığımız için oldukça önemli.

Peki haziran ayında hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?

Yeşil Düşünce Derneği tarafından hazırlanan takvim hangi mevsimde neleri yememiz gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Haziran ayında hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?
Haziran ayında hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?

Doğayı ve doğal olanı korumak için

Doğayı ve doğal olanı korumak, zehirsiz gıdaya ulaşmak, sağlıklı olmak, yerel küçük üreticileri desteklemek, evinizin ekonomisini korumak ve karbon ayak izini düşürmek için mevsiminde beslenmek en basit çözüm.

Ayrıca, mevsiminde yetişmemiş meyve-sebze, doğa şartlarıyla işbirliği yapılarak değil, doğayla mücadele ederek üretildiğinden, üretiminde hibrid tohum, böcek ilacı ve kimyasal gübre kullanım oranı yükseliyor.

Haziran ayında hangi sebze ve meyveler tüketilmeli?

  • Patates
  • Fasülye
  • Bakla
  • Bezelye
  • Kabak
  • Patlıcan
  • Sivri biber
  • Dolmalık biber
  • Semizotu
  • Sarımsak
  • Domates
  • Salatalık
  • Kuzu ıspanak
  • Taze soğan
  • Rezene
  • Marul
  • Dereotu
  • Şeftali
  • Kayısı
  • Kiraz
  • Dut
  • Malta eriği
  • Yeşil erik

Kutlu Adalı cinayetine ilişkin soruşturma başlatıldı

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker‘in KKTC‘de öldürülen gazeteci Kutlu Adalı cinayetine ilişkin olarak verdiği dilekçenin ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu.

Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

 “Atilla Peker adlı şahsın Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderdiği “Gazeteci Kutlu Adalı’nın Kıbrıs’ta öldürülmesi” olayına ilişkin çeşitli iddialar içeren dilekçesinin teslim alınması ve yapılan ilk değerlendirmesini sonucu iddiaya konu suçlarla ilgili Türk adli makamlarının soruşturma ve kovuşturma yapmasının Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca olanaklı olduğu kanaatine varılması üzerine dilekçe içeriğinde bahsi geçen suç iddialarıyla ilgili derhal soruşturma başlatılmıştır.”

Açıklamada KKTC makamlarından ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin temin edilmesi amacıyla yazışmalar yapılacağı ve Türkiye’deki muhtemel delillerin toplanarak, dilekçe sahibinin ayrıntılı beyanının alınması için çalışmalara başlatıldığına yer verildi.

Ne olmuştu?

Hakkında “Kutlu Adalı” cinayeti nedeniyle soruşturma açılan organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in kardeşi Atilla Peker, “ruhsatsız silah bulundurmak”tan gözaltına alındığı sırada, müracaat savcılığına verdiği ve kamuoyuna imzasız nüshanın yansıdığı dilekçede, gazeteci Kutlu Adalı’yı öldürmek için eski MİT’çi Korkut Eken‘le Kıbrıs’a gittiklerini itiraf etmişti. Atilla Peker, Eken’in kendisine silah verdiğini ve susturucunun nasıl kullanıldığı öğrettiğini; Eken’in İstanbul’da gerçekleşen daha sonraki görüşmede kendisine, “Biz Kıbrıs işini hallettik” dediğini aktarmıştı.

Sedat Peker de “Kardeşim Atilla Peker, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili anlatmak istedikleri kayda geçirilmemiştir” demiş ve Atilla Peker’in savcılığa başvuracağını duyurmuştu

Kanal İstanbul’a karşı eylem çağrısı

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu gerçekleştirilmek istenen Kanal İstanbul projesine karşı 5 Haziran Cumartesi günü Küçükçekmece Tarihi Köprü‘de basın açıklaması gerçekleştirecek.

Yapılan açıklamada “Ülkemizde kirli ilişkiler, siyasetin çürümüşlüğü bütün pisliğiyle gün yüzüne çıkarken iktidarın bir başka soygun Kanal projesine izin vermeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

‘Mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz’

Herkesin bu eyleme davet edildiği çağrıda “İstanbul‘dan Kazdağları‘na, Dersim‘den İkizdere‘ye, Salda‘dan Fatsa‘ya, Cerattepe‘den Kemah‘a, Akkuyu‘dan İnebolu‘ya, Kuzey Ormanları‘ndan Kirazlıyayla‘ya, Saros Körfezi‘nden Toroslar‘a tüm saldırı altında olan direniş alanlarıyla 5 Haziran’da Küçükçekmece Tarihi Köprü’de mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” denildi.

Etkinlikte bisikletliler 14.00’da Avcılar Sahil Beltur önünde buluşup Tarihi Köprüye kadar pedal çevirecekler. 14.00’da Küçükçekmece Tarihi Mimar Sinan Köprüsü‘nde buluşulacak. Basın açıklaması da gene bu köprü üzerinde gerçekleştirilecek.