Ana Sayfa Blog Sayfa 1369

Taliban, Türkiye’yi bir kez daha uyardı: İçişlerine müdahale olarak değerlendiririz

Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, TRT Arabi‘ye verdiği röportajda ABD ve diğer devletlerin Afganistan’dan çekilmesi, Kabil Havalimanı‘nın işletilmesi gibi konulara değindi.

Mücahid, Türkiye ile de iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ettiklerini, fakat Kabil Havalimanı’nın, diplomatik misyonların ve elçiliklerin güvenliğinin Afganistan’ın sorumluluğunda olduğunu, aksi bir tutumu ülkenin içişlerine müdahale olarak değerlendireceklerini ifade etti.

‘Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz’

Taliban Sözcüsü, verdiği röportajda barış ve güvenliği yeniden canlandırmak ve yeniden inşa sürecini başlatmak için diğer ülkelerle çalışmak istediklerini vurguladı.

Mücahid, özellikle Müslüman ülkelerden Afganistan’da siyasi çözüm ve savaşın sona erdirilmesi konusunda destek istedi ve Türkiye ile de iyi ilişkiler içinde olmayı arzu ettiklerini kaydetti:

Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz, Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var. Türkiye’nin geçmişi bırakıp bugüne ve geleceğe dönmesini istiyoruz. Ondan sonra diyalog isteyebiliriz.”

‘İçişlerine müdahale olarak değerlendiririz’

İstanbul’da yapılması planlanan barış konferansı konusuna da değinen Zabihullah Mücahid, Afganistan’ı ve bölgeyi barışa kavuşturacak her fırsatı değerlendirdiklerini kaydetti.

Ancak Mücahid, Kabil havalimanının, diplomatik misyonların ve elçiliklerin güvenliğinin Afganistan’ın sorumluluğunda olduğunu, aksi bir tutumu ülkenin içişlerine müdahale olarak değerlendireceklerini kaydetti.

Ne olmuştu?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afganistan’daki Kabil Havaalanı’nın işletilmesine olumlu baktıklarını ifade edip, ABD’den bazı şartlar talep etmişti.

Taliban ise daha önce yaptığı bir açıklamada, Türkiye’nin Afganistan’da kalması durumunda işgalci olarak nitelendirileceğini ve tüm işgal güçlerine karşı da cihat politikasını uygulamaya devam edeceklerini belirtmişti.

2032 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları Avustralya’da yapılacak

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından, 2032 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nın Avustralya’nın Brisbane kentinde yapılacağı duyuruldu.

Avustralya, daha önce 1956’da Melbourne’de ve 2000’de Sydney’de olimpiyatlara ev sahipliği yapmıştı.

Paralimpik Oyunları ise ikinci kez Avustralya’da düzenlenmiş olacak.

5 milyar dolara mal olacak

Brisbane Olimpiyatları‘nın 5 milyar dolara mal olacağı ifade edilirken, olimpiyatlardan 17 milyar dolar gelir sağlanması beklendiği de kaydedildi.

Olimpiyatın maliyetinin büyük bir kısmının bilet satışları, sponsorluklar ve yayın hakları satışından karşılanacağı düşünülüyor.

Dört yılda bir defa düzenlenen olimpiyatlar, geçtiğimiz yıl koronavirüs salgını nedeniyle yapılamamıştı.

Olimpiyat Oyunları bu yıl 23 Temmuz – 8 Ağustos tarihlerinde Tokyo’da yapılacak.

2024 Olimpiyatları Fransa’nın başkenti Paris’te, 2028 de ise ABD’nin Los Angeles kentinde yapılacak.

Pegasus adlı casus yazılımıyla Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un da izlendiği iddia edildi

Pegasus isimli casus yazılımıyla izlendiğinden şüphelenilen gazeteci, muhalif, siyasetçilerin arasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron‘un da olduğu öne sürüldü.

Olayı, Uluslararası Af Örgütü ve farklı ülkelerden basın kuruluşlarıyla birlikte yapılan ortak araştırmada yer alan Paris merkezli medya kuruluşu Forbidden Stories duyurdu.

Listede Fransa hükümet yetkilileri de var

Forbidden Stories’in Başkanı Laurent Richard, Macron’a ait bir telefon numarasının listede yer aldığını, fakat telefona gerçekten sızılıp sızılmadığının henüz bilinmediğini söyledi.

Listede Macron’la birlikte Fransa hükümet yetkililerinin de yer aldığı kaydedildi.

Fransa basınında çıkan haberlere göre, aynı yazılımla Mediapart ve Canard enchaîné gazetesinde çalışan gazetecilerin cep telefonları da izlendi.

Pegasus casus yazılımı, siber silah olarak sınıflandırılıp devletlere sadece terörle mücadele kapsamında satılıyor.

Veri sızması sonucu başlayan araştırmanın 50 binden fazla cep telefonu numarasını kapsadığı belirtiliyor.

Erdoğan’ın Maraş açıklamasına tepkiler sürüyor: Bir kınama da ABD’den geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar‘ın Kapalı Maraş’ın statüsüne yönelik açıklamalarına tepkiler gelmeye devam ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri‘nden (ABD) yapılan açıklamada, bahsi geçen açıklamaların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi‘nin kararlarıyla kesinlikle bağdaşmadığının altı çizildi.

‘Kabul edilemez’

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kapalı Maraş bölgesinin BM sorumluluğunda olduğunu kabul eden BM kararlarının ihlal edildiğine dikkat çekti ve şunları söyledi:

ABD, Kıbrıslı Türklerin, Türkiye tarafından desteklenen tutumunu provokatif, kabul edilemez ve krizi çözmek için yapıcı görüşmelere katılma sorumluluğuyla bağdaşmayan bir tutum olarak görüyor.”

Yunanistan’dan kınama

Söz konusu açıklamaları  Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi de kınadı.

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiades bu adımı yasadışı ve kabul edilemez olarak değerlendirdi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise kararı en güçlü şekilde kınadıklarını ifade etti.

Konu BM Güvenlik Konseyi’nde gündeme gelecek

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı da kararı kınayarak derin endişe duyduklarını açıkladı ve konuyu BM Güvenlik Konseyi’nde gündeme getireceklerini duyurdu.

Türkiye’nin tavrından üzüntü duyduklarını belirten Fransa da meseleyi BM’de gündeme getireceklerini açıkladı.

Borrell’e yanıt

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Erdoğan ve Tatar’ın Maraş ile ilgili açıklamalarından derin endişe duyduğunu belirtmiş ve “Maraş’ın statüsünü değiştirmeye yönelik tek taraflı ve kabul edilemez bir karar” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise Borell’in açıklamalarına yazılı yanıt verdi. Yanıtta, Borell’in Kıbrıslı Rumların ve Yunanistan’ın sözcülüğünü yaptığı ileri sürüldü ve “Borrell’in, Sayın Cumhurbaşkanımızın KKTC ziyaretinden sonra yaptığı açıklama, AB’nin Kıbrıs konusunda gerçeklerden ne kadar kopuk olduğunun yeni bir kanıtıdır” denildi.

Maraş’ta yangın: 25 hektarlık ormanlık alan kül oldu

Maraş’ın Bulutoğlu Mahallesi‘nde dün öğle saatlerinde çıkan yangın sebebiyle 25 hektarlık ormanlık alan kül oldu.

Yangın yaklaşık 3,5 saatin sonunda kontrol altına alınırken, ekiplerin soğutma çalışmaları ise devam ediyor.

Havadan da müdahale edildi

DHA‘da yer alan habere göre, rüzgarın da etkili olduğu bölgede 100 yangın söndürme işçisi 20 arazöz ve su tankı ile yangın kontrol altına alınmaya çalışıldı.

Yangına havadan da dört yangın söndürme helikopteri ve iki yangın söndürme uçağı ile müdahale edildi.

Çin’de sel: En az 12 kişi hayatını kaybetti

Çin’in Henan’a bağlı Zhengzhou kentinde şiddetli yağışlar nedeniyle sel felaketi yaşandı. Arama kurtarma ekiplerinin sel felaketi nedeniyle en az 12 kişinin cansız bedenine ulaştığı açıklandı.

Şehrin metro ağı sular altında kaldığı için birçok yolcu da suda mahsur kaldı.

Felaketin seviyesi ‘olağanüstü yüksek’

AFP haber ajansına göre, bölgede en az 200 bin kişi tahliye edildi ve güvenli bölgelere yerleştirildi.

Zhengzhou yerel yönetimi sel felaketiyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “selin kontrol durumunun çok zor olduğunu” belirtti ve felaketin seviyesini olağanüstü yüksek olarak tanımladı.

Henan eyaletinde, 17 Temmuz’dan beri belirli aralıklarla sağanak yağış etkili olmuştu.

Cizre’de sıcaklık rekoru kırıldı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, dün Şırnak’ın Cizre ilçesinde hava sıcaklığı 49,1 oldu.

Bu rakamın, Türkiye’de bugüne kadar ölçülen en yüksek derece olduğu kaydedildi.

Türkiye’de ölçülmüş en yüksek sıcaklık rekoru 49 derece ile 27 Ağustos 1961 tarihinde yine Cizre’de yaşanmıştı.

En yüksek yıllık ortalama sıcaklık ise 1962 yılında 21,3 dereceyle Hatay’ın İskenderun ilçesinde kaydedilmişti.

Bilinen tek sıcakkanlı balık olan Opah balığı, ABD’de karaya vurdu

Amerika Birleşik Devletleri‘nin (ABD) Oregon eyaletindeki kıyıya ilk defa nadir rastlanan bir balık türü olan Opah balığı vurdu.

Balığın incelenmek üzere dondurulduğu kaydedildi.

İklim krizi nedeniyle yaşandığı tahmin ediliyor

Uzmanlar, yaklaşık bir metre uzunluğunda ve 50 kilo ağırlığındaki balığın okyanus sularının ısınması sebebiyle kıyıya geldiğini belirtti.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer Kurumu’ndan (NOAA) biyolog Heidi Dewar ise, balığın karaya oturmasının alışıldık bir durum olmadığını ifade ederek, bu durumun iklim krizinin etkisiyle yaşanmış olabileceğine işaret etti.

Dewar, “Okyanus sıcaklıkları arttıkça bazı deniz organizmalarının kuzeye doğru hareket ettiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı ve yeterli veri olmadan, bir Opah’ın karaya oturmasının nedenini açıklamanın zor olduğunu belirtti.

En son 2014’te fotoğraflanmıştı

Opah balığı, en son balıkçılık araştırması sırasında 2014 yılında tesadüfen fotoğraflanmıştı. Bu balıkların nüfus yoğunluğu, yaşam süreleri, hatta kaç tür olduğu ise henüz bilinmiyor.

Bilinen tek sıcakkanlı balık unvanına sahip olan Opah, soğuk sularda yaşayan balıklara kıyasla çok hızlı yüzüp, avlanabiliyor ve vücut sıcaklığını bulunduğu ortamın beş derece üzerinde tutabiliyor.

Nadir avlanabilen Opah’ın değeri, en çok rastlandığı Hawaii’de 3 milyon dolara ulaşıyor.

KKTC’de protokol krizi yaşandı: İYİ Partililer töreni terk etti

Kıbrıs Barış Harekatı‘nın 47. yıl dönümü dolayısıyla Lefkoşa’da düzenlenen anma etkinliklerinde protokol krizi yaşandı.

Kendilerine tören alanındaki protokolde en arka sırada yer ayrıldığını gören İYİ Parti heyeti, protokol sıralarının Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın misafirlerine ayrıldığını öğrenince töreni terk etti.

Türkiye’ye döndüler

Törene, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar‘ın davetlisi olarak İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘i temsilen, İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı ve Genel Başkanvekili Cihan Paçacı ve Meclis Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu katıldı.

Protokolde kendilerine en arka sıraların ayrıldığını gören ve protokol sıralarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın misafirlerine ayrıldığını öğrenen İYİ Parti heyeti, bu uygulamanın protokol teamüllerine aykırı olduğunu savundu ve töreni terk etti.

İyi Partililer, alandan ayrıldıktan sonra KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş‘ın kabrini ziyaret etti ve Türkiye’ye döndü.

‘Erdoğan ve ekibinin şımarıklığına tanıklık ettik’

İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı ve Genel Başkanvekili Cihan Paçacı ve Meclis Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu yaptıkları ortak açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın davetlisi olarak, Türk tarihinin anlamlı bir gününün kutlamasına katıldık. Ancak, AK Parti’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ekibinin, teamülleri yok sayan şımarıklığına, Lefkoşa’da da tanıklık ettik. Devlet işleri ve uluslararası ilişkiler, belli teamüllerle, belli gelenekler üzerine bina edilir.

Bu şımarıklık, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan bir siyasi partiyi ve onun saygıdeğer genel başkanını, protokolde yok sayacak kadar ileri gitmiştir. Bu durumda bize düşen, bu çirkin davranışı protesto edip, alandan ayrılmak olmuştur. Büyük ‘Mücahit’ sayın Cumhurbaşkanı’mız Rauf Denktaş’ın kabrini ziyaret edip, duamızı ederek, görevimizi yerine getirip, Ankara’ya dönüyoruz.”

Uluslararası Enerji Ajansı: Karbon emisyonları 2023 yılına kadar en yüksek seviyeye çıkacak

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), karbon emisyonlarının 2023 yılına kadar en yüksek seviyeye ulaşacağını açıkladı.

Ajansa göre bu durumun sebebi, koronavirüsün ekonomik sonuçlarıyla mücadele için ayrılan bütçenin sadece yüzde ikisinin temiz enerjiye harcanması.

2023’te rekor seviyelere ulaşacak

Salgın boyunca ülkeler, çoğunlukla işçiler ve işletmelere yönelik acil durum yardımı için 14 trilyon eurodan fazla mali destek sağlarken, IEA’nın Sürdürülebilir Kurtarma İzleyicisi, bunun sadece 380 milyar dolarının temiz enerji projeleri için kullanıldığını kaydetti.

Tüm harcama planlarının hayata geçmesi halinde ise, küresel karbon emisyonları 2023’te rekor seviyelere ulaşacak ve sonraki yıllarda da artmaya devam edecek.

Hedefe ulaşmaktan bir hayli uzak

IEA, genel karbon kirliliğinin Paris İklim Anlaşması‘nın 1,5 santigrat derece sıcaklık hedefine uygun olduğu bir senaryodan 3,5 milyar ton daha yüksek olacağını ifade etti.

Bunun yanında, tüm ülkelerin özel ve kamu fonlarını iklim, sağlık ve ekonomik fayda sağlayacak yeşil projelere yönlendirme fırsatını kaçırdığının altı çizilirken, IEA İcra Direktörü Fatih Birol ise temiz enerji yatırımının, net sıfır emisyon hedefine ulaşmaktan uzak olduğunu ifade etti.