Ana Sayfa Blog Sayfa 1299

Bakanlık yedi ildeki ormanlık alanlarda otel yapılması için ihale açtı

Kültür ve Turizm Bakanlığı; Artvin, Bursa, Kars, Kütahya, Mersin, Ordu ve Uşak‘taki bazı orman alanlarında 4-5 yıldızlı otel ve termal tesis yapılması için ihale açtı.

Bakanlık tarafından hazırlanan şartnamede kesilip tesis yapılacak orman alanlarının kırmızı ve mavi çizgilerle işaretlendiği uydu fotoğrafları da yer aldı.

Bedel ödeme şartıyla ağaçlar kesilecek

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre ormanlık alanda yapılacak otel ve tesisler için bedelini ödemek şartıyla ağaçlar kesilecek. Ağaç kesen yatırımcıların, kestikleri ağaçların yer aldığı orman alanının üç katı kadar alanın ağaçlandırma bedelini ve ağaçlandırılan bu alanın üç yıllık bakım bedelini Orman Genel Müdürlüğü’ne ödemesi yeterli olacak.

Yatırımcılardan ayrıca yatırım tutarının orman alanında kalan kısmının yüzde 3’ü oranında Orman Köylülerini Kalkındırma Geliri parası alınacak. Bu para bütçeye gelir yazılacak. Yerli ve yabancı yatırımcılara açık olan tahsisler için herkes başvuru yapabilecek ancak bakanlığın ön izin vermediği kimse ihalelere katılamayacak.

Hangi bölgeler işaretli?

  • Mersin‘in Tarsus ilçesi Kulak Köyü‘ndeki 2 milyon 492 bin 217 metrekarelik orman alanı, özel parsele dönüştürülerek yatırıma açıldı. 49 yıllığına tahsis edilecek alana, 401.5 milyon liralık yatırımla 5 katlı bir otel, 3 katlı tatil köyü ve 3 katlı golf kulübü yapılacak. Yatırım maliyetinin 401.5 milyon lira olacağı hesaplandı.
  • Artvin Balcıoğlu Köyü‘ndeki 24 bin 228 metrekarelik orman alanı 3 katlı 290 yataklı 3 ila 5 yıldızlı otel yapılmak üzere 49 yıllığına tahsis edilecek. Yatırımın 33-64 milyon lira arasında olabileceği hesaplandı.
  • Bursa Mustafakemalpaşa Derekadı Köyü‘nde toplam 175.3 bin metrekarelik orman alanı iki ayrı parsele bölünerek termal turizme tahsis edilecek. 49 yıllığına tahsis edilecek alanı alan yatırımcılar 3 ila 5 yıldızlı, her biri 150 yatak kapasiteli 5’er katlı iki ayrı termal otel yapacak. Yatırım 17-33 milyon lira arasında olacak.
  • Kars Sarıkamış‘taki yaklaşık 74 bin metrekare ormanlık alan özel parsele dönüştürülerek üzerine 300 yataklı otel, özel konaklama tesisi ile turizm amaçlı tesisten oluşan 3 ayrı tesis yapılacak.
  • Kütahya‘nın Gediz ilçesi Uğurluca Köyü yakınında 49 yıllığına tahsis edilecek 9 bin 552 metrekarelik orman alanına 100 yataklı 3 katlı 3 ila 5 yıldızlı termal otel yapılacak.
  • Ordu Kabadüz Çambaşı Yaylası‘nda da biri orman içinde olmak üzere 2 özel parsel oluşturuldu. 9 bin 562 metrekarelik ormanlık alan 70 yataklı 3 ila 5 yıldızlı bir otel yapılması için 49 yıllığına tahsis edilecek.
  • Uşak‘ın Banaz ilçesi Hasan Köyü‘ndeki iki ayrı özel parsele her biri 5’er kattan ve 300’er yataktan oluşan iki ayrı termal otel yapılacak ve 49 yıl işletilecek.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, Kuzey Kore’nin nükleer faaliyetlere başladığını açıkladı

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, (IAEA) cuma günü yayımladığı raporda Kuzey Kore’nin nükleer santralinin faaliyete geçtiğini açıkladı.

Raporda, Kuzey Kore’nin nükleer programına devam etmesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının açık bir ihlali olduğuna işaret edildi.

Uydu görüntüleriyle saptandı

IAEA, Kuzey Kore’nin Eylül 2020 tarihinden bugüne nükleer faaliyetlerini rapor olarak yayımladı. Kurum, ülkenin nükleer faaliyetlerine Temmuz 2021 tarihinden itibaren yeniden başladığını belirtti ve uydu görüntülerinden Yongbyon’da (Nyongbyon) bulunan Deneysel Nükleer Santrali’nin tekrar aktif hale geldiğini kaydetti.

Raporda, “Aralık 2018’in başından Temmuz 2021’in başına kadar reaktörün çalıştığına dair hiçbir belirti bulunmuyordu. Bununla birlikte, Temmuz 2021’in başından bu yana, soğutma suyunun tahliyesi de dahil olmak üzere, reaktörün çalışmasıyla tutarlı göstergeler olmuştur” denildi.

‘Açık bir ihlal’

Ayrıca kurum, raporun sonunda “Kuzey Kore’nin nükleer faaliyetleri ciddi endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Ayrıca, 5MW (5 megavatlık) reaktörün ve Radyo Kimyasal Laboratuvarın işleyişine ilişkin yeni göstergeler derinden rahatsız edicidir. Kuzey Kore’nin nükleer programının devam etmesi, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarının açık bir ihlalidir ve derinden üzüntü vericidir” ifadelerine yer verdi.

WhatsApp’tan geri adım: Gizlilik politikasını reddedenlere kısıtlama uygulanmayacak

WhatsApp, tartışma yaratan kullanım koşulları ve gizlilik politikasıyla ilgili yeni bir karar aldığı öne sürüldü. Buna göre uygulamanın yeni politikaları isteğe bağlı olacak, politikayı reddeden kullanıcılar, hiçbir kısıtlama ile karşılaşmayacak.

Yakında duyurulacak

WebTekno’nun aktardığına göre,  WhatsApp’ın kodlarında araştırmalar yaparak yeni özellikleri önceden duyurmasıyla bilinen WABetaInfo, konuyla ilgili yeni bir gelişmenin olduğunu açıkladı.

WhatsApp kodlarında yapılan yeni bir keşiften bahseden WABetaInfo, gizlilik politikasının hem bireysel kullanıcılar hem de işletme hesapları için isteğe bağlı olacağının kesinleşeceğini ifade ediyor. İddiaya göre WhatsApp, çok yakın bir gelecekte aldığı kararı tüm dünyaya duyuracak.

 

‘Dişi ahtapotlar, kendilerini taciz eden erkeklere bir şeyler fırlatıyor’

Avustralya kıyılarındaki ahtapotların kum, deniz kabuğu ve silt (çökelme sonucu oluşan çamur ve kum tabakası) “fırlatma” görüntülerinin bir analizi, onların kasıtlı olarak diğer ahtapotları hedef aldığını ve sıklıkla vurduklarını gösterdi. Çoğu durumda, türdeşlerine “mermi yağdıranlar”, kendilerini taciz eden erkeklere saldıran dişiler…. 

NewScientist‘den Michael Le Page‘in aktardığına göre, 2015 yılında  Sidney Üniversitesi’nden Peter Godfrey-Smith ve meslektaşları , Jervis Körfezi’ndeki “Octopolis” adlı bir alanda, etkileşime giren birkaç yaygın Sidney ahtapotunu ( Ahtapot tetricus ) kayda aldı. Bölge, ahtapotların kumlu deniz tabanında sığınaklar yapabildikleri için küçük bir alanda alışılmadık sayıda bulunduğu dünyadaki birkaç yerden biri.

Yapılan çalışmada kameralar, Godfrey-Smith’in “Bunu en iyi nasıl tarif edebileceğimi bilmek zor” dediği kavgaları, çiftleşmeleri ve ekibin “fırlatma” dediği sıra dışı bir davranışı kaydetti.

Kasten vuruyorlar

Alınan kayıtlarda ahtapotların, gövdelerinin altında silt, yosun veya kabuk gibi nesneleri dokunaçlarında tuttuğunu, daha sonra sifonlarını açarak topladıkları malzemeyi birkaç vücut uzaklığa kadar fırlattığı tespit edildi.

Bu davranışın yemek kalıntılarını kendilerinden uzaklaştırmak veya mağaraları kazmak için kullanıldığı daha önceden biliniyordu, ancak videolar ahtapotlarca fırlatılan nesnelerin diğer bireylere çarptığı birçok örneği de kaydetti.

Godfrey-Smith, 2015 yılında yaptığı bir konuşmada, bu davranışın diğer ahtapotları kasten mi yoksa kazayla mı hedef aldıklarından emin değildi. ancak ekip son araştırmada elde ettiği daha fazla ve ayrıntılı görüntüler sayesinde, diğerlerini hedef alan atışlar ile çukuru temizlemek için kullanılan atışlar arasındaki farklılıkları ortaya çıkardı. Sonuç, ahtapotların gerçekten de kasıtlı olarak türdeşlerini hedef aldığını gösterdi.

Video kayıtlarından birinde, bir dişi ahtapot, yakındaki bir mağaradan kendisiyle çiftleşmeye çalışan bir erkeğe 10 kez silt atıyor ve ona beş kez vuruyor. Godfrey-Smith, “Bu sekans beni [kasıtlı olduğuna] ikna edenlerden biriydi” dedi.

Kayıt altına alınan olayların dördünde, erkek ahtapot pek başarılı olamasa da “saldırıyı savuşturmaya” çalıştı. İki durumda, dişinin hareketlerinden kaynaklanan atışları tahmin etti ve silt ona doğru itilmeden önce kaçmayı başardı.

‘Türdeşlerine bir şey fırlatma nadir görülür’

Çalışmada, dişi ahtapotların diğerlerini hedef alırken, topladığı malzemelerin de daha fazla “silt” içerdiğini ve atışların daha güçlü olduğu tespit edildi. Yuva inşası sırasında dişilerin yaptığı “atışlar” neredeyse her zaman ön iki dokunaç arasını hedef alırken, atışı yapan ahtapotların da topladıkları malzemeyi, bazen sol veya sağdaki birinci ve ikinci dokunaçların arasından fırlattığı görüldü.  Godfrey-Smith, “Bu, bir tür hedeflemeyi akla getiriyor” değerlendirmesini yaptı.

Bir keresinde ise bir ahtapotun bir başkasına dokunaçlarını frizbi gibi kullanarak bir kabuk attığını ve vurduğu görüldü.

Bir dizi vahşi hayvan diğer hayvanlara bir şeyler fırlatır veya iterken , şempanzeler de dahil olmak üzere yalnızca bir avuç hayvanın kendi türlerinin üyelerini hedef aldığı bilinıyor.  Godfrey-Smith, “Aynı popülasyonun diğer üyelerine nesneler fırlatması, oldukça nadir görülen bir davranıştır” diyor.

Nesne fırlatma, bir saldırı biçimi olarak kullanılıyor gibi görünse de ekip, hedef alınan herhangi bir ahtapotun karşı saldırıya geçerek veya malzemeleri geri fırlatarak tepki verdiğini tespit etmedi. Dahası, yoğun sosyal etkileşimlerden sonra meydana gelen bazı atışların başka bir ahtapota değil boş alana yönlendirildiği görüldü, ki ekibin yorumuna göre bu, hayvanların hayal kırıklıklarını dışa vuruyor olabileceğini gösteriyor. Bir başka kayıtta da, bir erkek ahtapot, bir dişiye yaklaşımı reddedildikten sonra, rastgele bir yönde silt fırlattı ve renk değiştirdi.

Ekip, kutup ayılarının avlanma sırasında bazen kaya veya buz parçalarını silah olarak kullandığını, örneğin morsların üzerine uçurumlardan kaya fırlattıklarını öne süren bir makalenin yayınlanmasından sonra bulguları bir ön baskı olarak yayınlamaya karar verdi .

Bursa’da altı farklı noktada eş zamanlı yangınlar çıktı

Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesine bağlı Cumalıkızık ve Yiğitler Mahallesi’ndeki Kent Ormanı’nın altı farklı noktasında eş zamanlı yangınlar meydana geldi.

Kundaklama şüphesi üzerinde duran polis, şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı bir çalışma başlattı. Çevrede bulunan güvenlik kameraları kayıtları da incelenirken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Yangınlar kontrol altına alındı

Saat 3:30 sıralarında ormanlık alanda dört farklı noktada yangın çıktığını gören bölge sakinleri, itfaiyeye haber verdi.

Olay yerine gelen Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, yangını ormanlık alana sıçramadan kısa sürede kontrol altına aldı.

Yangın söndürme çalışmaları sırasında, ormanlık alanın iki farklı noktasında da yangın başlaması üzerine bölgeye takviye ekipler gönderildi. Altı farklı noktada çıkan yangın, çam ağaçlarının bulunduğu alana sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.

Ahşap ev kullanılamaz hale geldi

Bunun yanında, aynı dakikalarda Balaban Mahallesi’nde ormana yakın iki katlı ahşap bir evin altında bulunan samanlıkta yangın çıktı. Komşular, evde bulunan kişileri tahliye etmek için harekete geçti.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi gelirken, yangının diğer yerlere sıçramaması için çaba sarf edildi.

İki saatlik çalışmanın ardından kontrol altına alınan yangında, ahşap ev ve samanlık kullanılmaz hale geldi, can kaybı yaşanmadı.

Yangına neyin sebep olduğu henüz bilinmiyor.

Avrupa ve ABD’den Covid uyarısı: Gelişmeler kaygı verici, yüzbinlerce kişi daha ölebilir

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Masası Başkanı Hans Kluge, kıtada koronavirüs aşılama programlarının hız kaybetmesinin ve hastalığın yayılış hızının kaygı verici olduğunu söyledi.

Avrupa’da 1 Aralık’a kadar hastalık sonucu 236 bin kişinin daha yaşamını yitirebileceği uyarısında bulunan Kluge, Kopenhag’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Geçen hafta Avrupa’da Covid ölümleri yüzde 11 arttı” dedi.

Kluge mevcut koşullarda 1 Aralık’a kadar kıtada 236 bin kişinin daha hayatını kaybedebileceği tahminlerinin, güvenilir bir modellemeye göre dayandığını söyledi.

Avrupa ülkelerinde salgının başlangıcından bu yana kayda geçen Covid-19 ölümleri 1 milyon 300 bini aştı. 53 Avrupa ülkesinden 33’ünde ise geçen hafta Covid ölümlerindeki artışlar yüzde 10’u geçti.

‘Hızlı yayılmanın sorumlusu Delta varyantı, önlemlerin hafifletilmesi, yolculuklar…’

Hastalığın yayılış hızının, özellikle de bazı ülkelerde korumasız gruplar arasında aşılanma oranının düşüklüğü de göz önüne alındığında derin kaygı yarattığını belirten Hans Kluge, virüsün daha hızlı yayılışını Delta varyantına, önlemlerin zamansız hafifletilmesine ve yaz aylarında yolculukların artmasına bağladı.

DSÖ yetkilisi, Avrupa’da nüfusun yaklaşık yarısının aşılanmasına karşın aşılanma hızının düştüğüne de dikkat çekti.

‘Üçüncü doz lüks değil’

Avrupa ülkelerine aşı üretimini artırma, aşılarını özellikle de Doğu Avrupa ve Afrika ülkeleriyle paylaşma çağrısı yapan Kluge, aşılanmış kişilere bağışıklığın devamı için üçüncü doz aşı yapılmasını da savundu: .

“Üçüncü doz aşı hala birinci doz aşısını olmayı bekleyen bir kişiden çalınmış lüks bir güçlendirici değildir. Bu en korumasız durumda olanların da güvenliğini sağlamanın bir yoludur. Giderek daha fazla sayıda çalışma, üçüncü dozun korumasız insanları koruduğuna işaret ediyor ve bölgemizde giderek artan sayıda ülke bunu uyguluyor.”

DSÖ, daha önce iki doz aşı olmuş kişilere üçüncü doz aşı yapmanın dünyanın kalan kısmını aşıdan mahrum etmek anlamına geleceğini savunmuş; Genel Direktör Tedros Adhanom Ghebreyesus, üçüncü doz takviye aşı uygulamasına başlayan ülkeleri, uygulamayı iki ay erteleyerek, bu dozları birinci ve ikinci doz aşılarını tamamlayamamış ülkelerle paylaşmaya davet etmişti. Örgütün acil yardım programının başkanı Mike Ryan ise bu durumu, can yeleği olanlara birer yelek daha atıp, yeleksiz olanları kaderine terk etmeye benzetmişti.

ABD’den 100 bin ölü tahmini 

ABD’de Delta varyantının aşısızlar arasında yayılmasıyla Covid-19’dan hastaneye yatanların sayısı da 100 bini geçti. Ülkedeki hasta sayısı ocak ayından bu yana ilk kez bu seviyelere çıkarken, Washington Üniversitesi’nin yeni açıkladığı bir modele göre aralık ayına kadar 100 bin Amerikalının daha koronavirüsten ölme ihtimali bulunuyor.

Beyaz Saray‘ın pandemi danışmanı Antony Fauci ise bu modelin tahmininin mümkün olduğunu belirterek daha fazla insanın aşı yaptırması için çağrıda bulundu. CNN kanalına konuşan Fauci, “Şu an yaşanan şey hem öngörülebilir, hem de tamamıyla önlenebilir. Aşılar sayesinde bu durumu tersine çevirebilecek araçlara sahibiz” dedi.

Fauci, ülkede aşı yaptırma hakkı bulunan yaklaşık 80 bin kişinin hâlâ aşı olmadığına dikkat çekerek, pandemiyi bu grubun tersine çevirebileceğini vurguladı.

Türkiye’de durum

Türkiye‘de ise Sağlık Bakanlığı‘nın paylaştığı günlük tabloya göre, son 24 saatte 286 bin 425 Covid-19 testi yapıldı, 17 bin 332 kişinin testi pozitif çıktı, 255 kişi hayatını kaybetti. Bakan Fahrettin Koca Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Yeni vaka sayımız 17.332. “Bu bir salgın. İster istemez hastalığa yakalanan olur.” demek hiç mümkün mü? Yeni vefat sayımız 255. Bu ölümleri önceki vakalar hazırlıyor. Toplum bağışıklığına kadar yapılacak iki şey var: Aşı olmak, tedbirlere uymak!” dedi.

29 Ağustos tarihinde 1.,2 ve 3. doz aşı toplamı ise93.004.856 olarak kaydedildi. En az bir doz aşı yapılanların oranının en az olduğu iller de  Şanlıurfa, Gümüşhane, Mardin, Diyarbakır, Bitlis, Muş, Bingöl, Batman, Bayburt ve Siirt olarak sıralandı.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden hekimlerin verdiği bilgiye göre de yoğun bakımlar dolmaya başladı, acil hastalar için yer kalmadı.

ABD’yi Ida Kasırgası vurdu: Bir milyon kişi elektriksiz

Rüzgar hızının saatte 240 kilometreye ulaştığı Ida Kasırgası, ABD‘nin Louisiana eyaletini vurdu. Kasırga nedeniyle en az bir kişinin öldüğü tahmin edilirken, yaklaşık bir milyon kişinin de elektriksiz kaldığı açıklandı.

 

Louisana Valisi, John Bel Edwards, düzenlediği basın toplantısında, “Önümüzdeki günlerin son derece zor olacağına şüphe yok” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden ise, Ida Kasırgası’nın kıyı boyunca hayati risk içeren büyük bir yıkıma neden olabileceğini kaydetti.

2005’te bin 800 kişiyi öldüren Katrina Kasırgası‘na benzetilen kasırganın yıkıcı etkisinin daha da artması bekleniyor.

Bilim insanları, insan faaliyetlerinin iklim krizine katkısının kasırga oluşumunu kolaylaştırdığı ve oluşan kasırgaları daha yıkıcı hale getirdiğini söylüyor.

Mersin’de elektrik çarpan leylekler için nöbet

Avrupa ve Afrika arasında kuşlar için önemli göç yollarından biri olan Mersin’de, kış için göçe başlayan kuşlar, geceleri tünemek için seçtikleri elektrik direklerinde izolasyon olmadığı için çarpılarak ölüyor. Ağustos ayı başında, ildeki elektrik direkleri etrafında leylek ölümleri tespit eden Doğa Derneği‘nin üye ve gönüllüleri, çalışma başlattı.

Özellikle süzülerek göç eden uzun kanatlı leylek, küçük akbaba, kartal, şahin, atmaca, turna gibi kuş türlerinin göç yolculuğu sırasında dinlenme ve beslenme yerlerine ihtiyaç duyduğu ve geceleri tünemek için elektrik direkleri ve tellerine konduğuna dikkat çeken dernek çalışanları, elektrik direkleri izole edilmediği için çok sayıda hayvanın elektriğe kapılarak can verdiğini kaydetti.  

Leylek nöbeti 

Göçün başladığı ağustos başında direkler etrafında leylek ölüleri tespit eden dernek çalışanları, izole edilmesi gereken direkleri tespit edip yetkilileri bilgilendirirken, bir yandan da alanda nöbet tutmaya başladı. 3 m uzunluğunda ve uçlarında poşetler bağlı sopaları sallayarak ve düdük çalarak leyleklerin sorunlu elektrik direklerine konarak çarpılmalarını önlemek için direk diplerinde her gün leylek nöbeti tutuldu.

Gönüllüler leylek nöbeti tutarken, Mersin Doğa Koruma Milli Parklar Şubesi ve Mersin Toroslar Elektrik Dağıtım Şirketi ile görüşmeler yapılarak acil çözümler geliştirildi. Bir hafta içerisinde, izolasyon için prosedür çalışmaları tamamlandı ve tespit edilen elektrik direkleri izolasyonu yapılarak kuş kovar denilen reflektörler asılmaya başlandı.

Kuş göçü yaklaşık iki ay sürecek.

Binlerce yıldır süren göç

Bu yılki sonbahar dönemi sonrası kurumlarla beraber orta ve uzun vadeli planlamalar yapılarak kuşların göç yollarında daha sağlıklı konaklaması ve barınması için çalışmalar yürüteceklerini belirten Doğa Derneği Mersin Bölge Sorumlusu Turan Çetin şunları söyledi:

”Anadolu’da on binlerce yıldır leyleklerin göç mucizesinin tanığıyız. Onların güvenli bir şekilde bu yolculuğu tamamlaması için çalışıyoruz. Bu duyarlılığın sadece Mersin’de değil tüm Türkiye’de olması gerekiyor. Türkiye’de çok sayıda kuş gözlemcisi, uzman, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu var ve kuşlarla ilgili çok sayıda araştırma yapılıyor. Bu sayede kuşların göç sırasında öldüğü bölgeler biliniyor ancak şirketler elektrik direklerinde yeterince izolasyon çalışması yapmıyor. İvedilikle, kuş ölümlerinin yaşandığı bölgelerde gerekli çalışmalar başlatılarak leylek gibi uzun kanatlı kuşların ölümleri engellenmeli’’ dedi.

ABD’de maske karşıtı protestoların 30 yaşındaki lideri Covid’den öldü

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Teksas eyaletinde koronavirüs önlemleri ve maske karşıtı protestolara öncülük eden Caleb Wallace, koronavirüs nedeniyle hastaneye yatırıldıktan bir ay sonra öldü.

Cumartesi günü hayatını kaybeden, 30 yaşındaki Wallace’in ölüm haberini , duyuran eşi Jessica Walles “Caleb, huzur içinde vefat etti. Sonsuza kadar kalbimizde ve aklımızda yaşayacak” dedi.

Koronavirüse karşı alınan önlemlerinözgürlükleri kısıtladığı” gerekçesiyle düzenlenen protestoların liderlerinden olan Wallace’in semptom göstermesine rağmen test yaptırmayı ve hastaneye gitmeyi reddettiği de belirtildi. Eşinin anlatımına göre, Wallace, doktora gitmek yerine evde yüksek dozda C vitamini, çinko ve esasında hayvanlar için kullanılan bir parazit ilacı içmeyi tercih etmiş. 30 Temmuz’da acile kaldırılan Walles, 8 Ağustos’ta da entübe edilmiş.

‘Özgürlük Yürüyüşleri’ni düzenliyordu

Calep Walles, Temmuz 2020’de verdiği bir demeçte, “ABD’nin şu andaki durumundan gerçekten memnun değiliz” demiş, Nisan 2021’de de San Angelo’daki yetkililere, kısıtlamalarının iptal edilmesini isteyen bir mektup yazmıştı.

San Angelo’daki  4 Temmuz 2020’de ‘Özgürlük Yürüyüşü’ adıyla düzenlenen gösteriyi de örgütleyen Walles’in San Angelo Özgürlük Savaşçıları adlı bir örgütlenmenin de lideri olduğu kaydedildi.

Üç çocuk babası olan Wallace’ın eşi Jessica Wallace, dördüncü çocuklarına hamileydi.

 

Tokyo Paralimpik Oyunları’nda iki madalya: Bir altın, bir bronz

2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda masa tenisi tek erkeklerde (Sınıf 4) Abdullah Öztürk, finalde Güney Koreli Young-Kun Kim‘i 3-1 yenerek altın madalyanın sahibi oldu. Abdullah Öztürk, 2016 Rio‘daki unvanını korudu ve üst üste ikinci kez paralimpik altın madalyası kazandı. Bu başarıyı paralimpik oyunlarda daha önce halterde Nazmiye Muratlı 2012 ve 2016’da yakalamıştı.

Takımlarda da Sınıf 4-5’te bronz madalyası olan Öztürk, paralimpik oyunlarda madalya sayısını üçe çıkarmış oldu. 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda da Türkiye’nin ilk altın madalyasını da Abdullah Öztürk elde etti.

Yüzmede ilk madalya

Paralimpik Oyunları’nda yüzmede kadınlar 50 metre sırtüstü S5 kategorisinde ise  Sevilay Öztürk bronz madalya kazandı ve Türkiye bu branşta tarihinin ilk madalyasını elde etti.

Sevilay Öztürk ve Sümeyye Boyacı, final yüzen sekiz sporcu arasındaydı.  17 yaşındaki Öztürk, 43.48’lik zamanıyla bronz madalya hak etti. Öztürk Türkiye’ye paralimpik oyunlarda yüzme branşında madalya getiren ilk sporcu olarak tarihe geçti.

Sümeyye Boyacı ise 43.94’lük zamanıyla finali dördüncü sırada tamamladı. Yarışta altın madalyayı dünya ve paralimpik rekoru kıran Çinli sporcu Dong Lu 37.18’lik derecesiyle, gümüş madalyayı ise İspanyol Terasa Perales 43.02’lik derecesiyle elde etti.