Birleşik Krallık‘taki çoğu şirket ve finans kuruluşunun 2023’e kadar, ülkenin “net sıfır” karbon emisyonu amacına ulaşması için hazırladıkları detaylı bir planı açıklaması bekleniyor.
COP26 İklim Zirvesi’nde konuşan Birleşik Krallık Maliye Bakanı Rishi Sunak, ülkesinin “ilk net sıfır hedefiyle uyumlu küresel finans merkezi” haline gelerek dünyaya öncülük ettiği iddiasında bulundu.
Maliye Bakanlığı’nın önerileri
BBC Türkçe‘de yer alan habere göre, Maliye Bakanlığı bu yöndeki önerisini dün kamuoyuna açıkladı. Öneriler ise şöyle:
Londra Borsası‘nın sahibi London Stock Exchange grubunda payı bulunan finansal kuruluşlar ve şirketler, 2023’ten itibaren yayımlanacak “net sıfır” dönüşüm planlarını hazırlamalı
Stratejiler sera gazı salımlarını azaltma hedeflerini kapsamalı ve o hedeflere nasıl ulaşılacağına dair adımları içermeli
Finans sektörünün önde gelenleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, bu planlar için “yeşil badana”yı önleyecek bilimsel standartlar belirleyecek.
Şirketler ve finans kuruluşları için gerekli standartları belirleyecek bir bilirkişi heyeti de oluşturulacak.
Şirketler ve hisse sahipleri bu süreçte, “net sıfır” karbon emisyonu hedefine ulaşmak için gerekli dönüşüme nasıl uyum sağlayacaklarına karar verecekler ve planlarını yayımlanmak zorunda olacaklar. Ancak hükümet, amacın şeffaflığın ve izlenebilirliğin artırılması olduğunu, ülkedeki firmalara “net sıfır” karbon emisyonu sözü vermeyi zorunlu tutmadığını da ekliyor.
‘Yeşil badana şirketlerini artıracak’
Ancak, bu adımların herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığı için de eleştiriliyor. Global Witness isimli sivil toplum örgütü, belirli bir düzenleme olmaksızın atılan bu adımların kaybetmeye mahkum olduğunu ifade etti.
Global Witness’ın orman politikası ve savunuculuğu biriminin başındaki Veronica Oakeshott, bağlayıcılığı olmayan bu adımların yeşil badana şirketlerini arttıracağını kaydetti.
Örgüt, “Fosil yakıt şirketlerinin yaşam kaynağı bankalar ve finans kurumları. Yok edici tarım ticareti de iklim krizini arttırıyor. Bu nedenle COP26’nın onlara odaklanması normal” de dedi.
Kar amacı gütmeyen Positive Money şirketinde uzman ekonomist olarak çalışan David Barmes de, niyetin olumlu olduğunu ancak finansal şirketlerin hala çevreye zarar veren projelere milyonlar harcadığını söylüyor.
İklim çalışmalarıyla bilinen diğer bir düşünce kuruluşu Carbon Tracker Initiative‘in kurucusu ve yöneticisi Mark Campanale ise atılan adımları takdir etmekle birlikte bu planların nasıl uygulanacağına dair detayların hala belirsizlik olduğuna dikkat çekti ve bahsedilen hiçbir finansal varlığın şu anda net sıfır ile uyumlu olmadığını da kaydetti.
Yeterince kaynak ayrıldığı iddiaları
Ancak, Birleşik Krallık Merkez Bankası‘nın eski başkanı Mark Carney‘nin liderliğindeki bir finans grubu, küresel ısınmayı 1.5 C derecede tutmak için yeterince para ayrıldığını iddia etti.
Glasgow Net Sıfır için Finansal İttifak (GFANZ) da 130 trilyon dolardan daha fazla bir özel sermayenin, ekonomiyi net sıfıra dönüştürmek için ayrıldığını dile getirdi.
Öte yandan, Birleşik Krallık’ın en köklü eğitim kurumlarından London School Of Economics and Political Science (LSE) da ülkenin “net sıfır” karbon emisyonu hedefini onaylayan ilk üniversitesi oldu. Okulun statüsü Birleşik Krallık Standartları Enstitüsü (BSI) tarafından onaylandı.
Üniversite 2005 yılından beri, 6,5 milyon dolar yatırım yaparak doğrudan karbon emisyonunu yüzde 44 azaltmış, kampüs ve yurtlarını da iklim krizi hedefleri kapsamında yenilemişti.
İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26’ncı Taraflar Konferansı (COP26) devam ederken hükümetlerin verdiği iklim taahhütlerini yetersiz bulan milyonlar 6 Kasım Cumartesi günü dünyanın dört bir yanında sokaklarda olacak.
Türkiye’den de bu çağrıya birçok ilden cevap geldi. 6 Kasım günü bir araya gelecek çevreciler sokaklarda, meydanlarda, şehirlerde ve köylerde iklim adaleti çağrısı yapacak. 6 Kasım Küresel Eylem Günü’nde gerçekleşecek eylem ve etkinlikler şu şekilde:
İstanbul’da iki ayrı eylem
İstanbul’da iki ayrı eylem planlanıyor. COP26 Türkiye Koalisyonu çağrısıyla saat 12.00’da Bostancı Vapur İskelesi’nde bisiklet turu başlayacak.
Saat 14.00’da Kadıköy Eminönü İskelesi’nde basın açıklaması okunacak. Daha sonrasında ise eylem, 16.00’da Müze Gazhane’de gerçekleşecek forum ile devam edecek.
6 Kasım İklim Adaleti için Küresel Eylem Gününde Kadıköy'deyiz.
Program: 🎈Saat 12:00 Bisiklet Turu Buluşma noktası: Bostancı Vapur iskelesi
🎈Saat 14:00 Basın Açıklaması Yer: Kadıköy Eminönü İskelesi Önü
Aralarında sanatçıların gazetecilerin, aktivistlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve sendikaların bulunduğu grup tarafından yapılan çağrıda ise 15.00’da Süreyya Opera Binası önünde buluşulacağı belirtildi.
Burada basın açıklaması okuyacak grup Müze Gazhane’ye yürüyüş düzenleyecek. Gazhane’de aktivistlerinin konuşmalarının yer aldığı forumun yanı sıra Asena Akan, Banu Kanıbelli, Ceyda Özbaşarel ve İdil Meşe sahne alacak.
COP26 zirvesine uyarı eylemi
Aralarında Sezen Aksu, Sertab Erener, Lale Mansur, Serra Yıldırım, Ömer Madra gibi isimlerin ve DSİP, Antikapitalistler, Yokoluş İsyanı, FFF gibi birçok kurumdan isimlerin olduğu 120'den fazla aktivist bir imza metni yayınladı.#6KasımdaKadıköydepic.twitter.com/YIyQuUP3Fn
Muğla’da ise eş zamanlı olarak birçok ilçede eylemler düzenlenecek. İkizköy Çevre Komitesi tarafından yapılan çağrıda 14.30’da Yeniköy Termik Santrali önünde basın açıklaması yapılacağı belirtildi. Eylem Saat 15.30’da Akbelen Ormanı Nöbet Alanı’ndaki forum ile devam edecek.
Datça Yat Limanı Proje Alanı’nda saat 10.00’da basın açıklaması olacak. Köyceğiz’deki çevreciler saat 10.30’da Şok Market önünde bir araya gelecek. Bodrum’da 10.30’da İtfaiye önünde buluşulup saat 12.00’da Bargilya Tuzlası’nda basın açıklaması yapılacak.
Milas’ta saat 13.00’daki basın açıklamasının yeri ise Atapark. Marmaris ilçesinde saat 10.30’da 19 Mayıs Meydanı’nda buluşulacak, 11.30’da Karacasöğüt Kavşağı’nda açıklama yapılacak. Gökova 11.00’da Akyaka Halk Plajı’nda basın açıklaması ve forum yapacak. Son olarak Menteşe’de 11.30’da Sınırsızlık Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirilecek.
Yeryüzünün yıkımı
ile birlikte hastalığa, yoksulluğa, açlığa, susuzluğa, evsizliğe, güvencesizliğe mahkum edilen halklar, emekçiler, köylüler,
işsizler, gençler, kadınlar, tüm mağdur edilmişler olarak 6 Kasım günü #İklimAdaleti talebiyle Muğla’da da alanlarda olacağız✌🏿🌿🌲 pic.twitter.com/pbDloCZumC
— Akbelen Yuvamız Vermeyeceğiz 🌱🫒🌲 (@ikizkoydireniyo) November 4, 2021
Aydın
Büyük Menderes İnisiyatifi’nin çağrısıyla Aydın’daki buluşma noktası Germencik’teki Güriş Jeotermal önü olacak. Saat 14.00’da aktivistler basın açıklaması okuyacaklar.
Çanakkale’deki eylem ise saat 12.00’da Golf çay bahçesi önünden bisiklet turu ile başlayacak. Daha sonrasında saat 15.30’da Çan Termik Santrali önünde basın açıklaması okunacak. Eylemciler termik santrallerin bir an önce kapatılmasını talep edecek.
Balıkesir
Balıkesir’deki aktivistlerin buluşma noktası ise Altınoluk Antandros Parkı olacak. Saat 12.00’da bir araya gelecek eylemciler burada bir basın açıklaması okuyarak 6 Kasım Küresel Eylem Günü’ne Balıkesir’den ses verecek.
Bursa’daki eylemciler de 6 Kasım günü saat 14.00’da Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi (BAOB) önünde buluşacaklar. Saat 15.00’da ise Orhaneli Termik Santrali önünde açıklama gerçekleştirilecek.
Adana’daki aktivistler ise saat 12.00’da Adana İstasyon Meydanı’nda buluşacak. Doğu Akdeniz Çevre Platformu, Adana Ziraat Mühendisleri Odası ve Adana Tabip Odası tarafından yapılan çağrıda “Adana’ya temiz hava demek için buluşuyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Ordu’nun uzun yıllardır madenlere karşı mücadele yürüten Fatsa ilçesinde saat 14.15’te Meditech önünde buluşulacak. Basın açıklaması saat 14.45’te Yukarıtepe Köyü Altın Madeni önünde gerçekleşecek. Fatsa Sessiz Çığlık İnisiyatifi tarafından yapılan açıklamada eylemde sessiz kitap okuma eylemi yapılacağı da belirtildi.
🔹️ORDU-FATSA🔹️
📍 Meditech Önü Fatsa (Buluşma) ⏰ 14:15
📍 Yukarıtepe Köyü Altın Madeni (Basın Açıklaması) ⏰ 14:45
Hatay’daki eylemciler ise 6 Kasım Küresel Eylem Günü’nde Büyük Antakya Parkı’nda buluşacak. Saat 15.00’da bir araya gelecek eylemciler burada basın açıklaması okuyacak.
Mersinli çevrecilerin buluşma noktası ise Mersin Atatürk Parkı olacak. Mersin İklim Adaleti İnisiyatifi tarafından yapılan çağrıda saat 12.30’da basın açıklaması yapılacağı belirtildi.
Düzce
Düzce’de ise iki ayrı etkinlik planlanıyor. Saat 14.30’da Akçakoca Belediyesi Nikah Salonu’nda Karadeniz Marmara Olmasın paneli düzenlenecek. Saat 14.45’te ise Yeşil Yaşam İnisiyatifi ve COP26 Türkiye Koalisyonu çağrısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması okunacak.
✔DÜZCE-AKÇAKOCA ✔
5️⃣Kasım 2021 Cuma
📍 Akçakoca Belediyesi Nikah Salonu-Karadeniz Marmara Olmasın (Panel) ⏰ 14:30
Antalya’daki çevreciler ise 6 Kasım Küresel Eylem Günü’nde Attalos Meydanı‘nda buluşacak. Antalya Ekoloji Meclisi tarafından yapılan çağrıda saat 14.00’da Attalos Meydanı’nda basın açıklaması yapılacağı belirtildi.
Kırıkkale‘de noter olarak çalışan Avukat Hacı Ali Özhan, Dayatmasız Yaşam Partisi‘nin (DYP) kuruluş dilekçesini önümüzdeki hafta İçişleri Bakanlığı‘na vereceğini duyurdu.
Özhan, “Hiçbir siyasi hesapla çalışma yapmayacağız. Partimiz pandemi mücadelesi ile sınırlı tek bir amaç için çalışacak, görev tamamlanınca kendini feshedecek” ifadelerini kullandı.
‘Zorlayıcı müdahale ve dayatmalara karşıyız’
Sözcü‘de yer alan habere göre Hacı Ali Özhan, yaşam hakkına müdahale edilmesini kabul etmediklerini ve dayatmasız yaşamak istedikleri kaydetti. Özhan, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi:
İnsanların vücut bütünlüğüne yapılan zorlayıcı müdahale ve dayatmalara karşıyız. Aşı adı verilen kimyasal sıvılar ile çipli takip sistemi kurularak robotlaştırılmış köle insanlar oluşturmayı amaçlayan planlara karşıyız. Yurtdışına çıkışta ve girişte getirilen aşı veya PCR test zorunluluğuna karşıyız. Maske dayatılmasına itiraz ediyoruz. Vücut benim, kararıma saygı duy, vücut bütünlüğüne dokunma diyor, yaşam hakkımıza müdahale edilmesini kabul etmiyor ve dayatmasız yaşam istiyoruz.”
Çanakkale Boğazı‘nda sabah saatlerinden itibaren etkili olan yoğun sis nedeniyle, Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi Müdürlüğü, görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle saat 07.30 itibariyle boğazı çift yönlü olarak transit gemi geçişlerine kapattı.
Yetkililer, güney ve kuzeyden Çanakkale Boğazı’na giriş yapma hazırlığındaki gemilerin kaptanlarını telsiz ile bilgilendirirken, Çanakkale Boğaz hattında deniz ulaşımını sağlayan Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş, yoğun sis nedeniyle Çanakkale-Eceabat, Çanakkale-Kilitbahir feribot seferlerinin saat 08.50’den itibaren durdurulduğunu kaydetti.
Türkiye‘nin çeşitli yerlerinde bulunan 92 açık ceza infaz kurumundaki hükümlüler ve tutuklular, Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu bünyesinde aldıkları eğitimlerle 16 bin dönümlük alandaki tarımsal faaliyetlere destek veriyor.
Hükümlü ve tutuklular, tahıl, yem ve süs bitkileri, baklagiller, meyve, sebze yetiştiriciliği ile seracılık alanlarında üretim yapıyor.
Sertifikalı çiftçi olunabiliyor
DHA‘da yer alan habere göre İşyurtları Kurumu, birçok alanda mesleki kurs ve eğitim veriyor. Aldıkları eğitimlerle sertifika sahibi olan hükümlüler ve tutuklular, İşyurtları bünyesindeki atölye ve tesislerde de çalışabiliyor.
Hükümlüler, iyi tarım uygulamaları, seracılık ve tarım ekipmanlarının kullanımı konularında eğitim ve kurs alarak “sertifikalı çiftçi” olabiliyor.
Toplam tarım alanı 35 bin 700 dönüm olan ceza infaz kurumlarında, 16 bin 500 dönüm ekilebilir alan bulunuyor. Bunun yanında, değişik birçok açık ceza infaz kurumunda toplam 133 dönüm alanda seracılık faaliyetleri yapılıyor. Böylece kurumların ihtiyacı olan ürünler yetiştirilirken, hükümlülerin meslek edinmeleri de sağlanıyor.
Toplam 2 milyon 988 bin 377 kilogram meyve üretimi
Türkiye genelindeki ceza infaz kurumları iş yurdu müdürlüklerinde elma, zeytin, karpuz, kavun, portakal, mandalina, limon, çilek, kiraz, muz, hurma, kivi gibi meyvelerin de aralarında bulunduğu toplam 2 milyon 988 bin 377 kilogram meyve üretiminin yapıldığı açıklandı.
Sebzecilik faaliyetleri kapsamında da açık tarla üretimi ve seralarda 3 milyon 608 bin 856 kilogram sebze üretildiği, bu ürünler arasında domates, salatalık, patates, soğan, biber, patlıcan, karnabahar, marul, ıspanak gibi sebzeler yer aldığı ve tahıl bulunduğu kaydedildi.
Baklagil üretiminde de geçen yıl 4 milyon 647 bin 192 kilogram mahsulün elde edildiği belirtildi.
Resmi Gazete’de bugün yayımlanan kararla, 10 kişi, iki şirket ve bir vakfa ait mal varlıkları, “terör örgütlerine finansman sağladıkları” iddiasıyla donduruldu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan imzasıyla Resmi Gazete’de bugün yayınlanan kararda malvarlığı dondurulanların, PKK/KCK, El Kaide, El Nusra ve IŞİD’e finans sağladığı öne sürüldü.
‘Makul sebepler var’
Kararda “6415 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin 3’üncü fıkrası uyarınca, aynı Kanun’un 3’üncü ve 4’üncü maddesi kapsamına giren fiilleri gerçekleştirdikleri hususunda makul sebeplerin varlığına istinaden ekli listelerde adı geçen kişi, kuruluş ve organizasyonların Türkiye’de bulunan malvarlıklarının dondurulması kararlaştırılmıştır” ifadeleri yer aldı. Mal varlığı dondurulan kişiler ve kuruluşlar şöyle:
“Adnan Kaya, Buket Ülgen, Doğan Doğan, Fırat Özgür, Seyfi Tomar, İlhan Ulutaş, Şafak Erdemir, Hasan Alshaban, Farrukh Furkatovitch Fayzimatov, Marwan M. Salih Salih (Polat Devecioğlu), Al Alamia Gıda İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Kuyumculuk, Redin Danışmanlık İç ve Dış Ticaret, Anadolu Kültür Vakfı.”
Kararda; Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ilgili Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilebileceği belirtilirken hükümlerin Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yürütüleceği ifade edildi.
İsim benzerliği karışıklık yarattı
Öte yandan listede ismi geçen Anadolu Kültür Vakfı ile tutuklu iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala‘nın kurucusu olduğu Anadolu Kültür arasındaki isim benzerliği nedeniyle birçok gazete haberi “Osman Kavala’nın mal varlığı donduruldu” şeklinde verdi.
Bu bilgi doğru değil. Osman Kavala'nın kurucusu olduğu Anadolu Kültür merkezi İstanbul’da olan bir anonim şirkettir. Resmi Gazete’de ismi geçen ve malvarlığı dondurulan, merkezi Toronto’da bulunan Anadolu Kültür Vakfı’dır. İsim benzerliği dışında aralarında bir bağlantı yoktur. https://t.co/l38hzMY3fr
Bununla ilgili bir düzeltmede bulunan Avukat Yaman Akdeniz, “Osman Kavala’nın kurucusu olduğu Anadolu Kültür merkezi İstanbul’da olan anonim şirkettir. Resmi Gazete’de ismi geçen ve malvarlığı dondurulan merkezi Toronto’da bulunan Anadolu Kültür Vakfı’dır. İsim benzerliği dışında aralarına bir bağlantı yoktur” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile kıyı kenar çizgisi esas alınarak hazırlanan ve kroki ile sınırları gösterilen alan, Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak tespit ve ilan edildi.
Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde İstanbul‘un Adalar ilçesi ile Balıkesir‘in Erdek ve Marmara ilçeleri sınırlarındaki mevcut her ölçekteki plan, plan kararları ve projeler konusunda 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümlerine göre yapılacak değerlendirme sonuçlanıncaya kadar herhangi bir uygulama yapılamayacak.
Çevre Bakanlığı onaylayacak
Belirlenen bölgede mevzuat hükümlerine göre çevrenin araştırılması, korunması ve izlenmesine ilişkin belirlenecek usul ve esaslar ile bunların yansıtıldığı planlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanacak ve onaylanacak.
Söz konusu usul ve esaslar çerçevesinde bölgedeki faaliyetlerle ilgili tedbirlerin alınması, kontrolü ve izlenmesi yetkisi de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olacak.
İnşaatı başlayan projeler devam edecek
Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde bu kararın yayımı tarihinden önce onaylı planlarına veya mevzuata uygun olarak ruhsatı alınmış ve inşaatı su basman seviyesinde tamamlanmış yapıların inşaatına ruhsat ve eklerine göre devam edilecek.
Bölgede noktasal ve/veya yayılı olarak atık su deşarjları, debisine bakılmaksızın deşarj standartları sağlanarak yapılacak.
Bakanlıklar ile koordinasyon
Söz konusu bölgede harekat eğitim sahaları ile askeri yasak ve güvenlik bölgelerinde yürütülecek faaliyetler, Milli Savunma Bakanlığı ile koordineli olarak yürütülecek.
Ayrıca 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun, 618 sayılı Limanlar Kanunu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Limanlar Yönetmeliği ile belirlenen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı veya liman başkanlıklarına verilen görev, yetki ve sorumluluklar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığıyla koordineli olarak yürütülecek.
Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde su ürünlerinin istihsaline yönelik olarak 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’yla Tarım ve Orman Bakanlığı’na verilen görev, yetki ve sorumluluklar da Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak sürdürülecek.
Bakan Kurum duyurmuştu
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Marmara Denizi’nde geçen yıl aralık ayında oluşmaya başlayan ve mayıs-haziran aylarında denizi tamamen kaplayan müsilaj sorununa ilişkin hazırladıkları eylem planı kapsamında, Marmara Denizi’nin “Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak ilan edileceğini duyurmuştu.
31 Ekim’de İskoçya’nın Glasgow kentinde başlayan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26’ncı Taraflar Konferansı’nın (COP26) beşinci gününde odak noktası enerji konusu oldu.
Fosil yakıtlardan çıkışa yönelik dört önemli taahhüt Enerji Günü gündeminin merkezine oturdu.
Kömürden Temiz Enerjiye küresel taahhüdü
190 ülke ve kuruluşu temsil eden bir koalisyon bugün hem kömürlü termik santrallerin aşamalı olarak durdurulması hem de yeni kömür santrallerine verilen desteğin sona erdirilmesi konusunda anlaştı.
Birleşik Krallık’ın kampanyası, Çin, Japonya, Kore ve G20‘nin 2021 yılı sonuna kadar kömür üretimi için denizaşırı finansmanı sona erdirme taahhütlerini içeriyor.
Ayrıca büyük bankaların kömür finansmanını sona erdirme taahhüdünü ve karbonu tutulmayana yeni kömür enerjisine yönelik tüm kamu finansmanını etkin bir şekilde sona erdirme taahhüdünü savunuyor.
Dönüm noktası
Birleşik Krallık’ın COP26 Başkanlığı altında verilen taahhüt, kömürden çıkışını hızlandırma ve temiz enerji üretiminin dağıtımını hızla artırma sözü vererek, küresel temiz enerji geçişinde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.
İklim değişikliğine en büyük katkıyı yapan kömürün sonu, İngiltere’nin COP26’da 190 ülke ve kuruluşun koalisyonunu güvence altına alması ve Polonya, Vietnam, Mısır, Şili ve Fas gibi ülkelerin kömür enerjisini aşamalı olarak kaldıracağını açık taahhütlerle ilan etmesi sayesinde, ufukta görülüyor.
İlk kez söz veren 18 ülke
Yeni ‘Küresel Kömürden Temiz Enerjiye Geçiş Bildirisi’ de dahil olmak üzere Birleşik Krallık liderliğindeki çabalarla bir araya getirilen bugünün taahhütleri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, başlıca kömür kullanıcılarını ve iklime duyarlı ülkeleri kapsıyor.
Buna Polonya, Vietnam ve Şili de dahil olmak üzere ilk kez aşamalı olarak kullanımdan kaldırma ve yeni kömür santrali inşa etme veya yatırım yapmama taahhüdü veren ve küresel temiz enerji geçişinde COP26’da bir dönüm noktası olan 18 ülke de yer alıyor.
Taahhütler neler?
Bugün yayınlanan bu bildiri, dünyanın dört bir yanındaki ulusların şu taahhütlerini kapsıyor:
Yurtiçinde ve yurtdışında yeni kömürlü elektrik üretimine yönelik tüm yatırımları sonlandırmak;
Temiz enerji üretiminin dağıtımını hızla büyütmek;
Büyük ekonomiler için 2030’larda ve dünyanın geri kalanı için 2040’larda kömür enerjisini aşamalı olarak kaldırmak; ve,
Kömürden çıkarken işçilere ve topluluklara fayda sağlayacak şekilde adil bir geçiş yapmak
Kömür Sonrası Enerji Küresel İttifakı
Glasgow kentinde düzenlenen BM İklim Zirvesi COP26’da bugün yapılan duyuruyla, Kömür Sonrası Enerji Küresel İttifakı’na (PPCA) katılan yeni 28 yeni üye ile ittifaka üye olan ülke, şehir, bölge ve işletme sayısının 164’e çıktığı açıklandı.
Kömürden çıkış için karar alıp bu kararları uygulayan üyeler, küresel ölçekte de kömürden temiz enerjiye küresel geçişi hızlandırmak için işbirliği yapıyor.
Eyalet ve Bölgeler: New Mexico (ABD) Walbrzych (Polonya) Koszalin (Polonya) Guimaras Eyaleti (Filipinler) Negros Occidental (Filipinler) Ormoc City (Filipinler) Durban (Güney Afrika)
Finans Kuruluşları: Nat West, HSBC, Lloyds Bank, Fidelity International (İngiltere), Generation Yatırım Yönetimi (ABD), Ethos Vakfı (İsviçre), SCOR Küresel Yatırımlar (Fransa), Vancity (Kanada) ve United Church of Canada, Export Development Kanada, Impax Varlık Yönetimi (İngiltere)
Sivas Kangal Termik Santrali. Fotoğraf: Barbaros Kayan/European Beyond Coal
1,5 derece için kritik bir süreç
Uzmanlara göre COP26 ile birlikte, 2021, kömürden çıkışın nihayet ufukta belirdiği yıl olarak tarihe geçiyor. Önümüzdeki on yıl boyunca mevcut kömür santrallerinin kademeli olarak kapatılması için çalışmalar yoğunlaştırılacak.
OECD üyeleri bunu 2030’a kadar OECD dışındaki ülkeler ise 2040’a kadar yapmak zorunda. 1,5 derece hedefini tutturmak için bu son derece kritik bir süreç.
Denizaşırı fosil yakıt finansmanından çıkış
Birleşik Krallık, ABD ve Kanada’nın da aralarında bulunduğu yaklaşık 20 diğer ülke ve kurumun fosil yakıtlara sağlanan uluslararası kamu finansmanının 2022 yılına kadar sonlandırılması ve bunun yerine temiz enerji için kamu finansmanına öncelik verilmesine ilişkin ortak bildirinin altına imza attı.
European Climate Foundation’ın paylaştığı bilgilere göre ABD de imzacı ülkeler arasında. Söz konusu etkinlik, Birleşik Krallık pavyonunda TSİ 13.30’da gerçekleşti.
‘İlk kez uluslararası bir taahhüt’
Uzmanlara göre kömür finansmanını sona erdirmeye yönelik pek çok küresel taahhüdün ardından, petrol ve doğal gaz finansmanını sona erdirmeye dair ilk defa uluslararası siyasi bir taahhüt veriliyor.
İmzacıların nihai listesine bağlı olarak, bu girişim fosil yakıtlara her yıl harcanan en az 7,8 milyar doları doğrudan temiz enerjiye kaydırabilir. ABD’nin beklenen katılımı son derece önemli. ABD, uluslararası fosil yakıt projelerine en fazla destek sağlayanlardan biri ve bugüne kadar Güney ve Güneydoğu Asya, Orta ve Doğu Avrupa ve Mozambik de dahil olmak üzere önemli yerlerde LNG projelerine yön verdi.
Küresel Güney’den bazı ülkelerin de bildiriye dahil edilmesi de son derece önemli. Bu girişim, fosil yakıtları desteklemek yerine yenilenebilir enerji projelerini desteklemeye yönelik isteğin arttığını gösteriyor.
Petrol ve Gazın Ötesi İttifakı
Başta Danimarka ve Kosta Rika olmak üzere, daha fazla ülke ve devlet Petrol ve Gazın Ötesi İttifakı’na imza atacak.
İttifak, fosil yakıt üretimini aşamalı olarak sonlandırmayı amaçlıyor ve ‘asil üyelerin’ yeni arama izni vermeyi durdurmasını şart koşuyor.
İkincil üyeler, fosil yakıt sübvansiyonlarını kademeli olarak sonlandırma yoluna girdiklerinde ittifaka katılabilecek. Taslak hali bugün yayımlanan duyuru 10 Kasım Çarşamba günü resmen duyurulacak.
Uzmanlara göre, petrol ve doğal gaz üretimini sınırlamak, 1,5 derece hedefine ulaşmak için temel önceliklerden biri. Bu girişim, petrol ve doğal gaz üreten ülkelerin yeni arama ve üretim projelerine girişmeme taahhüdünde bulunmalarını sağlayan önemli bir adım.
Sıfıra Yarış temiz enerji atılımları
Gelir sıralamasına göre büyük şirketlerin yüzde 20’sinden fazlası, 2050 yılına kadar yüzde 100 yenilenebilir elektrik kullanmayı taahhüt etti. Ortalama şirketler ise 2028 yılını hedefliyor (RE100).
Bu arada, Sıfıra Yarış’a (Race to Zero) katılan elektrik şirketleri, 2030 yılına kadar yaklaşık 1 milyar kişinin enerji ihtiyacını karşılayacak 750 GW’ın üzerinde yenilenebilir enerji kurulu gücüne ulaşmayı hedefliyor.
Küresel rüzgar ve güneş endüstrileri, net sıfır hedeflerine ulaşmak ve Sıfıra Yarış’ın 2030 Atılımları yolunda ilerlemek için hükümetler ve uluslararası kurumlarla birlikte çalışmak üzere bir araya geliyor.
Küresel Deniz Üstü Rüzgar İttifakı
Bugün duyurulan ittifak, 2030 yılına kadar her yıl en az 70 GW deniz üstü rüzgar santrali kurmak üzere hükümetler ve özel sektörü bir araya getiriyor.
Bu yaklaşık 100 milyon insanın elektrik ihtiyacını karşılamak için yeterli. İtttifak kurucuları: Danimarka, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi.
Verimliliği artırma taahhüdü
Hindistan, Nijerya, Brezilya, Almanya ve Japonya da dahil olmak üzere on iki ülke, küresel elektriğin yüzde 40’ından fazlasını tüketen ürünlere (klimalar, buzdolapları, motorlar ve aydınlatma) odaklanarak 2030’a kadar ürün verimliliğini iki katına çıkarma hedefini taahhüt ediyor.
Taahhüt, İklim Grubu’nun Süper Verimli Cihaz ve Ekipman Programı, Uluslararası Enerji Ajansı, Clasp ve BM Çevre Programı da dahil olmak üzere 129 işletme ve ortaktan oluşan EP100 girişimi tarafından destekleniyor. İki katına çıkarılması hedefi 20 sivil toplum kuruluşu tarafından onaylandı.
Yeşil hidrojenin desteklenmesi
Yeşil hidrojenin maliyetini düşürmek amacıyla, ‘The Green Hydrogen Catapult’ (Yeşil Hidrojen Mancınığı) adlı bir yeni bir işbirliği başlatıldı.
İşbirliği, yeşil hidrojen üretiminin maliyetini 2026’dan önce 2$/kg’ın altına düşürmeyi hedefliyor. Buna ek olarak, sıfır karbon endüstrisi gelişimini hızlandırmak amacıyla iki yeni ittifak başlatıldı: Afrika Yeşil Hidrojen İttifakı ve Latin Amerika Yeşil Hidrojen İttifakı.
Küresel Petrol ve Gaz Çıkış listesi
Küresel Petrol ve Gaz Çıkış listesi (Global Oil & Gas Exit List) yayımlandı. Petrol ve doğal gaz şirketleri hakkında dünyanın ilk kapsamlı kamu veri tabanı olan GOGEL, küresel petrol ve gaz üretiminin neredeyse yüzde 95’ini oluşturan 966 petrol ve gaz şirketini kapsıyor.
Kömürden çıkış politikaları benimseyen finansal kuruluşların sayısında bir artış olsa da şu anda çok az petrol ve doğal gazdan çıkış politikası var.
Bu veri tabanı, yatırımcılara petrol ve gaz üretim sektöründeki şirketler hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi amaçlıyor.
Karakoçan – Adaklı – Yayladere – Yedisu ilçeleri Sosyal Yardımlaşma, Kalkındırma ve Kültür Derneği (KAYY-DER), Bingöl‘deki Karlıova KaracehennemOrmanı‘nın 35 hektarlık bölümünde ağaç kesiminin devam ettiğini duyurdu.
İlde ekim ayında başlayan ağaç kesimine bölge halkı tepki göstermiş, Bingöl Valiliği de kesimlerin gençleştirme çalışması için yapıldığını ileri sürmüştü.
‘Artık yeter, durdurun bunca kıyımı’
Bingöl Valiliği tarafından yapılan açıklamada, kesim ihalesiyle ilgili de “Bingöl Orman İşletme Müdürlüğümüzce kesimine karar verilen ve çıkarılacak ağaçların belirlendiği 427 nolu bölmede 4 Ekim 2021 tarihinde açık artırmalı dikili satış ihalesine çıkılmış olup ihale sonuçlanmıştır. İhaleye çıkılan bölmede alıcı tarafından yapılacak kesim işlemlerine Orman İşletme Müdürlüğümüz denetiminde başlanmıştır” ifadeleri kullanılmıştı.
KAYY-DER tarafından yapılan açıklamada, ağaç kesimin durdurulması için şu çağrı yapıldı:
Eylül 2021 sonlarında kurumsal olarak başlattığımız mücadelemizde sonuç alamadık. Şaibeli ihaleden iki sonra, itiraz süreci beklenmeden, besleme koruculara dağıttıkları maaş yetmiyor ki, bir de kesim ihalesi taşere edilerek, 6 Ekim’de komandolar eşliğinde başlayan kesime devam ediliyor. Kesim alanına kimse sokulmazken, bölgeye kamyonların biri giriyor, biri çıkıyor. Valilik gençleştirme çalışması yaptıklarını, askeri yetkililer güvenlik gerekçesiyle yapıldığını söylüyor. Henüz kurumlar bile kendileri neyi, neden yaptıklarını bilmiyor. Hiçbir sorumuza mantıklı bir cevap alamadık.
Artık yeter, durdurun bunca kıyımı.
Artık yeter, bırakın doğal zenginliklerimizi birilerine peşkeş çekmeye. Bingöl’ün, biri Bakanlık da yapmış iki vazgeçilmez milletvekili suspus. Siz o görevlerde bulunduğunuz süre içerisinde Bingöl’de ekolojik yıkım hep vardı. Siz o görevlerde oldukça da devam edecek. Bölgede kırılan her dalın, katledilen her yaban hayvanının, yakılan her ağacın vebali üzerinizdedir.
Yağış nedeniyle beş gündür ara verilen ağaç kesimi derhal durdurulsun. Doğamıza, geleceğimize kıymayın.”
Birleşik Krallık’taki Yokoluş İsyanı (Extinction Rebellion) aktivistleri Malvern Worcestershire‘da gerçekleştirilen silah fuarını bloke etti.
Bambu yapıların tepesine oturan protestocular fuarın dört giriş kapısını geçişe kapattı. Askeriyenin iklim krizini körüklediğini belirten eylemcilerin bir kısmı ise fuar içerisine girdi.
‘60 ülkeden daha fazla sera gazı salıyor’
30 yaşındaki vegan bir şef olan Addie May Swarbrick Schwarz, gösteri alanının girişindeki rahatsız edici bambu yapılardan birine oturmak için işten izin aldığını söyledi:
“Bugün burada ordunun iklim krizini körüklemedeki rolünü anlatmak için buradayım. Her yıl, Britanya’nın askeri-sanayi sektörü, 60 ayrı ülkeden daha fazla sera gazı salıyor. Savaş makinelerimiz insanları ve gezegeni aynı anda mahvediyor.”
Fotoğraf: Denise Laura Baker
Glasgow’da BAE Systems’e yürüyüş
Malvern’deki silah fuarı protestosu, COP26 iklim zirvesi sırasında Glasgow’da ve dünya çapında gerçekleşen bir dizi eylemin parçası olarak gerçekleştirildi.
Glasgow’daki Yokoluş İsyancıları ise Three County‘de sergi açan şirketlerden biri olan BAE Systems‘in İskoçya genel merkezine yürüyüş düzenledi.
İnsan hakları ihlalleriyle ilişkilendirilen şirketler
3CDSE Savunma ve Güvenlik Fuarı, askeri ve güvenlik firmalarının silah ve teknoloji satmaları için her yıl düzenlenen bir toplantı.
Fuarda yer alan şirketler arasında, hepsi Uluslararası Af Örgütü tarafından insan hakları ihalleriyle ilişkilendirilen BAE Elbit Systems, Thales ve Lockheed Martin yer alıyor.
Yokoluş İsyancıları iklim acil durumuyla ilgili tartışmalarda askeri emisyonlara çok nadir vurgu yapıldığını söylüyor. Dünya askeri harcamaları 2020’de neredeyse 2 trilyon dolara yükselirken, yenilenebilir teknolojiler için ayrılan fon bunun sadece dörtte biri kadardı.
Schwarz açıklamasında “Önceliklerimiz tamamen yanlış. Tüm yaşamın geleceğini çalan bir iklim kriziyle karşı karşıyayız, ancak paramızı bu imha silahlarına dökmeye devam ediyoruz. Birleşik Krallık kamuoyuna bu silah fuarları hakkındaki gerçeği ve silah ticaretinin bu ciddi sonuçlarını anlatmak için buradayız” dedi.