Ana Sayfa Blog Sayfa 1166

Danıştay’dan eylemlerde ses ve görüntü kaydı yasağına ret

Danıştay 10. Dairesi, toplumsal olaylarda gazetecilerin ve yurttaşların görüntü çekmesini ve kayıt yapmasını engelleyen Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesinin yürütmesini, oybirliğiyle durdurdu. Gazeteciler, basın örgütleri, aktivistler ve belgeselcilerin büyük tepkisine yol açan genelge için davalar da açılmıştı.

Ankara Barosu‘nun başvurusu üzerine davayı görüşen Danıştay, genelgenin haberleşme ve basın hürriyetini kısıtladığını, ancak temel hak ve hürriyetlerin yalnızca kanunla sınırlandırılabileceğine hükmetti.

Polislerin ‘özel hayatı’ gerekçesiyle engelleniyordu

Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş 27 Nisan’da yayınladığı bir genelgeyle toplumsal ve adli olaylarda görüntü ve ses kaydının alınmasını yasaklamıştı.

Genelge, polislerin görüntülerini ya da seslerini kaydeden kişilerin engellenmesini ve haklarında adli işlem yapılmasına olanak tanıyor, şüphelenilen kişilere müdahale edilmesine izin veriyordu.

Görevli polislerin ve sivillerin ses ve görüntü kayıtlarının sosyal medyada paylaşılmasının gerekçe gösterildiği genelgede bu durumun “özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği” savunulmuştu.

18 yaş üzerine üçüncü doz Covid-19 aşılaması başladı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün, mRNA aşısı olup ikinci dozunun üzerinden 6 ay geçen, 18 yaş üstü vatandaşların hatırlatma dozu yaptırabileceğini açıkladı.

Aşı randevuları  MHRS.GOV.TR sistemi ve ALO 182 üzerinden veriliyor.

Hastaneden randevu oluşturmak isteyen vatandaşlar, iki seçenek ile randevularını alabilirler. Bunlardan biri ALO 182’yi aramak. Randevu almak için diğer bir yöntem ise, MHRS internet adresi üzerinden T.C. Kimlik Numarası ve oluşturulan şifre ile birlikte alınabiliyor.

MHRS internet adresi üzerinden randevu almak için; Eğer üye değilseniz “Randevu Al” butonuna tıkladıktan sonra gelen ekrandan “Üye Ol” seçeneğini tıklayarak üyelik işleminizi gerçekleştirebilirsiniz.

Üye olduktan sonra “Randevu Al” butonuna tıklayarak T.C. Kimlik Numaranız ve şifreniz ile birlikte istediğiniz hastane ve hekimi seçerek randevuzunu oluşturabilirsiniz.

Polonya, sığınmacı krizi için Türkiye, Rusya ve Belarus’u suçluyor

Belarus’la aralarındaki sığınmacı krizine ilişkin konuşan Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, Türkiye’yi İstanbul ve Minsk arasında açık koridor bırakmakla ve Belarus’a sınıra binlerce sığınmacı götürmeye yardım etmekle suçladı.

Ankarayı suçlayan Polonya Başbakanı, “Bir iki ay önce Türkiye bizimle yakın bir şekilde çalışmak istiyor görünüyordu. Yangınları söndürmek konusundaki yardımımız, Türk turizm sektörünü canlandırma konusundaki yardımlarımızın tek taraflı olduğunu gördük. Bundan hoşlanmadık” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği yetkilileri, İstanbul’dan Minsk’e uçan Türk Hava Yolları uçakları ve Rusya’nın havayolu şirketi Aeroflot’un uçaklarının sığınmacılar ve mültecilerin geçişini görmezden geldiğini söylüyor.

THY söz konusu iddiaların temelsiz olduğu yanıtını verdi.

 

Türkiye’nin en kirli kentleri İstanbul, Ankara ve İzmir

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve akademisyenler, fosil yakıtların çevreyi nasıl kirlettiğini uydu verileriyle ortaya çıkaran bir yazılım geliştirdi.

2018 yılından bugüne günlük veya aylık toplanan veriler ışığında, İstanbul, Ankara ve İzmir’in Türkiye’nin en kirli kentleri olduğu tespit edildi. Bu illeri sanayi ve nüfusun yoğun olduğu Bursa ile Kocaeli,  Karadeniz’de Zonguldak ile Samsun, güneyde ise Mersin, Adana ve Gaziantep takip etti. Kutoğlu, “Özellikle pandemi nedeniyle kapanmanın olduğu, ulaşımın yasaklandığı dönemlerde kirlilik son derece azalmış. Ama açılmayla birlikte ulaşımın artmasıyla yeniden kirlilik miktarının arttığını gördük” dedi.

Azotdioksit ölçülüyor

Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’nun Doç. Dr. Aliihsan Şekertekin ve yüksek lisans öğrencisi Fatemeh Ghasempour ile birlikte geliştirdiği, uydu verilerini kullanarak, fosil yakıtların yarattığı çevre kirliliğinin tespitini sağlayan yazılım, NO2 (azotdioksit) fosil yakıtların, yani gaz, kömür ve yağların yanması sonucunda ortaya çıkan hava kirleticileri ölçüyor. Yazılım sayesinde, uyduya dayalı verilerde, Türkiye’nin 2018, 2019, 2020 ve 2021 Eylül ayı ortalamalarının istatistiki verileri hesaplandı.

Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, uydulara yerleştirilen hiperspektral kameraların, bitkilerin gelişimi, analizi, havadaki, sudaki kirlilik gibi bilgileri, jeolojik bilgileri çıkarma gibi dünya üzerinde birçok analizde kullanıldığını söyledi. Geliştirdikleri yazılımla Türkiye genelindeki özellikle fosil yakıtların yarattığı hava kirliliğini görüntülediklerini anlatan Prof. Dr. Kutoğlu şunları söyledi:

“Son dönemde iklim değişikliği nedeniyle hava kirliliği son derece önemli. Hatta ekonomik tedbirler de alınmaya başlandı. Yeşil mutabakat diye bir ekonomik sözleşme söz konusu. Cumhurbaşkanımız da Paris Sözleşmesi’ne imza attı. Bu kirliliğin takip edilmesi, iklim değişikliğini azaltılabilmek için küresel ısınmayı azaltılabilmek için bu kirleticilerin azaltılması gerekiyor. Dolayısıyla bunun azalıp azalmadığını anlayabilmek için de takip edilmesi gerekiyor. Buna yönelik arkadaşlarımızla çalışma yaptık. Bu karbon içerikli malzemelerin yakıtların yakılması sonucu ortaya çıkan zararlı gazlardan bir tanesi. Bunu bir uydu sensörüyle izlemek mümkün. Bu yazılımda Türkiye üzerinde azotdioksit miktarının aylık ve günlük olarak değişimlerini görebiliyoruz” dedi.

‘Elektrikli araçlar kirlilik seviyesinin azalmasına katkı verecek’

Yazılımın önemli bilgiler sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Kutoğlu, hangi bölgede ne kadar çok karbon emisyonu olduğunu, ne kadar çok karbon içerikli kirleticinin havaya saçılmış olduğunu görebildiklerini ifade etti. Prof. Dr. Kutoğlu, nüfusun ve ulaşımın yoğun olduğu illerde kirletici miktarının yoğun olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Özellikle pandemi nedeniyle kapanmanın olduğu, ulaşımın yasaklandığı dönemlerde bu kirletici son derece azalmış. Ama açılmayla birlikte ulaşımın artmasıyla yeniden kirlilik miktarının arttığını gördük. Bu anlamda madem ki ulaşım bunda çok etki yapıyor o zaman bizim de yakın gelecekte dünyada olduğu gibi özellikle mazotlu araçlardan elektrikli araçla dönemimiz ülkemizdeki kirlilik seviyesinin azalmasına katkı verecektir. Bizim yaptığımız çalışma bunu gösteriyor. Bazı bölgelerde özellikle Marmara, İzmir, Ankara bölgesinde ulaşım kaynaklı olduğunu görüyoruz ama bazı bölgelerde nüfus yoğunluğu düşük olmasına rağmen oralarda da zaman zaman bu kirleticinin yükseldiğini görüyoruz. Bu da farklı sanayi tesislerinden kaynaklanabilir.  Güneydeki kirlenme ulaşımın yanı sıra tarımsal faaliyetlerden de kaynaklanabilir. Çünkü anız yakma olayında da bu kirlilik ortaya çıkıyor. Yine yanlış gübrelemede de azotdioksit ortaya çıkıyor. Buradaki yoğunluğun tarımsal faaliyetlerden kaynaklandığını düşünüyoruz.”

HDP’nin kapatma davasına ilişkin savunması Yargıtay’da

Anayasa Mahkemesi (AYM), Halkların Demokratik Partisi‘nin (HDP) kapatma davası savunmasını Yargıtay’a gönderdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in savunmayı inceleyip, bir ay içinde mütalaa vermesi bekleniyor.

HDP, açılan kapatma davası kapsamında, 5 Kasım’da AYM’ye savunma vermişti. Yüksek Mahkeme, bugün savunmayı Yargıtay’a gönderdi.  Davayı açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in savunmayı inceleyip, bir ay içinde esas hakkındaki mütalaasını vermesi bekleniyor. Bu sürecin ardından AYM raportörünün hazırlayacağı esas hakkındaki rapor, mahkeme üyelerine dağıtılacak. AYM Başkanı Zühtü Arslan‘ın belirleyeceği günde üyeler bir araya gelerek, kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak. Kapatma davasını, 15 kişiden oluşan AYM heyeti üçte iki çoğunluğuyla karara bağlayacak.

Yargıtay Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede partinin temelli kapatılması, mal varlıklarına el konulması ve aralarında mevcut milletvekillerinin de olduğu 451 partiliye siyasi yasak getirilmesi isteniyor.

‘İklim savaşında’ bazı kritik kararlar bir yıl daha ertelenebilir

Glasgow’daki (BMİDÇS) İklim Konferansı’nda neler olduğunu merak ediyorsanız, çok özet olarak, bazı görüşme konularında durum büyük olasılıkla şöyle şekilleniyor:

Dün gece yarısı yayımlanan ilk taslak metne göre, özetle, ülkelerden iklim değişikliği savaşımına karşı sunmaları gereken yeni ya da güçlendirilmiş ulusal olarak belirlenmiş katkı belgelerini (NDCler) 2022 yılının sonuna kadar -başta 1.5-2 °C gelmek üzere- Paris Antlaşması’nın hedeflerine uygun hale getirmeleri istenecek.

Glasgow’daki nihai bir karar belgesi üzerinde anlaşmaya yönelik resmi görüşmeler sürerken, yeni bir İklim Eylemi İzleyici çalışması (Climate Action Tracker study), Paris Antlaşması çerçevesi kapsamında sunulan NDCler olarak adlandırılan en .yeni 2030 hedeflerinin ya da yükümlülük planlarının hala yeterince ileri gitmediğini gösterdi. BM’nin Glasgow görüşmelerinden önce öngördüğü 2.7°C’ye oranla daha düşük olmakla birlikte yine de Yerküre’yi 2.4 °C’lik bir küresel ısınmayla karşı karşıya bıraktılar

Öte yandan, Glasgow’a katılan hükümetler, uzun vadeli yükümlülükleri ve net sıfır hedefleri de dâhil olmak üzere duyurdukları her şeyi yerine getirirse, küresel yıllık ortalama yüzey sıcaklıkları yalnızca 1.8°C kadar artacaktır.

‘Net sıfır’ belirsizliğine devam

BM Çevre Programı (UNEP), Glasgow BMİDÇS Konferansı sırasında ve hemen öncesinde yapılan yeni NDClerin ve net sıfır yükümlülüklerinin, başta karbondioksit (CO2) öngörülen sera gazı salımları ile iklim açısından güvenli bir gelecek arasındaki boşluk ya da salım açığı üzerinde yalnızca kademeli bir etkiye sahip olacağı sonucuna vardı. Bu ise, ayrıntıların eksikliği, evrensel salım raporlama ve doğrulama sistemleri ve 2030 sonrası hedeflerin yetersizliği nedeniyle, “net sıfır yükümlülüklerinin ulaşılabilir olup olmayacağı konusu belirsizliğini koruyor” anlamına geliyor.

ORÇEV: Yangın uçağı için bütçeye ek ödenek istiyoruz

Ordu Çevre Derneği (ORÇEV), TBMM komisyonlarda tartışılan 2022 Bütçe görüşmelerinde yangın uçakları için verilen ek bütçe önergesinin reddedilmesine dair açıklama yayımladı.

Yangın söndürme uçaklarının eksikliği, yaz aylarında ülke genelinde yaşanan orman yangınlarıyla mücadeledeki eksiklikler nedeniyle büyük eleştiri toplamıştı.

Ancak buna rağmen, TBMM komisyonlarında tartışılan Bütçe görüşmelerinde yangın uçakları alınması için sunulan ek bütçe önergesi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

‘Reddedilmesi kabul edilemez’

ORÇEV Yönetim Kurulu yaptığı değerlendirmede yangın uçakları alınması için ek ödenek talebinin reddedilmesine tepki gösterdi. Açıklamada şunlar söylendi:

“Yaz aylarında ülke genelinde aynı anda yaşanan orman yangınları sonucu büyük zararlarla karşılaştık. Köyler yandı. Börtü böcek yok oldu. Ekosistem uzun süre kendini yenileyemeyecek. Yangınlar nedeniyle yaptığımız açıklamada yangın uçakları alınmasının zorunluluğuna değinmiştik. Kaynakların nerelere kullanılacağına yönelik yapılan Bütçe sırasında verilen önergenin reddedilmesi kabul edilemez.”

‘Bu yanlıştan dönün’

Önergenin reddedilmesinin yangınlara davetiye çıkarmak olduğu vurgulanan açıklamada “Önerge neden reddedilir? Gerekçeler ve yaşanmışlıklar neden dikkate alınmıyor? Yazın yediden yetmişe hepimizin içi yandı, acı çektik. Bunlar bilindiği halde yangın uçağı alınmasına karşı olmanın bir anlamı olur, o da yangına davetiye çıkarmaktır. Yangınlara yönelik en etkili olan ve yaşanan yangında eksikliği ortaya çıkan yangın uçaklarının alınmasına karşı oy kullananlar yaşanan acıyı bir kat daha artırdı. Bunu unutmayacağız” denildi.

Komisyonda önerge reddedilmiş olsa da geç kalınmış olmadığını belirten ORÇEV, “Meclis oturumunda bu yanlıştan dönülebilir. Ordu Çevre Derneği olarak takipçisi olacağız ve TBMM oturumunda ek bütçenin onaylanması için uyarımızı yineleyeceğiz. Çağrımız, yanlıştan bir an önce dönülmesidir” dedi.

[COP26] ABD ve Çin iklim kriziyle mücadelede işbirliği anlaşması yaptı

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26’ncı Taraflar Konferansı (COP26) devam ederken dünyanın en büyük iki kirletici ülkesi Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin, iklim kriziyle mücadelede işbirliğini hızlandırmak için anlaşma yaptıklarını açıkladı.

İki ülke tarafından yapılan ortak açıklamada, ABD ve Çin’in iklim değişikliği konusundaki çabaları memnuniyetle karşıladığı belirtildi.

Öte yandan açıklamada Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak için yapılması gerekenler ile mevcut çabalar arasında önemli bir boşluk olduğunu kabul ettikleri belirtildi.

İşbirliği yapılacak konular

AA’nın aktardığı söz konusu açıklamada iki ülkenin işbirliği yapmayı planladığı konu başlıkları şu şekilde sıralandı:

  • 2020’lerde sera gazı emisyonlarının azaltılmasıyla ilgili düzenleyici çerçeveler ve çevresel standartlar oluşturmak
  • Temiz enerji geçişinin toplumsal faydalarını maksimize etmek
  • Son kullanım sektörlerinin karbon emisyonunu azaltmak ve elektrik kullanımını teşvik edecek politikalar üretmek
  • Yeşil tasarım ve yenilenebilir kaynak kullanımı gibi döngüsel ekonomiyle ilgili kilit alanlar kurmak
  • Doğrudan hava yakalama gibi teknolojileri konuşlandırmak ve uygulamak.

100 milyar dolar yardım sözü

Anlaşmada, “ABD, 2035 yılına kadar karbon kirliliği içermeyen yüzde 100 elektriğe ulaşma hedefi belirlemiştir. Çin, ise beş yıllık plan kapsamında kömür tüketimini azaltacak ve bu çalışmayı hızlandırmak için elinden gelen çabayı gösterecektir” denildi.

Ortak açıklamada, anlaşmada her iki ülkenin gelişmekte olan ülkelerin iklim konusunda ihtiyaçlarını karşılamak için 2025 yılına kadar her yıl ortaklaşa 100 milyar dolar yardım yapmayı taahhüt ettiği bilgisi paylaşıldı.

350 Türkiye’den Konya’daki ‘dönüşüm’ ihtiyacını gösteren sanatsal video

350 Türkiye tarafından hazırlanan video, bir yanda iklim krizinin en yıkıcı etkilerini yaşarken bir yandan da yeni kömür madenlerine karşı mücadele eden Konya’daki dönüşüm ihtiyacını gösteriyor.

Videoda iklim aktivistlerinin, kampanyacıların ve bilim insanlarının yıllardır dile getirdiği acil dönüşüm çağrısı, kültürel olarak Konya için önemli bir yere sahip Semazen dansı ve modern dansın birleşimiyle yansıtılıyor.

Bir yanda kuraklık bir yanda kömür madenleri

350 Türkiye tarafından yapılan açıklamada “Dünyanın dört bir yanında insanlar, topluluklar iklim krizinin etkileriyle mücadele etmek zorundalar. Dünya liderlerinin somut adımlar atmadığı her geçen saniyeyle kriz daha da derinleşiyor ve Türkiye de gidişattan nasibini alıyor” denildi.

Açıklamada “Bir zamanların ‘tahıl ambarı’ Konya kuraklıkla mücadele ediyor. Ve bu yetmezmiş gibi kömür madenciliği Konya’nın verimli topraklarını tehdit ediyor” ifadeleri kullanıldı ve şu soru yöneltildi: “Peki hala umuda yer var mı?”

Künye

Videoda performans sanatçısı Hilal Sibel Pekel. Videonun künyesi ise şu şekilde paylaşıldı:

  • Video: Sıla Ünlü İntepe
  • Müzik: Ozan Baysal
  • Ses Efekt: Ozan Baysal & Barış Manisa
  • Mix & Mastering: Barış Manisa
  • Video Koordinatörü: Ezgi Öz

Pamukkale’de siyam ikizi kaplumbağa bulundu

Pamukkale travertenleri bölgesinde siyam ikizi kaplumbağalar bulundu. Gezi için travertenlere giden bir turist, bölgede yürüdüğü sırada yerde kaplumbağa yavrusunu fark etti.

Vücutları yapışık iki başlı kaplumbağa, haber verilmesi üzerine Pamukkale’ye gelen Doğa Koruma ve Milli Parklar Denizli Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.

Laboratuvara götürüldü

Daha sonra Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Serdar Düşen ve Prof. Dr. Eyüp Başkale‘ye teslim edilen yapışık kaplumbağalar, incelenmek üzere laboratuvara götürüldü.

Prof. Dr. Başkale, gazetecilere, henüz 2-3 aylık olduğunu değerlendirdikleri kara kaplumbağasını yaşatmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

Birleşme mideden başlıyor

AA’nın aktardığına göre yapışık haldeki kaplumbağayı bir süre inceleyeceklerini belirten Başkale şunları kaydetti:

“Yakından baktığımızda bu türün siyam ikizi olduğunu da görebiliyoruz. Biraz daha detaylı bakınca mide kısmından başlamak üzere sindirim sisteminin tek bir açıkla dışarıya çıktığını görüyoruz. Aynı şekilde arka bacaklarda tek bir bireye aitmiş gibi görünüyor. Böyle bir türün doğada yaşaması çok zor. Biz de bu siyam ikizi kaplumbağaları laboratuvarımızda yaşatmaya çalışacağız, umarım başarılı oluruz.”