Ana Sayfa Blog Sayfa 1123

2021 yılında tutuklu gazeteci sayısı en yüksek rakama ulaştı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli sivil toplum kuruluşu Gazetecileri Koruma Komitesi‘nin (CPJ) yayımladığı son rapora göre, 2021 yılında tutuklu bulunan gazeteci sayısı en yüksek rakama ulaştı. 1 Aralık itibariyle dünya çapında 293  gazeteci tutuklu.

Raporda, son bir senede en az 24 gazetecinin yaptığı haber nedeniyle öldürüldüğü belirtildi. Öldürülen 18 gazetecinin ise yaptığı haber nedeniyle mi öldürüldüğü netleştirilemedi.

‘CPJ’nin altı yıldır üst üste kaydettiği en yüksek rakam’

Ülkelerin gazetecileri tutuklama nedenlerinin ülkelere göre değiştiği belirtilen raporda, bu yıl tutuklu gazeteci sayısının yüksekliğinin dünyadaki siyasi çalkantıları ve bağımsız haberciliğe yönelik toleransın azaldığını yansıttığı ifade edildi.

CPJ Genel Müdürü Joel Simon, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

Bu, dünya çapında hapiste bulunan gazetecilerle ilgili olarak, CPJ’nin altı yıldır üst üste kaydettiği en yüksek rakam. Bu rakam iki içinden çıkılmaz zorluk olduğuna işaret ediyor. Hükümetler bilgiyi kontrol etmek ve yönetmek için kararlı ve bunları yapmak için gösterdikleri çabalar konusunda da oldukça arsızlar.”

Rapora göre cezaevlerinde en fazla gazeteci olan ülke Çin. Ülkede 50 gazeteci tutuklu bulunurken, Çin’i 26 gazeteci ile Myanmar, 25 gazeteci ile Mısır, 23 gazeteci ile Vietnam ve 19 gazeteci ile Belarus takip etti.

Ayrıca, Belarus’u Türkiye, Eritre, Suudi Arabistan, Rusya ve İran‘ın izlediği de kaydedildi.

Fitch, Türkiye için 2021 büyüme tahminini yüzde 9,2’den yüzde 10,5’e çıkardı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu‘nun aralık sayısında Türkiye için 2021 yılı büyüme ve enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etti.

Fitch, TÜİK‘in açıkladığı üçüncü çeyrek verileri sonrası, Türkiye ekonomisi için 2021 büyüme tahminini yüzde 9,2’den yüzde 10,5’e çıkardı.

‘TL’nin değer kaybı enflasyonist baskıları artırıyor’

Kredi derecelendirme kuruluşu, büyümenin artan enflasyonla bir araya geldiğini kaydetti ve yıllık yüzde 50’ye yaklaşan üretici fiyat artışının oluşturduğu baskılar dikkate alındığında, kasım ayındaki yüzde 21,3’lük tüketici enflasyonunun tepe noktası olmasının muhtemel görünmediğini ifade etti. Ayrıca, enflasyonun 2022 yılı sonuna kadar yüzde 19 seviyesine düşmeden önce 2022 yılı başlarında tepe yapmasının muhtemel olduğu aktarıldı.

Fitch, Türk Lirası’nın dolar karşısında değer kaybı ve Türkiye’nin diğer gelişmekte olan piyasalara oranla ithal ürünlere daha fazla bağımlı olmasının enflasyonist baskıları artırdığına da dikkat çekti.

Büyüme rakamları, artan enflasyon ve zayıf kurun düşük politika faiz oranlarıyla tutarlı olmadığını da dile getiren Fitch, Merkez Bankası‘nın önümüzdeki yıl faizi yüzde 17’ye yükselteceği tahmininde bulundu. Türkiye ekonomisinin 2022 ve 2023’te yüzde 3,6 ve yüzde 4,5 oranlarında büyümesinin beklendiği de belirtildi.

Fitch, dünya ekonomisine ilişkin 2021 yılı büyüme tahminini ise yüzde 6’dan yüzde 5,7’ye çekti.

Raporda, aşağı yönlü revizyona rağmen küresel ekonominin 2021 yılı büyüme beklentisinin 1973’ten beri en hızlı büyüme oranına işaret ettiği belirtilerek, küresel ekonominin stagflasyondan uzakta olduğu aktarıldı.

Trabzon’da dört ayrı noktada orman yangını çıktı

Trabzon‘un Sürmene ilçesi Dirlik Mahallesi‘nde, dört noktada sabah saatlerinde orman yangını çıktı.

Yangınlara itfaiye ve orman ekiplerinin müdahalesi devam ediyor.

Fotoğraf: DHA

Yangın ihbarının üzerine bölgeye itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Ekipler, yangını kısmen kontrol altına aldı.

Türkiye‘de yaz aylarında çıkan 299 orman yangınında sekiz kişi hayatını kaybetmiş, binlerce hayvan can vermiş ve yüzbinlerce hektarlık alan da kül olmuştu.

Ayrıca, Türkiye’nin de dahil olduğu bazı ülkelerde çıkan yangınları 2021’de küresel olarak 1.76 milyar ton karbon salımına neden oldu.

‘Marmaris’te sele yandıktan sonra kesilip ortaya saçılan, kökleri sökülen ağaçlar neden oldu’

Muğla Marmaris’te yaşanan sel ve su baskınlarının nedeni olarak gerekli tedbirlerin alınmamasını ve ihmalleri işaret eden CHP Muğla Milletvekili Av. Burak Erbay, yaz aylarında meydana gelen orman yangınları sonra yanan ağaçların kesildiğini, ancak düzgün bir biçimde depolanmadığını, ortaya saçılan ağaçların dere yatağını kapatması nedeniyle de sel felaketi yaşandığını söyledi.

Hafta başında Muğla genelinde birkaç gün boyunca devam eden yağışlar nedeniyle Marmaris ilçesinde başta İçmeler olmak üzere çok sayıda mahalleyi sel basmış;  ev ve iş yerlerinin giriş katları selle gelen balçıklarla dolmuş ve karayolu trafiğe kapatılmıştı.

Erbay, CHP Marmaris İlçe Başkanı Zekican Balcı ve Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay ile birlikte, sel ve su baskını yaşanan İçmeler Mahallesinde incelemelerde bulundu. İncelemeler sonrasında açıklamalarda bulunan CHP’li Erbay, şunları söyledi:

“Felaket göz göre göre geldi’

“Sel ve su baskınlarının yaşandığı Marmaris İçmeler bölgesi yazın çıkan orman yangınlarında büyük zarar görmüştü. O zaman da söylemiştik; yangın öncesi alınması gereken tedbirler alınmamıştı, emniyet koridorları oluşturulmamıştı. Yangın sonrası süreçte konunun takipçisi olduk, savcılığa suç duyurusunda bulunduk ve defalarca çağrı yaptık. ‘Buralar yağmur alan bölgeler’ dedik. ‘Rize’den sonra en çok yağmur alan bölge, dağlık alanlar ve derelerin olduğu bölgeler. İlk yağmurlarda buralarda sel olur, felaket olur’ dedik ve maalesef dediğimiz oldu.”

Kesilen ağaçlar sele ve su baskınlarına neden oldu

Orman yangınlarının ardından, yanan ağaçlar kesildiğini ancak bunların düzenli ve kontrollü biçimde depolanmayarak çevreye saçıldığını söyleyen CHP’li vekil, “Kesilen ağaçların dere yatağını kapatması nedeniyle de sel ve su baskınını yaşadık. Sinop’ta yaşanan sel felaketinde dere yatağına depolanan kütükler suyun akışını kesmiş ve büyük bir felaket yaşamıştık. Marmaris’te de aynı şey oldu.  Ancak yine ders çıkarılmadığını görüyoruz” diye konuştu.

Yangından sonra ağaçların kesim ihalelerinin yapıldığını ve ancak sonrasında hiç bir denetim uygulanmadığını belirten Erbay, yanan ağaçların kökleriyle birlikte sökülmesinin de sorunu büyüttüğünü kaydetti:

‘Ağaçlar kökleriyle sökülünce toprak suyu tutamadı’

Kökler sökülünce toprak suyu tutamadı. 11 Kasım’da, ağaç dikiyorum bahanesiyle ağaçların kökleri bile temizlenerek bütün bu sel felaketinin önü açıldı. Orman Müdürlüğü’nün bölgede teraslama yapmak için bölgeye iş makinalarını soktu. Bu çalışma balçık oluşmasına neden oldu. Yağan yağmurla birlikte bu balçık şehre doğru aktı. Evler balçıkla doldu. Marmaris Belediyesi ekipleri bugüne kadar yaklaşık 200 kamyon balçık temizledi. Liyakatsız atamaların artık kurumları işlemez hale getirmekte olduğunu bir kez daha görmüş olduk. O yüzden buradan çağrı yapıyoruz; konusunda uzman, bilgili kişilerin bu kesimleri planlaması gerekiyor. Eğer bir an önce gerekli tedbirler alınmazsa daha sonra olacak sellerde bölgemiz daha büyük tehlikeyle karşı karşıya kalacaktır.”

Denizli’de Kooperatif Market’te un ve şeker satışına sınırlama getirildi

Denizli’de Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi’ne bağlı Kooperatif Market’te bazı ürünlere satış sınırlaması getirildiğini belirten bir yazı asıldı.

Tüketiciler un ve şekerden sadece birer adet alabiliyorken, diğer ürünlere ise henüz sınırlama getirilmedi.

‘Stokçuluğun önüne geçmek için’

Gazete Duvar‘da yer alan habere göre, markette un ve şekere getirilen satış sınırlandırmasıyla ilgili yapılan duyuruda, “Değerli müşterilerimiz şeker satışlarımız bir adetle sınırlıdır. Ürünlerimiz ve indirimlerimizden tüm müşterilerimizin faydalanabilmesi ve stokçuluğun önüne geçilmesi için vereceğiniz desteğe teşekkür eder, iyi alışverişler dileriz” denildi.

Denizli’de diğer marketlerde ortalama 15 TL’ye satılan iki kilogramlık un, Kooperatif Market’te 13 TL’ye satılıyor. Bir paket küp şeker de marketlerde ortalama 10 TL’yken, Kooperatif Market’lerde 7 TL’ye satılıyor.

Akaryakıt fiyatlarına yeni zam: Motorin’den sonra benzin de 10 TL’yi aştı

EPGİS‘ten yapılan açıklamaya göre bu geceden itibaren geçerli olmak üzere benzine 77 kuruş, henüz dün 66 kuruş zam gören motorine de 31 kuruş daha zam yapıldı.

Litresi Ankara’da 10,41 İstanbul’da 10,36 TL olacak

Buna göre, Ankara‘da ortalama 9,64 liradan satılan benzinin litre fiyatı 10,41 lira olacak. Benzinin litresi İstanbul‘da 9,59 liradan 10,36 liraya, İzmir’de 9,66 liradan 10,43 liraya çıkacak.

Motorin fiyatları da Ankara’da litresi ortalama 10,07 liradan 10,38 liraya, İstanbul’da 10,01 liradan 10,32 liraya, İzmir’de 10,09 liradan 10,40 liraya çıkacak.

 

Batı Hint Okyanusu’ndaki tüm mercan resifleri çöküyor: Önümüzdeki 50 yıl kritik önemde

Yeni bir çalışmanın sonuçlarına göre, Batı Hint Okyanusu‘ndaki tüm mercan resifleri, küresel ısınma ve aşırı avlanma nedeniyle önümüzdeki 50 yıl içinde yüksek çökme riski altında.

Kuzey Seyşeller’deki ve tüm Doğu Afrika kıyılarındaki resifler ise ekolojiyi değiştiren ve mercanları boğabilecek farklı alglerin oluşumunu teşvik eden aşırı avlanma nedeniyle çökmeye karşı “savunmasız” olarak sınıflandırıldı .

Çalışmayı yöneten IUCN mercanlar grubunun başkanı David Obura, mercan resiflerindeki küresel düşüşün bir süredir tespit edilse de, belirli bölgelere yönelik değerlendirmelerin, hasarın nedenleri ve kapsamı hakkında daha fazla netlik sağladığını söyledi:

“En acil tehdit, iklim değişikliğinin bundan 50 yıl sonrasına kadar olan etkileridir. 50 yıl sonrasını tahmin ederken, sıcaklıklarda en fazla 1.5C yükselişi sağlayıp sağlayamayacağımız önümüzdeki 10 yılda ne yapacağımıza bağlı. Dolayısıyla  gerçekten endişelenmemiz gereken 10 yıllık bir dönem var.

Bir resifin çökmesi, resif sisteminin işlevsel olarak neslinin tükendiği anlamına gelir. Orada hala bazı türler bulabilirsin ama artık bir resif inşa edemeyecekler. Aldığımız tüm hizmetler – özellikle düşük gelirli haneler ve topluluklar için deniz seviyesinin yükselmesine karşı kıyı koruması, turizm, balıkçılık – risk altında. Doğu Afrika’da turizm sektörü çok büyük ve sağlıklı resiflere bağlı.”

1950’lerden bu yana, küresel ısınma, aşırı avlanma, kirlilik ve habitat tahribatı nedeniyle dünyanın mercan kayalığı örtüsü yarı yarıya azaldı. Küresel olarak yavru balıklar için hayati önem taşıyan ekosistemlerdeki düşüşün, iklimin ısınmaya devam etmesiyle devam etmesi bekleniyor.

Doğu Afrika‘da kıdemli bir bilim adamı ve çalışmanın ortak yazarı olan Mishal Gudka da veri topladıkları tüm resiflerdeki en büyük yırtıcı hayvanların aşırı avlanmasının yarattığı tehlikeye dikkat çekti:  “Bu sonuçlar, resif sistemlerinin sağlığını korumak ve bölgedeki çeyrek milyon insanın işini destekleyen sürdürülebilir balık stoklarını güvence altına almak için yerel balıkçılık yönetiminin iyileştirilmesi ihtiyacını vurgulamaktadır.”

Obura ise, çalışmalarının iklim ve biyolojik çeşitlilik krizinin birlikte değerlendirilmesinin aciliyetini bir kez daha vurguladığını belirterek, “Hem iklim değişikliği yüzünden mercanlara yönelik küresel tehditleri hem de aşırı avlanma gibi yerel tehditleri ele almak için kararlı adımlar atmamız gerekiyor” dedi.

Erdoğan: AB’nin Demirtaş ve Kavala kararlarını tanımıyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları uyarınca derhal serbest bırakılmasına dair çağrı ve kararlarıyla ilgili soruyu Erdoğan şöyle yanıtladı:

‘Yok farz ediyoruz’

“Buna yorum yapmaya gerek yok ki. Biz, Avrupa Birliği’nin Kavala’yla, Demirtaş’la, şununla, bununla ilgili aldığı kararları tanımıyoruz. Olay bu kadar basit. ‘Yok’ farz ediyoruz. Bizim indimizde bunlar yok hükmündedir. Bunları kaç kez açıkladık. İster anlasınlar ister anlamasınlar. Bizim yargımızın vermiş olduğu kararın üzerinde biz, Avrupa Birliği kararı tanımıyoruz. Ne biliyorlarsa onu yapsınlar.”

Türkiye, taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi‘ne göre, AİHM’in kararlarına uymayı taahhüt etmiş durumda. Anayasa‘nın 90. maddesine göre de bu kararların, yerel yasaların üzerinde bağlayıcılığı bulunuyor.

Erdoğan’ın açıklamasına uyularak, AİHM ve AB Bakanlar Komitesi’nin kararlarına uyulmaması halinde Türkiye, Avrupa Konseyi üyeliğinden çıkartmaya kadar gidebilecek bir dizi yaptırımla karşı karşıya kalacak.

Erdoğan, gazetecilere ayrıca Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri ile başlattığı yeni dönemin bir benzerinin İsrail ve Mısır‘la da devam ettirilebileceğini söyledi.

Orman yangınları bu yıl rekor karbon emisyonu yaydı

Avrupa Birliği‘nin Copernicus Atmosfer İzleme Servisi, orman yangınlarının bu yıl Sibirya, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye‘nin bazı bölgelerinde rekor miktarda karbon emisyonu ürettiğini ve iklim değişikliğinin alışılmadık derecede yoğun yangınları körüklediğini bildirdi.

Copernicus’tan yapılan açıklamaya göre, orman yangınları, 2021’de küresel olarak 1.76 milyar ton karbon saldı. Bu rakam, Almanya‘nın yıllık CO2 emisyonlarının iki katından fazlasına eşdeğer.

Sibirya’dan Türkiye’ye, Tunus’dan ABD’ye…

Rapora göre, Sibirya’nın Yakutya bölgesi, Türkiye, Tunus ve Amerika’nın batısı dahil olmak üzere, Copernicus’un veri setinin 2003’te başlamasından bu yana en kötü etkilenen bölgelerden bazıları, herhangi bir ocak-kasım dönemi için en yüksek orman yangını emisyonlarını kaydetti .

Kıdemli Copernicus uzmanı Mark Parrington “Geniş bölgelerin yoğun ve uzun süreli orman yangını aktivitesi yaşadığını gördük. Değişen iklim, daha kuru ve daha sıcak bölgesel koşullarla yanıcılık ve yangın riskini artırdı” dedi.

Küresel olarak, orman yangını emisyonları toplamı 2003’ten bu yana en yüksek düzeyde değildi, ancak Copernicus, iklim değişikliğinin etkileri ortaya çıktıkça bu tür emisyonların artmasının muhtemel olduğunu söyledi.

Açıklamaya göre, Kuzeydoğu Sibirya’daki Yakutya, 2003’ten bu yana orman yangınlarından kaynaklanan en yüksek CO2 emisyonunu üretirken, Batı Sibirya‘daki çok sayıda yangın 2003-2021 ortalamasının çok üzerinde günlük CO2 emisyonlarına neden oldu.

Pasifik ve Akdeniz dumana boğuldu

Copernicus, Kuzey Amerika’da Kanada, Kaliforniya ve ABD’nin Kuzeybatı  Pasifik bölgesindeki yangınların yaklaşık 83 milyon ton CO2 saldığını ve Atlantik‘i geçerek Avrupa‘ya ulaşan devasa duman bulutları yaydığını söyledi. Yaklaşık bir milyon dönümlük alanı tahrip eden Kaliforniya‘daki Dixie yangını, eyalet tarihinde kaydedilen en büyük yangın olarak tarihe geçti.

Akdeniz’de ise sıcak ve kurak geçen yaz, Yunanistan ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelerde büyük yangınlara yol açtı; iki ülkede, binlerce insan evlerinden tahliye edildi. Copernicus, yangınların yüksek düzeyde sağlığa zarar veren partikül maddenin havaya dağılmasına neden olduğunu, bu nedenle de bölgenin hava kalitesinin bozulduğunu kaydetti.

Kolombiya ‘çevre suçlarıyla mücadele stratejisini’ başlattı

Kolombiya hükümeti, hafta başında yaptığı açıklamada, yasadışı madencilik ve hayvan kaçakçılığını ülke için en ciddi tehditler arasında göstererek, Kolombiya ulusal polisinin, And ülkesindeki çevre suçlarıyla mücadele stratejisi kapsamında 100 suç istihbaratı ve soruşturma görevlisi görevlendirdiğini söyledi.

Kolombiya kırsal polis şefi Tuğgeneral Jesus Alejandro Barrera, gazetecilere verdiği demeçte, “Çevre suçları sadece Kolombiya’nın mirasını etkilemiyor… doğa tüm insanlığın mirasıdır” dedi.

Ormansızlaşmayla mücadele

Reuters‘in aktardığına göre, on binlerce flora ve fauna türüyle dünyanın en biyolojik çeşitliliğe sahip ülkelerinden biri olan Kolombiya, ormansızlaşma, yasadışı ağaç kesme, hırsızlık gibi çevreye zarar veren suçların önüne bir türlü geçemiyor. 2020’de  çoğunlukla Amazon bölgesinde olmak üzere yaklaşık 171.685 hektarlık bir alan (424.000 akre) ormansızlaştırıldı. Bu,  2019’da kaydedilen yıkım seviyesinin yüzde 8 üzerinde bir artış.

Hükümet, ormansızlaşmanın ana nedenlerinin yaygın sığır çiftliği, kokainin ana maddesi olan koka bitkilerinin ekimi ve yasadışı madencilik olduğunu kaydetti.

Ülkede yaban hayatı ticareti de büyük bir sorun. Geçen hafta iki Alman vatandaşı, endemik türleri yurt dışına çıkarmak isterken suç üstü yakalandı.

Polis istatistiklerine göre, 2021 yılında şimdiye kadar yetkililer 5.801 kuş, 2.472 memeli, 11.290 sürüngen ve 285.237 bitki örneği ele geçirdi.

Risk altındaki çevre aktivistlerine koruma

Kolombiya Çevre Bakanı Carlos Correa, doğayı korumak üzere çaba harcayan çevre aktivistlerinin ölüm riskiyle karşı karşıya kaldığını belirterek, bakanlıkça onlarla iletişimde kalmak ve korunmalarını sağlamak için web sitesinde yeni bir sayfa açacaklarını söyledi.

Hükümet, BM rakamlarına göre 2018 ve 2020 yılları arasında sekiz çevre aktivistinin, sadece etkinlikleri nedeniyle öldürüldüğünü kabul ediyor. Ancak Global Witness  grubu, yalnızca geçen yıl 65 aktivist cinayet kaydetmiş ve Kolombiya’nın çevreciler için üst üste ikinci yıl dünyanın en tehlikeli ülkesi olduğunu açıklamıştı.

Hükümet de yasadışı silahlı grupları çevre suçları işlemekle ve çevre aktivistlerinin liderlerini öldürmekle suçluyor.