KadınManşet

Kenyalı kadınlar tecavüzle nasıl mücadele ediyor?

The Guardian’da 4 Aralık tarihinde Liz Ford imzasıyla çıkan haberi, Yeşil Gazete gönüllü çevirmenlerinden Özde Çakmak‘ın çevirisiyle sunuyoruz.

***

160 Kız projesi, kadınları korumadığı için Kenya Hükümeti’ni mahkemeye taşıyor

Çocuk yaşta yapılan evlilikler, asit saldırıları, acımasız erkek vasiler, kadınların sokağın ortasında taciz edilmesini meşru gören yerleşik kültür ve gelenekler o kadar güçlü ki, genç erkekler, sokakta dolaşan kadınlara yönelik cinsel saldırıları “meşru” görüyor.

Yukarıda sayılan konular, 4 Ekim Salı günü Londra’da başlayan  Kadınlara Güvenin (Trust Women) Konferansı’nda tartışılan merak uyandıran konulardan yalnızca birkaçı.

Fakat dünyanın dört bir yanından gelen konuşmacıların tüyler ürperten hikayeleri arasından yüreklere umut serpen cesur bir hikaye çıktı: Tecavüze karşı önlem almadığı ve tecavüzcüleri mahkemeye çıkarmadığı için Kenya Hükümeti’ne dava açan bir örgütün hikayesiydi bu.

160 Kız projesi (video için tıklayınız), Kenya’da tecavüze uğrayan binlerce çocuk ve genç kızın hakkını arayan yasal bir girişim. Kenya’nın oldukça etkileyici kadın-erkek (cinsiyet) eşitliği yasaları kötü muamele gören kadınları koruma sözü veriyor, fakat kanunların uygulanma garantisi yok. Tecavüze karşı – ya da Kenya’da bilindiği adıyla, kirletme – oluşturulan yasalar da bu uygulanma garantisi olmayan yasalardan.

Konferansta Ripples International program müdürü Mercy Chidi, “Hükümet, yasaları yürürlüğe koymak için hiçbir şey yapmadı,” diye konuştu. Chidi, cinsel tacizin Kenyalı kızlar üzerinde bıraktığı duygusal ve fiziksel sonuçları ilk elden gözlemledi. “Oldukça iyi yasalarımız var, fakat uygulanmadıktan sonra neye yarar?” Chidi’nin organizasyonu uğradıkları tecavüz sonrası kendilerini saldırıya açık durumlarda bulan 270’den fazla kızı  “kurtardı.” Kızların bazıları hamile. En küçüğü üç, en büyüğü onaltı yaşında. Kızların “insanı kahreden” hikayelerini duyduktan sonra  Chidi “kızlara yardım eli uzatmadığı için hükümeti sorumlu tutmanın bir yolu olup olmadığını merak etmeye başladı.

Equality Effect, kadınların ve kız çocuklarının hayatlarını iyileştirmek için insan hakları hukukunu kullanan  bir sivil toplum örgütü. Örgüt, Kenya Hükümeti’ni olanlardan sorumlu tutmanın bir yolunu bulmak için ön saflarda yer alan Chidi ve ekibini,  sosyal hizmet uzmanları ve dünyanın dört bir yanındaki bir grup avukatla bir araya getirdi.

Konferansta, Equitable Effect’in Yetkili Müdürü Fiona Sampson, hükümetin “kirletilme” vakaları karşısında harekete geçmiyor oluşuyla mücadele için bu üç grubun idari veya adli hukuk süreçlerine başvurmak dahil olmak üzere “tüm seçeneklere baktığını” belirtti. Sampson’a göre “kirletilme” teriminin kendisi de sorunlu. Bu terim, Britanya’da “mülkün kirletilmesi” (defilement of property) anlamında kullanılan ve ardından tecavüz vakaları için de kullanılmaya başlanmış bir kavram.

Bir yıl süren araştırma ve müzakerelerden sonra, örgüt  ülkenin 2010 anayasasında  yer alan eşitlik hükmü kapsamında hükümete dava açmaya karar verdi.  Sampson, “Polis, kızları tecavüzden korumada ve cinsiyet ve yaş ayrımı gözeten yasayı uygulamada başarısız oluyor.” dedi.

Cinsel saldırıya uğrayanlardan kanıt toplamakla  aradan iki yıl daha geçti. Fakat bu yıl 11 ekimde ilk kez düzenlenen Uluslararası Malawi Günü’nde 160 Kız örgütü davayı Yargıtay’a taşıyarak Kenya’da hukuk alanında bir ilke imza attı.

Sampson, “Bir sonraki zaferi kutlamayı dört gözle bekliyoruz, o da polisin mevcut yasaları uygulaması gerektiği kararıdır.” dedi. Şimdi, nasıl bir  sonuç çıkacağı merakla bekleniyor. Eminim ki sonucu tek merakla bekleyen ben değilim.

(The Guardian, Yeşil Gazete)

Kategori: Kadın