Eco, Topbaş ve Sel: Ah Şu İtalyanlar..

Eleştirilerin hedefinde kenti yönetmek için belirli görevlerde bulunanlar var. O kişiler de, halk oraya kaçak moloz dökmüş, halk burada şunu yapmış diye halka kızıyor. Kadir Topbaş haklı aslında. Kimse ona kızmamalı. Son kez Eco’ya dönelim: “Asıl suçlanması gereken bu adama geçit vermeye devam eden İtalyanlar.” Evet, evet biz en iyisi mi İtalyanlara kızalım…

0000027652Dünyaca ünlü İtalyan yazar ve düşünür Umberto Eco’nun, Silvio Berlusconi ve Berlusconi özelinden İtalya’daki basın özgürlüğünü tartıştığı bir yazısı geçenlerde Radikal Gazetesi’nde çıktı. (Radikal, 7 Eylül) Eco, yazısında “Tarih kişisel güç ve çıkarları peşinde koşarken parlamento ve anayasaları hiçe sayan, dalkavuklarını kayıran, kendi arzularını toplumun iyiliğineymiş gibi sunan, karizmatik ve maceracı adamlarla dolu. Ama bu adamlar her zaman istedikleri güce ulaşamaz, çünkü toplum onlara geçit vermez. Eğer toplum ona izin verdiyse, şimdi neden iktidara gelmesine engel olmayan toplumu değil de bu adamı suçluyoruz?” diyor ve ekliyor, “İtalya’nın sorunu (Başbakan) Silvio Berlusconi değil. Asıl suçlanması gereken bu adama geçit vermeye devam eden İtalyanlar. Bir anlamda ‘işine bakan’ Berlusconi’ye kızmak anlamsız. İtalyanların büyük çoğunluğu çıkar çatışmalarını, yasadışı grupların cesaretlendirilmesini ve Berlusconi’yi dokunulmaz yapan yasayı kabul etti.

Bu yazıyı okuyup unutmaya yüz tutmuşken, Marmara Bölgesi’ni etkisi altına alan sel felaketi ve devamındaki haberlerle birlikte yetkililerin teker teker televizyonda görünmesi ile yazı tekrar önemli bir yere oturdu. Ölü ve yaralı sayısının bilinmediği, mal kaybının hesaplanmadığı ve doğanın bu krizinin doğaya olan etkisinin ise hiçbir zaman bilinemeyeceği bir anı yaşıyoruz. Doğal olayları, felakete dönüştürenin insan olduğunu unutarak çeşitli rakamlar ortaya atılıyor ekranda.

Bu rakamları ortaya atanlarda biri de İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş. Kadir Topbaş, yağan aşırı yağmur ve sonrasında oluşan selden dolayı İstanbulluları suçluyor. Ntv’ye canlı yayına bağlanan Topbaş şunları söylüyor: “Bu tablo insanoğlunun tedbirsizliğinin sonucudur.” Bu cümleden sonra Kadir Topbaş, bu gibi felaketlerin tüm dünyada görüldüğünü söyleyerek dünyanın insanoğlu tarafından kötü kullanıldığını anlatmaya başlıyor. Aslına bakılırsa, belediyenin herhangi bir çalışmasına, herhangi bir projesine, o köprülere, yapay adalara, çöp alanı için kesilen ağaçlara, “tower”lara gözümüzü kapatırsak yani belediyenin pratiğine değil de belediye başkanının bir felaketten sonra söylediklerine kulak verirsek güzel sözler duyuyoruz. Fakat bir de yapılanlara, yapılacaklara ve yapılmayanlara gözümüzü çevirirsek? O zaman işte ortaya bambaşka bir durum çıkıyor. Suyun hareket edebileceği her yere insan eliyle bir müdahale ve bunun sonucunda ortaya çıkan sel, İstanbul’da daha da ciddi boyutlara ulaşıyor. İlk önce bozup, sonra düzenlemeye çalışmak, düzenleyemediğimizde de doğayı ve istatistikleri halka sunmak da belediyecilik oluyor.

İşte orada Umberto Eco’nun yazısıyla, Kadir Topbaş’ın cümlesini birleştirmek gerekiyor. Kadir Topbaş, bu felaketi yaşayan insanların tedbirsizliğine bağlıyor, Eco da ““İtalya’nın sorunu (Başbakan) Silvio Berlusconi değil. Bir anlamda ‘işine bakan’ Berlusconi’ye kızmak anlamsız.” Diye yazıyor. Yarın gazeteler, şu an televizyonlar alınmayan önlemleri, uyarılara rağmen, göz göre göre yitip giden canların hesabını soracak, soruyor. Eleştirilerin hedefinde kenti yönetmek için belirli görevlerde bulunanlar var. O kişiler de, halk oraya kaçak moloz dökmüş, halk burada şunu yapmış diye halka kızıyor. Kadir Topbaş haklı aslında. Kimse ona kızmamalı. Son kez Eco’ya dönelim: “Asıl suçlanması gereken bu adama geçit vermeye devam eden İtalyanlar.” Evet, evet biz en iyisi mi İtalyanlara kızalım…

Yeşil Gazete ve diğer yazılar için: http://www.urbarli.net

Koray Doğan Urbarlı
Koray Doğan Urbarlıhttp://urbarli.net
İzmir’de doğdu. İzmir Kız Lisesi’nden sonra Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdi. İlk önce Ege Üniversitesi Sosyoloji’de, sorasında da Ankara Üniversitesi Sosyoloji’de yüksek lisans yapmaya başladı. İkincisine devam ediyor. Bir kamu belediyesinin Dış İlişkiler Müdürlüğü’nde beyaz yakalı işçi olarak hayatına devam ediyor. Yeşil Gazete ekibine köşe yazıları, Türkiye, spor ve Dünya haberleri ile katkı sunuyor.

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Otoban

Otoban yapılmaya başlanmasıyla birlikte şehrin küçük nüfusunu oluşturan otomobil sahipleri yayalara değil, yayalar onlara tabi kılınmaya başlandı.

Kazdağlarını savunmak ve kurumların sessizliği: Yeni toplumsallık

'Üzerinde düşünülmesi gereken, neoliberal pratiklerle frenlenmiş toplumsal dinamik ve mekanizmaların baskı ve zor araçlarıyla kuşatıldığı şartlarda nasıl bir direnişin örülebileceğidir.'

Tanrı ve şiddet

İlahi şiddetin amacı hukuksal bir yaptırım ya da düzen değil, aksine kurbandır.

Açık Radyo’dan mesaj var: Buradayız, hazırız, neşemiz daim!

'Kainatın tüm seslerine açık' Açık Radyo,, sesini kesmek isteyenlerine inat cıvıl cıvıl, hareketli, ziyaretçi akınından başını kaldıramadan 30. yaş gününe ve dinleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor.

Kazdağları, yeniçeriler, madenler: Enter! – Gizem Kastamonulu

Cengiz Holding, hukuku da yanına alarak bakır madeni için Kazdağları'nda ağaç kıyımına başladı. Bu talanı durdurmak için Kirazlı'daki sesi yeniden yükseltmekten başka çaremiz yok.

EN ÇOK OKUNANLAR