Hafta SonuKitapKöşe YazılarıManşetYazarlar

[Çocuklar için Yeşil Kitaplar] Biz büyüdük ve kirlendi Dünya[1]

Dünya denince, sizin de aklınıza öncelikle sorunlar gelmiyor mu? Küresel ısınma, zehirlenen topraklar, tükenen canlılar, hiç de doğal olmayan doğa felaketleri, savaşlar, göçler, HES’ler, ne doğa ne canlı tanıyan çıkar ilişkileri ve bir süredir buna eklenen pandemi… Kötü haberlerin ardı arkası kesilmiyor, her şey üstümüze üstümüze geliyor. O kadar ki artık içinde yaşadığımız ortamı yaşanası bulmuyor, sorunlarından usanıp bize ev sahipliği yapan bu Dünya’ya adeta küsüyoruz.

Hâlbuki aslında tersi olmalı. Bir zamanlar kâşif olan büyükbabasıyla sık sık gezintiye çıkan küçük Tessa bunu biz yetişkinlerden çok daha iyi biliyor. Dedesinin ona keşif gezileri sırasında gördükleri hakkında anlattıklarını can kulağıyla dinlemekle kalmıyor, hayal gücünü devreye sokarak Dünya’nın çeşitli yerlerinde maceradan maceraya atılıyor.

Okyanusta balinalarla yüzmek, savanada hayvan sürüleriyle koşturmak, şelale altında yıkanıp göllerde yüzmek, kar kaplı dağları göçmen kuşlarıyla aşmak, çölde kum tepesinden aşağı kaymak, yağmur ormanlarında kuş ve maymunlarla arkadaş olmak ve bunun gibi Dünya ile ilgili daha bir dizi hayali var Tessa’nın.

Tessa’yla Dünya turu

Bu yüzden olacak, dedesinin öğüdünü tutuyor ve Dünya’ya, “Sevgili Dünya” diye başlayan bir nevi aşk mektubu olarak da okunabilecek bir mektup yazıyor.

Satırların yerleştiği büyük boy resimlerle görsel bir şölene dönüşen  mektubunu bitiren Tessa, dedesiyle sahile yürüyüşe gidiyor. “Keşke, “ diyor orada büyükbabasına, “herkes Dünya’nın ne kadar özel bir yer olduğunu bilseydi.”

Tessla’nın haklı olduğunu hatırlayıp bu dileğine katılmamak mümkün değil. Meav Yayınları’ndan geçtiğimiz aylarda Isabel Otter ile Clara Anganuzzi imzasıyla çıkan “Sevgili Dünya” adlı resimli kitabın küçük yaştakiler kadar onların anne-babalarına, teyzelerine amcalarına ve tüm diğer yetişkin bireylere ilaç gibi gelmesi de bundan.

Sayfalar arasında Tessa ile birlikte yeryüzünün dört bir yanında, bu gezegeni paylaştığımız canlılarla iç içe ve eşitler arasında dolaştıktan sonra hepimizin bu Dünya’ya bir aşk mektubu borçlu olduğumuzu ve onu korumayı onu sevebilmekten geçtiğini hissediyoruz.

Ne ki sevgimizi ifade etmek güzel bir başlangıcın ötesine geçmez. İyi ki Tessa ve dedesinin,  insanlar Dünya’nın ne kadar özel bir yer olduğunun farkına vardıklarında onu tehlikelerden korumak için ellerinden geleni yapacaklarına dair umutları var. Bu yüzden fark yaratmak isteyip de ne yapabileceğini bilemeyenler için bir dizi sağlam öneriyi kitaba eklemeyi de unutmamışlar…

Gezegenimize özen göstererek yaşamak zor değil

Sondaki sayfalarda bir yanda eriyen buzullar, türü tehdit altında olan canlılar, plastik çöpler, yok olan yağmur ormanları gibi Dünya’nın önemli sorunları hakkında bilgi verilirken, bir yanda da her bireyin yapabileceklerine değiniliyor.

Bayram dönüşü çöpleriyle haber olan sahillerin temizliğiyle işe koyulmaya ne dersiniz? Yoksa çoktan eve mi döndünüz, o zaman balkonda arılar için mis kokulu çiçekler ekmeyi deneyebilirsiniz. Kitapta çocuklarınızla birlikte tartışıp geliştirebileceğiniz bunun gibi daha bir dizi öneri yer alıyor. En son cümle ise kitabın iç mantığını sorgulamaya davet ediyor. Sahi, siz de Tessa gibi, gezegenimizin ne kadar özel olduğunun farkına vardıklarında, insanların ona daha iyi bakacağına inanıyor musunuz?

*

Isabel Otter 

Herefordshire kırsalında büyüdü. Çamurlu botlarla dağlara tırmanmaktan büyük keyif alan Otter, hikâyeler kurgulamaya ve etrafındaki dünya hakkında yazmaya bayılıyor. Aynı zamanda çocuk kitapları editörlüğü yapıyor.

Isabel Otter.

Clara Anganuzzi 

Çocukluğunu Seyşeller’de geçirdi. Burada aklına eseni istediği yere çizebiliyordu. Kendini bildi bileli denizle ve çizimlerini süsleyen canlılarla arasında derin bir bağ vardı. Clara günlerini Bristol manzaralı, her yanı bitkilerle kaplı evinde karalama yaparak geçiriyor.

[1] Yeni Türkü

Kategori: Hafta Sonu