Editörün SeçtikleriManşetTürkiye

Gezi yedi yaşında

Taksim’in ortasındaki bir parkta ağaçları savunmak için başlayıp, kitlesel eylemlere dönüşen ve 79 ilin tek bir ağızdan “Her yer Gezi, her yer direniş” diye seslendiği Gezi Parkı Protestoları’nın  başlamasının üzerinden tam yedi yıl geçti.

27 Mayıs’ı 28 Mayıs’a bağlayan gece iş makinelerinin Gezi Parkı’na girmesi üzerine başlayan eylemlere sert müdahale Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Milyonlarca kişi mahallesini, meydanını, ağacını, suyunu ve toprağını korumak için sokaklara çıktı; adalet, demokrasi ve özgürlük talebini dile getirdi.

Yıl dönümü etkinlikleri bugün başlıyor

Bu yıl eylemlerin yedinci yıl dönümü 28 Mayıs ve 1 Haziran tarihleri arasında koronavirüs salgını sebebiyle çevrimiçi etkinlikler ile anılacak. İlk etkinlik olarak bugün (28 Mayıs) saat 20.30’da Taksim Dayanışması YouTube hesabından yayınlanacak Gözdağı Belgeseli ve söyleşisi yer alacak.

Burcu Karakaş moderatörlüğünde Volkan Kesanbilici ve Okan Özçelik’in konuk olacağı söyleşide hem belgesel üzerine hem de Gezi’de elde edilen deneyimler ve toplumda bıraktığı iz üzerine konuşulacak.

Gezi’de neler yaşandı?

Eylemlerin fitilini dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’na Topçu Kışlası inşa edileceğini açıklaması ateşledi. Sonrasındaki olayların gelişimi ise şu şekilde oldu:

  • Parkı korumak için örgütlenen sivil toplum 27 Mayıs’ı 28 Mayıs’a bağlayan gece iş makinelerinin Gezi Parkı’na girdiğini görünce sosyal medyadan çağrı yaptı.  Kısa sürede çok sayıda insan parkın çevresinde toplandı.
  • Polis parkın çevresinde bariyer kurdu. Biber gazıyla müdahale etti.
  • Polisin kırmızı elbise giymiş bir kadına biber gazı sıktığı sırada çekilen fotoğraf eylemlerin sembollerinden biri oldu.

  • Dönemin Barış ve Demokrasi Partisi Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de parka gelerek dozerlerin önüne geçti ve ağaçların sökülmesine engel olmaya çalıştı.
  • Sosyal medyadan yapılan Gezi Parkı’nda toplanma çağrıları kesilmedi. 28 Mayıs akşamında park çevresinde daha büyük bir kalabalık vardı.
  • Parkta süren çalışmalar durduruldu.

Şafakta polis müdahalesi

  • Eylemciler parkı korumak için nöbet tutmaya başladı. 31 Mayıs sabahı polisin parka girerek, çadır kuran eylemcileri fiziksel müdahaleyle dağıtması, eylemlerin daha da büyümesinin sebeplerinden biri oldu.
  • Gezi Parkı’nda toplanan eylemcilerin çadırları, belediye çalışanları tarafından geceyarısı ateşe verildi. Polisin kullandığı gücün “orantısız” olduğu eleştirileri yapıldı.

Çadırlar yakıldı

  • Polis çadırları kendisinin yakmadığını, eylemciler tarafından yakıldığını açıkladı. Ancak çekilen görüntülerde yakma işlemini yapanların polis ve zabıta olduğu anlaşıldı. Dönemin Beyoğlu İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı Ramazan Emekli daha sonra çadırların yakılması talimatı verdiği iddiasıyla yargılandı. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ihraç edilen Emekli, çadırların yakılmasından dolayı  10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

  • Hükümete yakın bazı isimler arasında, çadırla yakılmasının olayların daha da büyümesini sağlamak için Fethullah Gülen Cemaati’nin bir provokasyonu olduğunu iddia edenler de oldu.
  • Çadırların yakılma görüntüleri sosyal medyada yayınlanınca büyük bir infiale yol açtı. Yapılan eylem çağrıları sonunda gün boyunca Gezi Parkı ile Taksim Meydanı’nda toplanan binlerce kişi ile polis arasında sert çatışmalar yaşandı.
  • Gün içerisinde Taksim’de eylemler devam ederken, İstanbul Altıncı İdare Mahkemesi, Topçu Kışlası’nın yapımına onay veren kararı iptal etti.
  • Dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da bir basın toplantısı düzenledi. Mutlu, bir doğa katliamının söz konusu olmadığını ve olaylarda istismar çabası olduğunu söyledi.
  • Gün boyu devam eden müdahalede yoğun biber gazı kullanımı ve TOMA’dan sıkılan basınçlı su ne­deniyle üç kişi gözünü kaybetti; onlarca kişi yaralandı.Yaralananlar arasın­da milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Sezgin Tanrıkulu da vardı. Eylemci Lobna Allami, polisin attığı biber gazı fişeğiyle başından ağır yaralandı.

Türkiye geneline yayıldı

  • 31 Mayıs’taki müdahale eylemleri daha da büyüttü.
  • Gezi Parkı eylemleri İstanbul dışına taştı ve 79 kente yayıldı.
  • 1 Haziran eylemlerin kronolojisinde kritik bir tarih oldu.
  • Erdoğan Taksim’e kesinlikle Topçu Kışlası yapılacağını, geri adım atmayacaklarını tekrarlamıştı. Kadıköy’deki mitingini iptal eden CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kalabalık bir grupla Taksim’e gitti, Gezi Parkı’na girdi. Polis CHP’lileri de dağıttı.

15 günlük Gezi Parkı işgali

  • Akşam saatlerinde Taksim çevresinde toplanan kalabalık büyüyünce, polis Gezi Parkı çevresinden çekilmek zorunda kaldı.
  • Eylemciler bir gün sonra yeniden parka döndü. 15 gün boyunca parkta kaldılar ve 15 gün boyunca Gezi Parkı toplumun adalet, demokrasi ve özgürlük taleplerinin odağı oldu.
  • Ankara’da Kızılay’da toplanan kalabalık, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Başbakanlık binasına yürümek istedi. Ancak polisin müdahalesiyle karşılaştı. Ankara’da 500 kişi gözaltına alındı.

‘Çapulcular’ eylemlere devam etti

  • Dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, altı günde 67 şehirde 235 eylem yapıldığını ve 1.730 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Güler, maddi zararın da 20 milyon lirayı aştığını açıkladı.
  • Güler, 115 güvenlik görevlisinin ve 58 sivilin yaralandığını belirtirken, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ise yaralı sayısını 22’si ağır olmak üzere 1740 olduğunu bildirdi.
  • -Erdoğan ise daha sonra sloganlaşacak olan “çapulcu” ifadesini de ilk kez kullandı. İstanbul’da yaptığı bir konuşmada, “Açık söylüyorum; birkaç tane çapulcunun o meydana gelip insanımızı, halkımızı yanlış bilgilendirmek suretiyle tahrik etmesine pabuç bırakmayacağız” dedi.

Taraftarlar birleşiyor

  • 4 Haziran’da Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) eylemlere destek için greve gitti.
  • 8 Haziran’da Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş futbol takımlarının taraftar grupları birlikte Taksim Meydanı’na yürüdü.Sosyal medyada kendilerini “ezeli rakip” olarak isimlendiren üç kulübün taraftarlarının birlikte yürümesine “İstanbul United” adı verildi.

Yüz binler Taksim’de

  • 9 Haziran’da Türkiye, güne dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun Twitter üzerinden attığı mesajlarla başladı. Mutlu, “Gençler, Gezi parkında kuş sesleri, ıhlamur kokusu ve arı vızıltısıyla huzurlu bir sabah varmış doğru mu? Aranızda olmak isterdim” yazdı.
  • Günün ilerleyen saatlerinde Taksim Dayanışma Platformu, Taksim Meydanı’nda büyük bir miting düzenledi. Mitinge yüz binlerce kişinin katıldığı belirtilirken, eylemlerin başlamasından bu yana Taksim’de düzenlenen en büyük toplantı olarak kayıtlara geçti.

Polis parka yeniden girdi

  • 11 Haziran’da Amerikan CNN televizyonu, gece boyunca meydandan canlı yayın yaptı. Bu yayın daha sonra hükümete yakın isimler ve medya organları tarafından Gezi Parkı eylemlerinin dış kaynaklı olduğu iddialarını destekleyen bir gösterge olarak sunuldu.
  • 15 Haziran’da polis önce parkın boşaltılması için anons yaptı ve akşam saatlerinde de Meydan tarafından Gezi Parkı’na biber gazı atarak girdi. Eylemciler, polisin girmesinin ardından parktan ayrıldı. Eylemcilerin bir kısmı Meydan civarındaki başka noktalara giderken, bazıları da Divan Otel’e sığındı. Müdahalede yüzlerce kişi yaralanırken, 350 kişi de gözaltına alındı.
  • Böylece Taksim Meydanı’nın ardından Gezi Parkı’ndaki işgal eylemi de son bulmuş oldu. Taksim Meydanı ve civarına çok sayıda polis yerleştirilirken, Gezi Parkı da bir süre halka kapatıldı.

10 kişi hayatını kaybetti

  • İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre Bayburt ve Bingöl hariç 79 ilde düzenlenen eylemlere 2.5 milyon kişi katıldı. Taksim Dayanışması ise rakamların 4 milyonun üzerinde olduğunu söyledi.
  • Eylemler süresince Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik, Medeni Yıldırım yaşamını yitirdi. Mehmet İstif ve Elif Çermik maruz kaldıkları gaz nedeniyle hayatını kaybetti.
  • On bine yakın kişi polis saldırısıyla yaralandı.

Kısa sürede 40 iddianame

Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 2013’ün sonuna kadar İstanbul’da 40 ayrı iddianame ile 308 kişi hakkında dava açıldı. Bezmi Alem Valide Sultan Camii’ne “ayakkabılarıyla girdikleri ve camide bira içtikleri” iddiasıyla yaklaşık 200 kişi yargılandı.

Kabataş’ta deri pantolonlu, üstü çıplak bir grubun başörtülü bir kadını taciz ettikleri, başörtüsünü zorla çıkardıkları iddia edildi. Olay anında çekilmiş görüntüler olduğu söylendi ama aradan geçen zamanda iddiayı doğrulayan bir görüntü ortaya çıkmadı.

Gezi Davası kronolojisi

Gezi olaylarına ilişkin açılan soruşturma üzerine 18 Ekim 2017 tarihinde Gaziantep’ten uçakla dönerken gözaltına alınan iş insanı Osman Kavala, 1 Kasım tarihinde “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs, hükümeti ortadan kaldırma” suçlamasıyla tutuklandı. Kavala “Gezi olaylarının yöneticisi ve finansörü” olmak ile itham ediliyordu.

16 Kasım 2018’de aralarında Kavala’nın kurucusu olduğu Anadolu Kültür’ün bazı yöneticilerinin de yer aldığı yeni bir gözaltı dalgası yaşandı, aralarından sivil toplum profesyoneli Yiğit Aksakoğlu tutuklandı.

Savcılık iddianameyi tutukluluk kararından yaklaşık 1,5 yıl sonra 19 Şubat 2019 günü açıkladı. 4 Mart’ta da mahkeme tarafından kabul edildi. Bu süre zarfında Kavala, hakkında herhangi bir suçlama olmadan, hakim karşısına çıkartılmadan Silivri Cezaevi’nde tutuldu. Hazırlanan iddianamede 16 kişi hakkında  “protestoları örgütlemek” suçlamasıyla müebbet hapis cezası isteniyordu.

Gezi Davası‘nın altıncı duruşmasında hakim tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Ancak Osman Kavala hakkında önce 15 Temmuz soruşturması kapsamında daha sonra da ‘casusluk’ suçlamasıyla tutuklama kararı verildi.

Polislere ceza yok

Olaylarda hayatını kaybeden aktivistlerin davalarına gelince, Ahmet Atakan’ın ölümüyle ilgili soruşturmada bir ilerleme kaydedilmezken, Ethem Sarısülük ve Abdullah Cömert’in katili sanık polisler ufak cezalarla kurtuldu.

Berkin Elvan davası, ölümünün üzerinden uzun bir süre sonra açıldı ve Berkin’i vuran sanık polis F.D dışında davada yargılanan başka sanık yok. Medeni Yıldırım davası halen devam ediyor. Bu dosyada da tutuklu hiçbir kimse bulunmuyor.