COP25İklim KriziManşet

Genç aktivistler bilim insanlarıyla medyayı bir araya getirdi

Madrid’de devam eden Birleşmiş Milletler İklim Konferansı’nda (COP25) dün sabah genç iklim aktivistleri Greta Thunberg ve Luisa Neubauer, “Bilimin Arkasında Birleş” başlıklı bir etkinlik düzenleyerek aralarında IPCC başyazarlarının da bulunduğu bilim insanlarını geniş bir katılımcı ve gazeteci grubuyla buluşturdular.

COP25’in yapıldığı IFEMA Konferans Merkezi’ndeki Action Hub’da düzenlenen toplantının açılında konuşan Greta Thunberg, “Luisa ve ben bu platformların akıllıca kullanılması gerektiğini düşünüyoruz, bu nedenle bugün bilim insanlarının seslerinin duyulmasını sağlayacak bir platform açmak istedik”, dedi. Sözlerine “Benim ve Luisa’nın sesleri pek çok kez duyuldu ve pek çok genç insanın seslerini duyurmaları şahane bir şey, ama biz bilim insanı değiliz. Bu nedenle bu harika bilim insanlarını davet ettik ve söylenmesi gerekeni söylemelerini istedik,” diye devam eden Thunberg, medyada bilimin yeterince ve olması gerektiği gibi yer bulamadığını söyleyerek, “Bilimin sesini dışarıda bırakan bir konuşmaya devam edecek kadar zamanımız yok” dedi.

Luisa Neubauer ise konuşmasına geçen sene de Katowice’de COP toplantısına katıldıklarını ama o zaman onları izleyen gazetecilerin “birkaç kamera daha az” olduğu esprisini yaparak başladı. Bu sene yeniden COP’a geldiklerinde neyin değişmiş olduğunu sorguladıklarını söyleyen Neubaumer şöyle konuştu:

“Çok şeyin değiştiğini kabul ediyorum. Artık çok daha fazla insan iklim değişikliğinden bahsediyor, herkes Gelecek İçin Cumalar’ı biliyor, ama üzücü olan şu ki, herkes konuşmanın iklim krizini çözmeyeceğini ve krizi çözmek için gerçek eylem gerektiğini unutuyor.”

Toplantının ilk konuşmacısı olan IPCC Başkan Yardımcısı Ko Barrett, son IPCC raporlarından yola çıkarak iklim değişikliğinin etkilerinden söz etti. Okyanusların insan etkinlikleri tarafından atmosfere salınan karbonun %20-30’unu bir sünger gibi emdiğini söyleyen Barrett, bunun okyanus kimyasını değiştirerek asitleştirdiğini ve bunun da balık popülasyonunu azaltarak geçimleri okyanusa bağlı milyonlarca insanı etkilediğini belirtti. Bilim çevrelerinin de iklim krizine karşı tıpkı gençlik gibi bir araya geldiğini kaydeden Barrett, gençlerin bilime ve karar vericilere yeni bir perspektif açtığını ve bilimin tartışmalarda temel oluşturmasındaki katkılarının büyük olduğunu dile getirdi. Barret, bilim insanlarının etkin elçileri oldukları için gençlere teşekkür etti ve insanların bilimi dinlemeye devam edeceğini umduğunu söyledi.

İkinci sözü alan Stockholm Çevre Enstitüsü’nden IPCC yazarı Sivan Kartha ise son buzul çağı ile bugün arasındaki sıcaklık farkının sadece 5 derece olduğunu ve bu farkın buzul çağında karaları kaplayan kilometrelerce kalınlıktaki buzulun erimesine ve dünyanın bugünkü haline gelmesine neden olduğunu aktardı. Şimdi durdurulmazsa yüzyıl sonuna kadar 4-5 derece ısınma olabileceğini söyleyen Kartha, “Bunun yarısı kadar, ya da 3-4 derecelik bile ısınma gerçekleşse neler olabileceğini bilmiyoruz, çünkü hiç o kadar sıcak bir dünyada yaşamadık” dedi. Kartha, emisyonların sıfıra indirilmesinin zorunlu olduğu uyarısı yaptı, bunun da ancak dünyanın ayrıcalıklı olan kesimlerinin emisyonlarını kesmesiyle ve tüketim biçimlerini değiştirmeleriyle mümkün olabileceğini belirtti.

Geçen ay 11 bin bilim insanının imzasıyla BioScience dergisinde yayınlanan “Dünya Bilimcileri İklim Acil Durumu İçin Uyarıyor” başlıklı bildirinin yazarlarından Tufts Üniversitesi Öğretim Üyesi William Moomaw da konuşmacılar arasındaydı. Sözlerine Luisa ve Greta’ya teşekkür ederek başlayan Moomaw, “iklim acil durumu terimini biz icat etmedik, siz ettiniz; bu sayede insanlar acilen harekete geçilmesi gerektiğini anlıyor”, dedi. Moomaw, iklimin çoktan değiştiğini söyledi ve ekledi:

“Ben bu çocukların doğduğundan farklı bir iklimde doğup büyüdüm, onlar benim göremeyeceğim bir iklimde yaşayacaklar.”

11 bilim insanının bile bir konuda aynı fikirde olması zorken, nasıl olup da farklı üniversitelerden beş bilim insanının yazdığı bir bildiriyi 11 bin bilim insanının imzaladığını anlatan Moomaw, emisyonların net sıfır değil, tamamen sıfır olması dışında bir çare bulunmadığını söyledi. Negatif emisyon denen şeyin, bugün yapmaya devam ettiğimiz emisyonların bir gün, bir yerlerde, birileri tarafından, bugün bilmediğimiz bir şekilde atmosferden geri alınacağını beklemek anlamına geldiğini belirten Moomaw, “Isınmayı 1,5 derecede tutmak için emisyonları önümüzdeki 10 yıl boyunca yılda %7,6 düşürmek zorunda olduğumuzu” vurguladı. Karbon nötralizasyonunun bir mit olduğunu ve söyleyen Moomaw sözlerini, “Ben iklim değişikliğini ilk kez 1960’larda duydum ve 1988’den bu yana bütün işim iklim değişikliğiyle uğraşmak. Bu iki genç kadının da benim yaşıma gelene kadar iklim değişikliğiyle mücadele etmek zorunda kalmalarını istemiyorum” diyerek tamamladı.

Union of Concered Scientist adına konuşan Rachel Cleetus ise, 2019’un tüm zamanların en sıcak ikinci yılı olacağını hatırlattı ve son 19 yılın hepsinin en sıcak yıllar arasında olduğunu vurguladı. Bu toplantının Dünya İnsan Hakları Günü’nde yapıldığını hatırlatan Cleetus, iklim krizinin insanlar üzerinde etkilerinin bugünden görüldüğünü, insanların felaketlerde öldüğünü, geçim kaynaklarını kaybettiklerini ve yerlerini terk etmek zorunda kaldıklarını, su ve gıda sıkıntısının, halk sağlığı sorunlarının şimdiden ortaya çıktığını anlattı. .

Son konuşmacı olan IPCC Başkan Yardımcısı Youba Sokona ise sera gazı emisyonlarının acilen düşürülmesinin buzulların erimesini ve okyanusun asitlenmesini sınırlandıracağını belirtti  ve atılacak her adımın çok önemli olduğunu vurguladı.

Dinleyicilerin eğitimin önemiyle ilgili bir sorusuna cevap veren Greta Thunberg eğitimde iklim değişikliğinin işlenmesinin önemli olduğunu ama yetişkinlerin eğitiminin daha önemli olduğunu söyledi. Thunberg, bilimsel bilgilerin ve rakamların insanların anlayabileceği şekilde aktarılmasının çok önemli olduğunu, çocukları bekleyemeyeceğimizi, bugün dünyayı yönetenlerin konunun aciliyetini fark etmeleri gerektiği vurguladı.

Kategori: COP25